Fakat Watson babasını kabul etmedi.Але син не схотів слухати батька.
Ama Ptolemaios bunu kabul etmedi.Але Пертінакс не дозволив це зробити.
Fakat bunu fazla icraat etmediler.Однак це їм особливо не перешкоджало.
Bu tenkitler dolayısıyla bu eserin temsilleri devam etmedi.Можливо, саме тому вони не пішли шляхом замахів.
Ama ikisi de bu şeyden söz etmediği zaman, birbirlerinin aksini söylemesi mümkün olmaz.Хто не говорить правду про себе, не може говорити її про інших.
İstifası sırasında, gecikmiş maaşlarının ödenmesini maaşı hak etmediği gerekçesiyle reddetti.На знак протесту проти затримки виплати заробітної плати вони припинили роботу.
Seydi Baba da, "Geldim ama beni huzuruna kabul etmedi" diye söylemiş.Батько теж прийшов, але нічого не казав».
İki kez şövalyelik ödülüne layık görüldüğü halde kabul etmedi.Двічі лауреати відмовлялися від присуджених їм премій.
Gerçi ihanet etmedi, ama aldattı ve anlamadı."Були певні, що він нікого і нічого не зрадить.»
Edebî hayatta iştirak etmedi ve kendisini edib sanmadı.Батько ніколи себе не випинав і не ставив у привілейоване становище.
Hiç kimse onu teşvik etmedi.Його ніхто не заохочував.
Hiç kimse onu teşvik etmedi.Її ніхто не заохочував.
Bunu daha önce neden fark etmedim?Чому я раніше це не усвідомлював?
Kimse şimdiye kadar onun hakkında şikayet etmedi.Ніхто ніколи на це не скаржився.
Tom asla Mary'yi ziyaret etmedi.Том ніколи не бував у Мері.
Tom asla Mary'yi ziyaret etmedi.Том ніколи не відвідував Мері.
Tom posta kutusunu kontrol etmedi.Том не перевірив свою поштову скриньку.
Tom şikayet etmedi, değil mi?Том не скаржився, чи не так?
Bu, seni nasıl rahatsız etmedi?Як це може тебе не турбувати?
Hiçbir şey vaat etmedim.Мені нічого не обіцяли.
Whatcon yerlileri Fairhaven ismini, Fairhaven da yasanlarda Whatcon ismini yeni şehir için kabul etmediler.Obyvatelé Whatcomu nechtěli jméno Fairhaven, zatímco obyvatelé Fairhavenu nechtěli jméno Whatcom.
Fakat bunu İngilizler kabul etmedi.Britové ho však nenásledovali.
Fakat bunu fazla icraat etmediler.Ale nepřeháněl jsem to.
Türkiye, Asya grubuna dahil edilmeyi kabul etmediği için çekildi.Turecko odmítlo hrát v asijské zóně.
Bu tenkitler dolayısıyla bu eserin temsilleri devam etmedi.Ale ne úplně, neboť ta původní puklina přetrvala.
Santorum bu teklifi kabul etmedi.Kroha tuto nabídku nepřijal.
Ancak, Almanlar bunları asla kabul etmediler.To mu nacisté nikdy nezapomněli.
Kişisel sebeplerden dolayı Geleceğe Dönüş serilerine devam etmedi.Z osobních důvodů se ke sboru již nevrátil.
Süveyş Krizi, Britanya'nın Orta Doğu'daki gücünü zayıflatsa da tamamen yok etmedi.Přesto Suezská válka neznamenala úplný konec britského vlivu na Blízkém východě.
Fakat Charles Camilla'ya aşıktı ve hiçbir şey fark etmedi.Stále byla ve vzpomínkách s Filipem a na nic jiného nemyslela.
Jake Gyllenhaal'a Hardy'nin yerine Rick Flag rolü için teklif götürüldü fakat kabul etmedi.Role tak byla nabídnuta Jakeu Gyllenhaalovi, ten ji odmítl.
Mellario bunu kabul etmedi ve geri döndü.Petr se zastyděl a vrátil se.
Reynaud böyle riskli bir öneriyi kabul etmedi.Schomberg proto nechtěl nic riskovat.
Black Sabbath olma fikri ne olursa olsun bana hitap etmedi.Dát Black Sabbath opět dohromady ovšem nebylo vůbec jednoduché.
İyice yakınlık peyda etmedikçe kimsenin arkadaşlığına güvenme.Neberte si jako důvěrníky nikoho kromě lidí z vás!
Fakat konferans temsil heyetini resmi olarak kabul etmedi.Klub jej ovšem i tak formálně vyloučil.
Ben, halkımın/insanlarımın isteklerine karşı hareket etmedim.Nechci politizovat sebe nebo svůj život.
"İstifamı Sundum Kabul Etmedi". gazetegercek.com.tr.Budu se snažit nezklamat vaši důvěru, řekl. iROZHLAS.cz .
Ancak Livorno yönetimi istifasını kabul etmedi.Vedení Realu nevzalo v úvahu jeho žádost.
Macaristan'ın Osmanlı işgali sırasında, Osmanlı Türkleri 1529 yılında şehri kasıp kavurdu ama işgal etmedi.În timpul ocupației otomane a Ungariei, otomanii au ajuns la oraș în 1529, însă nu l-au ocupat.
Bana parola sormadılar; ateş etmediler.Eu nu pot să dau ordin să se tragă.
Olaylar sırasında polis müdahale etmedi.Polițiștii nu au deschis focul pe timpul evenimentelor.
Devlet güçleri olaya müdahale etmediler.Administrația imperial nu mai intervenise.
Bu anlaşma János Zsigmond Zápolya'yı tatmin etmedi.Acest tratat nu i-a mulțumit nici pe Ferdinand, nici pe Ioan Zapolya.
Malların mülkiyetini temsil etmediği için ciro edilemez.Putem doar cerceta indirect proprietățile lor.
Hiç kimse buna açıkça davet etmedikçe karşınızdaki insanı taciz etmeyin ve cinsel ilişkiye girmeyin.Trebuie să mai fii atent ca nimeni să nu te urmărească, atunci când introduci parola.
Hiçbir konuda kavga etmediğimiz için aramızda bir problem yoktu.Iar despre istoria noastră nu aveam cum să nu discutăm.
Hitler bu planı kabul etmedi.Hitler a acceptat acest târg.
Bu dönemde birkaç kez yaralanmasına rağmen savaş bölgelerini terk etmedi.Cu toate că a fost doborât de cateva ori din cauza acestora, nu a suferit răni majore.
Ayrıca Spears'ın dans etmediği ilk videodur.A devenit primul album de studio a lui Spears care nu a debutat pe primul loc.
Fakat bunu İngilizler kabul etmedi.Nu s-a obținut însă acordul britanicilor.
Padişah bir müddet yeni bir sadrazam tayin etmedi.Titulescu, el nu a șovăit nici o clipă.
Kabul etmedim.Nu sunt de acord.
Daha sonra bu etkiyle ilgili araştırmalarına devam etmedi.Din păcate, cercetările lui în această direcție nu au fost continuate.
Bunun yanında Taliban ve El-Kaide de pes etmedi.În discurs el nu a menționat deloc grupările ETA sau Al Qaida.
Rusya Savunma Bakanlığı ise uçağın Türk hava sahasını ihlal etmediği savundu.Tovarășe Rusu, dă ordin nimic să nu plece pe calea aerului din Republica Socialistă România!
Bu ay henüz raporu teslim etmedi.Încă nu a predat raportul luna asta.
Evsiz kalacağımı bir an bile asla hayal etmedim.Nu mi-am imaginat niciodată, nici măcar pentru o clipă ca voi rămâne fără adăpost.
Bu kadar çok ünlü insanlarla tanışabileceğimi bir an bile asla hayal etmedim.Nu am visat niciodată, nici măcar pentru un moment, că voi putea întâlni aşa mulți oameni celebri.
Çoğunluk teklifi kabul etmedi.Majoritatea nu au acceptat oferta.