etme ile cümle

etme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Andrew Johnson hayatını kurtarmak için evini terk etmek zorunda kaldı.Andrew Johnson had to flee his home to save his life.
Sovyetler Birliği ve onun müttefikleri yardım etmeyi reddetti.The Soviet Union and its allies refused help.
Hiç kimse böylesine büyük bir şehri asla havadan ikmal etmeye çalışmamıştı.No one had ever tried to supply such a large city by air.
Güneylilerin yeniden inşa etmek için hiç parası yoktu.The south had no money to rebuild.
Amerikan işçileri protesto etmeye başladı.American workers began to protest.
Hiç kimse dans etmekten başka bir şey yapmadı.No one did anything but dance.
Hiç kimse bu adamlara hakaret etmek istemedi.No one wanted to insult these men.
Askerler madencilerin terk etmelerini emretti.The soldiers ordered the miners to leave.
Ordu onu istifa etmeye zorladı.The army forced him to resign.
Kamuoyu baskısı orduyu hareket etmesi için zorladı.Public pressure forced the army to act.
Teksaslılar kendi ordularını organize etmeye başladılar.The Texans began to organize their own army.
Konfederasyon liderleri yenilgiyi kabul etmeyi reddetti.The Confederate leaders refused to accept defeat.
Jefferson istifa etmemeye karar verdi.Jefferson decided not to resign.
Lenin onlara isyan etmelerini emretti.Lenin ordered them to rebel.
Aslında, Grant kabul etmedi.In fact, Grant did not agree.
Grant yenilgiyi kabul etmeyi reddetti.Grant refused to accept defeat.
Başkan Roosevelt yardım etmeyi kabul etti.President Roosevelt agreed to help.
Komutan müzakere etmeyi reddetti.The commander refused to negotiate.
William McKinley seyahat etmeyi reddetti.William McKinley refused to travel.
Aşırı kişiler müzakere etmeyi reddettiler.The extremists refused to negotiate.
Protesto etmek için istifa etmeye karar verdi.Conkling decided to resign in protest.
Gittikçe daha fazla öğrenci protesto etmeye başladı.More and more students began to protest.
Onun arabulucuları onun emirlerine itaat etmedi.His negotiators had disobeyed his orders.
Roosevelt yenilgi fikrini kabul etmeyi reddetti.Roosevelt refused to accept the idea of defeat.
Marilyn Monroe'nun başarısı kendisini mutlu etmedi.Marilyn Monroe's success did not make her happy.
Diğer koloniler yardım etmek için asker göndermeye başladı.The other colonies began sending troops to help.
Diğer polisler kalabalığa ateş etmeye başladı.The other policemen began shooting at the crowd.
Kayzer, Theodore Roosevelt'in müdahale etmesini istedi.The Kaiser asked Theodore Roosevelt to intervene.
Lee durumun ümitsiz olduğunu kabul etmedi.Lee did not agree that the situation was hopeless.
Hakim Scopes'i yasayı ihlal etmekle suçlu buldu.The judge found Scopes guilty of breaking the law.
Biri anayasayı ihlal etmemelidir.One must not violate the constitution.
Doğum günün için sana bir bisiklet armağan etmek istiyorum.I want to give you a bicycle for your birthday.
455 kadından bir kadın gebeliğinin yirminci haftasına kadar hamile olduğunu fark etmez.One out of 455 women doesn't realize she's pregnant until the twentieth week of pregnancy.
Gösteri devam etmeli.Show must go on!
Konuşabileceğin dilleri kontrol etmek kolay değil.It's not easy to control the languages that you can speak!
Öküzlük etme.Don't be a dick.
Hıyarlık etme.Don't be a dick.
Geceleyin araba kullanırsanız sarhoş sürücülere dikkat etmeniz gerekir.If you drive at night, you should watch out for drunk drivers.
Onun affını istiyorsan yaptığını itiraf etmelisin.If you want her forgiveness you need to come clean about what you did.
Acele etmeyelim.Let's not jump the gun.
O, sonunda ona evlenme teklif etmeye karar verdi.He finally decided to propose to her.
Onu ikna etmek kolay olmadı.It was not easy to convince him.
Onun seni sevmesini istiyorsan ona müdahale etme.Don't interfere with him if you want him to like you.
Bir mesleği asla sadece kolay göründüğü için tercih etme.Never choose a vocation just because it looks easy.
İşçi sendikaları hükümeti genel grevle tehdit etmekteydi.The labor unions had been threatening the government with a general strike.
Endişe etme. Dudaklarım kapalı.Don't worry. My lips are sealed.
Bu akşam telefon etmez.He won't call this evening.
Elin İncilin üzerinde yemin etmelisin.You must swear with your hand on the Bible.
Ben müzeyi ziyaret etme fırsatını elde ettim.I took the opportunity to visit the museum.
Cennette hizmet etmektense, Cehennemde saltanat sürmek daha iyidir.Better to reign in Hell, than serve in Heaven.
Onu kurtaracaksak bir plan formüle etmeliyiz!We have to formulate a plan if we are to save her!
Köpeklerden nefret etmez misiniz?Don't you hate dogs?
Programımı kontrol etmem gerekecek.I'll need to check my schedule.
Kabul etmeliyim, haklısın.I must admit, you're right.
Ben, Machu Picchu harabelerini ziyaret etmek isterim.I want to visit the ruins of Machu Picchu.
Portekiz ile Amerika Birleşik Devletleri arasındaki bu ilişki bugün de devam etmektedir.This relationship between Portugal and the United States is still maintained today.
Bugün bile onun teorisi neredeyse inkar edilemez olarak kalmaya devam etmektedir.Even today, his theory remains practically irrefutable.
Onun hayali Paris'i ziyaret etmektir.Her dream is to visit Paris.
"Juma arkadaşlarına yardım edecek. Ya Hamisi?" "Hayır, o onlara yardım etmeyecek.""Juma will help his friends. How about Hamisi?" "No, he will not help them."
George, Amerika'ya seyahat etme hedefine ulaştı.George reached his goal of traveling to America.

İlgili Sayfalar