Ana içeriğe geç
Sözlük

etkileyici ile cümle

etkileyici kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
5
HECE
7
ORT. KELİME
Yaşlı kadın doksan yaşında ama onun zihinsel yetenekleri etkileyici.The old woman is ninety years old, but her cognitive abilities are impressive.
Rakamlar etkileyici.The figures are impressive.
O oldukça etkileyici bir liste.That's a pretty impressive list.
O oldukça etkileyiciydi.That was quite impressive.
O etkileyici görünüyor.It looks impressive.
Tom etkileyiciydi.Tom was impressive.
Tom'un başarıları etkileyici.Tom's achievements are impressive.
O gerçekten etkileyici!That's really impressive!
Eserini çok etkileyici buluyorum.I find your work very impressive.
Bu oldukça etkileyici bir liste.That's quite an impressive list.
Dün yaptığım konuşma hakkında neyi çok etkileyici buldun?What did you find so fascinating about the speech that I gave yesterday?
Konunun etkileyici olduğu ortaya çıktı.The subject turned out to be fascinating.
Bence bu oldukça etkileyiciydi.I think it was quite impressive.
Tom'un etkileyici bir portföyü var.Tom has an impressive portfolio.
Bu en etkileyiciydi.It was most impressive.
Tom etkileyici bir kimse.Tom is a class act.
Gerçekten etkileyiciydi.It was really impressive.
Gerçekten etkileyici bir şey görmek ister misiniz?Would you like to see something really impressive?
Tom'un son derece etkileyici bir sesi var.Tom has an extremely expressive singing voice.
Tom'un etkileyici bir akademik kaydı var.Tom has an impressive academic record.
Senin öz geçmişin etkileyici.Your resume is impressive.
Özgeçmişin etkileyici.Your resume's impressive.
Bu etkileyici.It's impressive.
Vay, o etkileyiciydi!Wow, that was impressive!
Bir etkileyici model Reid potansiyeliydi (1968).One influential model was the Reid potential (1968).
SEAT ekibi BTCC'den çekilmiş olsa da, WTCC'de etkileyici sonuçlar sergilemeye devam etmektedir.While SEAT may have withdrawn from the BTCC, they are showing impressive results in the WTCC.
Washington Post onu "Batı dünyasının en etkileyici zihinlerinden biri" olarak adlandırmıştır.The Washington Post has called him "one of the most intriguing minds in the Western world".
Ardenne’ın laboratuvarındaki ekipman listesi özel bir laboratuvar için etkileyiciydi.The small list of equipment Ardenne had in the laboratory is impressive for a private laboratory.
Sadece bir meslek için değil, etkileyici bir yurttaş olmak için de çabalıyorlardı.They studied not for a job but to become an effective citizen.
Dorothy yazarın "seçkin başarıları" ve "etkileyici" kariyerini yazdı.Hodgkin wrote of the author's "outstanding achievements" and "impressive" career.
Gerçekten etkileyici bir yazar," dedi.Truly he is a writer to be reckoned with."
Rock'a göre, babası yarı-zamanlı çalışan bir DJ'di ve etkileyici bir müzik koleksiyonu vardı.According to Rock, his father was also a part-time DJ who had an impressive record collection.
Charlton'da oyuna ilk 11'de başladı ve etkileyici bir görünüm sergiledi.At Charlton, he was a starter and had some impressive performances.
Marx insanlık tarihindeki en etkileyici figürlerden biridir.Marx has been described as one of the most influential figures in human history.
Bu yöntem örneğin yağlı boya tabloların etkileyici görüntülerini yaratmak için gereklidir.This is needed to create attractive images of oil paintings, for instance.
Teknolojik ilerlemeler etkileyici cümle aralığı bırakma yöntemlerine başladı.Technological advances began affecting sentence spacing methods.
Şehire etkileyici sağlık ve eğitim kurumları kuruldu.The town established impressive health and education facilities.
Bu durumun ise son derece etkileyici olduğunu söyler.According to him, this is incredibly unlikely.
Kelimeleri etkileyici ve basit biçimde kullanmıştır.They spoke in a very sincere and candid manner.
20. yüzyılın başlarında etkileyici korku yazarları bu alanlarda ilerleme kaydettiler.Influential horror writers of the early 20th century made inroads in these mediums.
Bu sebepten ortaya çıkan resmin bütünün Bosch kadar etkileyici değildir.As a result the whole is less powerful than Bosch.
15. yy.'da yeni ve etkileyici az bir miktar dinsel anıt inşa edildi.In the 3rd century, a small but impressive theater was constructed.
Pascal’ın matematiğe yaptığı en etkileyici katkı olasılık kuramını geliştirmesi olmuştur.Pascal's development of probability theory was his most influential contribution to mathematics.
Schneemann, sanatında kabul edilebilirlik ve şıklıktan ziyade etkileyiciliğe odaklanmayı seçti.Schneemann chose to focus on expressiveness in her art rather than accessibility or stylishness.
Schwarzenbach, punk/emo/indie müzik çevrelerince büyük ölçüde etkileyici bir figür olmuştur.Schwarzenbach largely remains an influential figure in the punk/emo/indie music scene.
Yönetimin bütçe kesintileri etkileyici iken bu yapıldı.This was done while government was imposing budget cutbacks.
Sahra'nın güneyinde bulunan en eski ve en etkileyici devletlerden biridir.It is one of the earliest and most impressive states found south of the Sahara.
Ancak Luftwaffe'nin zaferleri ne kadar etkileyici olsa da, çok ağır kayıplara maruz kalmıştı.However the losses the Soviet aviation suffered were too heavy to allow such luxuries.
En ünlü yapıtı 1601 yılında yapımına başlanan Sant'Alessandro in Zebedia'daki etkileyici kilisedir.His major work is the influential church of Sant'Alessandro in Zebedia, begun in 1601.
Teşkilat, "20. asır İslâmı'nın en etkileyici dînî hareketlerinden biri" olarak vasıflandırılmıştır.It has been called "one of the most influential religious movements in 20th century Islam".
O güçlü bir imaja ve şarkıyı etkileyici kılabilecek becerilere sahip.She had a captivating voice and singing talent.
Özelllikle annesinin ölümünü yenmesi ile ilgili olan bu kitap ilginç olduğu kadar etkileyicidir.It seems incorrect to describe such a mother's goal as self-interested.
Titanic'in batışı esnasındaki etkileyici ve ünlü hikâyelerden birisi de Titanic orkestrasına aittir.One of the most famous stories of Titanic is of the ship's band.
Kasımpaşa'daki performansı çok etkileyiciydi.His reception at Athens was extraordinary.
Çizgi romanda çok etkileyiciydi.Her enthusiasm regarding roses was remarkable.
-Gerçekten etkileyici olmasını istiyorum.I want it to be very impressive.
Oldukça etkileyici telefon istatistikleri rapor edildikten sonra ülke battı.After the country reported very impressive statistics on telephones, the country collapsed.
Bu çok etkileyici.This is fascinating.
Etkileyici bir sonuç.That's impressive.
Ve belki de etkileyici olduğunu düşündüğümüz küçük şeyler ile başlayabiliriz.And maybe we can get started small with things that we know are effective.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod