Ağrı kesicilerin etkisini %40 arttırmaktadır.패혈증은 치사율이 40%이다.
Bu sorun etkisini azaltmak için çeşitli diğer algoritmalar geliştirilmiştir.이와 같은 종류의 중간자 공격을 막기 위한 여러가지 다른 알고리즘이 개발되어 있다.
Bu aletlerin çalışırlarken gösterilmeleri filmin dramatik etkisini güçlendirmekte de kullanılmıştır.톰에대한 관객들의 이해를 높이는 한편, 영화의 비극성을 더해주는 장치로 기능한다.
Fakat bu etkisini hiçbir zaman kötüye kullanmamıştır.그러나, 그러한 효과가 언제나 부정적이지만은 않다.
Son yıllarda Blackburn ve arkadaşları, telomeraz ve telomerler üzerinde stresin etkisini araştırmaktadırlar.בשנים האחרונות בלקבורן ועמיתיה חקרו את ההשפעה של לחץ על הטלומראז והטלומרים.
Coğrafi olarak, Sibirya’dan gelen soğuk kış rüzgarının etkisinin altında olan Kuzeydoğu Çin’de bulunmaktadır.חרבין ממוקמת בצפון מזרח סין, וככזו היא נמצאת תחת השפעתה של רוח החורף הקרה שמוצאה בסיביר.
Etkisini Nisan ayına kadar sürdürür.פריחתו נמשכת עד אפריל.
Bu bir dizi aşama sonrasında etkisini gösterir.סדרת מספרים אם כן, מתארת סדרת זריקות.
Vata ayaklanması Macaristan'daki Hristiyan etkisinin kırılmasına yönelik son çaba olarak değerlendirilebilir.Въстанието Вата е последният значителен опит за спиране на християнизацията на Унгария.
Etkisini Nisan ayına kadar sürdürür.Самият ремонт продължава до април.
Sosyal psikoloji toplumsal şartların insanlar üzerindeki etkisini araştıran bilim dalıdır.Socijalna psihologija je znanost o tome kako socijalne prilike ugrožavaju ljude.
Dünya üzerinde dönen kişiler Coriolis etkisini hesaba katmalıdır.Budući da zemlja rotira na vjetar utječe i Coriolisov učinak.
Doğu etkisinin başladığı dönemdir.Njome počinje uskrsno vrijeme.
Manchester Üniversitesi'nde, karbondioksit ile klor karışımına ışığın etkisini araştırdı.V Manchestri Harden študoval správanie svetla v zlúčeninách oxidu uhličitého a chlóru.
Polis kazada alkolün etkisinin olmadığına hüküm getirdi.Podľa výsledkov pitvy nebol Kalma v čase nehody pod vplyvom alkoholu.
Sıcaklık termal enerjinin bir ölçüsüdür, böylece artan sıcaklık çekici kuvvetin etkisini azaltır.Zemný výmenník tepla je zariadenie určené na zníženie energetickej náročnosti vykurovania.
Şarkının etkisinden bir süre sonra daha etkisini sürdüren sanatçı, 2006 yılına kadar albüm yayımlamadı.Pravidlo o tom, že umelec tiež nesmie mať skôr vydanú hudbu bol aktívny 2003 - 2006.
Temmuzdan ocak ayına kadar, ülkede tayfun kuşağı etkisini göstermektedir.V období od júna do novembra zasahujú nad územie krajiny cyklóny z Karibskej oblasti.
Burada Güneş ısısının Dünya atmosferinin hareketlerindeki etkisini gösterdi.Razpoznal je, da toplota s Sonca vpliva na gibanja v ozračju.
Bazı patojenler konağın bağışıklık yanıtını yanlış yönlendiren veya etkisini azaltan bileşenler salarlar.Številni patogeni izločajo spojine, ki zmanjšujejo ali napačno usmerijo gostiteljev imunski odziv.
Kasket, güneşin etkisini azaltmak için kullanılır.Atmosfera se vede kot blažilec vpliva Sonca na Zemljo.
19. yüzyılda Çin'deki faaliyetleri Britanya etkisinin Çin'e yayılmasında etkili oldu.Vietoj to, nuo XVII a. čia reiškėsi britų kultūrinė įtaka.
Bu olgu genetiğin İnsan özellikleri ve davranış yönünden birçok etkisini görüntülemektedir.Šis pavyzdys pabrėžia genetikos įtaką asmenybei ir elgesiui.
Albert Einstein 1905 yılında Optikte fotoelektrik etkisini açıkladı.Remiantis šia idėja Albertas Einšteinas 1905 m. paaiškino fotoefektą.
19. yüzyıldan itibaren Rusya bölgede etkisini arttırmaya başlar, ancak Buhara'yı işgal etmez.Per vėlesnius 40 metų Rusija pamažu užėmė Bucharos teritoriją, nors niekada neaneksavo paties Bucharos miesto.
Başka bir araştırmaya göre de sakız çiğnemenin iştah açıcı etkisini ortaya koymuştur.Tyrimai rodo, kad jo priedas gerina nugriebto pieno skanumą.
Nobunaga, Hıristiyanlığın güçlenmesiyle Budist tapınakların etkisinin azalacağını düşünüyordu.Kad sutramdytų budizmą, Nobunaga rėmė krikščionybę.
İkinci bölümde gerilim ve korku yavaşça etkisini gösterir.Minties ir jausmo įtampa pirmoje periodo dalyje paprastai auga, o antroje slūgsta.
Bu sorun etkisini azaltmak için çeşitli diğer algoritmalar geliştirilmiştir.Bittide hulga vähendamiseks on välja töötatud erinevaid andmetihenduse algoritme.
Pleiotropi tek bir genin birçok fenotipik özellik üzerindeki genetik etkisini tanımlar.Epistaas on juhtum, kus ühe fenotüübi määrab mitu erinevat geeni.
Diğer beklentilerin etkisini de dikkate almakta yarar vardır.Arvesse võetakse ka mõju kolmandatele osapooltele.
Dünya üzerinde dönen kişiler Coriolis etkisini hesaba katmalıdır.Läänetuuli võimendab veelgi Coriolisi efekt.
14 4 hasar azaltma politikaları etkisini göstermeye başlamıştır (Estimations pour l’Union européenne
14 4 hasar azaltma politikaları etkisini göstermeye başlamıştır (Istnieje możliwość, że są to widoczne skutki realizacji polityki zapobiegania i ograniczania szkód (144).
14 4 hasar azaltma politikaları etkisini göstermeye başlamıştır (Εκτίµηση σε εpiίpiεδο ΕΕ
14 4 hasar azaltma politikaları etkisini göstermeye başlamıştır (Приблизителни оценки за ЕС
40 yıl sonra, bu grup türümüzün yıkıcı gücünün çevremiz üzerinde etkisinin tamamen farkındalar.40년 뒤에 많은 사람들은 파괴의 힘이 인간의 환경지배로 나타난 것을 알게 되었고,
40 yıl sonra, bu grup türümüzün yıkıcı gücünün çevremiz üzerinde etkisinin tamamen farkındalar.40 שנה מאוחר יותר, הקהל הזה, יותר מאחרים מודע היטב לכוח ההרסני שיש למין האנושי על הסביבה שלנו.
40 yıl sonra, bu grup türümüzün yıkıcı gücünün çevremiz üzerinde etkisinin tamamen farkındalar.وبعد 40 عام .. هذه الجماعة أكثر من ذي قبل بدأت تدرك القوة المدمرة التي نقوم بها - كبشر - تجاه بيئتنا
40 yıl sonra, bu grup türümüzün yıkıcı gücünün çevremiz üzerinde etkisinin tamamen farkındalar.人類が地球環境を変えるほどの 破壊力を持っていることに気づきました 人類はやっとこの問題に立ち向かいはじめたようです
Ancak o zaman yaptığının etkisini görebiliyorsun." demişti.Dan pas zie je je resultaat."
Ancak o zaman yaptığının etkisini görebiliyorsun." demişti.그제야 자기가 한 일이 끼친 영향을 볼 수 있지요."
Ancak o zaman yaptığının etkisini görebiliyorsun." demişti.lalu barulah anda melihat bagaimana hasil lemparan bola anda tadi."
Ancak o zaman yaptığının etkisini görebiliyorsun." demişti.ואז רואים את ההשפעה שלך."
Ancak o zaman yaptığının etkisini görebiliyorsun." demişti.عندئذ يمكنك رؤية ما أنجزت."
Ancak o zaman yaptığının etkisini görebiliyorsun." demişti.でもリアルタイムのデータが
A net bir şekilde E'den bağımsız değil çünkü C üzerinden A'nın E'ye olan etkisini görebiliyoruz.A chiaramente non è indipendente da E perché attraverso C possiamo vedere un'influenza di A su E.
A net bir şekilde E'den bağımsız değil çünkü C üzerinden A'nın E'ye olan etkisini görebiliyoruz.A ist eindeutig nicht unabhängig von E, weil wir über C einen Einfluss von A auf E sehen.
A net bir şekilde E'den bağımsız değil çünkü C üzerinden A'nın E'ye olan etkisini görebiliyoruz.A jasne nie je závislé na E, pretože cez C vidíme vplyv A na E.
A net bir şekilde E'den bağımsız değil çünkü C üzerinden A'nın E'ye olan etkisini görebiliyoruz."A" nyilván nem független E-től mert C-n keresztül A hatással van E-re.
A net bir şekilde E'den bağımsız değil çünkü C üzerinden A'nın E'ye olan etkisini görebiliyoruz.A wyraźnie nie jest niezależne od E, ponieważ za pośrednictwem C widzimy wpływ A na E.
A net bir şekilde E'den bağımsız değil çünkü C üzerinden A'nın E'ye olan etkisini görebiliyoruz.A zjevně není nezávislé na E, protože A může ovlivňovat E přes C.
A net bir şekilde E'den bağımsız değil çünkü C üzerinden A'nın E'ye olan etkisini görebiliyoruz.A и E зависимы, потому что A влияет влияет на E через C.
A net bir şekilde E'den bağımsız değil çünkü C üzerinden A'nın E'ye olan etkisini görebiliyoruz.A ו-E בבירור תלויים, מאחר ו-A משפיע על E דרך C.
A net bir şekilde E'den bağımsız değil çünkü C üzerinden A'nın E'ye olan etkisini görebiliyoruz.Bを与えられても状況は変わりません
Araştırmacılar bu rahatlama tepkisinin placebo etkisini açıklayan şey olduğunu düşünüyorlar.Ahora esta respuesta de relajación es lo que los investigadores piensan explica el efecto placebo.
Araştırmacılar bu rahatlama tepkisinin placebo etkisini açıklayan şey olduğunu düşünüyorlar.La risposta di rilassamento, a opinione dei ricercatori, spiega l'effetto placebo.
Araştırmacılar bu rahatlama tepkisinin placebo etkisini açıklayan şey olduğunu düşünüyorlar.Răspunsul de relaxare e cel care cred cercetătorii că dă efectul placebo.
Araştırmacılar bu rahatlama tepkisinin placebo etkisini açıklayan şey olduğunu düşünüyorlar.Zdaniem naukowców reakcja relaksacyjna wyjaśnia efekt placebo.
Araştırmacılar bu rahatlama tepkisinin placebo etkisini açıklayan şey olduğunu düşünüyorlar.Поэтому реакция релаксации, как считают исследователи объясняет эффект плацебо.