etme ile cümle

etme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Merak etme. Tom iyi olacak.Don't worry. Tom will be fine.
Endişelenme. Seni asla terk etmeyeceğim.Don't worry. I'll never leave you.
Merak etme. Sağduyulu olacağım.Don't worry. I'll be discreet.
Endişe etme. Kimseye söylemeyeceğim.Don't worry. I won't tell anyone.
Tom hakkında endişe etme. O her zaman öyle davranır.Don't worry about Tom. He always acts that way.
Merak etmeyin, tamam mı?Don't worry about it, OK?
Henüz bana teşekkür etmeyin.Don't thank me yet.
Bana küstahlık etme.Don't sass me.
Sana söylemediğim sürece hareket etme.Don't move unless I tell you.
Gerçekten kim olduğumu sana anlattığıma beni pişman etme.Don't make me regret telling you who I really am.
Burada kalmana izin verdiğime pişman etme.Don't make me regret letting your stay here.
Sana bu parayı ödünç verdiğime beni pişman etme.Don't make me regret lending you this money.
Bana yardım etmeyin. Ben bunu kendi başıma yapmak istiyorum.Don't help me. I want to do this by myself.
Haset etme.Don't gloat.
Diğerlerine acele etmelerini söyleyin.Tell the others to hurry up.
Bana yardım etmek için ne yapabileceğimi söyle.Tell me what I can do to help.
Sana yardım etmeme izin ver.Just let me help you.
Tom'un size yardım etmesini iste.Ask Tom to help you.
Her şey tamam, merak etmeyin!Everything is okay, don't worry!
Tom'un ahırı boyamama yardım etmesi gerekiyordu ama gelmedi.Tom was supposed to help me paint the barn yesterday, but he never showed up.
Tom seninle sohbet etmek istiyor.Tom wants to talk to you.
Tom yardım etmek istiyor.Tom wants to help.
Tom yardım etmek için söz verdi.Tom promised to help.
Tom evin arkasında park etmeyi tercih ediyor.Tom prefers to park behind the house.
Tom Mary'ye onu asla terk etmeyeceğine söz verdi.Tom made a promise to Mary that he would never leave her.
Tom yarın Mary'ye yardım etmek zorunda olduğunu biliyor.Tom knows he has to help Mary tomorrow.
Tom bir saatten daha fazla süredir hareket etmedi.Tom hasn't moved for over an hour.
Tom son zamanlarda kimseyle kavga etmedi.Tom hasn't had a fight with anybody lately.
Tom, polis gelmeden burayı terk etmeli.Tom has to get out of here before the police get here.
Tom bir şey fark etmedi.Tom didn't notice a thing.
Tom Mary'den söz etmedi.Tom didn't mention Mary.
Tom intihar etmedi.Tom didn't kill himself.
Tom Boston'dayken Mary'yi ziyaret etmek için şansı yoktu.Tom didn't have a chance to visit Mary when he was in Boston.
Tom yardım etmek için geldi.Tom came to help.
O, Paris'i ziyaret etmeyi umut ediyor.He hopes to visit Paris.
Tom Mary'nin bahçedeki otları temizlemesine yardım etmekten mutlu olacağını söyledi.Tom said that he'd be more than happy to help Mary weed the garden.
Tom hâlâ bir şekilde bunu tamir etmek zorunda.Tom still has to fix this somehow.
Öyle kötü bir baş ağrısı vardı ki toplantıyı iptal etmek zorunda kaldı.He had such a bad headache that he had to cancel the meeting.
Tom sadece geçen hafta bizi ziyaret etmeye geldi.Tom came to visit us just last week.
Tom Mary'nin uyuduğunu fark etmemiş gibi davrandı.Tom pretended not to notice that Mary was sleeping.
Tom yardım etmek için zamanın olup olmadığını bilmek istiyor.Tom wants to know if you have any time to help.
Onu inkar etmeyin.Don't deny it.
Ben kırışıklıklarımı örtbas etmeye çalışıyordum.I was trying to cover up my wrinkles.
Biz ona yardım etmezsek Tom işi bitiremeyecek.Tom won't be able to finish the job unless we help him.
Tom bunu kabul etmeyecek ama o Mary'ye içten içe aşık.Tom won't admit it, but he's secretly in love with Mary.
Tom bunu kabul etmeyecek ama onun başı büyük dertte.Tom won't admit it, but he's in big trouble.
Tom Mary'nin dans etmesini izlemeyi seviyor.Tom likes to watch Mary dance.
Tom sadece Mary'nin İngilizce ev ödevinde ona yardım etmesini istiyor.Tom just wants Mary to help him with his English homework.
Tom'u bize yardım etmek için nasıl alacaksın?How will you get Tom to help us?
Tom'un bize yardım etmeyi planladığını düşünüyor musun?Do you think Tom is planning to help us?
Tom arabasını tamir etmesine kimin yardım edeceğini söyledi mi?Did Tom say who was going to help him fix his car?
Biri Tom'a arabasını nerede park etmesi gerektiğini söyledi mi?Did anyone tell Tom where he should park his car?
Su tesisatımızı tamir etmemize yardım edecek adam sen misin?Are you the guy who's going to help us fix our plumbing?
Yardım etmek için gerçekten hazır mısın?Are you really ready to help?
Valizlerini taşımana yardım etmemi ister misiniz?Would you like me to help you with your suitcases?
Ev ödevinde sana yardım etmemi ister misin?Would you like me to help you with your homework?
Tom niçin bize yardım etmeyecek?Why won't Tom help us?
Neden sadece benden yardım etmemi istemedin?Why didn't you just ask me for help?
Endişe etmeli miyiz?Should we worry?
O, bacaklarını tıraş etmez.She doesn't shave her legs.

İlgili Sayfalar