Ana içeriğe geç
Sözlük

etmek ile cümle

etmek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Kore'yi ziyaret etmek istiyorum.I want to visit Korea.
Güney Kore'yi ziyaret etmek istiyorum.I want to visit South Korea.
Size kuralları ihlal etmek için izin verilmez.You are not allowed to violate the rules.
Dört boyutluları hayal etmek zordur.It's difficult to visualize four dimensions.
Birinin cesaretini test etmek için yakın muharebe gibisi yoktur.There's nothing like close combat to test one's mettle.
Bir otel odası rezerve etmek istiyorum.I'd like to reserve a hotel room.
Planı terk etmek zorundayız.We have to abandon the plan.
Çevirmek ihanet etmektir.To translate is to betray.
Böyle yüksek bir hızda yolculuk etmek olanaklı mı?Is it possible to travel at such a high speed?
Başka insanları ikna etmek için gerekli olan bilgileri yazın.Write down the facts needed to convince other people.
Birçok kişiyi kurtarmak için bir kişiyi feda etmek etik olur muydu?Would it be ethical to sacrifice one person to save many?
Ne zaman arabayı iade etmek zorundayım.When do I have to return the car?
Bu otel rehber kitabın verdiği dört yıldızı hak etmekten uzaktır.This hotel is far from deserving the four stars the guidebook gives it.
Tam sevinç değerini elde etmek için, onu paylaşacak birisine sahip olmalısınız.To get the full value of joy, you must have someone to divide it with.
Düşmana yardım ve yataklık etmek, hainlik olarak kabul edilir.Aiding and abetting the enemy is considered treason.
Ben birkaç aydır Martha'yı görmediğim için, dün onu ziyaret etmek için gittim.Since I hadn't seen Martha for several months, I went to visit her yesterday.
Dans etmek istiyor.She wants to dance.
O dans etmek istiyor.She wants to dance.
Ona yardım etmek için, onunla çok konuş.In order to help him, talk to him a lot.
Onun bütün aksiliklerine rağmen, o iyimser olmaya devam etmektedir.Despite all his setbacks, he remains an optimist.
Yardımından dolayı ona teşekkür etmek için ona bir içki ısmarladım.I bought him a drink to thank him for his help.
Mary başarılı olmasına yardım etmek için bir dost istiyor.Mary wants an ally to help her succeed.
Onların anarşiyi kontrol etmek için yeni bir hükümete ihtiyaçları vardı.They needed a new government to control the anarchy.
Öfkeyi kontrol etmek zordur.Anger is hard to control.
El yıkama, bakterileri kontrol etmek için bir yoldur.Hand washing is one way to control bacteria.
Sen hakettiğin için sana yardım etmek istiyoruz.We want to help you because you deserve it.
Randevunu teyit etmek için arıyorum.I'm calling to confirm your appointment.
Biz iyi işleri için onları tebrik etmek istiyoruz.We want to congratulate them on their good work.
Mary beş yaşından beri dans etmektedir.Mary has danced since she was five.
Hastalıklarla mücadele etmek için doktorlar ilaçlar öneriyor.Doctors suggest drugs to fight diseases.
Tom bir acil durum çağrısı aldı ve işi terk etmek zorunda kaldı.Tom got an emergency call and had to leave work.
Onlar geçici işçi istihdam etmektedirler.They employ temporary workers.
Amerika Birleşik Devletleri milyarlarca dolar değerinde yolcu uçakları ihraç etmektedir.The U.S. exports billions of dollars' worth of passenger airplanes.
Ne ihraç etmek istiyorsunuz?What would you like to export?
Lastik fabrikası 250 kişi istihdam etmektedir.The tire factory employs 250 people.
Arabayı tamir etmek kaça mal olacak?How much will it cost to fix the car?
Farklı ülkeler, pek çok mal ithal etmektedirler.Different countries import many goods.
Birleşmiş Milletler, anlaşmazlığa müdahale etmek için birlik gönderdi.The United Nations sent troops to intervene in the conflict.
Yardımın için teşekkür etmek istedim.I meant to thank you for your help.
Dosyalarını organize etmek için hangi metodu kullanıyorsunuz?What method do you use to organize your files?
Bazen çocukları yemek yemek için ikna etmek zordur.Sometimes it's hard to persuade children to eat.
Garson müşterileri memnun etmek için elinden geleni yaptı.The waiter did his best to please the customers.
Kunduracı ayakkabıların tamir etmek için çok eski olduğunu söyledi.The shoemaker said the shoes were too old to repair.
Tesisatçı bizim lavaboyu tamir etmek için birçok alet kullandı.The plumber used many tools to fix our sink.
Büyükannemi ziyaret etmek için sabırsızlanıyorum.I can't wait to visit my grandmother.
Eski arkadaşları ziyaret etmek eğlencelidir.It's fun to visit old friends.
Nasıl olsa acele etmek iyi bir fikir olacak.Anyhow it will be a good idea to hurry up.
Amerika Birleşik Devletlerine seyahat etmek ister misin?Would you like to travel to the United States?
Yasaya itaat etmek her zaman görevimizdir.It's our duty to always obey the law.
Onu ikna etmek için zamana ihtiyacım vardı.I needed time to convince her.
Herkes iştirâk etmekte özgürdür.Everyone is free to contribute.
Bu kitabı tercüme etmek için ne kadar süreye ihtiyacı var?How much time does she need to translate this book?
Bu bana devam etmek için güç veriyor.This gives me the strength to go on.
Otobüsle seyahat etmek için bir bilete ihtiyacın olacak.You'll need a ticket to travel by bus.
Hayat böyle şeyler hakkında endişe etmek için çok kısa.Life is too short to worry about things like that.
O bana ihbar etmekle tehdit etti.She threatened to tell on me.
Bir yıl Kyoto'daki bütün yerleri ziyaret etmek için yeterli değil.One year is not enough to visit all the places in Kyoto.
Bunu iade etmek istiyorum.I'd like to return this.
Önde gelen bir uzman resmi tasdik etmek için içeriye getirildi.A leading specialist was brought in to authenticate the painting.
Tamam. Bunun üzerine ne tavsiye etmek istersin?OK, what would you like advice on?
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
etmek ile cümle - Sayfa 10 - etmek kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App