Amerika Birleşik Devletleri oylamaya katılmadı ancak kararı veto da etmedi.США наложили на этот проект вето и резолюция принята не была.
Onları terk etmedin.«Они не покинули нас.
Engin, futbola devam etmedi.Тем не менее, он не бросил футбол.
Ama biz de kesinlikle itiraz etmedik.Я сказал, что у меня нет возражений.
Ama hesap etmediği bir şey vardır.Имелось и ещё одно, о котором нет данных.
1912'de tekrar Dahiliye Nazırlığı yapmaya davet edildiyse de bu görevi kabul etmedi.Когда ему предложили роль во второй раз, он уже не смог отказаться.
Mustafa Kemal Paşa da ısrar etmedi.А что писал Силва Паиш — не знаю.
Telefon etmedim.Позвонить не удалось.
Halid bu komploya katılmayı kabul etmedi.Самойлов своё участие в заговоре отрицает.
Velid bu teklifi kabul etmedi ve bu teklifi getirdiği için ona çok kızdı.Ли не ожидал такого решения, и оно обескуражило его.
Dediğim gibi asla pes etmedim, hep çalıştım.Все женщины оставили меня, потому что я никогда не прекращаю думать о работе.
Kafkasya seferine serdar olarak atanmayı bu görevinin bir kısmının fazla olduğunu iddia ederek kabul etmedi.Сам Клычков заявил, что для него предложение занять данную должность стало в определённой степени неожиданным.
Ancak, Almanlar bunları asla kabul etmediler.Даже немцы не посмели этого требовать.
Alp Arslan, imparatora saygıyla yaklaştı ve Bizanslılara katı yaptırımlar empoze etmedi.Папа Альбани строго придерживался принципов своего предшественника и не протежировал родственникам.
Ancak Osmanlılar Eflak ve Boğdan'ı hiçbir zaman tamamıyla ilhak etmediler.Нелидовы никогда не поднимались выше стольников и стряпчих.
6 Aralık 2012 - Google, Google Apps'in ücretsiz sürümünün artık yeni kullanıcı kabul etmediğini duyurdu.6 ديسمبر 2012 - أعلنت Google عن أن إصدار Google Apps المجاني لم يعد متوافرًا للعملاء الجدد.
İstifası sırasında, gecikmiş maaşlarının ödenmesini maaşı hak etmediği gerekçesiyle reddetti.وخلال استقالته رفض ان تدفع له الأجور المتأخره علي أساس أنها لا تستحق الدفع .
Hayatının son günlerinde yatağa bağlı hale geldi ve doktoruyla hemşireleri dışında hiç kimseyi kabul etmedi.وفي نهاية حياتها كانت طريح الفراش ولم تلتقي بأي زائر عدا طبيبها والممرضات.
Gamba Osaka gençlik ekibine katıldı fakat kulüp onu kendi gençlik takımına teşvik etmedi.وانضم إلى فريق غامبا أوساكا للشباب (فريق الناشئين) ولكن النادي لم يرقيته إلى فريق الشباب.
Süveyş Krizi, Britanya'nın Orta Doğu'daki gücünü zayıflatsa da tamamen yok etmedi.قد تكون أزمة قناة السويس تسببت في إضعاف قوة بريطانيا في الشرق الأوسط ولكنها لم تنهار بعد.
Ama biz de kesinlikle itiraz etmedik.ولسنا معارضة بحال من الأحوال ..
Bir Rus dergisi Layka'yı "soğukkanlı" olarak niteledi ve diğer köpeklerle kavga etmediğini yazdı.وقد وصفتها إحدى المجلات الروسية أنها باردة الطباع ولا تتشاجر مع أقرانها.
Mart 1879'da Tesla'nın babası Maribor'a gelip oğlunun eve dönmesi için yalvardı, ama o kabul etmedi.وفي مارس 1879 م، ذهب ميلوتين تسلا إلى ماريبور ليستعطف ولده للعودة إلى المنزل، إلا أن نيكولا رفض.
Jolie bu dönemde babasıyla eskisi kadar kavga etmedi.ولم تتشاجر أنجلينا مع والدها كثيراً في تلك الفترة.
Görüş ayrılıkları sebebiyle Portekiz donanması taarruz etmedi ve bir deniz savaşı yaşanmadı.ولأختلاف وجهات النظر لم يهجم الأسطول البرتغالي ولم تحدث أية معارك بحرية.
Fakat, İspanya'da Yahudilerle Müslümanların ilişkisi her zaman barış içinde devam etmedi.ومع ذلك، لم تكن العلاقات الإسلامية مع اليهود في الأندلس سلمية دائمًا.
Dediğim gibi asla pes etmedim, hep çalıştım.لا تتحقق آمالي دائما، لكني دائما ما آمل.
Fakat iki mermi de isabet etmedi.لم يطلق أي منهم رصاصة واحدة.
Rabbin seni terk etmedi, sana darılmadı da.ما ودعك ربك وما قلى.
Ancak, Almanlar bunları asla kabul etmediler.وقاوم الألمان هذا الأمر بطبيعة الحال.
Kabul etmedikçe keşideci asıl borçludur.يؤخذ منها عدم قبول شهادة المجهول حتى يُزَكَّى.
Onuruna colonia yapıldığı halde Hadrianus Italica'yı bir daha hiç ziyaret etmedi.بعد اكمال الاوراتوريو لم يكتب شيئا باقي العام.
Ulusal seçimler periyot zamanda belirlendi ve iptal edildi; ülkenin gündemini hiçbir zaman işgal etmedi.ثم انتهى الموسمان التاليان بشكل مخيب للآمال: لم يتمكن بالفوز بأي لقب وطني.
Gerçi ihanet etmedi, ama aldattı ve anlamadı."كان دائماً كما يبدو، وربما يهين لكن لا يخدع."
1980'li yılların ikinci yarısına kadar çok kritik bir beğeni elde etmedi.ليصبح الطلاق بدون خطأ أكثر شيوعا منذ الثمانينات.
Ancak Kutluk'un oğlu Bilge'yi, İnel'in kağanlığını kabul etmedi.لم يكن ابن عباس يمتلك هذه الثروة الكبرى من العلم فحسب.
Irak hükümeti sınırları kabul etmedi ve Kuveyt'in kendi parçası olduğu iddialarına devam etti.كما طالب بأن يلغي العراق إجراءاته التي ادعى بها ضم الكويت.
Dua etmedi, beyanda bulunmadı ya da Müslümanlar tarafından provokatif olarak görülecek bir şey yapmadı.فلم يسألوهم عن شيء يتَّصل بالعقيدة ولم يعدلوا عما ثبت عن النبي .
""Kendim için transfer etmedim"".ولم أقضي حياتي من أجل الحصول عليه."
Tanrı şifasını da var etmediği hiçbir hastalık vermemiştir.ما أنزل الله داء إلا أنزل له شفاء.
Gassendi Paris dâhil Avrupa’nın çoğunu görünür olmadığını fark etmedi.Gassendi não ficou sabendo que ele não seria visível a maior parte da Europa, incluindo Paris.
Erken modeller çok pahalıydı ve Nokia 2004'e kadar geleneksel kapaklı telefon tasarımını kabul etmedi..Os primeiros modelos eram muito caros e a Nokia não adotou o formato até 2004.
FIFA Gine ve Zaire'nın elemelere katılmasını kabul etmedi.A FIFA negou as inscrições de Guiné e Zaire.
Telefon etmedim.Não ligou.
Hayatının son günlerinde yatağa bağlı hale geldi ve doktoruyla hemşireleri dışında hiç kimseyi kabul etmedi.Ao final de sua vida, ela estava acamada e não recebia nenhum visitante além dos médicos e enfermeiras.
Callies, canlandırdığı karakterin ölümünü Riggs ile birlikte prova etmedi.Callies não chegou a ensaiar a morte de sua personagem com Chandler Riggs.
Katmanları, bilgi külçelerini, gerçek ve fantazinin kırıntılarını ifşa etmedi.Ele não revelava as camadas, as pepitas de informação, os fragmentos de verdade e de fantasia.
Ancak, Almanlar bunları asla kabul etmediler.Mas é duvidoso que os Portugueses tenham jamais realizado isso.
Yine de suçlarını itiraf etmediler ve birkaç gün sonra serbest bırakıldılar.Ainda assim, nenhum dos dois confessou e ambos foram libertados após alguns dias.
Kabul etmedim.Não aceitei.
Fransız devleti bu şartı kabul etmedi.Infelizmente, o governo francês não concordou com estes termos.
Ayrıca bir orkestranın eşlik etmediği ilk yarışmalardan biriydi.Esta foi também a primeira edição em que uma canção não foi acompanhada por uma orquestra.
Leon ilerigelenleri hiçbir zaman Kastilya süzerenliğini kabul etmediler.Constantino deixou de ser bem-vindo na corte.
Onları terk etmedin.Deses non desis.
Fakat bu görevi kabul etmedi.Não chegou a assumir este cargo.
Bu barakayı savaşın sonuna kadar hiç terk etmedi.A papelada não foi finalizada até o final da guerra.
Örnek: UFO'ların dünyayı ziyaret etmediği yolunda hiçbir delil yoktur.A: Prove que o Planeta dos Macacos não existe.
Kral Edward'ın bu gelişmeyi kabul edip etmedigui bilinmemektedir.Não parece que o Lorde Thomas contemplou o crime ou o aprovou.
Gerçi ihanet etmedi, ama aldattı ve anlamadı."Ou não sabes, senhora, ou és falsa e desleal."
Sonrasında Güney Vietnam Hükumeti Loan'ın istifasını kabul etmedi.O Sul do Sudão, em última instância, rejeitou a aplicação da lei sharia.