1940'tan başlayarak Litvanya; Sovyetler Birliği ve Nazi Almanyası'nın etkisine girdi.Începând cu 1940, Lituania a fost ocupată mai întâi de Uniunea Sovietică și apoi de Germania Nazistă.
Kısacası tüm vücutta etkisine gösterir.În serial aflăm despre funcționarea întregului organism.
Bu durumda, uzatılmış yapı, bu arada görüşlerin gelişmesine izin vermenin yararlı etkisine sahipti.Ebben az esetben az építés elhúzódásának előnyös hatása volt, hogy közben a nézetek is fejlődhettek.
Çünkü bebekler antikolinerjiklerin etkisine çok hassastır.Imeväisikäiset ovat herkkiä antikolinergien vaikutuksille.
Savaşçı sınıfının saray etkisine girişi, Hōgen Ayaklanması'nın bir sonucu idi.Sotilasluokan nouseminen hoviin oli Hōgen-kapinan seuraus.
Kalmukların kurduğu Kalmuk Hanlığı bir süre sonra Çarlık Rusyası'nın etkisine girmiştir.Linnoituksen piiritys lienee vaikuttanut tapaan, millä venäläiset käsittelivät myöhemmin Viaporia.
Ortamın etkisine de bağlıdır.Myös muninta riippuu ympäristön olosuhteista.
Büyük tahrip gücüne ve yıkım etkisine sahip bir patlamadır.Granatkaster med stor rekkevidde og ødeleggelseskraft.
Etkisine hız farkının büyüklüğü kapanma hızı denir.Størrelsen til hastighetsvektoren kalles farten.
Bu da toz taneciklerini ışıkla renklendirme etkisine sahiptir.Dette har sammenheng med katteøynenes evne til å reflektere lys.
Kısacası tüm vücutta etkisine gösterir.Kesemuanya memberikan pengaruh bagi organisme.
Kelebek etkisine verilebilecek bir diğer örnekte 1861-1865 yılları arasında süren Amerikan İç Savaşı'dır.Perang ini dikenal sebagai Perang Saudara Amerika, dan berlangsung antara tahun 1861-1865.
Savaşçı sınıfının saray etkisine girişi, Hōgen Ayaklanması'nın bir sonucu idi.Sự lấn tới của tầng lớp võ sĩ vào ảnh hưởng của hoàng gia là hậu quả của cuộc nổi loạn Hōgen.
Kısacası tüm vücutta etkisine gösterir.全身に効果をもたらす。
Bu durum oyunbozan etkisine bir örnektir.そのことが遊斗の悩みの種にもなっている。
Ortamın etkisine de bağlıdır.環境にも有害である。
Aynı zamanda, Yunanistan ve Doğu Roma'nın çoğu Hristiyanlık etkisine girdi.당시 그리스와 로마의 동부 지역은 기독교의 영향을 받게 된다.
Kısacası tüm vücutta etkisine gösterir.המחלה משפיעה על כל איברי הגוף.
Kısacası tüm vücutta etkisine gösterir.Tako se može djelovati na cijelo tijelo.
Savaşçı sınıfının saray etkisine girişi, Hōgen Ayaklanması'nın bir sonucu idi.Vstop bojevniškega razreda na dvorni parket se je zgodil kot posledica upora Hogen.
Dünya'nın iyonosferinden geçen radyo dalgaları da benzer şekilde Faraday etkisine maruz kalır.Na radijske valove, ki prečkajo ionosfrero prav tako vpliva Faradayev pojav.
Kısacası tüm vücutta etkisine gösterir.Ti imajo lahko takojšen učinek na celotno telo.
Kısacası tüm vücutta etkisine gösterir.Pasižymi poveikiu bendrai visam organizmui.
Kalmukların kurduğu Kalmuk Hanlığı bir süre sonra Çarlık Rusyası'nın etkisine girmiştir.Visą savo karjeros valstybės aparate laiką jautė galimą pavojų iš Sovietų Rusijos.
Bu sayede bir opioid ilaç olan morfin in etkisine benzer algılamada bozukluklar oluşur.See on poolsünteetiline opiaat, mille toime tugevus sarnaneb morfiini omaga.
Ama biz büyük bir asteroit etkisine tanık değiliz.하지만 우리 중에 아무도 소행성 충돌이라는 재해를 목격한 이는 없습니다.
Ama biz büyük bir asteroit etkisine tanık değiliz.Nie byliśmy świadkami uderzenia dużej asteroidy, co potwierdziłoby idee neokatastrofizmu.
Ama biz büyük bir asteroit etkisine tanık değiliz.Но мы не были свидетелями большого столкновения с астероидом, поэтому это тип нео-катастрофизма.
Ama biz büyük bir asteroit etkisine tanık değiliz.אבל לא היינו עדים לפגיעה של אסטרואיד ענק,
Ama biz büyük bir asteroit etkisine tanık değiliz.لكننا لم نشهد ارتطاما كبيرا لكوكب،
Ama biz büyük bir asteroit etkisine tanık değiliz.これは いわば新しい絶滅論です
Anın etkisine kapılmaktan hayır gelmez.Det är inget bra att ge efter för plötsliga infall.
Anın etkisine kapılmaktan hayır gelmez.Det er ikke godt at give efter for pludselige indfald.
Anın etkisine kapılmaktan hayır gelmez.Ei pidä antautua hetken huumalle.
Anın etkisine kapılmaktan hayır gelmez.Nic dobrego nie wynika z ulegania nagłym impulsom.
Anın etkisine kapılmaktan hayır gelmez.Non serve a nulla lasciarsi andare all'entusiasmo del momento.
Anın etkisine kapılmaktan hayır gelmez.No sirve de nada dejarse llevar por la emoción del momento.
Anın etkisine kapılmaktan hayır gelmez.Render-se ao calor do momento não traz nada de bom.
Anın etkisine kapılmaktan hayır gelmez.Δεν βγαίνει τίποτα καλό όταν σε παρασύρει η στιγμή!
Anın etkisine kapılmaktan hayır gelmez.Ничего хорошего не бывает, если действовать сгоряча.
Cam binaların kuşların yaşamı üzerindeki etkisine bir örnek daha.Contoh lain dari dampak benturan gedung kaca pada nyawa dari burung.
Cam binaların kuşların yaşamı üzerindeki etkisine bir örnek daha.Ďalší príklad dopadu sklenených budov na život vtákov.
Cam binaların kuşların yaşamı üzerindeki etkisine bir örnek daha.Ein weiteres Beispiel des Einflusses von Glasgebäuden auf das Leben von Vögeln.
Cam binaların kuşların yaşamı üzerindeki etkisine bir örnek daha.Inny przykład wpływu szklanych powierzchni na życie ptaków.
Cam binaların kuşların yaşamı üzerindeki etkisine bir örnek daha.Jednoduše další příklad toho, jaký vliv mají na život ptáků skleněné budovy.
Cam binaların kuşların yaşamı üzerindeki etkisine bir örnek daha.새들의 삶에 유리 빌딩이 주는 또다른 영향의 예입니다.
Cam binaların kuşların yaşamı üzerindeki etkisine bir örnek daha.Másik példa arra, hogy milyen hatása lehet az üveg épületeknek a madarak életére.:
Cam binaların kuşların yaşamı üzerindeki etkisine bir örnek daha.Một ví dụ khác về ảnh hưởng của những tòa nhà có cửa kính lên mạng sống của chim.
Cam binaların kuşların yaşamı üzerindeki etkisine bir örnek daha.Nog een voorbeeld van de invloed van glazen gebouwen op het leven van vogels.
Cam binaların kuşların yaşamı üzerindeki etkisine bir örnek daha.Otro ejemplo del impacto de los edificios de vidrio sobre la vida de las aves.
Cam binaların kuşların yaşamı üzerindeki etkisine bir örnek daha.Outro exemplo do impacto dos edifícios de vidro na vida das aves.
Cam binaların kuşların yaşamı üzerindeki etkisine bir örnek daha.Un alt exemplu al impactului pe care-l au clădirile din sticlă asupra vieții păsărilor.
Cam binaların kuşların yaşamı üzerindeki etkisine bir örnek daha.Un altro esempio dell'impatto delle costruzioni di vetro sulla vita degli uccelli.
Cam binaların kuşların yaşamı üzerindeki etkisine bir örnek daha.Un autre exemple de l'impact des bâtiments en verre sur la vie des oiseaux.
Cam binaların kuşların yaşamı üzerindeki etkisine bir örnek daha.Ένα ακόμη παράδειγμα της επίδρασης των γυάλινων κτιρίων στη ζωή των πουλιών.
Cam binaların kuşların yaşamı üzerindeki etkisine bir örnek daha.Другой пример влияния стеклянных зданий на жизнь птиц.
Cam binaların kuşların yaşamı üzerindeki etkisine bir örnek daha.Ще один приклад того, як скляні будівлі впливають на життя птахів.
Cam binaların kuşların yaşamı üzerindeki etkisine bir örnek daha.דוגמה נוספת להשפעה שיש למבני זכוכית על חיי הציפורים.
Cam binaların kuşların yaşamı üzerindeki etkisine bir örnek daha.مثال آخر عن تأثير المباني الزّجاجية في حياة الطيور.
Cam binaların kuşların yaşamı üzerindeki etkisine bir örnek daha.もう一つ建物のガラスが 鳥の命を左右する例を紹介します ロッテルダムにいるクロウタドリの マッド・マックスです