1925 - ABD'nin üç eyaletini (Missouri, Illinois, ve Indiana) etkileyen kasırgada 695 kişi öldü.1925 г. – Торнадо опустошава територии от три щата на САЩ – Мисури, Илинойс и Индиана, загиват 695 души.
Hepatit C özellikle karaciğeri etkileyen bir enfeksiyondur.Хепатит C е инфекция, която засяга главно черния дроб.
Inverness'i etkileyen en son deprem 1934'te olmuş ve hafif geçmiştir.Последното изригване на Везувий е през 1944 г. и било сравнително слабо.
Panik atak hastanın yaşam kalitesini olumsuz etkileyen bir hastalıktır.Прогнозата относно живота на болните е благоприятна.
Üretilen malzemenin kalitesini etkileyen çok önemli bir unsurdur.Топлинната обработка силно влияе върху вкусовите качества на обработения продукт.
Bu bölgenin adı bilinç dışıdır ve bilinç durumunu etkileyen asıl şey bu yapıdır.Това е работа на съзнанието, което в случая е заобиколено.
Tarafların birbirlerini etkileyen menfaatleri ve ihtiyaçları vardır.Всяка група си има раздели и подраздели.
Anafilaksi aniden başlayan ve birçok vücut sistemini etkileyen ciddi bir alerjik reaksiyondur.Anafilaksija je teška alergijska reakcija koja počinje naglo i utječe na mnoge tjelesne sustave.
Yalnızca derinin üst katmanını etkileyen yanıklar yüzeysel veya birinci derece yanık olarak tanımlanmaktadır.Opekline koje zahvaćaju samo površinski dio kože nazivamo površinskim opeklinama ili opeklinama prvog stupnja.
Farklı popülasyonlar arasındaki gen akışı oranını etkileyen bir dizi faktörler vardır.Mnogo je faktora koji utječu na stopu genskog toka između različitih populacija.
Dünya savaşı terimi dünya üzerindeki pek çok ülkeyi etkileyen savaş olarak kullanılmaktadır.Svetová vojna je vojenský konflikt, ktorý zasahuje väčšinu štátov sveta.
Atmosfer yoğunluğu, hava taşıtlarının performansını etkileyen en önemli faktörlerden biridir.Motivácia je jedným z najdôležitejších faktorov ovplyvňujúcich úspešnosť života jedinca.
Tarafların birbirlerini etkileyen menfaatleri ve ihtiyaçları vardır.Ti se delijo na delovalnike (aktante) in okoliščine (cirkumstante).
Birbirini etkileyen akımlar arasında Buz denizi ve hava, dinç, kuvvetli, enerjik ve üretici ekosistem yaratır.Medsebojno delovanje tokov, morskega ledu in vode je ekosistem živ in produktiven.
Anafilaksi aniden başlayan ve birçok vücut sistemini etkileyen ciddi bir alerjik reaksiyondur.Anafilaksija je huda alergijska reakcija, ki se pojavi hitro in prizadeva številne sisteme v telesu.
Beni en çok etkileyen kısım bu oldu".To je bil zame največji šok."
TM, hem yetişkin hem de çocukları etkileyen bir felç durumudur.Anksiozne motnje so značilne tako za odraslo populacijo, kot tudi za otroke.
Smith kendisini en çok etkileyen iki sanatçının Adele ve Amy Winehouse olduğunu belirtti.Smith įvardina Adele ir Amy Winehouse kaip pagrindinius atlikėjus, kurie jam darė įtaką.
Değişim toplantıları etkileyen bir hatayı düzeltti.Užkariavimus lydėjo permaininga sėkmė.
Kalite maliyetleri en az etkileyen, sermayeye en az bağlı üretkenliği artırma yoludur.Reaalservituuti tuleb teostada viisil, mis koormaks teenivat kinnisasja kõige vähem.
(Uzay mimarisinde şekli etkileyen faktörlerle ilgili daha fazla bilgi için bakınız Varieties section. )(Õpetus sisaldab ka kosmose muusikalis-arvulise struktuuri ideed.)
Türk edebiyatını da etkileyen Tasavvuf şiiri de bu dönemde doğdu.Tollal sai alguse ka Turgenevi kirjanduslik looming.
A: Hayır, hayatımızı etkileyen bir çok faktör vardır.Нет, есть так много факторов влияющих на нашу жизнь.
Ama beni en çok etkileyen buluş stresin nasıl fiziksel tepkimizi değiştirdiğiydi.그 중에 저한테 가장 놀라웠던 것은, 스트레스에 반응하는 그들의 신체가 변화하는 모습 이였어요.
Ama beni en çok etkileyen buluş stresin nasıl fiziksel tepkimizi değiştirdiğiydi.Men den för mig mest fascinerande upptäckten var hur deras fysiska reaktioner på stressen förändrades.
Ama beni en çok etkileyen buluş stresin nasıl fiziksel tepkimizi değiştirdiğiydi.Najfascinujúcejšie bolo na tom ako sa ich fyzická odpoveď na stres zmenila.
Ama beni en çok etkileyen buluş stresin nasıl fiziksel tepkimizi değiştirdiğiydi.Але самими захоплюючими відкриттям для мене було що їх фізична реакція на стрес змінилася.
Ama beni en çok etkileyen buluş stresin nasıl fiziksel tepkimizi değiştirdiğiydi.Но самым потрясающим для меня открытием стал тот факт, что эти люди по-другому начали реагировать на стресс.
Ama beni en çok etkileyen buluş stresin nasıl fiziksel tepkimizi değiştirdiğiydi.でも私が一番驚いた事は 肉体的なストレスに対する<br/>反応の仕方が変わった事です 普通 ストレス反応では
Ama bizi gerçekten etkileyen büyük olay, kızkardeşinin bana yazması ve işte,하지만 우리에게 영향을 준 가장 중요한 사실은 그녀 여동생이 제게 글을 남겼는데요
Ama bizi gerçekten etkileyen büyük olay, kızkardeşinin bana yazması ve işte,אבל הדבר הגדול שבאמת השפיע עלינו היה, אחותה כתבה לי, והיא אמרה, אתם יודעים,
Ama bizi gerçekten etkileyen büyük olay, kızkardeşinin bana yazması ve işte,ولكن الشيء الذي أثر بنا فعلا كان، عندما كتبت أختها لي، وقالت،
Ama bizi gerçekten etkileyen büyük olay, kızkardeşinin bana yazması ve işte,彼女の妹が私に連絡を取り、 このブログについてこう書いたことです --
Ancak yazdıkları arasında, beni etkileyen bir şey hatırımda kalmış.하지만 그가 쓴 날 이사 종류의 한 가지를 기억 해요.
Aslında beni en çok etkileyen kitap...Egy olvasott könyv, ami hatott rám...
Aslında beni en çok etkileyen kitap... Tolstoy'dan "İnsan Ne İle Yaşar?"Πρέπει να είναι το "Από Τι Ζουν Οι "νθρωποι" του Τολστόι.
Avrupa’da öğretmenlik eğitiminin değerlendirilmesini etkileyen birçok etmen bulunmaktadır.Instituţiile pentru formarea iniţială a profesorilor
Avrupa’da öğretmenlik eğitiminin değerlendirilmesini etkileyen birçok etmen bulunmaktadır.Právní úpravy evaluace a akreditace poskytovatelů dalšího vzdělávání učitelů: CY, FR, MT, AT, UK neexistují.
Avrupa’da öğretmenlik eğitiminin değerlendirilmesini etkileyen birçok etmen bulunmaktadır.Una varietà di elementi importanti influenzano la valutazione della formazione degli insegnanti in Europa.
Ayrıca,çoğunlukla Kuzey Afrikalı gençleri etkileyen bir çok sorunu da gördük.Dowiedzieliśmy się również, że wiele z problemów ludności północnej Afryki najbardziej dotyka ludzi młodych.
Ayrıca,çoğunlukla Kuzey Afrikalı gençleri etkileyen bir çok sorunu da gördük.E abbiamo capito che molti problemi delle popolazioni nordafricane colpivano soprattutto i giovani.
Ayrıca,çoğunlukla Kuzey Afrikalı gençleri etkileyen bir çok sorunu da gördük.또한 우리는 북아프리카 사람들이 처한 많은 문제들이 어린이들에게 가장 큰 영향을 미친다는 것을 알게 되었습니다.
Ayrıca,çoğunlukla Kuzey Afrikalı gençleri etkileyen bir çok sorunu da gördük.Megtudtuk, hogy sok probléma, ami Észak-Afrikát sújtja a fiatalokra van a legnagyobb hatással.
Ayrıca,çoğunlukla Kuzey Afrikalı gençleri etkileyen bir çok sorunu da gördük.Nous avons aussi appris que les problèmes que rencontraient ces peuples affectaient surtout les jeunes.
Ayrıca,çoğunlukla Kuzey Afrikalı gençleri etkileyen bir çok sorunu da gördük.Také jsme zjistili, že mnoho z problémů v severní Africe se nejvíce týká mladých lidí.
Ayrıca,çoğunlukla Kuzey Afrikalı gençleri etkileyen bir çok sorunu da gördük.Wir erfuhren ausserdem, dass viele der Probleme der Leute in Nordafrika junge Leute am meisten betreffen.
Ayrıca,çoğunlukla Kuzey Afrikalı gençleri etkileyen bir çok sorunu da gördük.Ми також побачили, що проблеми жителів Північної Африки найбільше зачіпають молодь.
Ayrıca,çoğunlukla Kuzey Afrikalı gençleri etkileyen bir çok sorunu da gördük.Также мы узнали, что много проблем в Северной Африке больше всего затрагивает молодёжь.
Ayrıca,çoğunlukla Kuzey Afrikalı gençleri etkileyen bir çok sorunu da gördük.למדנו גם שהרבה מהבעיות שעומדות לפני אנשי צפון אפריקה משפיעות בעיקר על הצעירים.
Ayrıca,çoğunlukla Kuzey Afrikalı gençleri etkileyen bir çok sorunu da gördük.و علمنا ايضا الكثير عن عن المشاكل التي تواجه سكان شمال افريقيا اكثر ما تؤثر على الشباب
Ayrıca,çoğunlukla Kuzey Afrikalı gençleri etkileyen bir çok sorunu da gördük.若い人に一番影響していると知りました 111日間の砂漠ランニングの後、私は妻の元に帰りました
Beni etkileyen bir başka fotoğraf veya fotoğraf serisi ise,Další fotka, která mě velmi ovlivnila nebo série fotek, je projekt
Beni etkileyen bir başka fotoğraf veya fotoğraf serisi ise,저에게 많은 영향을 준 다른 사진을 보여드리죠. 여러 장의 사진인데요.
Beni etkileyen bir başka fotoğraf veya fotoğraf serisi ise,Noch ein anderes Foto hat mich sehr beeinflusst, oder eher eine Fotoserie.
Beni etkileyen bir başka fotoğraf veya fotoğraf serisi ise,עוד תמונה שהשפיעה עלי רבות, או סדרה של תמונות, זה הפרוייקט הזה
Beni etkileyen bir başka fotoğraf veya fotoğraf serisi ise,صورة أخرى أثرت بي كثيرا، أو مجموعة من الصور، كانت هذا المشروع
Beni etkileyen bir başka fotoğraf veya fotoğraf serisi ise,一連の写真は、アルゼンチンの男性と その妻が行ったこのプロジェクトです
"Bilimadamları A'yı etkileyen gen veya genleri keşfetti." gibi haberleri görüyorsunuzdur."A tudósok nemrég felfedezték azt a gént vagy géneket, amely(ek) X-re hat(nak)."
"Bilimadamları A'yı etkileyen gen veya genleri keşfetti." gibi haberleri görüyorsunuzdur."Các nhà khoa học vừa mới tìm ra một gene trong số các gene tác động lên X.
"Bilimadamları A'yı etkileyen gen veya genleri keşfetti." gibi haberleri görüyorsunuzdur."Cientistas descobriram recentemente o gene ou os genes que afectam X."