Ama Samiriyeliler İsayı kabul etmediler. Çünkü Yeruşalime doğru gidiyordu.Men folket där tog icke emot honom, eftersom han var stadd på färd till Jerusalem.
Ama Samiriyeliler İsayı kabul etmediler. Çünkü Yeruşalime doğru gidiyordu.Mutta siellä ei otettu häntä vastaan, koska hän oli vaeltamassa kohti Jerusalemia.
Ama Samiriyeliler İsayı kabul etmediler. Çünkü Yeruşalime doğru gidiyordu.Og de modtoge ham ikke, fordi han var på Vejen til Jerusalem.
Ama Samiriyeliler İsayı kabul etmediler. Çünkü Yeruşalime doğru gidiyordu.og de tok ikke imot ham, fordi hans åsyn var vendt mot Jerusalem.
Ama Samiriyeliler İsayı kabul etmediler. Çünkü Yeruşalime doğru gidiyordu.pero no le recibieron porque vieron en su cara que iba a Jerusalén
Ama Samiriyeliler İsayı kabul etmediler. Çünkü Yeruşalime doğru gidiyordu.song người Sa-ma-ri không tiếp rước Ngài, vì Ngài đi thẳng lên thành Giê-ru-sa-lem.
Ama Samiriyeliler İsayı kabul etmediler. Çünkü Yeruşalime doğru gidiyordu.song người Sa-ma-ri không tiếp_rước Ngài , vì Ngài đi thẳng lên thành Giê-ru-sa-lem .
Ama Samiriyeliler İsayı kabul etmediler. Çünkü Yeruşalime doğru gidiyordu.Tetapi orang-orang di kampung itu tidak mau menerima Yesus, sebab nyata sekali Ia sedang menuju ke Yerusalem
Ama Samiriyeliler İsayı kabul etmediler. Çünkü Yeruşalime doğru gidiyordu.Und sie nahmen ihn nicht an, darum daß er sein Angesicht gewendet hatte, zu wandeln gen Jerusalem.
Ama Samiriyeliler İsayı kabul etmediler. Çünkü Yeruşalime doğru gidiyordu.Και δεν εδεχθησαν αυτον, διοτι εφαινετο οτι επορευετο εις Ιερουσαλημ.
Ama Samiriyeliler İsayı kabul etmediler. Çünkü Yeruşalime doğru gidiyordu.І не прийнято Його, бо лице Його було грядуще в Єрусалим.
Ama Samiriyeliler İsayı kabul etmediler. Çünkü Yeruşalime doğru gidiyordu.Но не Го приеха, защото лицето Му беше обърнато към Ерусалим.
Ama Samiriyeliler İsayı kabul etmediler. Çünkü Yeruşalime doğru gidiyordu.но там не приняли Его, потому что Он имел вид путешествующего в Иерусалим.
Ama Samiriyeliler İsayı kabul etmediler. Çünkü Yeruşalime doğru gidiyordu.ולא קבלהו על אשר היו פניו הלכים ירושלים׃
Ama Samiriyeliler İsayı kabul etmediler. Çünkü Yeruşalime doğru gidiyordu.فلم يقبلوه لان وجهه كان متجها نحو اورشليم.
Ama Samiriyeliler İsayı kabul etmediler. Çünkü Yeruşalime doğru gidiyordu.那 裡 的 人 不 接 待 他 、 因 他 面 向 耶 路 撒 冷 去
Ama Samiriyeliler İsayı kabul etmediler. Çünkü Yeruşalime doğru gidiyordu.那 裡 的 人 不 接待 他 、 因 他 面向 耶路撒冷 去
Araba paylaşmayı onlar icat etmediler. Bu aslında Avrupa'da bulundu.Não inventaram a partilha de carros que, de facto, foi inventada na Europa.
Araba paylaşmayı onlar icat etmediler.Ils n'ont pas inventé le partage de voiture.
Araba paylaşmayı onlar icat etmediler.그들이 자동차 공유를 개발하지는 않았습니다.
Araba paylaşmayı onlar icat etmediler.Loro non hanno inventato il car sharing.
Araba paylaşmayı onlar icat etmediler.Nem ők találták föl az autómegosztást.
Araba paylaşmayı onlar icat etmediler.No son los inventores del servicio.
Araba paylaşmayı onlar icat etmediler.Nu ei au inventat folosirea în comun.
Araba paylaşmayı onlar icat etmediler.Sdílení aut nevymysleli.
Araba paylaşmayı onlar icat etmediler.Sie haben Car-Sharing nicht erfunden.
Araba paylaşmayı onlar icat etmediler.Ten biznes to nie ich pomysł.
Araba paylaşmayı onlar icat etmediler.Ze hebben autodelen niet uitgevonden.
Araba paylaşmayı onlar icat etmediler.Они не изобрели идею совместного пользования машинами.
Araba paylaşmayı onlar icat etmediler.Те не са измислили концепцията за споделяне на автомобили.
Araba paylaşmayı onlar icat etmediler.הם לא המציאו את רעיון שיתוף המכוניות
Araba paylaşmayı onlar icat etmediler.هم لم يبتكروا مشاركة السيارات
Araba paylaşmayı onlar icat etmediler.ヨーロッパで始まりました
Bu da eğlenceli bir terim. Emme teorisini kabul etmediler.lo cual también resulta divertido decirlo, no se la tragaban.
Bu yüzden kabul etmediler.A preto sa vzbúrili. Preto to neakceptovali.
Bu yüzden kabul etmediler.C'est pourquoi ils ne se sont pas soumis.
Bu yüzden kabul etmediler.Deshalb akzeptierten sie nicht.
Bu yüzden kabul etmediler.Din acest motiv nu au acceptat.
Bu yüzden kabul etmediler.Dit is de reden waarom ze niet het accepteerden.
Bu yüzden kabul etmediler.Đó là lý do họ không thể chấp nhận.
Bu yüzden kabul etmediler.Ez az, amit nem fogadtak el.
Bu yüzden kabul etmediler.Foi por isso que não aceitaram.
Bu yüzden kabul etmediler.Inilah sebabnya mereka tidak dapat menerima.
Bu yüzden kabul etmediler.이것이 그들이 받아들이지 않은 이유입니다.
Bu yüzden kabul etmediler.Per questo non hanno accettato.
Bu yüzden kabul etmediler.Proto se jen tak nepřizpůsobili.
Bu yüzden kabul etmediler.To dlatego nie zaakceptowali sytuacji.
Bu yüzden kabul etmediler.Αυτό ακριβώς δεν αποδέχτηκαν.
Bu yüzden kabul etmediler.Вот почему р они не могли принять ситуацию.
Bu yüzden kabul etmediler.Затова не се примираха.
Bu yüzden kabul etmediler.זו הסיבה שהם לא קיבלו.
Bu yüzden kabul etmediler.ولم يقبلوا بذلك
Bu yüzden kabul etmediler.すると他国の政府は市民たちにこう言いました
Çünkü bütün kadınlar, benim elde ettiğim hakları elde etmediler.Bởi vì không phải tất cả phụ nữ đều nhận được quyền như tôi đã nhận.
Çünkü bütün kadınlar, benim elde ettiğim hakları elde etmediler.För det är inte alla kvinnor som upplevt samma rättigheter som jag har.
Çünkü bütün kadınlar, benim elde ettiğim hakları elde etmediler.For ikke alle kvinder har modtaget de samme rettigheder jeg har.
Çünkü bütün kadınlar, benim elde ettiğim hakları elde etmediler.In fatti, statisticamente, solo poche di loro hanno avuto questa fortuna.
Çünkü bütün kadınlar, benim elde ettiğim hakları elde etmediler.Karena tidak semua perempuan mendapatkan hak yang sama dengan yang saya miliki.
Çünkü bütün kadınlar, benim elde ettiğim hakları elde etmediler.왜냐하면 모든 여성들이 제가 누리고 있는 권리를 받고 있지 않기 때문입니다
Çünkü bütün kadınlar, benim elde ettiğim hakları elde etmediler.Niet alle vrouwen hebben dezelfde rechten.