etme ile cümle
etme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Sanırım o onu fark etmeni istiyor.I think she wants you to notice her.
Senin onu fark etmeni istediğini düşünüyorum.I think he wants you to notice him.
Neden kadınlar genellikle bacaklarını tıraş ederler ama erkekler etmezler?Why is it that women usually shave their legs, but men don't?
Tom'a teşekkür etmek için aradım.I called to thank Tom.
Toplantıyı iptal etmedim.I didn't cancel the meeting.
Tom'un ne yaptığını ben bile fark etmedim.I didn't even notice what Tom was doing.
Tom'un ne giyiyor olduğunu fark etmedim bile.I didn't even notice what Tom was wearing.
Tom'un ne zaman gittiğini ben bile fark etmedim.I didn't even notice when Tom left.
Ben bile Tom'un kimle içeriye girdiğini fark etmedim.I didn't even notice who Tom came in with.
Ben bile seni fark etmedim.I didn't even notice you.
Tom'a yardım etmek zorunda değildim ama yardım ettim.I didn't have to help Tom, but I did.
Sana yardım etmek zorunda değildim, ama yardım ettim.I didn't have to help you, but I did.
Tom'un gittiğini fark etmedim.I didn't notice Tom had gone.
Partiden sonra sana temizleme konusunda yardım etmem gerekmiyor.I don't mind helping you clean up after the party.
Ben sadece tüm yardımın için sana teşekkür etmek istedim.I just wanted to say thank you for all your help.
Devam etmem gerekebilir.I may need to move on.
Seni bu kadar özleyeceğimi hiç tahmin etmemiştim.I never realized how much I would miss you.
Sana yardım etmenin bir yolunu buldum sanırım.I think I've found a way to help you.
Sanırım Tom'a yardım etmek gerekli olabilir.I think it might be necessary to help Tom.
Tom'a Mary'nin hediyeyi kabul etmeyeceğini söyledim.I told Tom Mary wouldn't accept the gift.
Tom'un evini inşa etmesine yardım etmek istedim.I wanted to help Tom build his house.
Mary'nin ona ne söylemeye çalıştığını Tom'un anlamasına yardım etmek istedim.I wanted to help Tom understand what Mary was trying to tell him.
Tom'un bile hatalı olduğunu itiraf etmek için terbiyesi yoktu.Tom didn't even have the decency to admit he was wrong.
Tom nefesini kontrol etmeye ve sakin kalmaya çalıştı.Tom tried to control his breathing and remain calm.
Sana yardım etmek için buradayım.I'm here to help you.
Tom'a terk etmesini söyleyen kişi ben değilim.I'm not the one who told Tom to leave.
Sadece yardım etmeye çalışıyorum.I'm only trying to help.
Bu iş teklifini kabul etmemeye karar vermenize şaşırdım.I'm surprised you decided not to accept that job offer.
Sana yardım etmeye çalışıyorum.I'm trying to help you.
Daha iyi bir kişi olman için yardım etmeye çalışıyorum.I'm trying to help you become a better person.
Çevrilmiş olmayı hak etmeyen cümleler var.There are sentences which do not deserve to be translated.
Tom'a yardım etmenin benim sorumluluğum olduğunu düşünürdüm.I used to think it was my responsibility to help Tom.
Her öğrenciye kütüphaneyi ziyaret etmesi için izin verilir.Every student is allowed to visit the library.
Sefere kimin öncülük etmesi gerektiği hakkında konuşuyoruz.We're talking about who should lead the expedition.
Yardım etmek için buradayız.We're here to help.
Dün öğleden sonra Tom'a yardım etmemiz gerekiyordu.We were supposed to help Tom yesterday afternoon.
Yarın akşam Tom'un bize yardım etmesini istiyoruz.We want Tom to help us tomorrow evening.
Tom'un Mary'ye yardım etmesini istiyoruz.We want Tom to help Mary.
İlerlemeye devam etmeliyiz.We should keep moving.
Acele etmeliyiz.We need to hurry.
Tom'a yardım etmeliyiz.We need to help Tom.
Başarana kadar denemeye devam etmeliyiz.We have to keep trying until we succeed.
İşe yarayan bir yöntem buluncaya kadar denemeye devam etmek zorundayız.We have to keep trying until we find a method that works.
Biz Tom'u doğru şeyi yapmaya teşvik etmek için bir yol bulmak zorundayız.We have to figure out a way to encourage Tom to do the right thing.
Bu planları kime gösterdiğimize dikkat etmeliyiz.We have to be careful who we show these plans to.
Biz Tom'un yardım etmesine hiç ihtiyaç duymuyoruz.We don't need to help Tom at all.
Bize yardım etmeyi planlayıp planlamadıklarını biz bile bilmiyoruz.We don't even know if they're planning to help us or not.
Bu kadar ayyuka çıktığımızı fark etmedik.We didn't realize we were being so loud.
Cep telefonumu şarj etmem gerekir.I need to charge my cell phone.
Onları ikna etmeye çalışalım.Let's try to reason with them.
Tercüme etmesi zor olan bazı şeyler vardır.There are some things that are difficult to translate.
Bazı şeyler belki tercüme etmeye değmez.Some things are perhaps not worth translating.
Tom Mary için mektubu tercüme etmenin zaman kaybı olacağını anladı.Tom felt that it would be a waste of time to translate the letter for Mary.
Bana yardım etmelisin.You've got to help me.
Sen terk etmek zorunda kalacaksın.You're going to have to leave.
Tom'u dava etmelisin.You should sue Tom.
Annenin bulaşıkları yıkamasına yardım etmelisin.You should help your mother wash the dishes.
Annenin, oturma odasını temizlemesine yardım etmelisin.You should help your mother clean the living room.
Siz çocuklar acele etmek zorundasınız.You guys have to hurry.
Bana teşekkür etmek zorunda değilsin.You don't have to thank me.