Ana içeriğe geç
Sözlük

etmediler ile cümle

etmediler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Gerçekten onlar da bu kadar çabuk bir başarı beklemiyorlardı ve başta düşmanı takip etmediler.Lassan kezdett, később már hiába hajrázott, ellenfeleit már nem tudta megelőzni.
Ancak, Almanlar bunları asla kabul etmediler.A németek azonban sosem tudták behozni a lemaradásukat.
Fakat bunu fazla icraat etmediler.Nem tetted ezt ennyire más pokolba.
Ama Haçlılar bu şartları kabul etmediler.A szovjet fél ezeket a feltételeket nem fogadta el.
Bana parola sormadılar; ateş etmediler.Heillä ei ollut lupaa ampua.
Leon ilerigelenleri hiçbir zaman Kastilya süzerenliğini kabul etmediler.Kukaan tuomituista ei ollut koskaan tavannut Metsäketoa henkilökohtaisesti.
Ama Haçlılar bu şartları kabul etmediler.Mutta Jugoslavian viranomaiset eivät suostuneet tähän.
Devlet güçleri olaya müdahale etmediler.Länsivallat eivät puuttuneet asiaan.
Ancak Osmanlılar Romanya'yı hiçbir zaman tamamıyla ilhak etmediler.Οι Ρωμαίοι ποτέ δεν κατάφεραν να υποτάξουν ολοκληρωτικά τη Βασκονία.
Ancak, Almanlar bunları asla kabul etmediler.Dette indså tyskerne aldrig.
Hüküm gösterdim, faydasızdır diye iltifat etmediler.Han brokkede sig over, at han ikke blev brugt ordentligt.
Devlet güçleri olaya müdahale etmediler.I denne konkurransen skulle offentlige myndigheter ikke blande seg.
Ancak, Almanlar bunları asla kabul etmediler.Walaupun begitu, pasukan Jerman tidak mengakuinya.
Bana parola sormadılar; ateş etmediler.Tôi không hề nghĩ là ông ta sẽ bắn.
Yine de suçlarını itiraf etmediler ve birkaç gün sonra serbest bırakıldılar.不過他沒有受到摆样子公审,數年後被釋放。
Bu noktadan ,işçiler tüm 10 şeridin de uygulanmasını asla ihmal etmediler.此后十次被征辟为官,皆不应命。
Fakat bunu fazla icraat etmediler.我们不限制你太多。
Ancak, Almanlar bunları asla kabul etmediler.這不被德國人接受。
Bana parola sormadılar; ateş etmediler.לא אמרו לי לירות באף אחד.
Devlet güçleri olaya müdahale etmediler.כוחות הביטחון הבריטיים לא העזו להיכנס לשם.
Yine de suçlarını itiraf etmediler ve birkaç gün sonra serbest bırakıldılar.למרות העינויים שניהם לא הודו והם שוחררו לאחר כמה ימים.
Gerçekten onlar da bu kadar çabuk bir başarı beklemiyorlardı ve başta düşmanı takip etmediler.הם לא הצליחו לתעל את הדחף של ההתקפה הראשונית, ובסופו של דבר לא הצליחו להשיג תוצאות מכריעות בקרב.
Papaya yakın olanlar ise bunu kabul etmediler.Съдействието на папата за това не било нужно.
Öğrenciler bunu gizli tuttular ve o günlerde hiç kimseye gördüklerinden söz etmediler.В останалото време тя стои скрита и никой не трябва да я вижда.
Ancak Haçlı komutanlari bunu kabul etmediler.Ale veliteľstvo Vojenskej hranice im to nedovolilo.
Ama Haçlılar bu şartları kabul etmediler.Križarji so njegove pogoje sprejeli.
Ancak Arapların kullandıkları aruz ölçüsünü olduğu gibi kabul etmediler.Takšen smodnik so uporabljali že Arabci.
Adam öldürmekten, büyü, fuhuş, hırsızlık yapmaktan da tövbe etmediler.ani neurobili pokánia zo svojich vrážd ani zo svojich čarov ani zo svojho smilstva ani zo svojich krádeží.
Adam öldürmekten, büyü, fuhuş, hırsızlık yapmaktan da tövbe etmediler.Ani pokutowali z mężobójstw swoich, ani z czarów swoich, ani z wszeteczeństw swoich, ani z złodziejstw swoich.
Adam öldürmekten, büyü, fuhuş, hırsızlık yapmaktan da tövbe etmediler.Aniž činili pokání z vražd svých, ani z trávení svých, ani z smilstva svého, ani z krádeží svých.
Adam öldürmekten, büyü, fuhuş, hırsızlık yapmaktan da tövbe etmediler.Chúng nó cũng không ăn năn những tội giết người, tà thuật, gian dâm, trộm cướp của mình nữa.
Adam öldürmekten, büyü, fuhuş, hırsızlık yapmaktan da tövbe etmediler.Chúng_nó cũng không ăn_năn những tội giết người , tà_thuật , gian_dâm , trộm_cướp của mình nữa .
Adam öldürmekten, büyü, fuhuş, hırsızlık yapmaktan da tövbe etmediler.És nem tértek meg az õ gyilkosságaikból, sem az õ ördöngösségeikbõl, sem paráználkodásaikból, sem lopásaikból.
Adam öldürmekten, büyü, fuhuş, hırsızlık yapmaktan da tövbe etmediler.He eivät tehneet parannusta murhistaan eikä velhouksistaan eikä haureudestaan eikä varkauksistaan.
Adam öldürmekten, büyü, fuhuş, hırsızlık yapmaktan da tövbe etmediler.in niso se izpokorili od moritev svojih, ne od čaranj in ne od nečistosti in ne od tatvin svojih.
Adam öldürmekten, büyü, fuhuş, hırsızlık yapmaktan da tövbe etmediler.또 그 살인과 복술과 음행과 도적질을 회개치 아니하더라
Adam öldürmekten, büyü, fuhuş, hırsızlık yapmaktan da tövbe etmediler.non rinunziò nemmeno agli omicidi, né alle stregonerie, né alla fornicazione, né alle ruberie
Adam öldürmekten, büyü, fuhuş, hırsızlık yapmaktan da tövbe etmediler.Şi nu s'au pocăit de uciderile lor, nici de vrăjitoriile lor, nici de curvia lor, nici de furtişagurile lor.
Adam öldürmekten, büyü, fuhuş, hırsızlık yapmaktan da tövbe etmediler.und taten auch nicht Buße für ihre Morde, Zauberei, Hurerei und Dieberei.
Adam öldürmekten, büyü, fuhuş, hırsızlık yapmaktan da tövbe etmediler.Zij wilden ook niet ophouden met hun moordpartijen, hun tovenarij, hun overspel en diefstallen.
Adam öldürmekten, büyü, fuhuş, hırsızlık yapmaktan da tövbe etmediler.И не раскаялись они в убийствах своих, ни в чародействах своих, ни в блудодеянии своем, ни в воровстве своем.
Adam öldürmekten, büyü, fuhuş, hırsızlık yapmaktan da tövbe etmediler.І не каялись в убииствах своїх, анї в чарах своїх, анї в блудодїяннях своїх, анї в крадїжах своїх.
Adam öldürmekten, büyü, fuhuş, hırsızlık yapmaktan da tövbe etmediler.ולא שבו מדרכם לרצח ולכשף ולזנות ולגנב׃
Adam öldürmekten, büyü, fuhuş, hırsızlık yapmaktan da tövbe etmediler.ولا تابوا عن قتلهم ولا عن سحرهم ولا عن زناهم ولا عن سرقتهم
Adam öldürmekten, büyü, fuhuş, hırsızlık yapmaktan da tövbe etmediler.又 不 悔 改 他 們 那 些 凶 殺 、 邪 術 、 姦 淫 、 偷 竊 的 事
Adam öldürmekten, büyü, fuhuş, hırsızlık yapmaktan da tövbe etmediler.又 不 悔改 他 們 那些 凶殺 、 邪術 、 姦淫 、 偷竊 的 事
Ama o zaman bile, Müslümanlar dağılmayı kabul etmediler.Doch selbst danach weigerten sich die Muslime den Protest aufzulösen.
Ama o zaman bile, Müslümanlar dağılmayı kabul etmediler.하지만 그렇다 하더라도, 이슬람교도 분산 거부 했다.
Ama o zaman bile, Müslümanlar dağılmayı kabul etmediler.لكن حتى عندها، رفض المسلمين أن يتفرقوا.
Ama Samiriyeliler İsayı kabul etmediler. Çünkü Yeruşalime doğru gidiyordu.Ale ho neprijali, pretože jeho tvár bola obrátená ísť hore do Jeruzalema.
Ama Samiriyeliler İsayı kabul etmediler. Çünkü Yeruşalime doğru gidiyordu.Ali niso ga sprejeli, ker je bilo obličje njegovo namerjeno na pot v Jeruzalem.
Ama Samiriyeliler İsayı kabul etmediler. Çünkü Yeruşalime doğru gidiyordu.Dar ei nu L-au primit, pentrucă Isus Se îndrepta să meargă spre Ierusalim.
Ama Samiriyeliler İsayı kabul etmediler. Çünkü Yeruşalime doğru gidiyordu.De nem fogadák be õt, mivelhogy õ Jeruzsálembe megy vala.
Ama Samiriyeliler İsayı kabul etmediler. Çünkü Yeruşalime doğru gidiyordu.I nepřijali ho, protože obličej jeho byl obrácen k jití do Jeruzaléma.
Ama Samiriyeliler İsayı kabul etmediler. Çünkü Yeruşalime doğru gidiyordu.예수께서 예루살렘을 향하여 가시는고로 저희가 받아 들이지 아니하는지라
Ama Samiriyeliler İsayı kabul etmediler. Çünkü Yeruşalime doğru gidiyordu.Lecz oni go nie przyjęli, przeto że oblicze jego obrócone było do Jeruzalemu.
Ama Samiriyeliler İsayı kabul etmediler. Çünkü Yeruşalime doğru gidiyordu.Maar de mensen daar wilden niets te maken hebben met iemand die naar Jeruzalem ging.
Ama Samiriyeliler İsayı kabul etmediler. Çünkü Yeruşalime doğru gidiyordu.Ma essi non vollero riceverlo, perché era diretto verso Gerusalemme
Ama Samiriyeliler İsayı kabul etmediler. Çünkü Yeruşalime doğru gidiyordu.Mais on ne le reçut pas, parce qu`il se dirigeait sur Jérusalem.
Ama Samiriyeliler İsayı kabul etmediler. Çünkü Yeruşalime doğru gidiyordu.Mas não o receberam, porque viajava em direção a Jerusalém.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod