''The Last Time'' bir folk rock etkisinde kalan bir alternatif rock şarkısıdır.Pjesma je alternativna rock pjesma, s utjecajima folk rock.
Sonra, Roma'da Claude Lorrain'in etkisinde kaldı.Možda, no tada u Ferrariju ne sjedi Ross Brawn.
İkizler, 21 Mayıs ile 21 Haziran arasında doğanların etkisinde olduğuna inanılan burç.Osobe rođene od 22. svibnja do 21. lipnja rođene su u znaku blizanaca.
Takımyıldızlar bir perspektif etkisinden kaynaklanır.Interferentna slika je posljedica superpozicije.
Günlerce etkisinde kaldım.Djelovali su nekoliko godina.
Doğu ve batı tribünleri Art deco sanatının etkisinde, yeniden inşa edildi.Západná a Východná tribúna boli postavené v štýle Art deco.
Endonezya tarihi ülkedeki doğal kaynakları elde etmek isteyen yabancı güçlerin etkisinde kalmıştır.Indonézska história bola ovplyvnená snahami cudzích mocností ovládnuť jej prírodné bohatstvo.
Genetik materyal üzerine olan etkisinden dolayı, potansiyel karsinojenik etkisi vardır.Ale niektoré štúdie uvádzajú, že dlhodobá expozícia môže mať karcinogénne účinky.
Şarkının etkisinden bir süre sonra daha etkisini sürdüren sanatçı, 2006 yılına kadar albüm yayımlamadı.Pravidlo o tom, že umelec tiež nesmie mať skôr vydanú hudbu bol aktívny 2003 - 2006.
Bazı antidepresan ilaçlar da, uyarıcı etkisinden ötürü uyku yitimine yol açabilmektedir.Nekateri antidepresivi lahko povzročijo nespečnost zaradi stimulativnega učinkovanja.
Özellikle Michelangelo onun büyük etkisinde kalmıştır.Freska je imela velik vpliv na Michelangela.
Yapılan polis sorgusunda organizasyonun, filmin etkisinde kalındığından gerçekleştirildiği belirtildi.Policist na drugi strani žensko vpraša kaj se je zgodilo, potem ko se prizor zaključi.
Patricia Maessen 15 Mayıs 1996 yılında İnme etkisinden dolayı yaşamını yitirmiştir. ^Patricia Maessen mirė 1996 m. gegužės 15 d. nuo insulto.
414 yılından itibaren Theodosius, ablası Pulcheria'nın etkisinde kalmıştır.Nuo 416 m. Teodosijus valdė pats, bet sesuo jam darė didelę įtaką.
Japon kültürünün etkisindedir.Japonų kultūroje viskas vyksta tarsi viduje.
Gençliğinde Avrupa’daki sosyalist fikirlerin etkisinde kaldı.Nooruses paelus teda sotsialistlik ideoloogia.
Endonezya tarihi ülkedeki doğal kaynakları elde etmek isteyen yabancı güçlerin etkisinde kalmıştır.Indoneesia ajalugu on oluliselt mõjutanud tema loodusvarasid himustavad võõrriigid.
Avrupa’da uyuşturucu etkisinde araba kullanmaya tepki verilmesiAanpak van rijden onder invloed van drugs in Europa
Avrupa’da uyuşturucu etkisinde araba kullanmaya tepki verilmesiEurópai válaszok a kábítószer hatása alatt történő gépjárművezetésre
Avrupa’da uyuşturucu etkisinde araba kullanmaya tepki verilmesiEuropeiska åtgärder mot fordonskörning under påverkan av narkotika
Avrupa’da uyuşturucu etkisinde araba kullanmaya tepki verilmesiHåndtering af narkotikakørsel i Europa
Avrupa’da uyuşturucu etkisinde araba kullanmaya tepki verilmesiHuumaantuneena ajamisen ehkäiseminen Euroopassa
Avrupa’da uyuşturucu etkisinde araba kullanmaya tepki verilmesiMaßnahmen gegen Drogen im Straßenverkehr in Europa
Avrupa’da uyuşturucu etkisinde araba kullanmaya tepki verilmesiModalităţi de abordare a conducerii sub influenţa drogurilor în Europa
Avrupa’da uyuşturucu etkisinde araba kullanmaya tepki verilmesiOdziv na vožnjo pod vplivom drog v Evropi
Avrupa’da uyuşturucu etkisinde araba kullanmaya tepki verilmesiOpatření reagující na řízení vozidel pod vlivem drog v Evropě
Avrupa’da uyuşturucu etkisinde araba kullanmaya tepki verilmesiReagowanie na przypadki prowadzenia pojazdów pod wpływem substancji psychoaktywnych w Europie
Avrupa’da uyuşturucu etkisinde araba kullanmaya tepki verilmesiRiešenie problému s vedením motorových vozidiel pod vplyvom drog v Európe
Avrupa’da uyuşturucu etkisinde araba kullanmaya tepki verilmesiUna respuesta a la conducción bajo los efectos de las drogas en Europa
Avrupa’da uyuşturucu etkisinde araba kullanmaya tepki verilmesiUna risposta europea alla guida sotto l’effetto di droghe
Avrupa’da uyuşturucu etkisinde araba kullanmaya tepki verilmesiОтветни мерки срещу шофирането под въздействие на наркотици в Европа
Batı kültürünün etkisinden tamamen uzak kalmış ve alışılmamış yamyamlık ayinleriyle tanınan서구 문화와 완전히 단절되어 있고, 별난 식인 풍습으로 잘 알려져 있는
Batı kültürünün etkisinden tamamen uzak kalmış ve alışılmamış yamyamlık ayinleriyle tanınanמצא שאפילו חברי שבט הפורה, שהיו מנותקים לחלוטין מתרבות מערבית,
Batı kültürünün etkisinden tamamen uzak kalmış ve alışılmamış yamyamlık ayinleriyle tanınanوجد ان اعضاء قبيلة الفور والتي هي معزولة تماما عن الثقافة الغربية
Batı kültürünün etkisinden tamamen uzak kalmış ve alışılmamış yamyamlık ayinleriyle tanınan發現好似高山族族人咁 同西方文化完全無接觸
Batı kültürünün etkisinden tamamen uzak kalmış ve alışılmamış yamyamlık ayinleriyle tanınan西洋文化とは全く接点がなく 特異の食人風習でも知られている部族ですが
Bu kütleçekim etkisinden kaçamayacaktır.Elle ne pourrait pas échapper à la force gravitationnelle.
Bu kütleçekim etkisinden kaçamayacaktır.Het kan niet ontsnappen aan de invloed van de zwaartekracht.
Bu kütleçekim etkisinden kaçamayacaktır.Nebylo by schopno uniknout jejímu gravitačnímu působení.
Bu kütleçekim etkisinden kaçamayacaktır.Nem lesz képes elmenekülni a gravitációs befolyása.
Bu kütleçekim etkisinden kaçamayacaktır.Nu va putea scăpa influenţei gravitaţionale.
Bu kütleçekim etkisinden kaçamayacaktır.Δε θα μπορούσε να ξεφύγει από την επίδραση της βαρύτητας.
Bu kütleçekim etkisinden kaçamayacaktır.Воно не зможе подолати гравітаційного впливу.
Bu kütleçekim etkisinden kaçamayacaktır.И така границата където, ако сте в рамките на тази граница,
Bu kütleçekim etkisinden kaçamayacaktır.הוא לא יצליח לחמוק ממשיכת הכבידה.
Bütün Dünya Katalogu gibi şeylerin etkisinde kaldım.그 당시에 우주 탐사 프로젝트나, 전체 지구의 카탈로그 같은 것들이 나왔거든요.
Bütün Dünya Katalogu gibi şeylerin etkisinde kaldım."Whole Earth Catalog" i inne rzeczy.
Bütün Dünya Katalogu gibi şeylerin etkisinde kaldım."Каталог всей Земли" и им подобные.
Bütün Dünya Katalogu gibi şeylerin etkisinde kaldım.תוכנית החלל באותו זמן, וקטלוג כל כדור הארץ, דברים כמו זה.
Bütün Dünya Katalogu gibi şeylerin etkisinde kaldım.برنامج الفضاء فى ذالك الوقت، ودليل الأرض الكامل ، وأشياء من هذا القبيل.
Bütün Dünya Katalogu gibi şeylerin etkisinde kaldım.ホール・アース・カタログなどがありました 私の考えでは球体テレビを大量生産し、
Eğer bir dengelenmemiş kuvvetin etkisinde değilse...A menos que uma força em desequilíbrio atue sobre o corpo
Eğer bir dengelenmemiş kuvvetin etkisinde değilse...같은 속력을 끝없이 유지한다는 것입니다
Eğer bir dengelenmemiş kuvvetin etkisinde değilse...Medmindre objektet bliver påvirket af en ubalanceret kraft.
Eğer bir dengelenmemiş kuvvetin etkisinde değilse...Освен ако не му е подействано с небалансирана сила.
Eğer bir dengelenmemiş kuvvetin etkisinde değilse...אלא אם כן יופעל עלי כוח בלתי מאוזן.
Eğer bir dengelenmemiş kuvvetin etkisinde değilse...إلا إذا تعرض لقوة غير منتظمة
Eğer bir dengelenmemiş kuvvetin etkisinde değilse...やっぱり、ピンとこない。 だって、私たちの経験からすると、
E.T., acı dolu, boşanma etkisinde bir aile ve aslında ne yapacağını bilemeyen bir çocuk hakkında.Di una famiglia distrutta da un divorzio doloroso, e alla fine di questo ragazzo che non trova la sua strada.
E.T., acı dolu, boşanma etkisinde bir aile ve aslında ne yapacağını bilemeyen bir çocuk hakkında.Egy megtört szívű, a válásba belerokkant családról, és végső soron a gyerekről, aki nem találja a megoldást.