Ana içeriğe geç
Sözlük

etmedi ile cümle

etmedi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Gürültüdeki artışı fark etmediler.Ei nu au observat o creștere a zgomotului.
Tom hakkında hiç endişe etmedim.Nu m-am îngrijorat deloc pentru Tom.
Ne kadar susadığımı fark etmedim.Nu mi-am dat seama cât de sete îmi era.
Bunu hak etmediğini mi düşünüyorsun?Nu crezi că meriți asta?
FIFA Gine ve Zaire'nın elemelere katılmasını kabul etmedi.A FIFA elutasította Guinea és Zaire nevezését.
Yunanları yok etmedim mi?Már kiirtani sem akarták a magyarokat?
Hiç kimsenin kabul etmediği ses elenir.Szégyen lenne, ha senki se lenne hajlandó vele menni.
Hiç kimse buna açıkça davet etmedikçe karşınızdaki insanı taciz etmeyin ve cinsel ilişkiye girmeyin.Ne közeledj senkihez szexuálisan, hacsak nem kapsz erre jelzést.
İsyan boyunca özellikle şehirli Arap halkı isyana pek rağbet etmedi.Al-Hakam politikájával főleg a városi lakosság volt elégedetlen.
Biz aslında hareket etmediğimizden ve şekil sabit olduğundan düz çizgilerde eğimli olanlar gibi görünmektedir.Mivel valójában nem mozgunk és az alak állandó, tévesen az egyenes vonalakat görbének észleljük.
Buna rağmen Britney, hakların %50'sini devretmeyi kabul etmedi.Riley azt mondta, hogy nem kapta meg az ígért 25%-os részesedést a jogdíjakból.
Bunu İmparator V. Karl kabul etmedi.V. Ferenc herceg ezt nem tűrhette el.
Dediğim gibi asla pes etmedim, hep çalıştım.Édesapám mindig támogatott és biztatott engem, ezért sosem adtam fel.
Fakat bunu İngilizler kabul etmedi.Az angolok azonban ebbe nem nyugodtak bele.
Aveling ise sözüne uymayarak intihar etmedi.Magányosan élt, amíg öngyilkosságot nem követett el.
Padişah bir müddet yeni bir sadrazam tayin etmedi.Ezután egy darabig nem vágyott újabb kalandra.
Ayrıca bir orkestranın eşlik etmediği ilk yarışmalardan biriydi.Ez volt az első verseny, ahol egy meghívott előadó sem volt.
Katolik kilisesi ayrılmayı kabul etmedi.Tehát nem kívánt kötődni a Katolikus egyházhoz.
Komünist rejim, AIDS sorununun varlığını kabul etmedi.A tanácskormány megalakulása nem keltett rokonszenvet a Vendvidéken.
Fakat bu görevi kabul etmedi.Ezt a munkát semmiképpen sem akarta elvállalni.
Gerçekten onlar da bu kadar çabuk bir başarı beklemiyorlardı ve başta düşmanı takip etmediler.Lassan kezdett, később már hiába hajrázott, ellenfeleit már nem tudta megelőzni.
Ancak, Almanlar bunları asla kabul etmediler.A németek azonban sosem tudták behozni a lemaradásukat.
Torpidolar arızalı idi, hiçbiri isabet etmedi.Az összes kilőtt torpedójuk célt tévesztett, egyiküket pedig lelőtték.
Ancak bu değişim kadırganın değerini büsbütün yok etmedi.Mindezek persze semmit sem vonnak le a mű értékéből.
Fakat bunu fazla icraat etmediler.Nem tetted ezt ennyire más pokolba.
Ama Haçlılar bu şartları kabul etmediler.A szovjet fél ezeket a feltételeket nem fogadta el.
Neler yaptıklarını inkar etmedi, ama herhangi bir sorumluluğu da reddetti.Az ügynöke nem erősítette meg, de nem is tagadta ezt.
Hatasını kabul etmedi.Nem akarta beismerni hibáit.
Kendi hatasını fark etmedi.Nem tanult a hibáiból.
""Kendim için transfer etmedim"".Emme näytelleet omia itseämme."
Hiç kimse bunun gibi bir makine icat etmedi.Yhtään tällaista konetta ei rakennettu.
Black Sabbath olma fikri ne olursa olsun bana hitap etmedi.Yhtye joutui käyttämään Black Sabbathin nimeä, vaikka ei olisi halunnut.
Bu durum şebekede hiçbir sorun teşkil etmedi.Tämä johtui siitä, ettei kaduilla sattunut mitään huonoa.
30 Kasım - Sovyetler Finlandiya'yla savaşıyor ama işgal etmedi.30. marraskuuta – Neuvostoliitto hyökkäsi Suomeen ja talvisota alkoi.
Hiç kimsenin kabul etmediği ses elenir.Pidättyminen ottamasta sitä, mitä ei ole annettu.
Bana parola sormadılar; ateş etmediler.Heillä ei ollut lupaa ampua.
Leon ilerigelenleri hiçbir zaman Kastilya süzerenliğini kabul etmediler.Kukaan tuomituista ei ollut koskaan tavannut Metsäketoa henkilökohtaisesti.
Hiçbir konuda kavga etmediğimiz için aramızda bir problem yoktu.Häneltä ei ole jäänyt väliin yhtään ottelua loukkaantumisten vuoksi.
Ama Valide Sultan onun tavsiyesini kabul etmedi.Englantilaiset eivät kuitenkaan noudattaneet Johnsonin neuvoja.
Bu da geri dönen kralı çok memnun etmedi.Hänen kansansa ei kuitenkaan ole kovin iloisia hänen paluustaan.
Mısır hükümeti asla onun Goshen Operasyonu'nda görev aldığını kabul etmedi.Ukrainan hallitus ei ole tunnustanut Aksjonovin asemaa.
Kendisine yapılan mebusluk tekliflerini de kabul etmedi.Hän ei myöskään suostunut ottamaan vastaan kaikkia hänelle myönnettyjä apurahoja.
Göz kamaştırıcı ve güven dolu yeni bir gün doğuyor Adaletsizliğin ve utancın takip etmediği.Loistavana ja ylpeänä koittaa tuo ihana päivä, joka karkottaa iäksi epäoikeudenmukaisuuden ja häpeän.
Hiç onun sahnede ne kadar yüksekte durduğunu fark etmediniz mi?Ei ole tiedossa, kuinka kauan hän piti luentojaan.
Fakat Ali bunu kabul etmedi.Leonardo ei kuitenkaan suostunut tähän.
Ama Haçlılar bu şartları kabul etmediler.Mutta Jugoslavian viranomaiset eivät suostuneet tähän.
Fakat Paul'un evlilik teklifini kabul etmedi.Naispappeutta hän ei kuitenkaan hyväksy.
Devlet güçleri olaya müdahale etmediler.Länsivallat eivät puuttuneet asiaan.
Ancak çarpışmalar genel olarak savaşın seyrine etki etmedi.Kenraalin loikkauksella ei ollut suurta vaikutusta sodan kulkuun.
Fakat iki mermi de isabet etmedi.Laukaus ei kuitenkaan osunut.
Daha sonra bu etkiyle ilgili araştırmalarına devam etmedi.Tämän jälkeen hän päätti tutkimuksensa.
Fakat Sistem Lordları, statükoda bu değişikliği kabul etmedi.Idän patriarkaatit eivät hyväksyneet tätä muutosta.
Halid bu komploya katılmayı kabul etmedi.Avery kieltäytyi tälläkin kertaa liittymästä yhtyeeseen.
Aslında, Grant kabul etmedi.Oikeastaan Grant ei suostunut.
1917'den sonra Glière hiç Batı'yı ziyaret etmedi, diğer bazı Sovyet bestecilerinden farklı olarak.Μετά το 1917, ο Γκλιέρ δεν επισκέφθηκε ποτέ τη Δύση όπως έκαναν άλλοι σοβιετικοί συνθέτες.
Gassendi Paris dâhil Avrupa’nın çoğunu görünür olmadığını fark etmedi.Ο Γκασσεντί δεν συνειδητοποίησε ότι δεν ήταν ορατή από το μεγαλύτερο μέρος της Ευρώπης μαζί με το Παρίσι.
Süveyş Krizi, Britanya'nın Orta Doğu'daki gücünü zayıflatsa da tamamen yok etmedi.Ενώ η κρίση του Σουέζ έκανε τη βρετανική δύναμη στη Μέση Ανατολή να αποδυναμωθεί, δεν κατέρρευσε.
Fakat bu görevi kabul etmedi.Όμως δεν δέχτηκε το αξίωμα αυτό.
Babası müsaade etmediği için millî olamadı.Ο πατέρας έχει φροντίσει να μη λείπει τίποτα.
Fakat Paul'un evlilik teklifini kabul etmedi.Αρνήθηκε την πρόταση γάμου του Capa.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
etmedi ile cümle - Sayfa 47 - etmedi kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App