Ana içeriğe geç
Sözlük

etkileyen ile cümle

etkileyen kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
11
ORT. KELİME
Sertleşme sorunu milyonlarca erkeği etkileyen ciddi bir sağlık sorunudur.Det rör sig om ett folkhälsoexperiment riktat mot miljontals barn...
Mısır metinlerine göre bir şekilde bir ağrı veya Firavunu etkileyen ruhsal ızdırapla ilişkilidir.В текстах пірамід його культ асоціювався з болем і духовними стражданнями, що впливають на фараона.
Anafilaksi aniden başlayan ve birçok vücut sistemini etkileyen ciddi bir alerjik reaksiyondur.Анафілаксія — серйозна алергічна реакція, яка діє швидко та порушує роботу багатьох систем органів.
Yalnızca derinin üst katmanını etkileyen yanıklar yüzeysel veya birinci derece yanık olarak tanımlanmaktadır.Опіки, що впливають тільки на поверхню шкіри, відомі як поверхневі або опіки першого ступеня.
Popper’i etkileyen kuramın öndeyişinin doğru çıkması değildi.Історія, за Поппером, не має смислу.
Inverness'i etkileyen en son deprem 1934'te olmuş ve hafif geçmiştir.Poslední zemětřesení v Inverness bylo zachyceno v roce 1934.
Hepatit C özellikle karaciğeri etkileyen bir enfeksiyondur.Hepatitida C je infekční onemocnění, které postihuje především játra.
Vektörel hastalıkların yayılmasını etkileyen çeşitli etmenler vardır.Existuje mnoho sociálních faktorů, které ovlivňují šíření nemoci.
1315-1317 Büyük Kıtlığı, 14. yüzyılın başlarında Avrupa'nın büyük bir kısmını etkileyen büyük bir kıtlıktır.1315 - 1317 postihl velkou část Evropy tzv. Velký hladomor.
1925 - ABD'nin üç eyaletini (Missouri, Illinois, ve Indiana) etkileyen kasırgada 695 kişi öldü.1925 – Tornádo, které se přehnalo přes státy Missouri, Illinois a Indiana, zabilo 695 lidí.
Ayrıca, bir sene boyunca da sanatını çok etkileyen Sir Thomas Lawrence ile birlikte çalıştı.Také ho zajímal tehdy módní portrétista Thomas Lawrence.
Bununla birlikte Toplam ısı yükünü etkileyen diğer faktörleri de göz önünde bulundurmamız gerekmektedir.Dodává ale, že k plnému vysvětlení je třeba započítat i vliv oxidu uhličitého.
Üst solunum sisteminde oluşarak kolay şekilde yayılan ve en çok burnu etkileyen bir bulaşıcı hastalıktır.Jde o snadno šiřitelné infekční onemocnění horních cest dýchacích, které postihuje zejména nos.
Fakat eğer dişin apeksini de etkileyen bir iltihabi olay varsa diş muhtemelen canlılığını kaybetmiştir.U neprořezaného zubu může dojít k degeneraci zubního váčku, ve kterém se zub vyvíjel.
Yalnızca derinin üst katmanını etkileyen yanıklar yüzeysel veya birinci derece yanık olarak tanımlanmaktadır.Arsurile care afectează superficial pielea sunt cunoscute drept arsuri superficiale sau de gradul întâi.
Anafilaksi aniden başlayan ve birçok vücut sistemini etkileyen ciddi bir alerjik reaksiyondur.Anafilaxia este o reacție alergică severă care survine brusc și afectează numeroase sisteme ale corpului.
Hepatit C özellikle karaciğeri etkileyen bir enfeksiyondur.Hepatita C este o boală infecțioasă ce afectează în principal ficatul.
Selülit, deriyi etkileyen bakteriyel bir enfeksiyondur.Celulita este o infecție bacterială ce apare pe piele.
Yalnızca derinin üst katmanını etkileyen yanıklar yüzeysel veya birinci derece yanık olarak tanımlanmaktadır.Azt az égést, amely csak a bőr felszínét érinti, felületes vagy elsőfokú égésnek nevezik.
Beni en çok etkileyen kısım bu oldu".Ez volt rá a legnagyobb hatással.”
Anafilaksi aniden başlayan ve birçok vücut sistemini etkileyen ciddi bir alerjik reaksiyondur.Az anafilaxia súlyos allergiás reakció, amely hirtelen lép fel és több szervre gyakorol hatást.
İklim değişiklikleri mutluluğu etkileyen faktörlerdendir.Az élőhely klimatikus viszonyaiban a cselekmény hatására bekövetkezett változások.
Vincent Price onu en çok etkileyen karakterlerden biri olmuştur.Legnagyobb példaképe pedig Vincent Price volt.
Bu gelişme Akdeniz bölgesindeki tüm tarihyazımını etkileyen önemli bir etkiye sahiptir.Óriási jelentősége volt az egész közel-keleti térség történelmének alakulásában.
1925 - ABD'nin üç eyaletini (Missouri, Illinois, ve Indiana) etkileyen kasırgada 695 kişi öldü.1925 – ”Kolmen osavaltion tornado” riehui Missourin, Illinoisin ja Indianan alueella surmaten 695 ihmistä.
TM, hem yetişkin hem de çocukları etkileyen bir felç durumudur.Tämä on sekä lapselle että äidille akuutti hätätilanne.
Bitkinin bütün parçaları merkezî sinir sistemini etkileyen zehirli terpen bileşikleri içerir.Koko kasvi sisältää keskushermostoon vaikuttavaa myrkkyä.
İngiltere'de geçirdiği zamanda onu en çok etkileyen şeylerden birisi Isaac Newton'un çalışmalarıdır.Englannissa hän oli saanut paljon vaikutteita Isaac Newtonilta, ajan kuuluisimmalta tutkijalta.
Bu uzmanlaşma, şirketin pazarlama stratejisindeki başarıyı de etkileyen çok önemli bir faktördür.Liiketoimintamallilla on myös keskeinen rooli strategian toimeenpanon onnistumisessa.
İnsan ruhunun ya da ilâhi ruhun kendi çevresindeki dünyayı etkileyen parçasına ba adı verilirdi.Tällöin sielu tai sen osa oli palautettava ihmiseen.
Vücudun insülin kullanımını etkileyen diğer daha az belirgin faktörler de dikkate alınmalıdır.Lisäksi kehikon hajoamisnopeus elimistössä tulee ottaa huomioon.
Deniz mağaralarının oluşumunu etkileyen bir diğer faktör de yağmur sularıdır.Toinen merkittävä tekijä järvien sijainnille napa-alueilla on sateet.
Hepatit C özellikle karaciğeri etkileyen bir enfeksiyondur.Η ηπατίτιδα C είναι μία λοίμωξη που προσβάλλει κυρίως το ήπαρ.
Dünya savaşı terimi dünya üzerindeki pek çok ülkeyi etkileyen savaş olarak kullanılmaktadır.Παγκόσμιος πόλεμος είναι μια στρατιωτική σύγκρουση που έχει επιπτώσεις στην πλειονότητα των χωρών.
İnsan ruhunun ya da ilâhi ruhun kendi çevresindeki dünyayı etkileyen parçasına ba adı verilirdi.Το μπα ήταν το μέρος της ανθρώπινης ή θεϊκής ψυχής που επηρέαζε τον κόσμο γύρω του.
İnsanları gerçekten, olumlu olarak etkileyen bir şeyi söylemektir." ifadesini kullandı.Det handler om at sige noget, der virkelig påvirker mennesker på en reel måde, på en positiv måde", siger hun.
Üretilen malzemenin kalitesini etkileyen çok önemli bir unsurdur.Situationen er helt skæv, hvad angår kvaliteten af den mad, vi spiser.
TM, hem yetişkin hem de çocukları etkileyen bir felç durumudur.Der er noget at se på ‑ og at røre ved ‑ for både børn og voksne.
Farklı popülasyonlar arasındaki gen akışı oranını etkileyen bir dizi faktörler vardır.Der er en række faktorer, der påvirker hastigheden af genflow mellem forskellige populationer.
Ananın gebelik süresince nasıl beslendiği de zekâ gelişimini etkileyen bir etkendir.En mors ernæring under fostrets udvikling kan også spille en rolle.
1315-1317 Büyük Kıtlığı, 14. yüzyılın başlarında Avrupa'nın büyük bir kısmını etkileyen büyük bir kıtlıktır.Den store hungersnøden i 1315-1317 var den første i serien av store kriser som rammet Europa på 1300-tallet.
Kendisini etkileyen hocaları Hoca Ali Rıza Bey, Abdülaziz Mecdi Tolun, Akil Muhtar Özden'dir.Men denne dagen blir de selv lurt av Ole Kleiven, en omreisende.
Otokinetik etki, gece uçuşu yapan pilotları etkileyen bir illüzyon olarak da ünlüdür.Riktignok finnes det lys-indikasjon som forteller pilotene hva som er feil.
Hepatit C özellikle karaciğeri etkileyen bir enfeksiyondur.Hepatitis C adalah infeksi yang terutama menyerang organ hati.
Farklı popülasyonlar arasındaki gen akışı oranını etkileyen bir dizi faktörler vardır.Terdapat sejumlah faktor-faktor yang memengaruhi aliran gen antara populasi-populasi yang berbeda.
Birbirini etkileyen akımlar arasında Buz denizi ve hava, dinç, kuvvetli, enerjik ve üretici ekosistem yaratır.Interaksi antara arus, es laut, dan cuaca membuat untuk ekosistem yang kuat dan produktif.
Bu diplomasi anlayışının gelişmesini etkileyen iki ana etmenden sözedilebilir.Ada dua faktor utama yang mungkin menjelaskan pertumbuhan kegiatan penelitian ini.
Anafilaksi aniden başlayan ve birçok vücut sistemini etkileyen ciddi bir alerjik reaksiyondur.Chứng quá mẫn là phản ứng dị ứng nghiêm trọng khi khởi phát nhanh chóng ảnh hưởng đến nhiều hệ thống cơ thể.
Tam da bu sırada James geleceğini etkileyen bir karar verir.Và chính việc này đã công khai việc James đã cải đạo.
Bu albüm, Latin Amerika rockını etkileyen bazı şarkılar içermekteydi.Album này bao gồm các bài hát biến thể của các phong cách âm nhạc Mỹ Latin.
Üretilen malzemenin kalitesini etkileyen çok önemli bir unsurdur.製品の品質に大きく影響する。
Anafilaksi aniden başlayan ve birçok vücut sistemini etkileyen ciddi bir alerjik reaksiyondur.全身性过敏反应是一种突然起病且影响多个身体系统的严重全身性过敏反应。
Tarafların birbirlerini etkileyen menfaatleri ve ihtiyaçları vardır.最後眾人各自和自己的伴侶擁抱。
Dünya savaşı terimi dünya üzerindeki pek çok ülkeyi etkileyen savaş olarak kullanılmaktadır.세계 대전(世界大戰, World War)은 세계의 대국의 대부분이 참여하는 전쟁이다.
Vektörel hastalıkların yayılmasını etkileyen çeşitli etmenler vardır.그는 신종 전염병의 잠재적 영향력을 특히 염려하고 있다.
Ayrıca Time dergisinin "dünyayı etkileyen 100 isim" listesinde yer almaktadır.בנוסף, היא הופיעה באותו המגזין ברשימת "100 הסלבריטים המשפיעים בעולם".
1315-1317 Büyük Kıtlığı, 14. yüzyılın başlarında Avrupa'nın büyük bir kısmını etkileyen büyük bir kıtlıktır.הרעב הגדול של 1315–1317 - תקופת רעב המוני ששררה באירופה במהלך ימי הביניים.
Zerkavi, TIME 100 listesine 2 kez girerek Dünya'yı Etkileyen 100 Kişiden biri olarak gösterilmişti.גילברט צוינה ברשימת טיים 100 כאחת מהאנשים המשפיעים בעולם.
Beni en çok etkileyen kısım bu oldu".כל דבר בו השפיע עלי מאוד".
Anafilaksi aniden başlayan ve birçok vücut sistemini etkileyen ciddi bir alerjik reaksiyondur.Анафилаксията е тежка алергична реакция, която се проявява внезапно и засяга много от системите на тялото.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod