Ana içeriğe geç
Sözlük

etkisi ile cümle

etkisi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Bu kitap gençlik üzerinde kötü etkisi olmakla suçlandı.This book was accused of having a bad influence on youth.
Ben parasetamolu etkisiz bir ilaç olarak görüyorum.I consider paracetamol to be an ineffective medicine.
Bu oldukça etkisiz.This is highly inefficient.
Onun kötü bir etkisi var.He's a bad influence.
Tom Mary'nin John üzerinde kötü bir etkisi olduğunu düşünüyor.Tom thinks Mary has a bad influence on John.
Tom genellikle gergin durumları etkisiz hale getirmek için mizah kullanır.Tom often uses humor to defuse tense situations.
Tom, durumu hızlı bir şekilde etkisiz hale getirmeyi denemesi gerektiğini düşünüyordu.Tom thought he should try defusing the situation quickly.
Tom bomba patladığında onu etkisiz hale getirmeye çalışıyordu.Tom was trying to defuse the bomb when it exploded.
Yöntemim şaşırtıcı şekilde basit, ama etkisi büyük.My method is surprisingly simple, but the impact is big.
Neden o birçok dil kursu etkisizdir?Why is it that many language courses are ineffective?
Onun istenilenden çok farklı bir etkisi vardı.It had an effect very different from the one intended.
Bir bombanın nasıl etkisiz hale getirildiğini biliyor musunuz?Do you know how to deactivate a bomb?
Fırtınanın ekonomi üzerinde ciddi bir etkisi vardı.The storm had a serious effect on the economy.
Etkisi için destekle.Brace for impact.
Göz ameliyatının bir yan etkisi, kuru gözlerdir.A side effect of the eye surgery is dry eyes.
Sen dürtü etkisiyle şikayet ediyorsun.You complain compulsively.
Bir boşanmanın etkisinden kurtulmak zaman alır.It takes time to get over a divorce.
Sen kötü bir etkisin?You're a bad influence.
Tom'un kötü bir etkisi var.Tom is a bad influence.
Dinlenmenin onun üzerinde harika bir etkisi vardı.Getting rest had a wonderful effect on him.
İlacı tercih etmedim, çünkü ilacın yan etkisinden korkuyorum.I prefer not to take medicine, because I am afraid of drug side effect.
O ya deli ya da uyuşturucu etkisi altında.He's either crazy or on drugs.
Benim üzerimde çok derin bir etkisi vardı.It had a profound effect on me.
Alkolün etkisi altındayken asla yüzme.Never swim while under the influence of alcohol.
Ondan uzak dur. Kötü bir etkisi var.Stay away from him. He's a bad influence.
Bir kimsenin özü iyi ya da kötü arkadaşların etkisine bağlıdır.The essence of a person depends on the influence of good or bad friends.
Bir bombayı etkisiz hale getirmenin en güvenli yolu nedir?What's the safest way to defuse a bomb?
Meyveler ısı etkisinden muzdarip.The fruits suffer the effect of heat.
Bunun nasıl bir etkisi olacak?What effect will that have?
Deneyimin Tom üzerinde derin bir etkisi vardı.The experience had a profound impact on Tom.
Tom ya deli ya da uyuşturucu etkisi altında.Tom is either crazy or on drugs.
Dalgakıranların tsunamiye karşı hiçbir etkisi yoktu.The breakwater had no effect against the tsunami.
Sen doğduğundan beri uyuşturucunun etkisindesin.You've been high on drugs since you were born.
Fabrikanın kapanması, şehrin ekonomisine önemli ölçüde darbe etkisi yapacak.The closure of the factory will have significant knock-on effects for the town's economy.
Polis, Tom'u etkisiz hale getirdi ve onu kelepçeledi.The policemen subdued Tom and handcuffed him.
Bomba etkisiz hale getirilemezdi.The bomb could not be deactivated.
Mary Tom'un etkisine yenik düştü.Mary succumbed to Tom's influence.
Tom dürtü etkisiyle her gün cümleler yazar.Tom compulsively writes sentences every day.
Sakinleştirici etkisini gösteriyor.The sedative is taking effect.
Tom'un benim üzerimde kötü bir etkisi var.Tom is a bad influence on me.
Doğum kontrol haplarının olası bir yan etkisi, cinsel dürtüdeki kayıptır.A possible side effect of the contraceptive pill is a loss of sex drive.
Bu metnin sosyal ağlar üzerinde büyük bir etkisi vardı.This text had a great impact on the social networks.
Dramatik müziğin bu sahnede iyi bir etkisi olabilir.Dramatic music might be a good effect in this scene.
Tom teli kesti ve bombayı etkisiz hale getirdi.Tom cut the wire and defused the bomb.
Televizyonun toplum üzerine birçok etkisi vardır.Television has a great deal of influence on society.
Arap dilinin etkisi, İspanyolca dilinde oldukça belirgindir.The influence of the Arabic language is quite evident in the Spanish language.
Arapçanın etkisi İspanyolcada oldukça belirgindir.The influence of the Arabic language is quite evident in the Spanish language.
Bomba, bomba ekibi tarafından etkisiz hale getirildi.The bomb was defused by the bomb squad.
Bu tür düşüncelerin sonuçta onların nihai kararı üzerinde herhangi bir etkisi olmamıştır.Such considerations ultimately had no effect on their final decision.
Tom bu olayın etkisinden hiç kurtulamadı.Tom never really got over it.
Aşının etkisi yoktur.The vaccine has no effect.
Bu hapların hiçbir yan etkisi yoktur.These pills have no side effects.
Tom Mary'nin benim üzerimde kötü bir etkisi olduğunu söylüyor.Tom says Mary has been a bad influence on me.
Bu ilacın herhangi bir yan etkisi var mı?Does this medicine have any side effects?
Leyla'nın Salima üzerinde kötü bir etkisi vardır.Layla is a bad influence on Salima.
Leyla uyuşturucu ve alkol etkisi altındaydı.Layla was under the influence of drugs and alcohol.
Kendim gençtim ve aşkın etkisini hissettim.I myself was young and felt Love's influence.
Tom'un Mary üzerinde kötü bir etkisi var.Tom is a bad influence on Mary.
Bende bir etkisi olmuyor.It has no effect on me.
Haber şok etkisi yaratmıştı.The news came as a bit of a shock.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod