Ana içeriğe geç
Sözlük

etkisini ile cümle

etkisini kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
9
ORT. KELİME
Okul çağındaki çocuklarda yatışma yan etkisinin sınıfta öğrenmeye etkileri olmaktadır.Παρενέργειες υπνηλίας κατά την σχολική ηλικία έχουν επιπτώσεις στην μάθηση στην τάξη.
Bu sorun etkisini azaltmak için çeşitli diğer algoritmalar geliştirilmiştir.Υπάρχουν πολλοί άλλοι αλγόριθμοι για να ξεπεραστεί αυτό.
Keşiş olan Sezar, siyasi olaylar üzerinde etkisini sürdürdü.Ο Καίσαρας Ιωάννης διατήρησε κάποια επίδραση στα πολιτικά γεγονότα.
İki bin yıldan uzun bir süre boyunca Gandalf, Orta Dünya'da etkisini arttıran kötü güçler ile savaştı.I over 2000 år kæmpede Gandalf mod den voksende ondskab i Midgård.
1817 de jiroskop etkisini buldu.I 1817 opdagede han gyroskopeffekten.
Okul çağındaki çocuklarda yatışma yan etkisinin sınıfta öğrenmeye etkileri olmaktadır.Sedative bivirkninger hos børn i skolealderen har en negativ effekt på indlæring.
Devrimci bu hareket Berlin’de etkisini artırarak sürdürüldü.Denne liberale revolution forstærkede uroen i Nederlandene.
“Davranışlarımızın ne kadarı kalıtımsal ne kadarı çevre etkisinin sonucudur?”"How Accurate Is The Theory of Everything?".
Etkilenme hızı: 1-3 saat arasında etkisini gösterir.Ved indtagelse indtræder virkningen i løbet af 1½ time.
Alman devletleri üzerindeki Avusturya etkisinin azalması, Avusturya'nın dikkatini Balkanlara çevirdi.Slutten på den østerrikske herredømmet over de tyske stater flyttet Østerrikes fokus til Balkan.
Pleiotropi tek bir genin birçok fenotipik özellik üzerindeki genetik etkisini tanımlar.Det beskriver effekten av et enkelt gen på flere fenotypiske egenskaper.
Sert Rusya kışı tüm etkisini ortaya koymuştu.Den fulle tyngden av den harde russiske vinteren satte inn.
Eroin'in etkisini gösterme hızı, hangi yolla alındığına bağlı olarak değişir.Raske effekter av heroin avhenger av hvilken tilførselsvei som benyttes.
Maccaroni safranla lezzetlendirilerek yapılırdı ve böylece de Arap etkisini gösterir.Makaroni ble kokt i kapun (kastrert hane) smaksatt med safran, noe som viser persisk innflytelse.
Bu, tuzağın etkisini bir hayli arttırmıştır.Dette medførte en stor oppblomstring av kaperfarten.
Hendrik Kramers, Stark etkisini açıkladı.Cronenberg merket virkningen.
Bunlara karşılık, diğer çalışmalar son uyarıların belleksel uydumculuk etkisini azalttığını göstermekte.Den motsatte siden av det samme spørsmålet er om andre vitenskaper kan reduseres til biologi.
Spiriç, reformları Bosnalı Sırp nüfusun etkisini azaltmak olacağını hissettiğini söyledi.Špirić merasa bahwa reformasi ini akan mengurangi pengaruh populasi Serbia Bosnia.
Orbital transferi için diğer metotlar elektron gibi parçacıkların çarpışması ve Auger etkisini içerir.Metode perpindahan orbital lainnya meliputi pertumbukan dengan partikel elektron lain dan efek Auger.
Alman devletleri üzerindeki Avusturya etkisinin azalması, Avusturya'nın dikkatini Balkanlara çevirdi.Berakhirnya dominasi Austria atas negara-negara Jerman mengalihkan perhatian Austria ke wilayah Balkan.
Etkisinin ömür boyu sürdüğü düşünülmektedir.Vaksinasi tampaknya efektif untuk seumur hidup.
Jobbik küreselleşen kapitalizmi ve Macaristan'da yabancı yatırımcıların etkisini reddeder.Jobbik secara khusus menentang investasi Israel dan Yahudi di Hongaria.
II. Dünya Savaşı'nı Müttefiklerin kazanmasıyla beraber Sovyetler Birliği Doğu Avrupa'daki etkisini artırmıştı.Setelah Perang Dunia II, Uni Soviet yang sudah memperluas pengaruhnya di daerah Eropa Timur.
Chain ve Florey penisilinin tedavisel etkisini ve kimyasal bileşimini keşfetti.Chain và Florey đi tới việc khám phá tác dụng chữa bệnh của penecillin và thành phần hóa học của nó.
İngiliz medyası, yarışmanın "NextGen Serisinin artan etkisini sınırlamak" için oluşturulduğunu belirtti.Truyền thông Anh cho rằng sự ra đời của giải đấu để "hạn chế ảnh hưởng đang lên của NextGen Series".
Sovyetler Birliği Orta Doğu ve Afrika'daki diplomatik ve politik etkisini genişletti.Liên Xô mở rộng quan hệ ngoại giao và ảnh hưởng chính trị tới Trung Đông và châu Phi.
Ana madde: Rus iç savaşı Japonya, Çin üzerindeki etkisini 1918 yılında Nishihara Borçları ile artırdı.Năm 1918, Nhật Bản tiếp tục mở rộng ảnh hưởng và đặc quyền của mình tại Trung Quốc thông qua món nợ Nishihara.
Caz, Afrika ve Avrupa etkisinin karışımıdır.Văn hoá Bahamas là sự pha trộn giữa ảnh hưởng Châu Phi và Châu Âu.
Etkisinin ömür boyu sürdüğü düşünülmektedir.Vắc xin cho thấy hiệu quả suốt đời.
Bu eğilimler, bu tarz bilgileri güvenilmez olarak yorumlayarak etkisini azaltır.Họ giảm trừ ảnh hưởng của những thông tin như vậy bằng cách diễn giải rằng chúng không đáng tin cậy.
Teknolojinin insan toplumuna etkisini Aristoteles ilk defa ayrıntılı biçimde irdelemiştir.Lý thuyết về luật của tự nhiên được Aristotle đề cập lần đầu tiên.
Etkisini kısa sürede gösterir.Các hiệu ứng sẽ xuất hiện nhanh chóng.
Böylece zehir etkisini yok ederler.Và loại chất độc ấy làm cho ông yếu dần đi.
Etkisini İskoçya’ya kabul ettirmeyi denedi.Họ khuyên ông nên thương lượng với phía Scotland.
Günümüzde İsrail merkezli etkisini göstermektedir.Israel ngày nay chuyển sang trực thuộc UEFA.
Kararsız plajlar genellikle insan etkisinin (dalga kıran) bir sonucudur.Đơn vị cơ sở của trục không gian là phân đoạn sản xuất (thường là phần không gian trên mặt bằng).
Kimileri Yunan etkisini küçümsemişlerdir.Một thiểu số là người theo Công giáo Hy Lạp.
Sanırım filmlerin insanlar üzerindeki etkisini ilk kez gerçekten o zaman fark ettim."Đó là lúc chúng tôi thực sự hiểu bộ phim cũng như các nhân vật trong đó."
Etkisini kısa sürede gösterir.短時間で効果を発揮する。
Chain ve Florey penisilinin tedavisel etkisini ve kimyasal bileşimini keşfetti.チェーンとフローリーはペニシリンの治療効果と化学組成を明らかにした。
Bu bir dizi aşama sonrasında etkisini gösterir.次々と連続入力が必要。
Başka hayvanlar için zararlı olan bu maddeler koalanın vücudunda zehir etkisini kaybeder.他にヒトに害を与える昆虫には、体に毒を持つものがある。
1817 de jiroskop etkisini buldu.1821年にゼーベック効果を発見した。
Böylece zehir etkisini yok ederler.毒状態にする効果は無い。
Doğu etkisinin başladığı dönemdir.西部開拓時代末期。
Etkisinin boyutu tartışmalı olmasına rağmen, muhtemelen Mısır ve Babil matematiğinden esinlenmişlerdi.虽然他们的影响程度依然是有争议的,但他们或许受到了埃及和巴比伦数学的启发。
Alman devletleri üzerindeki Avusturya etkisinin azalması, Avusturya'nın dikkatini Balkanlara çevirdi.在德意志霸权的结束使奥地利将注意力转移到了巴尔干。
Doğu etkisinin başladığı dönemdir.南北朝時代結束。
Basilieos gittikçe Mihail üzerindeki etkisini arttırdı.巴西尔对米海尔的影响日益加大。
Sanırım filmlerin insanlar üzerindeki etkisini ilk kez gerçekten o zaman fark ettim."你可以在第二遍看时对影片有不同于第一遍的理解”。
Bunun yerine bağımsızlık yanlısı fikirler etkisini göstermeye başlamıştı.這對自主學習的思想產生了影響。
Diğer beklentilerin etkisini de dikkate almakta yarar vardır.另外能力中也具有預見未來的效果。
Compton X ışınlarının tuz içerisindeki sodyum ve klorin çekirdekleri üzerindeki etkisini incelemiştir.康普顿研究过照射X射线于盐會對钠离子与氯离子產生的作用。
Coğrafi olarak, Sibirya’dan gelen soğuk kış rüzgarının etkisinin altında olan Kuzeydoğu Çin’de bulunmaktadır.哈爾濱位於中國東北方,會受到西伯利亞寒冷的冬季季風。
Bazı patojenler konağın bağışıklık yanıtını yanlış yönlendiren veya etkisini azaltan bileşenler salarlar.很多病原菌会分泌化合物来降低或误导宿主的免疫反应。
Ağrı kesicilerin etkisini %40 arttırmaktadır.胃潰瘍的盛行率大約為4%。
Etkisinin alanı 3x3'tür.범위공격은 3×3이다.
Dünya Bankası, Tek Sağlık yaklaşımının küresel sağlık maliyetine etkisini araştırmaktadır.세계은행은 세계적인 건강문제에 관한 원헬스적 접근의 비용 대비 효과를 입증하는 방법을 조사 중이다.
Bu olgu genetiğin İnsan özellikleri ve davranış yönünden birçok etkisini görüntülemektedir.이러한 현상은 인간의 성격과 행동이 많은 부분에서 유전적 영향을 받고 있다는 것을 잘 설명해 준다.
Hükümet değişikliği Kadar üzerinde derhal etkisini gösterdi.이명박 정부는 출범하자마자 정책 변화를 추구하였다.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
etkisini ile cümle - Sayfa 7 - etkisini kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App