Ana içeriğe geç
Sözlük

etkisi ile cümle

etkisi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Bunlardan birisi etkisiz hale getirildi ve diğeri de açık alana düştü.L'un resta paralysé, l'autre devint aveugle.
Vata ayaklanması Macaristan'daki Hristiyan etkisinin kırılmasına yönelik son çaba olarak değerlendirilebilir.La révolte de Vata marqua la dernière principale tentative de stopper la loi chrétienne en Hongrie.
Nem etkisi azdır.Il influence peu.
Burada Roman Jakobson ile tanıştı ve özellikle onun dilsel düşüncesinin etkisinde kaldı.Il fut repris par Roman Jakobson pour étayer la théorie linguistique.
Yerleşik düzenin doğumlar üzerinde etkisi vardır.Ainsi le niveau de vie a une influence sur le taux de natalité.
Bir süre sonra içlerinden bazıları iblislerin etkisi altına gireceklerdir.Les diables tenaient sous leur main un grand nombre d’âmes qu’ils tourmentaient sans relâche.
Nankin kenti ılıman bir iklime sahiptir ve Doğu Asya Muson rüzgarları etkisi altındadır.Nankin a un climat subtropical humide, sous l'influence des moussons d'Asie de l'Est.
Journal Citation Reports'a göre, derginin 2012 etkisi faktörü 2.939 var.En 2010, selon le Journal Citation Reports, la revue a un facteur d'impact de 2,390.
Analjezik etkisi çok azdır.Ils ont très peu d'impact visuel.
"Sturm und Drang" hareketinin kökeninde de onların etkisi hissedilir.On y retrouve l'influence du mouvement Sturm und Drang.
Sagnac etkisi RLG’ninkinde kullanıldığı gibi FOG’unkinde kullanılan aynı ilkedir.Ce type d'irrigation est similaire à celui que l'on a suggéré avoir été employé à Jéricho.
Ayrıca üzerinde durulan başka bir nokta da, işsizliğin özel etkisidir.Un autre aspect contesté est la possible précarité de l’emploi dans cette entreprise.
Özellikle dil okullarının bunda etkisi vardır.Parmi celles-ci, les écoles de langues.
Bu Peltier ‘etkisi’ olarak isimlendirildi.Il est basé sur l'effet Peltier.
Yeşil gaz sarhoşluk etkisi yaratır.Serres La Serre Effet de serre
Denize etkisi iç kesimlere kadar sokulabilmektedir.L'effet de la marée se ressent jusqu'aux chutes.
Isı etkisi ile değeri artan direnç.Il influence autant qu’il est influencé.
Bu kitapta Fransızca dilbilgisinin etkisi görülür.Cet article est une ébauche concernant la littérature de langue française.
Ayrıca karasal iklim etkisi de görülür.D'autre part, l'exposition aux stress climatiques.
Katırcıoğlu, Karaman beylerbeyliğiyle ödüllendirilerek etkisiz hale getirildi.Désarçonné, il est pris en pitié par la femme d'un cow-boy.
Bu sırada çarpmanın etkisiyle uçak alev aldı ve yanmaya başladı.À la suite de l'impact, l'avion se brise et prend feu.
Koşullar çok farklı olmasına rağmen, genel etkisi benzerdir.Malgré leur aspect très différent, elles donnent toutes le même résultat.
Şubat Devrimi (Mart 1917) etkisini daha çok Sankt-Peterburg çevresinde hissettirmiştir.La révolution de février 1917 a également lieu pour l’essentiel à Saint-Pétersbourg.
Petrenko ve 2 adam gazın etkisiyle saniyeler içinde hayatını kaybetmiştir.Petrenko et plusieurs autres personnes se donnèrent alors la mort.
Harekete geçmemenin etkisi ne olabilir?Que peut-elle et ne peut-elle pas faire lors d'une interaction ?
Alışılmış bir değneğin olağan insanlara herhangi bir etkisi yokken, bir asa için aynı şey söylenemez.Comme pour les équations différentielles ordinaires, nous ne savons pas résoudre une EDS dans le cas général.
Giberellinlerin esas etkisi, bitkilerin boyuna büyümesini sağlamaktır.L'action des pollinisateurs augmente considérablement la capacité des plantes à constituer leurs fruits.
Bu olay, sabahın soğuk havası ve sıcak kumların etkisiyle olmuştur.Les choses vont changer... malgré le vent froid du matin.
Müzikte İrlanda müziğinin büyük etkisi vardır.On sent également une forte influence de la musique africaine.
Babasının bu durumdaki etkisi sadece manevî değildi.Mais les nuits de son père ne sont pas les seules à être agitées.
Albümün Amerika Birleşik Devletleri'nde etkisi düşük oldu.L'album a eu un impact significatif aux États-Unis.
Daha sonraki araştırmaları sonucunda Compton etkisini bulmuştur.Ils sont sensibles presque uniquement à l'effet Compton.
Annesinin kendisine olan etkisi çok büyüktür.Sa mère a une importante influence sur lui.
Kümesel temsillere literatürde genellikle grup etkisi denir.Les facteurs sociaux liés à l'autisme ne sont presque jamais mentionnés dans cette littérature.
Manyetik asma• elektromanyetik kuvvetlerin kullanımı ile bir objeye olan yerçekimi etkisini askıya alır.La lévitation magnétique suspend un objet malgré la gravité en recourant aux forces électromagnétiques.
Yeryüzü sürekli güneş rüzgârının etkisi altındadır.La Terre est sous l'influence du Soleil.
Minoksidil geniş bir kellik alanına uygulandığında daha etkisizdir.Le minoxidil est moins efficace lorsqu'il y a une grande zone de perte de cheveux.
Faraday etkisinin ölçüm cihazları üzerinde birkaç uygulaması vardır.Plusieurs instruments de mesure utilisent l'effet Faraday.
Bu olaya Bernoulli etkisi denir.C'est ce qu'on appelle l'effet Abney.
Pestisitin canlılar üzerindeki etkisi fetal yaşamdan itibaren başlamaktadır.Cette pathologie commence au cours de la vie du fœtus.
Şarkı daha çok Jamaika dancehall etkisindedir.Plus récemment, les danses s'associe de plus en plus à la musique jamaïcaine, particulièrement le dancehall.
Bu sorun etkisini azaltmak için çeşitli diğer algoritmalar geliştirilmiştir.Différents algorithmes ont été développés pour résoudre ce problème de complexités différentes.
Memluk hanedanlığının, tarihte üç önemli etkisi olmuştur.Sa dernière législature est marquée par trois faits majeurs.
Ancak sonrasında yalnız kalmanın etkisiyle depresyona girer ve intihara kalkışır.Plus tard, regrettant ce qu'il a fait, il déprime et se suicide.
16 Kasım 1915 tarihinde, Alman Donanması'nın da etkisiyle değişiklikler yapıldı.Le 16 août 1915, la flotte allemande tente à nouveau de forcer dans le passage.
Toplum bilimci Émile Durkheim'ın etkisinde kaldı, dilin toplumsal yönünü vurguladı.Le sociologue français Émile Durkheim publie sa Méthode sociologique.
Eserin heykel dışındaki sanat alanlarında da etkisi olmuştur.Le style a aussi eu un impact hors des zones mentionnées.
Hizmetkarlar onlara saldırır ama hepsini etkisiz hale getirirler.Les protestants leurs tirent dessus sans les toucher.
Buna rağmen, Yukuk Şad bölgedeki etkisini tam olarak yitirmemiştir.Toutefois, Guangzhou ne perd pas complètement son importance.
Finite Incantatem: Bir büyünün ya da lanetin etkisinden kaldıran büyü.Ils ne sont pas moins redoutables avec un arc ou la magie.
Diğer ilgi alanları bilimsel keşiflerde kültürün etkisi ve ekolojidir.D'autres concernent les implications culturelles des découvertes scientifiques, l'écologie également.
Şehirlerde yaşayanlar ise batı dünyasının etkisindedirler.Le monde appartient à ceux qui se lèvent occidentaux.
Hükümet değişikliği Kadar üzerinde derhal etkisini gösterdi.Le gouvernement a prévu un changement prochain de sa politique.
ABD'de tanınmıyor olması ve müziğine ilgi olmamasının da bunda etkisi olmuştur.Je crois que c'est un art en soi, qui n'a rien à voir avec la musique.
Reform’un etkisi 16. yüzyıldan itibaren Avrupa’nın birçok yerinde görülmeye başlamıştır.Au XVIe siècle, la Réforme protestante apparaît presque simultanément en plusieurs endroits d’Europe.
Annesi Nanthild'in 642'deki ölümüne kadar, onun etkisinde kaldı.Il a quatre ans, et sa mère Nantilde assure la régence jusqu'à sa mort, en 642.
Ancak bu iki durumda da McGurk etkisinin gücünde bir farklılık yoktur.En opposition, certaines variables n'ont pas d'influence sur l'effet McGurk.
Bu zamana kadar, bu etkisinin varlığı henüz kanıtlanamamıştır.Cette fois, l'existence du corps n'est à ce jour pas confirmée.
ÖSS'nin etkisinden kurtulamamıştır ve bu yüzden hiç konuşmamaktadır.Il n’a jamais fait appel aux émotions, et il ne voulait jamais éblouir.
Artık Fransa'nın etkisindeydiler ve bunda dolayı devletin yapısı değişti.Il est grand temps de le réformer, et le gouvernement s'y emploie.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod