Ana içeriğe geç
Sözlük

etkisi ile cümle

etkisi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Özellikle Michelangelo onun büyük etkisinde kalmıştır.Besonders die Arbeiten Michelangelos sollen ihn inspiriert haben.
İngiliz işgalinin Hindistan ekonomisi üzerindeki etkisi tartışmalı bir konudur.Die Wirkung der Erziehungszollpolitik des Deutschen Zollvereins ist umstritten.
Bu karşılaşmanın genç Beckett üzerinde derin bir etkisi oldu.Dort beschwerten sie sich erbittert über Becket.
Aldığı yaranın etkisiyle Troçki ertesi gün öldü.An den dabei erlittenen Brandverletzungen sei Bose am nächsten Tag gestorben.
Burada uluslararası sistemin de etkisi görülmektedir.Siehe dazu auch Internationales Einheitensystem.
Beethoven’ın ilk dönem eserlerinde de Haydn etkisi görülür.Die Pauken im ersten Satz scheint Haydn allerdings beibehalten zu haben.
Basit evsizlerken birden çocuk sahibi olmanın bize büyük bir etkisi oldu.Er litt darunter, keine leiblichen Kinder zu haben, war oft schwermütig.
Ve 007 serilerinin kendine özgü stilinde büyük etkisi olmuştur.Der 004 war ebenso wie seine Schwestermodelle ein Einzelstück.
İklim; Gulf Stream'in etkisi altındaki Kuzey Atlantik Akıntıları tarafından etkilenmektedir.Ausnahmen sind die vom Golfstrom beeinflussten Regionen Nordeuropas.
Özellikle bu kopuşta nominalizmin etkisini belirtmek gerekir.Besonders ist bei dieser Attraktion die Sitzplatzwahl.
Hikâyedeki bölümleri atlanarak etkisi azalmıştı.In der Tonfilmära wurden seine Rollen tendenziell kleiner.
Bu yanılsama olay sonrası yanlış bilgi etkisi olarak bilinmektedir.Diese Nachricht erwies sich im Nachhinein als Fehlinformation.
Kütleçekim etkisinin yol açtığı bozulmaya mükemmel bir örnektir.Für die absoluten Spannungspegel wirkt sich das positiv aus.
Bu şahsın grup üzerinde etkisi o kadar büyüktür ki daha sonraları "Brissotisten" diye anılır bu grup.Er war so einflussreich, dass diese Gruppe später „Zamojczycy“ gerufen wurde.
Bu durumun etkisi uygulamanın türüne bağlıdır.Die Behandlung ist von der Art der Beschwerden abhängig.
Bu ninni küplerde saklanan haramileri uyuşuturup onların uykularını getirerek onları etkisiz bırakır.Dort ertastet er die Schlafmützen und bringt irrtümlich seine Kinder um.
Şubat Devrimi (Mart 1917) etkisini daha çok Sankt-Peterburg çevresinde hissettirmiştir.Die Februarrevolution 1917 fand vor allem in Sankt Petersburg statt.
Bunun nedeni orta Torosların deniz etkisini tamamen önlemesidir.Es werden hierbei immunologische Effekte des HAV diskutiert.
Hikayelerde Alman halk masallarının etkisi büyüktür.Zur Stadtgeschichte sind Die Chroniken der deutschen Städte von Bedeutung.
Sıcaklık ve basıncın denge üzerinde etkisi vardır.Stromstärke und Temperatur beeinflussen ebenfalls die Überspannung.
Diğer taraftan bir dil diğer dillerin etkisi altında kalarak yozlaşabilir.Eine andere Möglichkeit ist das Aufgeben einer der Sprachen.
Lütfi Akad'ın da etkisiyle yetişen sanatçı, az sayıda filmde rol aldı.Ein großer Erfolg wurde auch die von ihm in zwei Filmen interpretierte Figur des Sabata.
Proxima'nın kütleçekim etkisi, Alpha Centauri ilkel gezegen diskleri ile karıştırılmış olabilir.Zusätzlich hätte der Einfluss der Schwerkraft die protoplanetare Scheibe Alpha Centauris aufgerührt.
Akışta viskozite etkisi üçüncü bir sınıflandırma belirler.Die entsprechenden Formen für ein direktes Objekt in der 3. Pers.
Bir başka önemli etkisi Güneştacında radyo dalgalarının kırılma olmasıdır.Ein anderer Effekt ist die Brechung der Radiowellen durch die Sonnenkorona.
İlacın anında etkisi oldu.Le médicament a eu un effet immédiat.
Luther’in düşüncelerinin etkisi farklı bir düzen anlamına geliyordu.L'impact des opinions de Luther fut d'un autre ordre.
Şarap veya tuz içeriğinin etkisi üzerinde hiçbir zaman çalışma yapılmamıştır.L’effet du vin ou de la teneur en sel n’ont jamais été étudiés.
Düşük toksisite: Viral vektörün enfekte ettiği hücrenin fizyolojisi üzerinde asgari düzeyde etkisi olmalıdır.Faible toxicité : le vecteur viral doit avoir un effet minimal sur la physiologie de la cellule qu'il infecte.
Dünya'nın iyonosferinden geçen radyo dalgaları da benzer şekilde Faraday etkisine maruz kalır.Les ondes radio traversant l'ionosphère de la Terre sont aussi sujettes à l'effet Faraday.
Brutus, belki de Porcia'nın etkisiyle, MÖ 44 yılında Sezar'a saldırmaya karar verdi.Porcie influença probablement Brutus dans sa décision d'attaquer César en –44.
Asansörde her şey birlikte düştüğünden dolayı, görülebilir bir yerçekimi etkisi yoktur.Comme tout tombe ensemble dans la cabine, on n'observe aucun effet gravitationnel.
Samuel Beckett'in ve Harold Pinter'ın etkisinde kalmıştır.Il est influencé principalement par Samuel Beckett et Harold Pinter.
Bununla beraber, ailesinin çelişkilerinin etkisiyle yetişti.Cependant, il se heurte aux difficultés de sa vie familiale.
Bu nedenle, klorun dezenfekte edici etkisi pH'taki artışla azalır.Cela a pour effet de diminuer l’efficacité du chlore lorsque le pH augmente.
Onun etkisiyle imparator Bizans kuvvetlerinin barışçıl şekilde çekilmesini sağladı.Du fait de son influence auprès de l'empereur, il facilita le retrait pacifique des troupes byzantines.
Fakat zamanla, imparator üzerindeki etkisi azalmıştır.Très vite, cependant, ses relations avec l'empereur se dégradent.
Sebald aynı Thomas Bernhard'ın da etkisinden de söz etmiştir.On y reconnaît l’influence de Thomas Bernhard.
Hemen etkisi ile göreve başladı ve böylece Kongre koltuğunu boşalttı.Il a pris ses fonctions le jour même, laissant ainsi vacant son siège au Congrès.
Agrippina, Lepida'nın Nero üzerindeki etkisini kendisine karşı kullanacağından süphelenmişti.Agrippine pensait que Lépida allait utiliser son influence pour tourner Néron contre sa mère.
Edebi etkisi sonraki nesiller üzerinde önemli bir yer işgal eder.Ce texte va exercer une véritable fascination sur les générations suivantes.
Zehir etkisini birkaç gün sürdürmektedir.L’effet du poison dura plusieurs heures,,.
Annesinin daha önce gözünden tedavi olduğu bilinmektedir fakat bu durumun ölümüne olan etkisi bilinmemektedir.Elle avait reçu auparavant des soins à un œil, mais la cause exacte de sa mort est inconnue.
Hipnoz etme etkisi vardır.Elle utilise l'hypnose.
Kurosava'nın çocukluğunda etkisi olan bir başka faktör ise kendinden 4 yaş büyük abisi Heigo Kurosava'ydı.L'enfance d'Akira Kurosawa est également très influencée par son frère Heigo, de quatre ans son aîné.
Wehrmacht için bu yenilgi öylesine büyük bir şok etkisi yarattı ki özel bir soruşturma açıldı.Pour la Wehrmacht, le choc de cette défaite est si grand qu'une commission d'enquête est mise en place.
Mpemba etkisi, bazı özel koşullarda, "sıcak" suyun "soğuk" sudan daha hızlı donmasıdır.Effet Mpemba : dans certaines conditions l’eau chaude gèle plus vite que de l’eau froide.
Bu nedenle 'ndan gelen depresyonlar etkisi altında kalmaktadır.La Grande Dépression aura raison de lui.
Genellikle diğer hafif tanklar üzerinde etkisi olan hafif bir silah ile donatılıyorlardı.Ils possédaient généralement un canon léger et efficace contre d'autres engins du même type.
Diğer beklentilerin etkisini de dikkate almakta yarar vardır.Les possibilités d'évolution des autres organismes sont aussi citées comme un avantage.
Çarpmanın yarattığı travmanın etkisiyle menenjit oldu.L’incroyable exploitation du trauma.
İki Doktor, Daleklerin etkisizleştirilmesine yardım ederken gezegenler yerine geri yollanır.Les deux Docteur l'aident à désactiver l’ensemble des Daleks et à remettre en place les planètes.
Ancak dönme yönüne etkisi vardır.Elle doit revoir son orientation.
Şehrin ekonomisinde şişe-cam sanayii ve Nijerya Film Endüstrisinin (Nollywood) önemli etkisi vardır.Elle enchaîne ensuite les tournages à Nollywood, l'industrie cinématographique du Nigeria.
Kırmızı fosfor güneş ışığı ve ısı etkisiyle beyaz fosfordan oluşur.Le phosphore blanc se transforme en phosphore rouge sous l'influence de la lumière.
1817 de jiroskop etkisini buldu.En 1817, il découvre l'Effet gyroscopique,.
Devrimci bu hareket Berlin’de etkisini artırarak sürdürüldü.Les Occidentaux veulent étendre cette réforme à Berlin.
Örneğin "Rosenthal ya da Pygmalion etkisi"nde deneycinin kanısından kaynaklanan bir hata sözkonusu olmuştur.On parle alors d'effet Rosenthal ou effet Pygmalion.
Piros ile çatışmaların Roma üzerinde büyük bir etkisi olacaktı.La guerre contre Pyrrhus a dû avoir un grand retentissement à Rome.
Bazı antidepresan ilaçlar da, uyarıcı etkisinden ötürü uyku yitimine yol açabilmektedir.Certains antidépresseurs peuvent favoriser l'insomnie à cause de leurs effets stimulants.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod