Bu uzmanlaşma, şirketin pazarlama stratejisindeki başarıyı de etkileyen çok önemli bir faktördür.Es steht auch ein Vierteljahrhundert später erfolgreich im Zentrum der Unternehmensstrategie dieser Agentur.
İnsan faktörü erozyonu etkileyen en önemli faktörlerdendir.Vulkanische Eruptionen sind einer der einflussreichsten Effekte.
Coğrafi koşullar nüfus yoğunluğunu etkileyen en önemli etkendir.Das generative Verhalten ist jenes Verhalten, das auf die Zahl der Kinder einer Bevölkerung Einfluss nimmt.
Tam da bu sırada James geleceğini etkileyen bir karar verir.C'est tout simplement son avenir que Johnny doit maintenant reconsidérer.
1315-1317 Büyük Kıtlığı, 14. yüzyılın başlarında Avrupa'nın büyük bir kısmını etkileyen büyük bir kıtlıktır.La grande famine de 1315-1317 est une famine qui se déroule de 1315 à 1317 en Europe.
Bireylerin kredi notunu etkileyen çeşitli nedenler vardır.Varios factores afectan los puntajes de crédito del individuo.
İnsanları etkileyen patojenlerin her sınıfı bitkilerde de hastalık yapabilir.Los miembros de cada clase de patógeno que infecta a los humanos también infecta a las plantas.
Farklı popülasyonlar arasındaki gen akışı oranını etkileyen bir dizi faktörler vardır.Hay un número de factores que afectan al ritmo del flujo genético entre poblaciones diferentes.
Cinsel ilişki sayısı: Cinsel ilişki sıklığı gebe kalmayı etkileyen bir faktördür.Amokoscisia: excitación por el deseo de castigar a la pareja sexual.
Durum Sesinde bir ses kısıklığı neden yanı sıra şarkıcılık ses aralığını etkileyen, ona disfoni verdi.O por el simple hecho de que el cantante tiene problemas temporales con su voz, como un resfriado.
Anafilaksi aniden başlayan ve birçok vücut sistemini etkileyen ciddi bir alerjik reaksiyondur.L'anafilassi è una reazione allergica grave, di rapida insorgenza, che interessa molti distretti corporei.
Inverness'i etkileyen en son deprem 1934'te olmuş ve hafif geçmiştir.L'ultimo terremoto verificatosi a Inverness risale al 1934.
İklim değişiklikleri mutluluğu etkileyen faktörlerdendir.I fattori climatici sono le condizioni che producono variazioni sugli elementi climatici.
Dünya savaşı terimi dünya üzerindeki pek çok ülkeyi etkileyen savaş olarak kullanılmaktadır.Il termine guerra mondiale indica un conflitto militare che coinvolge un alto numero di nazioni della Terra.
Annales Ekolü tüm bu süreci en çok etkileyen yaklaşımdı.Quello di Rorschach fu, però, il primo approccio sistematico di questo genere.
Manzara tarzı Bayramov’u ilk etkileyendi.Il genere del paesaggio è stato il primo genere ad affascinare Durdy Bayramov.
Tarafların birbirlerini etkileyen menfaatleri ve ihtiyaçları vardır.Среди противников — лучники и белки.
Değişim toplantıları etkileyen bir hatayı düzeltti.Исправлена ошибка, влиявшая на функциональность собраний Exchange.
Mısır metinlerine göre bir şekilde bir ağrı veya Firavunu etkileyen ruhsal ızdırapla ilişkilidir.В Текстах пирамид его культ ассоциировался с болью и духовными страданиями, влияющими на фараона.
Aşırı bilgi, karar vermeyi etkileyen problem sürecini ve görevlendirmesini etkiler.Избыточная информация влияет на обработку проблем и задач, что воздействует на принятие решений.
Bosco bu sıralarda onu çok etkileyen bir dizi rüya gördüğünü bildirmektedir.Наутро ослик рассказывает всем, какой чудесный сон ему приснился.
Kendisini etkileyen hocaları Hoca Ali Rıza Bey, Abdülaziz Mecdi Tolun, Akil Muhtar Özden'dir.Клан отщепенцев, поклоняющихся Саджууку, Великому Творцу.
Düşünsel üstünlüğünün aurası ile insanları etkileyen" olarak tanımlamaktadır.Она знала, как важно «повлиять на людей положительным образом».
Madonna bu albümle kariyerini etkileyen inancını da anlattı.وأوضحت مادونا بهذا الألبوم أيضاً اعتقادها الذي يؤثر على مهنتها.
Yalnızca derinin üst katmanını etkileyen yanıklar yüzeysel veya birinci derece yanık olarak tanımlanmaktadır.تعرف الحروق التي تؤثر فقط على الطبقة السطحية من الجلد باسم الحروق السطحية أو حروق الدرجة الأولى.
Aşırı bilgi, karar vermeyi etkileyen problem sürecini ve görevlendirmesini etkiler.وتؤثر المعلومات الزائدة في معالجة المشاكل والمهام التي تؤثر على صنع القرار.
Bu görüntü ve müzik kombinasyonu, kitleyi etkileyen bir deneyim yaratmak için hazırlandı.هذا المزيج من الصور والموسيقى يسعى إلى خلق تجربة تحرك الجمهور."
1315-1317 Büyük Kıtlığı, 14. yüzyılın başlarında Avrupa'nın büyük bir kısmını etkileyen büyük bir kıtlıktır.المجاعة الكبرى بين 1315 و 1317 كانت البداية لموجة من الكوارث التي ضربت أوروبا في أوائل القرن الرابع عشر .
Yine bu gezide tarih anlayışını etkileyen kimi Fransız tarihçilerle tanıştı.ولقد تعرف خلال هذه الجوله على المؤرخين الفرنسيين الذين أثروا بشكل كبير في مفهوم التاريخ .
Bu nedenle, QT aralığını etkileyen diğer ilaçlarla (örneğin amiodaron) beraber alınmamalıdır.لذلك، لا ينبغي أن يؤخذ من قبل الرجال الذين يتناولون أدوية أخرى تؤثر على الفاصل الزمني QT (مثل الأميودارون).
Kütle merkezi, uçakların dengesini etkileyen en önemli noktadır.تؤثر نقطة مركز الجاذبية في استقرار الطائرة.
Kalite maliyetleri en az etkileyen, sermayeye en az bağlı üretkenliği artırma yoludur.وبالتأكيد سينتقل العمال من الوظيفة الأقل ربحًا إلى القطاع الأكثر ربحًا.
İnsan ruhunun ya da ilâhi ruhun kendi çevresindeki dünyayı etkileyen parçasına ba adı verilirdi.O ba era o componente da alma humana ou divina que afetava o mundo ao seu redor.
Nörosistiserkoz adı verilen ve beyni etkileyen özel bir formu nörolojik semptomplara neden olabilir.Uma forma específica chamada neurocisticercose, que afeta o cérebro, pode causar sintomas neurológicos.
Bütün bir sistemin davranışlarını etkileyen içsel geri besleme döngüleri ve gecikme süreleri ile ilgilenir.Ele lida com ciclos de retroalimentação interna e atrasos que afetam o comportamento do sistema como um todo.
Grup durumu sosyal kimliklerin belirginliğini etkileyen grup büyüklüğü ile etkileşime girer.Deve-se observar o peso que estas exercem sobre a organização social do grupo.
Dişeti ve dişleri destekleyen diğer dokuları etkileyen iltihabî hastalıklara periodontal hastalıklar denir.Dentes erupcionados adjacentes a dentes impactados são predispostos à doença periodontal.
Bu süreç Avusturya'yı büyük oranda etkileyen Barok sanatının gelişmesi için gereken olanakları yarattı.Elas precisam mudar o que causou O Grande Desastre na Austrália.
Beni en çok etkileyen kısım bu oldu".'Essa é a coisa que mais me incomodou'".
Twigs, kendisini etkileyen ilk müzisyenleri Billie Holiday, Ella Fitzgerald ve Marvin Gaye şeklinde sıraladı.Os primeiros cantores que tiveram um impacto sobre FKA foram Billie Holiday, Ella Fitzgerald e Marvin Gaye.
Divinity: Dragon Commander oynanışı birbirini etkileyen üç aşamaya ayrılmıştır.De gameplay van Divinity: Dragon Commander is opgesplitst in drie verschillende delen.
Anafilaksi aniden başlayan ve birçok vücut sistemini etkileyen ciddi bir alerjik reaksiyondur.Anafylaxie is een ernstige allergische reactie die plotseling begint en vele lichaamssystemen aantast.
Konsantrasyonu temel olarak etkileyen dört önemli faktör vardır.Om zijn werk te begrijpen, zijn ten minste vier invloedssferen van groot belang.
Elk Cloner Apple II sistemlerini etkileyen boot sector virüsü olarak bilinmektedir.Elk Cloner was een zogenaamd bootsectorvirus.
Bununla birlikte Toplam ısı yükünü etkileyen diğer faktörleri de göz önünde bulundurmamız gerekmektedir.Het is belangrijk om alle factoren die van invloed kunnen zijn op de klachten in kaart te brengen.
2007'de, çalışmasını etkileyen sanat müzeciliği hareketi üzerine köşesine çekilmiştir.In 2007 verscheen zijn bundel korte verhalen Elke beweging die je maakte.
Üretilen malzemenin kalitesini etkileyen çok önemli bir unsurdur.Złożonym zagadnieniem pozostaje jakość produkowanego uzbrojenia.
Anafilaksi aniden başlayan ve birçok vücut sistemini etkileyen ciddi bir alerjik reaksiyondur.Anafilaksja to poważna i nagła reakcja alergiczna, która wpływa na wiele układów w organizmie.
Hodler, eserleriyle dışavurumcu sanatçıları büyük ölçüde etkileyen isimlerden oldu.Wszyscy oni, z wyjątkiem Mestrala, okazali się być artystami o dużym znaczeniu.
Atmosfer yoğunluğu, hava taşıtlarının performansını etkileyen en önemli faktörlerden biridir.Jazda samochodem jest jednym z głównych czynników przyczyniających się do zanieczyszczenia powietrza.
Hormonlar vücuttaki farklı organ sistemlerinin davranışlarını etkileyen kimyasallardır.Kofeina wpływa na zachowanie różnych organizmów.
1315-1317 Büyük Kıtlığı, 14. yüzyılın başlarında Avrupa'nın büyük bir kısmını etkileyen büyük bir kıtlıktır.Den stora svälten i 1315-1317 var den första av en serie kriser som drabbade Europa på 1300-talet.
Hepatit C özellikle karaciğeri etkileyen bir enfeksiyondur.Hepatit C är en infektion som primärt drabbar levern.
Bununla beraber, bir tanığın telkine açık oluşunu etkileyen birden çok faktör vardır.Ett spår dyker emellertid snabbt upp i form av ett vittne.
Anafilaksi aniden başlayan ve birçok vücut sistemini etkileyen ciddi bir alerjik reaksiyondur.Anafylaxi är en allvarlig allergisk reaktion som startar plötsligt och påverkar flera olika kroppsfunktioner.
Durum Sesinde bir ses kısıklığı neden yanı sıra şarkıcılık ses aralığını etkileyen, ona disfoni verdi.Skulle musiken, så stark i dess uttrycksfullhet, överrösta orden?
Popper’i etkileyen kuramın öndeyişinin doğru çıkması değildi.Men de som tvivlade på Poppe hade fel.
Dizinin asıl kendini ortaya çıkartan duygusal teması olmayabilir ama gerçekten beni en çok etkileyen tema."Men kanske är det omöjliga i uppgiften just det som driver och lockar mig.”
Bu bölgelerdeki sivilleri etkileyen politik durumlar dolayısıyla saha görevleri kuruldu.Politiska partier i provinserna kämpade för verkligt politisk inflytande.
Daha sonra Karayipler'e yöneldi ve Küba'yı etkileyen en masraflı kasırgası oldu.Den förekom på Kuba och tros vara den största uggla som någonsin funnits.