Ana içeriğe geç
Sözlük

etkileyen ile cümle

etkileyen kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
11
ORT. KELİME
"Bilimadamları A'yı etkileyen gen veya genleri keşfetti." gibi haberleri görüyorsunuzdur."Forskare har nyligen hittat genen eller generna som påverkar X."
"Bilimadamları A'yı etkileyen gen veya genleri keşfetti." gibi haberleri görüyorsunuzdur."Gli scienziati hanno recentemente scoperto il gene, i geni che interessano X".
"Bilimadamları A'yı etkileyen gen veya genleri keşfetti." gibi haberleri görüyorsunuzdur."Les scientifiques ont récemment découvert le gène ou les gènes qui affectent X. "
"Bilimadamları A'yı etkileyen gen veya genleri keşfetti." gibi haberleri görüyorsunuzdur."Vědci právě objevili gen, který je zodpovědný za to či ono."
"Bilimadamları A'yı etkileyen gen veya genleri keşfetti." gibi haberleri görüyorsunuzdur."Wetenschappers hebben onlangs het gen of de genen ontdekt die van invloed zijn op X. "
"Bilimadamları A'yı etkileyen gen veya genleri keşfetti." gibi haberleri görüyorsunuzdur."과학자들은 최근 X 라는 주제에 영향을 미치는 유전자나 유전자들을 발견 하였습니다"
"Bilimadamları A'yı etkileyen gen veya genleri keşfetti." gibi haberleri görüyorsunuzdur."Οι επιστήμονες πρόσφατα ανακάλυψαν το γονίδιο ή τα γονίδια που επηρεάζουν το Χ."
"Bilimadamları A'yı etkileyen gen veya genleri keşfetti." gibi haberleri görüyorsunuzdur."Вчені щойно винайшли ген, що впливає на Х".
"Bilimadamları A'yı etkileyen gen veya genleri keşfetti." gibi haberleri görüyorsunuzdur."Учени откриха гена или гените, които влияят на Х."
"Bilimadamları A'yı etkileyen gen veya genleri keşfetti." gibi haberleri görüyorsunuzdur."Ученые недавно обраружили ген или гены, которые действуют на Х".
"Bilimadamları A'yı etkileyen gen veya genleri keşfetti." gibi haberleri görüyorsunuzdur.התאמות מכלילות של גנום כאשר שדרי חדשות מספרים "מדענים גילו לאחרונה את הגן או הגנים המשפיעים על X".
"Bilimadamları A'yı etkileyen gen veya genleri keşfetti." gibi haberleri görüyorsunuzdur.على هيئة الأخبار الرئيسية في المجلات تقول "العلماء يكتشفون أخيراً الجين أو الجينات المسؤولة عن تأثيرٍ ما"
"Bilimadamları A'yı etkileyen gen veya genleri keşfetti." gibi haberleri görüyorsunuzdur.ゲノムワイド関連解析についての ニュースを耳にしたことがあるでしょう このような素晴しい研究は
Biz insanlara, onların triptofan seviyelerini etkileyen bu iğrenç taddaki içeceği verdik.Abbiamo dato ad alcune persone questa bevanda disgustosa che ha influenzato i loro livelli di triptofano.
Biz insanlara, onların triptofan seviyelerini etkileyen bu iğrenç taddaki içeceği verdik.Am dat subiecților această băutură cu gust oribil care le-a controlat nivelul de triptofan.
Biz insanlara, onların triptofan seviyelerini etkileyen bu iğrenç taddaki içeceği verdik.Annoimme ihmisille hirveältä maistuvaa juomaa, joka vaikutti heidän tryptofaanitasoihinsa.
Biz insanlara, onların triptofan seviyelerini etkileyen bu iğrenç taddaki içeceği verdik.Chúng tôi cho người ta món đồ uống kinh khủng ảnh hưởng đến mức trytophan của họ.
Biz insanlara, onların triptofan seviyelerini etkileyen bu iğrenç taddaki içeceği verdik.Dali jsme lidem tento příšerný nápoj, který u nich ovlivnil hladinu tryptofanu.
Biz insanlara, onların triptofan seviyelerini etkileyen bu iğrenç taddaki içeceği verdik.Ezzel a borzalmas ízű turmixal itattuk az embereket, ami hatással volt a triptofán szintjükre.
Biz insanlara, onların triptofan seviyelerini etkileyen bu iğrenç taddaki içeceği verdik.저희는 사람들한테 맛없는 음료를 줬고 그게 트립토판의 양을 조절했을 뿐입니다.
Biz insanlara, onların triptofan seviyelerini etkileyen bu iğrenç taddaki içeceği verdik.Le dimos a la gente esta bebida con sabor horrible y afectaba sus niveles de triptófano.
Biz insanlara, onların triptofan seviyelerini etkileyen bu iğrenç taddaki içeceği verdik.Nous avons donné cette boisson affreuse aux sujets qui a affecté leurs niveaux de tryptophane.
Biz insanlara, onların triptofan seviyelerini etkileyen bu iğrenç taddaki içeceği verdik.Podawaliśmy badanym ten ohydny napój, który wpływał na poziom tryptofanu w ich organizmach.
Biz insanlara, onların triptofan seviyelerini etkileyen bu iğrenç taddaki içeceği verdik.Wij gaven mensen een walgelijk drankje dat hun tryptofaanniveau beïnvloedde.
Biz insanlara, onların triptofan seviyelerini etkileyen bu iğrenç taddaki içeceği verdik.Wir gaben Personen dieses grauenhaft schmeckende Getränk, das ihren Tryptophanspiegel beeinflusst hat.
Biz insanlara, onların triptofan seviyelerini etkileyen bu iğrenç taddaki içeceği verdik.Εμείς απλά δώσαμε ένα αηδιαστικό ποτό που επηρέασε τα επίπεδα θρυπτοφάνης.
Biz insanlara, onların triptofan seviyelerini etkileyen bu iğrenç taddaki içeceği verdik.Мы давали людям этот ужасный на вкус напиток, что влияло на их уровень триптофана.
Biz insanlara, onların triptofan seviyelerini etkileyen bu iğrenç taddaki içeceği verdik.נתנו לאנשים משקה בטעם נורא שהשפיע על רמות הטריפטופן שלהם.
Biz insanlara, onların triptofan seviyelerini etkileyen bu iğrenç taddaki içeceği verdik.فقط اعطينا الناس هذا الشراب كريه الطعم و الذي اثر على مستوى التربتوفان لديهم
Biz insanlara, onların triptofan seviyelerini etkileyen bu iğrenç taddaki içeceği verdik.ひどい味のドリンクを 飲ませただけですから しかし トリプトファンは チーズやチョコレートにも
Boyut grubunun kendi bileşen parçalarının istenen boyutlarını etkileyen yönlerRetning hvor størrelsesgruppen påvirker forespurte størrelser for sine komponenter
Bucky'nin benim düşüncemi etkileyen ve şu an yaptığımız şeyi etkileyen endişe ve kahanetleri başladı.Era en ese tiempo, con una conciencia
Bucky'nin benim düşüncemi etkileyen ve şu an yaptığımız şeyi etkileyen endişe ve kahanetleri başladı.Ik begon me toen door Bucky's voorspellingen een burger van deze planeet te voelen.
Bucky'nin benim düşüncemi etkileyen ve şu an yaptığımız şeyi etkileyen endişe ve kahanetleri başladı.시민으로서의, 지구의 한 시민으로써, 우리가 그당시의 작업에 영향을 받았던 것은그때였습니다.
Bucky'nin benim düşüncemi etkileyen ve şu an yaptığımız şeyi etkileyen endişe ve kahanetleri başladı.כאזרח, כמין אזרח של העולם, שהשפיע על חשיבתי ועל מה שעשינו באותה עת.
Bucky'nin benim düşüncemi etkileyen ve şu an yaptığımız şeyi etkileyen endişe ve kahanetleri başladı.كمواطن، كنوع من مواطني هذا الكوكب، الذي أثر في طريقة تفكيري و ما كنا نفعله في ذلك الوقت.
Bucky'nin benim düşüncemi etkileyen ve şu an yaptığımız şeyi etkileyen endişe ve kahanetleri başladı.当時の我々の仕事に影響を与えました 数多くのプロジェクトが影響を受けました
Bu durum bütün çevresel problemlerin ve burada yaşayan insanları etkileyen sorunların kaynağıdır.Aceasta duce la tot felul de probleme de mediu şi probleme care afectează oameni din toată ţara.
Bu durum bütün çevresel problemlerin ve burada yaşayan insanları etkileyen sorunların kaynağıdır.Brak drzew prowadzi do wszelkiego rodzaju problemów środowiskowych i problemów, które dotyczą całej ludności.
Bu durum bütün çevresel problemlerin ve burada yaşayan insanları etkileyen sorunların kaynağıdır.Ciò porta ogni genere di problema ambientale e problemi che colpiscono le persone in tutta la nazione.
Bu durum bütün çevresel problemlerin ve burada yaşayan insanları etkileyen sorunların kaynağıdır.Das führt in der ganzen Nation zu allerlei Umweltproblemen und Problemen, die Menschen betreffen.
Bu durum bütün çevresel problemlerin ve burada yaşayan insanları etkileyen sorunların kaynağıdır.Điều này dẫn đến đủ mọi vấn đề về môi trường, và những vấn đề ảnh hưởng đến tất cả mọi người trên đất nước.
Bu durum bütün çevresel problemlerin ve burada yaşayan insanları etkileyen sorunların kaynağıdır.Esto conduce a todo tipo de problemas ambientales y problemas que afectan a las personas en toda la nación.
Bu durum bütün çevresel problemlerin ve burada yaşayan insanları etkileyen sorunların kaynağıdır.Hal ini menyebabkan semua jenis masalah lingkungan dan masalah yang mempengaruhi seluruh bangsa ini.
Bu durum bütün çevresel problemlerin ve burada yaşayan insanları etkileyen sorunların kaynağıdır.Het leidt tot allerhande milieuproblemen en problemen die mensen over het hele land treffen.
Bu durum bütün çevresel problemlerin ve burada yaşayan insanları etkileyen sorunların kaynağıdır.이 때문에 다양한 환경 문제가 생겨나고, 이 나라의 국민들에게 영향을 끼치는 문제들이 생겨나죠.
Bu durum bütün çevresel problemlerin ve burada yaşayan insanları etkileyen sorunların kaynağıdır.Provoca todo o tipo de problemas ambientais e problemas que afectam a população por todo o país.
Bu durum bütün çevresel problemlerin ve burada yaşayan insanları etkileyen sorunların kaynağıdır.Това води до най-различни проблеми с околната среда и проблеми, засягащи хората в цялата нация.
Bu durum bütün çevresel problemlerin ve burada yaşayan insanları etkileyen sorunların kaynağıdır.Это приводит к самым различным экологическим проблемам и проблемам, влияющим на людей по всей стране.
Bu durum bütün çevresel problemlerin ve burada yaşayan insanları etkileyen sorunların kaynağıdır.תראו מחזות כאלו בכל רחבי האי. זה מוביל לכל מיני בעיות סביבתיות ובעיות המשפיעות על אנשים ברחבי המדינה.
Bu durum bütün çevresel problemlerin ve burada yaşayan insanları etkileyen sorunların kaynağıdır.وهذا الشيء يؤدي الى كل أصناف المشاكل البيئية وهذه المشاكل بدورها تؤثر على الشعب هناك.
Bu durum bütün çevresel problemlerin ve burada yaşayan insanları etkileyen sorunların kaynağıdır.やがてハイチに住む全ての人々に 悪影響をもたらします 数年前 何千人もの死者をだした
Bu farklı fareler insanları etkileyen farklı türdeki körlükleri tanımlayan çeşitli mutasyonlar.Con chuột này có sự biến đổi khác mà biểu thị cho các loại mù lòa ở con người.
Bu farklı fareler insanları etkileyen farklı türdeki körlükleri tanımlayan çeşitli mutasyonlar.Estos ratones son mutaciones diferentes que semejan distintos tipos de ceguera que afectan a los humanos.
Bu farklı fareler insanları etkileyen farklı türdeki körlükleri tanımlayan çeşitli mutasyonlar.이 다른 쥐는 돌연변이인데, 사람에게 영향을 미치는 맹목과는 다른 종류를 나타냅니다.
Bu farklı fareler insanları etkileyen farklı türdeki körlükleri tanımlayan çeşitli mutasyonlar.Naše myši měly mutace odpovídající různorodým formám lidské slepoty.
Bu farklı fareler insanları etkileyen farklı türdeki körlükleri tanımlayan çeşitli mutasyonlar.Questi topi sono il risultato di differenti mutazioni che replicano diversi tipi di cecità umana.
Bu farklı fareler insanları etkileyen farklı türdeki körlükleri tanımlayan çeşitli mutasyonlar.Te myszy należą do różnych mutacji, odpowiadających rodzajom ślepoty dotykającej ludzi.
Bu farklı fareler insanları etkileyen farklı türdeki körlükleri tanımlayan çeşitli mutasyonlar.Тези различни мишки са различни мутации, които илюстрират различни видове слепота, които засягат хората.
Bu farklı fareler insanları etkileyen farklı türdeki körlükleri tanımlayan çeşitli mutasyonlar.Эти мыши представляют разные мутации, которые отображают разные виды человеческой слепоты.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
etkileyen ile cümle - Sayfa 6 - etkileyen kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App