Ve pazarin etkisizliligi bize yardimci oldu.And we were helped by the market inefficiency.
Enerji tüketimine sıfır etkisi oldu.They had zero impact on energy consumption.
Gezegen üzerinde ölçümlenebilir bir etkisi var.It has an amount of impact on the planet that's measurable.
Ve bir sonraki videoda etkisini anlatacağım.And in the next video, I will show what the effect is.
Ya da elektron değil de, hareket eden bir yük üzerindeki etkisini.Or not an electron, on a moving charge.
Tüm bu gezegen iktidarda olmak isteyen insanların etkisi altında.All across this planet are people of influence who enjoy being in power.
Anestezinin etkisi geçmiş olmalıThe anesthetic ran out.
Hastanın görebilmesinde bunun potansiyel etkisi nedir ?What's the potential impact on a patient's ability to see?
Insanlar materyalizmin etkisi altindayken Dunya icin de daha az endise duyarlar.As materialistic values go up, concern for nature tends to go down.
Şimdi, bunun etkisi ne?Now what is the effects of this.
Onun etkisine dair ve insanlara olan inancıma dair ciddi şüphelerim oldu.And I've had very serious doubt about its efficacy, and my own faith in humanity.
Benim dua etkisi alırken ROMEO Sonra taşımaz.ROMEO Then move not while my prayer's effect I take.
Ve etkisi inanılmaz derecede yatıştırıcı ve huzur vericiydi.And it was a very calming, peacefull effect.
Açlığın istikrarsızlaştırıcı etkisi tüm insanlık tarihi boyunca bilinir.The destabilizing effects of hunger are known throughout human history.
Ve şimdi bildiğimiz, bunun ekonomiler üzerinde muazzam etkisi olduğu, ki daha sonra konuşacağız.And what we know now is this has huge impact on economies, which I'll talk about later.
Takım çalışmasının etkisi, oyunun içinde somut olarak da görülebilir.The impact of teamwork can be tracked in real-time, too.
Takım çalışmasının etkisi, tek oyuncuların üstünde bile görülebilir.The power of teamwork can even be traced down to the individual level.
Şehirdeki herkesin kent üzerinde etkisi vardır.Everybody in this city has influence on our urban community.
İlk adımda yaşlanma, canlı olmanın yan etkisidir yani metabolizmanın yan etkisidir.Aging is a side effect of being alive in the first place, which is to say, metabolism.
Yaklaşık iki metre yüksekliğindeydi, depremin etkisiyle tamamen yıkılmıştı.It was about two meters high, completely squashed by the violence of the earthquake.
Edimsel koşullanma sonuçları, günüllü davranış değişikliklerindeki etkisini açıklar.Operant conditioning explains how consequences lead to changes in voluntary behavior.
Ölüm oranına etkisi kayda değerdir.Remarkable impact on mortality.
Fevkalade başarılı bir kampanya. Etkisine bakın.Remarkably successful campaign, but notice the power of it.
Ve yaptıklarını yapabilmesinde çok etkisi olduğunu söyledi.She said it's helped her to do what she's doing.
Bu yüzden açıkça bir etkisi var.So clearly there is some effect.
Bu agdanın etkisini arttırır ve tüyleri inceltir. Bu nedenlede sürekli agda yapmamıza gerek kalmaz.We don't have to wax as often.
Ve düşen ilaç fiyatlarının buna etkisi çok fazla.And the falling price of drugs has a lot to do with that.
Buna boşuna Lazarus Etkisi demiyoruz.Not for nothing do we call it the Lazarus Effect.
Siz, kaynak çıkarılmasının insan sesinin ve doğanın yok edilmesinin etkisini işittiniz.You've heard the impact of resource extraction, human noise and habitat destruction.
Bunların hiç etkisi olmadı.This is what's affected. These kinds of things.
1,05 saniye burada. Eğer sadece ilacın etkisi vardır diyorsanız, iki kuyruğa da bakarsınız. -But here we're saying we only care is does the drug lower our response time?
Heisenberg, gözlenen parçacık üzerinde gözlemci etkisiyle bunu ortaya koymuştu.Heisenberg has brought it out with the effect of the observer... on the particle that is observed.
Kuvvetin etkisiyle buradaki piston yukarı doğru kayar.So I'll have a piston here, and it goes up like that.
Buna örtbas etme etkisi denir.This is the explain away effect.
Neredeyse hiçbir yan etkisi olmayan.A painkiller that's virtually side-effect free
Açıkçası burada büyük bir antreman etkisi var, fark edebileceğiniz üzere.Obviously there's a big training effect, as you can imagine.
Ancak burada yok, çünkü bu kuantum etkisi.But not here, because it is a quantum effect.
Yediğimiz herşeyin küresel bir etkisi olacağı gerçeğini gözardı edemeyiz.There's no escaping the fact that everything we eat has a global impact.
Öğretmenler için etkisi olağanüstü olurdu.The impact for teachers would be phenomenal.
Ve onun hayatımda muazzam bir etkisi olmuştur.And he had a monumental effect on my life.
Reel faiz oranı derken nominal faiz oranlarından enflasyon etkisinin çıkartıldığını söylüyorum.Planned investment as a function of real interest rates.
Dünyanın placebo etkisi ile alıp veremediği nedir?What on earth is wrong with placebos?
Ama ben her zaman hikayelerin de benzer bir etkisi olduğuna inanmışımdır.But I've always believed that stories, too, have a similar effect on us.
Ve Suudi Arabistan"ın etkisi yüzünden bunu suç kapsamına aldılar...And because of the influence of Saudi Arabia they criminalized it...
Belki bataklık gazlarının biraz etkisi vardır, fakat -- (Kahkahalar)Maybe it was swamp gas, but -- (Laughter) --
Belki de bu sadece bir plasebo etkisidir diye düşündüm.And, I thought, well maybe, you know, it's just a placebo response, right?
Fiyatı 3 $'a yükselttiğimde, az da olsa kapasite kullanımıma etkisini görüyorum.Let's say it has a slight impact on utilization.
Ve bu iki değişkenin de çimenin ıslak olup olmadığı üzerine etkisi var.And those 2 variables in turn have an effect on whether the grass gets wet.
Ve etrafımdaki bütün arkadaşlarım, kız arkadaşlarının etkisinden kurtuldular.And all the friends around me, they got over their girlfriends.
Bu Batı Sanatı üzerinde olağanüstü etkisi olan bir figür.This is an image that will have an enormous impact on Western art.
Peki bütün bu söylediklerimin etkisi nedir?So what is the net effect?
Hükumet etkisiz kalmıştır.The government has proven ineffective.
Asıl olay bunun teknolojinin belirgin etkisi olması, tabi biyolojiyi anlarsanız.It's that this is the net effect in terms of what technology does, if you understand biology.
Bunun etkisi, tabi ki, sadece kehribar tahıl dalgaları değil, dağlar kadar tahıl.The effect of this, of course, is it's not just amber waves of grain, it is mountains of stuff.
Bir dereceye kadar genlerimiz de eğilimlerimizi belirler, ama ahlak sistemimizde bir etkisi yoktur.Genetics, to a certain extent, set the propensity, but they do not give us a value system.
Burada, Galapagos'ta, El Nino ve La Nina'nın etkisi altındayız.Here in Galapagos, we're affected by El Ninos and La Nina.
Bu kuvvetin parçacık üzerinde etkisi yok.So what's our field going to be doing at any point t?
İklim değişikliğinin sisteme olan etkisi iki ya da üç aşamalı olacaktır.There's two degrees, or three degrees of climate change baked into the system.
Yaptığımızın insanlara bir etkisi olmadığını farz ediyoruz.We pretend that what we do doesn't have an effect on people.
Yüksek dozda alındında zehir etkisi yapabilir.At higher doses it could become toxic.