etme ile cümle

etme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Çok şiddetli bir şekilde yağmur yağmadıysa oyunu iptal etmezlerdi.They wouldn't have cancelled the game if it hadn't rained so heavily.
Seyahat etmeye ihtiyacım var.I need to travel.
O ne dediğime asla dikkat etmez.He never pays attention to what I say.
Gelip bizi ziyaret etmelisin!You should come visit us!
Onunla hiç flört etmedim!I've never dated her!
Veda etmek istiyorum.I want to say goodbye.
Ben bir gün Fransa'yı ziyaret etmek isterim.I would like to visit France someday.
Beni biraz teşvik etmeye çalış.Try to encourage me a little.
Bize yardım edecek misin yoksa etmeyecek misin?Are you going to help us or not?
Beni rahatsız etme.Get a life.
Yardımını istemeyen kişilere yardım etmek zordur.It's difficult to help people who don't want your help.
Çalışmaya devam etmek zorundasın.You have to continue to study.
Patrondan arabasını ödünç almayı istemeye cüret etmem.I don't dare ask the boss to borrow the car.
Dünyayı seyahat etmekten hoşlanıyor gibi görünüyorsun.It seems you enjoy travelling the world.
Yeni bir bakış açısı elde etmelisin.You need to get a new perspective.
Biz yardım etmeniz için size güveniyoruz.We're counting on you to help.
Bizim şirketimize katılmanızı rica etmeyi düşünüyorduk.We were thinking of asking you to join our company.
Yardım etmek için yapabileceğim bir şey varsa, lütfen bana bildirin.If there's anything I can do to help, please let me know.
Yardım etmem istendi.I've been asked to help out.
Bugün geldiğiniz için size teşekkür etmek istiyorum.I'd like to thank you for coming today.
Kız kardeşimle flört etmene izin vermeyeceğim.I won't allow you to date my sister.
Ona çıkma teklif etmeyi düşünüyordum.I was thinking about asking her out.
Onunla yaşamaya devam etmek istiyorum.I want to keep on living with him.
Ben, bir gün Boston'ı ziyaret etmek istediğimi düşünüyorum.I think I'd like to visit Boston someday.
Söyleyebileceğim bütün şey, gitmeyi tercih etmediğimdir.All I can say is that I'd rather not go.
Tom artık seni rahatsız etmeyecektir.Tom won't bother you anymore.
Tom dans etmek istiyor.Tom wants to dance.
O eşek arısını tahrik etme.Don't provoke that wasp.
Başka hiçbir yarışmacı böyle dikkat çekici bir başarı elde etmedi.No other contestant has obtained such a remarkable achievement.
Cesur şövalye saldırganın üzerine gitmek için o anda tereddüt etmedi.The bold knight didn't hesitate to go on the offensive when the time came.
Ben ona dikkat etmedim.I didn't pay attention to him.
Onunla sohbet etmek zordur.It is difficult to talk to him.
Acele etme, alışveriş için tüm öğleden sonramız var.Don't hurry, we have the whole afternoon to shop.
Önerisini kabul etmeye zorlandım.I was forced to accept his proposal.
Tom Mary ile dans etmeliydi.Tom should've danced with Mary.
Tom Mary'ye onu asla terk etmeyeceğine söz verdiTom promised Mary that he'd never leave her.
Tom'un uçuşunu iptal etmesi gerekiyor.Tom needs to cancel his flight.
Şikayet etmeyi bırak.Put a lid on it!
Güzel parti dostum. Kuzenlerimi de gelmeleri için davet etmem gerekirdi.Nice party my friend. I should have invited my cousins to come too.
Şarkı söylemeyi ve dans etmeyi sever.He likes singing and dancing.
Denizde yüzerken dikkat etmelisin.You must pay attention when swimming in the sea.
Tom bu aramayı kabul etmek zorunda.Tom has to take this call.
Tom başarısı için sana teşekkür etmek zorunda.Tom has you to thank for his success.
Bunun için benden nefret etme.Don't hate me for that.
Benim zekama hakaret etmeyin.Don't insult my intelligence.
Bu neredeyse bir kale içine nükleer reaktör inşa etmek kadar saçma.It's almost as absurd as building a nuclear reactor inside a castle.
Tüm yapabileceğin şikâyet etmektir.All you do is complain!
Japonya'ya seyahatimizi iptal etmeliyiz.We have to cancel our trip to Japan.
Ona yardım etmeye çalıştım ama yapabileceğim hiçbir şey yoktu.I tried to help her, but there was no way I could.
O, ona ateş etmedi!He did shoot her!
Bana teşekkür etmeyin!Don't thank me!
Bana teşekkür etme!Do not thank me.
Kenti ziyaret etmek ister misin?Would you like to visit the city?
Sanırım onu ikna etmeye çalışmanın bir anlamı yok.I think there's no point in trying to convince him.
Onu ikna etmeye çalışmanın hiçbir anlamı olmadığını düşünüyorum.I think there's no point in trying to convince her.
Çinli bir arkadaşım var ve bana Çince dersleri vermesini rica etmek istiyorum.I have a Chinese friend and I would like to ask him to give me Chinese lessons.
Suyun derinliğini asla iki ayakla kontrol etmeyin.Never test the depth of water with both feet.
"Üzgünüm!" "Önemli değil. Merak etmeyin.""I'm sorry!" "It's nothing. Don't worry."
Los Angeles'a olan geziyi iptal etmeliyim.I should cancel the trip to LA.
Ona duygularımı itiraf etmek için yeterince kararlı değilim.I'm not determined enough to confess my feelings to her.

İlgili Sayfalar