etme ile cümle

etme kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Annem ve babam kuzenlerimi ziyaret etmem için yazın beni Boston'a gönderiyorlar.My mother and father are sending me to Boston for the summer to visit my cousins.
İnsanlar hayvanları istismar etmemeli.People shouldn't abuse animals.
Onlar çabuk hareket etmedi.They didn't act quickly.
Mary başarılı olmasına yardım etmek için bir dost istiyor.Mary wants an ally to help her succeed.
Onların anarşiyi kontrol etmek için yeni bir hükümete ihtiyaçları vardı.They needed a new government to control the anarchy.
Öfkeyi kontrol etmek zordur.Anger is hard to control.
El yıkama, bakterileri kontrol etmek için bir yoldur.Hand washing is one way to control bacteria.
Sen hakettiğin için sana yardım etmek istiyoruz.We want to help you because you deserve it.
Randevunu teyit etmek için arıyorum.I'm calling to confirm your appointment.
Biz iyi işleri için onları tebrik etmek istiyoruz.We want to congratulate them on their good work.
Mary beş yaşından beri dans etmektedir.Mary has danced since she was five.
Onlar dans etmeyi seviyorlar.They like to dance.
Hastalıklarla mücadele etmek için doktorlar ilaçlar öneriyor.Doctors suggest drugs to fight diseases.
Biz gezegenimize, dünyaya dikkat etmeliyiz.We must take care of our planet, the earth.
Tom bir acil durum çağrısı aldı ve işi terk etmek zorunda kaldı.Tom got an emergency call and had to leave work.
Onlar geçici işçi istihdam etmektedirler.They employ temporary workers.
Amerika Birleşik Devletleri milyarlarca dolar değerinde yolcu uçakları ihraç etmektedir.The U.S. exports billions of dollars' worth of passenger airplanes.
Ne ihraç etmek istiyorsunuz?What would you like to export?
Lastik fabrikası 250 kişi istihdam etmektedir.The tire factory employs 250 people.
Arabayı tamir etmek kaça mal olacak?How much will it cost to fix the car?
Farklı ülkeler, pek çok mal ithal etmektedirler.Different countries import many goods.
Birleşmiş Milletler, anlaşmazlığa müdahale etmek için birlik gönderdi.The United Nations sent troops to intervene in the conflict.
Patronum beni evine hiç davet etmedi.My boss has never invited me to her house.
Yardımın için teşekkür etmek istedim.I meant to thank you for your help.
Dosyalarını organize etmek için hangi metodu kullanıyorsunuz?What method do you use to organize your files?
Askerler komutanlarına itaat etmeliler.Soldiers must obey their commanders.
Öğrenci öğretmenine itaat etmeyi reddetti.The student refused to obey his teacher.
Herkes evet oyu verdi. Kimse itiraz etmedi.Everyone voted yes. No one objected.
Görüşünü ifade etmelisin.You should express your opinion.
Mary odasını organize etmeli.Mary needs to organize her room.
Bazen çocukları yemek yemek için ikna etmek zordur.Sometimes it's hard to persuade children to eat.
Garson müşterileri memnun etmek için elinden geleni yaptı.The waiter did his best to please the customers.
Annem bana işaret etmenin nazik olmadığını öğretti.My mother taught me that it's not polite to point.
Hangi demir yolu ile seyahat etmeyi tercih edersiniz?Which railroad do you prefer to travel on?
Sobayı tamir etmesi için bir profesyonel kiraladım.I hired a professional to repair the stove.
Kunduracı ayakkabıların tamir etmek için çok eski olduğunu söyledi.The shoemaker said the shoes were too old to repair.
Genç çalışandan istifa etmesi istendi.The young worker was asked to resign.
Çatıyı tamir etmenin maliyeti onu şok etti.The cost of repairing the roof shocked her.
Tesisatçı bizim lavaboyu tamir etmek için birçok alet kullandı.The plumber used many tools to fix our sink.
Amerikalıların Çin'e seyahat etmeleri için bir vizeye ihtiyaçları var.Americans need a visa to travel to China.
Büyükannemi ziyaret etmek için sabırsızlanıyorum.I can't wait to visit my grandmother.
Eski arkadaşları ziyaret etmek eğlencelidir.It's fun to visit old friends.
İşaret insanları park etmemesi için uyarıyordu.The sign warned people not to park.
Dostlar her zaman birbirlerine yardım etmeye isteklidir.Friends are always willing to help each other.
Bana iftira etmeyin.Don't vilify me!
Ben onların birbirleriyle flört etmelerini onaylamıyorum.I don't approve of them dating each other.
Eğer trene yetişmek istiyorsan derhal hareket etmelisin.You'll have to get a move on if you want to catch the train.
Diğerlerine yardım etme ve para kazanma fikrine cezbedildim.I was attracted to the idea of helping others and getting money.
Diğerlerine yardım etme ve para kazanma fikri beni cezbetti.I was attracted to the idea of helping others and getting money.
Bir kaza varsa, onu rapor etmeliydik.If there were an accident, we would have to report it.
Nasıl olsa acele etmek iyi bir fikir olacak.Anyhow it will be a good idea to hurry up.
Amerika Birleşik Devletlerine seyahat etmek ister misin?Would you like to travel to the United States?
Yasaya itaat etmek her zaman görevimizdir.It's our duty to always obey the law.
Onu ikna etmek için zamana ihtiyacım vardı.I needed time to convince her.
Bir babanın, çocuklarına karşı olan sorumluluklarını ihmal etmemesi gerekir.A father shouldn't shirk his responsibilities to his children.
Seni ısırdığında bana şikayet etmeye gelme.Don't come complaining to me when it bites you.
Herkes iştirâk etmekte özgürdür.Everyone is free to contribute.
Acele etmeliyim.I have to hurry!
O intihar etmeye çalışıyor.He's trying to commit suicide.
Bu kitabı tercüme etmek için ne kadar süreye ihtiyacı var?How much time does she need to translate this book?

İlgili Sayfalar