Okul çağındaki çocuklarda yatışma yan etkisinin sınıfta öğrenmeye etkileri olmaktadır.Παρενέργειες υπνηλίας κατά την σχολική ηλικία έχουν επιπτώσεις στην μάθηση στην τάξη.
Statik elektriğin etkileri birçok insana tanıdık gelmektedir.Οι επιπτώσεις της ηχορύπανσης στον άνθρωπο είναι πολλές.
Yan etkileri (öncelikle mide-bağırsak bozukluğu) kullanımını sınırlar.Οι παρενέργειές της (πρωτογενής γαστρεντερική διαταραχή) περιορίζουν τη χρήση της.
Ayrıca, kişinin ailesi için de olumsuz etkileri sık sık görülür.Υπάρχει συχνά αρνητικός αντίκτυπος και για την οικογένεια του πάσχοντα.
Nano partiküllerin olası olumsuz etkileri göz ardı edilir ise bu özellikle önemli olabilir.Τα πιθανά οφέλη της NFV αναμένεται να είναι σημαντικά.
Flavonoidlerin potansiyel yan etkileri düşünülürse faydalı olup olmadığı tartışmalıdır.Τα οφέλη των φλαβονοειδών αμφισβητούνται με πιθανές παρενέργειες.
Yıllarca yaydığı radyasyonun etkileri tartışıldı.Οι ακτίνες Χ μπορεί να συνεχίσουν να εκλύονται επί πολλά χρόνια.
Yerçekimi ve atalet etkileri arasındaki eşdeğerlik tam bir teori teşkil etmez.Η ισοδυναμία μεταξύ βαρυτικών και αδρανειακών φαινομένων δεν αποτελεί μια πλήρη θεωρία της βαρύτητας.
Migrenin etkileri, ana baş ağrısı geçtikten sonraki birkaç gün devam edebilir.Τα συμπτώματα της ημικρανίας μπορεί να διαρκέσουν για μερικές ημέρες μετά τη λήξη της κύριας κεφαλαλγίας.
Her çeşit yan etki bütün hastalarda görülmeyeceği gibi, bazı yan etkileri hasta kendisi fark edemeyebilir.Σε ειδικές παθήσεις, ο ασθενής μπορεί να μη νιώθει καθόλου την αηδία.
Antibiyotik reçetelerinin kullanımının, antibiyotik direnci konusunda etkileri mevcuttur.Η χρήση των συνταγών για αντιβιοτικά έχει επιπλοκές για την ανθεκτικότητα στα αντιβιοτικά.
Kinematik, kuvvetleri hesaba katmadan hareketlerin etkileri ile uğraşır.Σε αντίθεση με τη Κινηματική που εξετάζει την κίνηση των σωμάτων χωρίς την επίδραση δυνάμεων.
Bu patlamaların etkileri bir felaketti.Τα αποτελέσματα του πολέμου αυτού ήταν καταστροφικά.
Bu değişikliklerin 2012 seçimleri üzerinde etkileri oldu.Οι αλλαγές αυτές θα εφαρμοστούν από τις εκλογές του 2020 και έπειτα.
Tedavinin muhtemel yan etkilerinden biri Jarisch-Herxheimer reaksiyonudur.En af de potentielle bivirkninger ved behandlingen er Jarisch-Herxheimer-reaktion.
İlk olarak 1971'de tanımlanan bu olay, 1998 yılında feromonların etkileri ile açıklanmıştır.Denne effekt blev for første gang beskrevet i 1971, og muligvis forklaret ved feromoner i 1998.
Askeriyede geçirdiği kısa zamanında çok şey deneyimledi ve savaşın sarsıcı etkilerine tanıklık etti.I sin korte tid i militæret oplevede han meget og var vidne til krigens konsekvenser.
Simülasyon alternatif durumların ve hareket tarzlarının nihai gerçek etkilerini göstermek için kullanılabilir.Simulation kan bruges til at vise de endelige effekter af alternative tilstande og mulige handlinger.
Sıcak çikolatayı yapmak için kullanılan kakaonun içindeki kafein de sağlık için olumsuz etkileri de olabilir.Koffein, der er i kakaoen, og som findes i varm chokolade, kan have negative effekter på helbredet.
Bu krizin etkileri günümüzde de devam etmektedir.Eftervirkningerne af den kamp kan stadig føles i dag.
Okul çağındaki çocuklarda yatışma yan etkisinin sınıfta öğrenmeye etkileri olmaktadır.Sedative bivirkninger hos børn i skolealderen har en negativ effekt på indlæring.
Sarımsağın aşırı tüketiminin bazı yan etkileri olabilir.En kraftig begrænsning af kulhydratindtaget kan have bivirkninger.
Sosyal etkilerin davranışa olan etkisi ilgiye göre daha güçlü olmalıdır.Kvaliteten af den sociale engagement synes at være mere indflydelsesrig end tidsforbrug.
Elastikiyet (Ekonomi), Ekonomide farklı değişkenlerin birbirine etkileri için kullanılan bir terim.Elasticitet (økonomi) – et mål for forholdet mellem relative ændringer i afhængige variable.
Yüksek seviyelere ulaştığında g kuvvetlerinin etkileri yıkıcı sonuçlar doğurabilir.Ved at "slå smut" i den øvre atmosfære, vil g-påvirkningerne blive acceptable.
Retinoidlerin birçok çalışmada antikarsinojenik etkileri gösterilmiştir.Hos et flertal af patienterne er der fundet ændringer i de kognitive funktioner.
Bu resimlerinde de izlenimciliğin etkileri görülmektedir.Filmen drager også de politiske konsekvenser af den indsigt.
Mimarisinde Toltek etkileri açıkça görülmektedir.Her mærkes påvirkningen fra Dahl tydeligt i den maleriske behandling.
Ayrıca Hera kültünün günümüzde de görülebilinecek etkileri vardır.Det ville have konsekvenser som man endu nu i dag kan mærke.
Kuantum optiği, ışığın birimini foton alıp doğasını ve etkilerini ona göre inceler.Følg vejen ud til forbrændingsanlægget og nyd naturen og udsigten.
Nazilerin Arap dünyasındaki etkileri 1930'larda arttı.Marokkansk nationalisme udviklede sig i løbet af 1930-erne.
Diğer nitratların da benzer etkileri vardır.Forskellige cytokiner kan have samme effekt.
Çar II. Aleksandr, 1869'dan itibaren Finlandiya ülkesindeki etkilerini arttırdı.Alexander 2. udvidede endda de finske stænders rettigheder i 1869.
Demiryolunun etkileri çok çabuk görüldü.Jernbanens påvirkning var umiddelbar.
Çalışmalarının 17. yüzyıl şiir ve draması üzerinde olağanüstü etkileri olmuştur.Hans verker hadde en enorm innflytelse på dramaet og poesien på 1700-tallet.
Bununla beraber Viking akınları ortaya çıktığı zaman gayet önemli etkileri olmuştur.Derimot i Vikingtiden skjer det noe spesielt.
Montaj bandının etkileri onu iyice nefret ettirdi.Effektene av arbeiderne ved samlebåndene fikk ham til å føle avsky.
Fiziksel ergonomi bu etmenlerin insan üzerindeki özellikle zararlı etkilerine ağırlık verir.Dette gjør megafauna spesielt utsatt for menneskelig rovdrift.
Yatıştırıcı, kabız ve safra artırıcı etkileri vardır.Kroppstemperatur, puls og pusterate øker.
Diğer nitratların da benzer etkileri vardır.NB: Andre batterier har tilsvarende effekter.
Aldehitlerin çoğunun fizyolojik etkileri de vardır.Mange av disse har fysiologiske funksjoner.
Ancak uzun süreli steroid kullanımının yan etkileri bilinmektedir.Det er forsket meget på langtidsvirkningene av ecstasy.
Rakımın artmasının, basınç ve sıcaklık üzerinde etkileri vardır.Vinden har en utjevnende innvirkning på både trykk og temperatur.
Müziğinde hip hop, drum and bass ya da reggae gibi farklı türlerin etkileri bulunur.Musikalsk er hun også påvirket av blant annet marokkansk musikk, drum and bass og reggae.
Metin Taşlarının anlamı ve etkileri ile ilgili korkular resmi olarak görmezden gelinmiştir.Hensikten og meningen med steinmonumentene er kun blitt delvis forstått.
Ketsu (結): Dördüncü panel, üçüncü panelin etkilerinin görüldüğü sonuçtur.Ketsu (結): Panel keempat berisi kesimpulan, dimana efek dari panel ketiga terlihat.
1943 - Dr. Albert Hofmann, LSD'nin psychedelic (sanrı yaratan, hayal gördüren) etkilerini keşfetti.1943 - Dr. Albert Hofmann menemukan efek psikedelik dari LSD.
Tedavinin muhtemel yan etkilerinden biri Jarisch-Herxheimer reaksiyonudur.Satu efek samping yang dapat terjadi akibat pengobatan ini adalah reaksi Jarisch-Herxheimer.
Antibiyotiklerin olumlu etkileri olası yan etkilerle dengelenmelidir.Efek baik antibiotik harus seimbang dengan kemungkinan efek sampingnya.
Einstein'in teorisinin astrofiziğe kayda değer etkileri vardır.Teori Einstein memiliki implikasi astrofisika yang penting.
I. Petro'nun reformları, Rusya'ya Batı Avrupa'nın önemli kültürel etkilerini getirdi.Reformasi Pyotr yang Agung membawa pengaruh budaya Eropa barat ke Rusia.
Ayrıca, kişinin ailesi için de olumsuz etkileri sık sık görülür.Dampak-dampak negatif juga sering terjadi pada keluarga pasien.
Yangı-önleyici (anti-enflamatör) ilaçlar sıkça yangının etkilerini kontrol etmek için kullanılır.Obat anti-inflamasi sering digunakan untuk mengontrol pengaruh peradangan.
Toz ve sigaraya kalınan maruzun olumsuz etkileri aditif veya muhtemelen aditiften de fazladır.Efek negatif dari terpapar debu dan terpapar asap rokok sepertinya berdampak aditif atau lebih dari aditif.
Yan etkileri (öncelikle mide-bağırsak bozukluğu) kullanımını sınırlar.Efek sampingnya (utamanya gangguan pencernaan) membatasi manfaatnya.
Sıcak çikolatayı yapmak için kullanılan kakaonun içindeki kafein de sağlık için olumsuz etkileri de olabilir.Kafeina yang terkandung dalam kokoa pada cokelat panas juga dapat membuat efek kesehatan yang buruk.
Ekosistemler üzerinde fillerin olumsuz etkileri de bulunur.Gajah juga berdampak buruk terhadap ekosistem.
Bu durumun kısmen insulin direncini azaltıcı etkilerine bağlı olduğu düşünülmektedir.Hal ini sebagian diperkirakan karena pengaruhnya terhadap adanya efek menurunkan resisten terhadap insulin.
Görece daha ciddi yan etkileri arasında Clostridium difficile enfeksiyonu ve anafilaksi bulunur.Efek samping yang serius antarai lain kolitis Clostridium difficile atau anafilaksis.
Flavonoidlerin potansiyel yan etkileri düşünülürse faydalı olup olmadığı tartışmalıdır.Manfaat flavonoid dengan efek sampingnya masih perlu dipertanyakan.