Özellikle Michelangelo onun büyük etkisinde kalmıştır.Besonders die Arbeiten Michelangelos sollen ihn inspiriert haben.
Samuel Beckett'in ve Harold Pinter'ın etkisinde kalmıştır.Il est influencé principalement par Samuel Beckett et Harold Pinter.
Sebald aynı Thomas Bernhard'ın da etkisinden de söz etmiştir.On y reconnaît l’influence de Thomas Bernhard.
Bazı antidepresan ilaçlar da, uyarıcı etkisinden ötürü uyku yitimine yol açabilmektedir.Certains antidépresseurs peuvent favoriser l'insomnie à cause de leurs effets stimulants.
Burada Roman Jakobson ile tanıştı ve özellikle onun dilsel düşüncesinin etkisinde kaldı.Il fut repris par Roman Jakobson pour étayer la théorie linguistique.
Şarkı daha çok Jamaika dancehall etkisindedir.Plus récemment, les danses s'associe de plus en plus à la musique jamaïcaine, particulièrement le dancehall.
Toplum bilimci Émile Durkheim'ın etkisinde kaldı, dilin toplumsal yönünü vurguladı.Le sociologue français Émile Durkheim publie sa Méthode sociologique.
Finite Incantatem: Bir büyünün ya da lanetin etkisinden kaldıran büyü.Ils ne sont pas moins redoutables avec un arc ou la magie.
Şehirlerde yaşayanlar ise batı dünyasının etkisindedirler.Le monde appartient à ceux qui se lèvent occidentaux.
Annesi Nanthild'in 642'deki ölümüne kadar, onun etkisinde kaldı.Il a quatre ans, et sa mère Nantilde assure la régence jusqu'à sa mort, en 642.
ÖSS'nin etkisinden kurtulamamıştır ve bu yüzden hiç konuşmamaktadır.Il n’a jamais fait appel aux émotions, et il ne voulait jamais éblouir.
Artık Fransa'nın etkisindeydiler ve bunda dolayı devletin yapısı değişti.Il est grand temps de le réformer, et le gouvernement s'y emploie.
Bir başka düşünür Mikhail Bakunin'in etkisinden söz etmek gerekir.On peut illustrer la position majoritaire en résumant celle de Mikhaïl Bakhtine.
Rayleigh saçılımı etkisinden kaynaklanır.On y sent l’influence de Raphaël.
Bulunan madenlerin etkisinden dolayı yer yer toprak rengi değişmektedir.Además, la inclinación de la Tierra (su oblicuidad) varía ligeramente.
Sonra, Roma'da Claude Lorrain'in etkisinde kaldı.También recibió la influencia de Claude Lorrain.
Genetik materyal üzerine olan etkisinden dolayı, potansiyel karsinojenik etkisi vardır.Su uso es controvertido debido a probables efectos cancerígenos.
Samuel Beckett'in ve Harold Pinter'ın etkisinde kalmıştır.Era más bien conocido por sus colaboraciones con Samuel Beckett y Harold Pinter.
Kant, Schelling ve Hegel'in etkisinde kaldı.Influyó en Scheler y en Heidegger.
Şarkı, ağırlıklı olarak New Wave müziğinin etkisindedir.En el disco se tiene más a la música new wave.
Sebald aynı Thomas Bernhard'ın da etkisinden de söz etmiştir.Las apariencias engañan, de Thomas Bernhard.
(Mavi saatte çekilen fotoğraflardaki bu görüntü rayleigh saçılımı'nın etkisinden kaynaklanmaktadır.)(Esto es lo que aparece en Sonic Adventure, durante un flashback).
Japon kültürünün etkisindedir.También parece estar obsesionado con la cultura japonesa.
23. Şubat 1887'de bu bölge, şiddetli bir depremin etkisinde kalarak 2.000 kadar insanın ölümüne sebep oldu.El terremoto más grave aconteció el 23 de febrero de 1887 en el que murieron más de 2.000 personas.
İslamiyet etkisinde gelişen Türk edebiyatı, Türklerin İslamiyet'e geçişi ile başlayan edebi dönemdir.La historia escrita de Sudáfrica comienza con la llegada de los portugueses.
Bu olayın etkisinden ve anavatanının işgal altına girmesinin yarattığı üzüntüden asla kurtulamadı.Nunca se recuperó de la tensión de este episodio, ni de ver su país invadido y vencido.
Bölge yavaş yavaş Yunan kültürü ve sosyal değerlerinin etkisinde kalmıştır.El área estuvo completamente integrado en la cultura y la civilización griegas.
Bunun, metabolizma üzerindeki etkisinden kaynaklandığı düşünülmektedir.Si ritiene che ciò agisca attraverso il suo effetto sul metabolismo.
Bazı antidepresan ilaçlar da, uyarıcı etkisinden ötürü uyku yitimine yol açabilmektedir.Alcuni farmaci antidepressivi possono causare insonnia per loro effetto psicostimolante.
Batı etkisinde gelişen modern Türk edebiyatının şekillenmesi 1896 ve 1923 arasında da sürdü.La maggior parte delle radici della moderna letteratura turca vennero create tra gli anni 1896 e 1923.
Müzikteki kullanımına göre postminimalizm, minimal müzik etkisinde anlamında kullanılır.Nella musica, il postminimalismo si riferisce alla musica che segue la musica minimale.
Kaplıcanın etkisinden dolayı da dünyanın en iyi zeytinlerinin yetiştiği söylenmektedir.Non c'è da stupirsi che la sua collezione di gioielli fosse ritenuta la più bella del mondo.
Sebald aynı Thomas Bernhard'ın da etkisinden de söz etmiştir.Si veda anche la recensione "Thomas Bernhard.
İstanbul'un kuzey ormanları, Karadeniz ikliminin etkisinde biçimlenmiştir.Le foreste della regione iberica nord-occidentale mostrano qualche variazione in accordo con l'altitudine.
ÖSS'nin etkisinden kurtulamamıştır ve bu yüzden hiç konuşmamaktadır.La mandibola del cavaliere è andata perduta, quindi non è in grado di parlare.
Bundan sonra Yunanistan "özgür" ülke gibi görünse de aslında hala Roma etkisinde idi.Греция была объявлена «свободной», но фактически оказалась под властью Рима.
Sebald aynı Thomas Bernhard'ın da etkisinden de söz etmiştir.Репортаж трогает даже самого мистера Бернса.
Samuel Beckett'in ve Harold Pinter'ın etkisinde kalmıştır.Значимое влияние на Эгояна оказали произведения Сэмюэла Беккета и Гарольда Пинтера.
Neshat filmi ilk kez kullanmaya geldiğinde, İranlı yönetmen Abbas Kiarostami'nin etkisinde kaldı.عندما كانت نشاط أول مرة تستخدم الفيلم ، تأثرت بعمل المخرج الإيراني عباس كياروستامي.
Bu olayın etkisinden ve anavatanının işgal altına girmesinin yarattığı üzüntüden asla kurtulamadı.لم يستطع فيضي الهروب من التأثيرات الكارثية التي مرَّ بها بلده العراق وما زال.
Batı etkisinde gelişen modern Türk edebiyatının şekillenmesi 1896 ve 1923 arasında da sürdü.تشكلت معظم جذور الأدب التركي الحديث بين عامي 1896 و 1923.
1843'te ırk sorunlarından ve sömürgeciliğin etkisinden bahsettiği Georges adlı romanını yazdı.في عام 1843 كتب رواية قصيرة تحت عنوان جورج تناول فيها بعض قضايا العرق وآثار الاستعمار.
Selçuklular'ın İran ile ilişkileri nedeniyle minyatür sanatı İran etkisinde kaldı.بسبب حملة التشييع الجزائر تقطع علاقاتها مع إيران.
Bazen, bir ikili yıldızın tek kanıtı yaydığı ışık Doppler etkisinden gelir.تشغيل الوسائط أحيانا يكون الدليل الوحيد على وجود النجم الثنائي هو تأثير دوبلر على الضوء الناتج.
Bazı vakalarda insülinin etkisinde bozukluk genetik olarak tespit edilebilir.في بعض حالات الاصابة الوراثية، تم التعرف على الخلل الوراثي.
Bazen, bir ikili yıldızın tek kanıtı yaydığı ışık Doppler etkisinden gelir.Às vezes, a única evidência de uma estrela binária provém do efeito Doppler em sua luz emitida.
Kuzeyde Napolice güneyde ise Sicilyaca dillerinin etkisinde kalmıştır.No entanto, a influência do italiano do Norte nas variedades locais da língua siciliana é marcada.
Genetik materyal üzerine olan etkisinden dolayı, potansiyel karsinojenik etkisi vardır.A OMS considera que a substância tem um potencial cancerígeno.
Bir başka düşünür Mikhail Bakunin'in etkisinden söz etmek gerekir.Eles ainda discutiam o que fazer, quando Mikhail Bakunin apareceu.
Nakliyat, ambalajlama ve iletimin etkisindedir.O motor e a transmissão eram problemáticos.
Burada Roman Jakobson ile tanıştı ve özellikle onun dilsel düşüncesinin etkisinde kaldı.Daar ontmoette hij Roman Jakobson en maakte hij kennis met diens structuralistische taalkunde.
Şarkı, ağırlıklı olarak New Wave müziğinin etkisindedir.Hun muziek kan onder new wave gecategoriseerd worden.
Clinton bu seçimde üstünlük etkisinden de yararlanmış olabilir.Clinton wist de verkiezingen met een ruime voorsprong te winnen.
Cinayetin etkisinden çıkamamıştır.Hij lijkt niet echt verrast door de moord.
Bu yapıtlar, genelde izlenimci akımın etkisindedir.Deze werken zijn veelal impressionistisch van stijl.
Özellikle Michelangelo onun büyük etkisinde kalmıştır.Michelangelo doet er het langst over.
Zaman döndürücülerin etkisinden dolayı hazne sürekli düşüp parçalanıp tekrar toplanmaktadır.Tijdens de rijping worden de kazen voortdurend geborsteld en gekeerd.
Adolph von Menzel ve Francisco Goya'nın etkisinde kaldı.W swojej twórczości szczególnie cenił prace Adolfa von Menzla oraz Francisca Goi.
Bu noktada Yeni Osmanlıların liberal düşüncenin etkisinde kaldığı varsayımı doğdu.Ostatecznie przyjęto za punkt wyjścia koncepcję umiarkowanych federalistów.
Yüksek vuruş etkisinden ötürü sadece geniş alanlara örneğin şehirlere karşı kullanıldı.O zauważalnym wzroście tolerancji można mówić jedynie w odniesieniu do dużych miast.