Kısa ömürlü olmasına karşın Belçika Birleşik Devletleri'nin uzun süre devam edecek etkileri oldu.Bár csak rövid ideig létezett, az Belga Egyesült Államoknak mégis jelentős hatása és öröksége volt.
"Scheiße" tekno, electroclash ve euro disco etkileri barındıran bir dans-pop şarkısıdır.A Scheiße egy techno, electroclash és Eurodisco hatásokkal rendelkező dance-pop műfajú dal.
Petrol sızıntısının etkileri önemli ölçüde harap edici olabilmektedir.Nagyon jelentős károkat okozhat az olajszennyezés.
Glükokortikoidler, etkilerini Glükokortikoid reseptör'lerine (GR) bağlanarak gösterirler.A glükokortikoidok a glükokortikoid-receptorhoz (GR) kötődve fejtik ki hatásukat.
Alman tarafında büyük etkileri oldu.Erős a német hatás.
İlaçların kimyasal yapıları ile fizyolojik etkileri arasında bağlantı yoktur.Még nem ismert a kapcsolat a kémiai felépítés és az érzett szag között.
Kültür 1970'lerin ABD'siyle aynı olsa da fakirliğin etkileri görülmektedir.A kulturális környezet az 1970-es évek amerikai kultúrájának felel meg, de ahhoz képest elszegényedett.
Bu tip ortamlarda uzun süre yaşamanın insan sağlığına zararlı etkileri olduğu belirtilmiştir.Kimutatták, hogy az ilyesfajta munka egy idő után egészségügyi problémákhoz vezethet.
Küresel ısınmanın etkileri catak'da de kendini göstermiştir.A légi közlekedés világméretű növekedése Szingapúrban is éreztette hatását.
Öte yandan Einstein, fotoelektrik etkilerin açıklanmasında Nobel ödülüne layık görülmüştü.Albert Einstein a fényelektromos jelenség magyarázatáért Nobel-díjat kapott.
Mali ve ekonomik krizin etkileri ciddi boyutlarda idi.A katasztrófa okozta társadalmi és gazdasági problémák rendkívüli mértékűek voltak.
Europop etkileri taşıyan elektropop türünde bir şarkıdır.Zeneileg egy Europop hatású szintipop dal.
İnsan ticareti yerel düzeyde de ortaya çıkabilmesine rağmen onun uluslararası etkileri bulunmaktadır.Ez a vásárlóerő nemzetközi határokon át is éreztetheti hatását.
Ağır hastalığının etkileri sanatını da etkiledi.Műveire hatással volt Medgyessy művészete.
Bu durum ilk etkilerini ticaret üzerinde göstermiştir.Ennek a nyomásnak hatására megszülettek az első kereskedelmi megállapodások.
Bu toksinlerin bitki ve hayvanlar üzerindeki etkileri tam bilinmemektedir.Igazából senki sem tudja biztosan, hogy fejlődését tekintve állati vagy növényi.
İki farklı kültürün kaynaşmasının etkileri kilisede de görülür.A pokol motívuma is megjelenik mindkét vallásban.
Uyuşturucu olarak popüler değildir çünkü yan etkileri vardır.Drogja háziszerként nem használható, mert erős hatású.
Antiviral ve antibakteriyel etkileri vardır.Antibakteriális és antivirális hatású.
Dizinin İngilizce diline de etkileri olmuştur.A felső szorbra a felső szász német nyelvjárás is hatást gyakorol.
Ekosistemler üzerinde fillerin olumsuz etkileri de bulunur.Egyes területeken az elefántok által okozott károk tetemesek.
Savaş ortamının etkileri yazılarında görülmektedir.Háborúskodások ábrázolásai is megtalálhatók.
Üzüm türünün ve yetiştirildiği bölgenin ekolojik şartlarının bu vasıflar üzerinde önemli etkileri vardır.A növényi magvak keményhéjúsága és annak mértékét befolyásoló ökológiai tényezők.
Karasal iklim etkileri hakimdir.A község éghajlati viszonyai kiegyensúlyozottak.
Halkının üzerinde bu medrese kültürünün etkileri fark edilir.Ezekben erősen érezni az afrikai kultúra hatását.
"Yakınsama ve Hayatımıza Etkileri".Vannak távolabbi és közelebbi rokonaim.”
Çeyrek yüzyıl süren hocalığı nedeniyle Türk ressamları üstünde önemli etkileri oldu.A másfél évszázados török uralom Ócsárd további sorsának szempontjából más ok miatt is érdekes.
Parça EDM ve house etkileri içerir.A szám a house és hiphop stílusok kombinációja.
Napolyon Savaşları'nda müttefik generaller ve hükümdarlar üzerinde önemli etkileri oldu.E minőségében komoly befolyása volt a Napóleon elleni szövetség uralkodóinak és tábornokainak tanácskozásain.
1943 - Dr. Albert Hofmann, LSD'nin psychedelic (sanrı yaratan, hayal gördüren) etkilerini keşfetti.Albert Hofmann havaitsi LSD:n psykedeeliset vaikutukset.
Hicivler Fransa'da yasaklandı ama buna rağmen etkileri büyük oldu.Näiden pamflettien levittäminen Ranskassa oli kiellettyä, mutta niillä oli silti huomattava vaikutus.
İnsanlar üzerinde de sağlık açısından olumsuz etkileri olabilir.Ne voivat vaikuttaa myös asioihin, jotka vaikuttavat välillisesti terveyteen.
Petrol sızıntısının etkileri önemli ölçüde harap edici olabilmektedir.Öljyhuipun seuraukset voivat olla merkittävät.
Ayrıca, açık anahtar değişikliklerinin beklenmedik etkileri olabiliyordu.Myös ilmastonmuutoksella saattaa olla arvaamattomia seurauksia.
İtalyan müziğinin etkileri görülür.Lähellä sydäntä on kuitenkin ollut italialainen musiikki.
Bu resimlerinde de izlenimciliğin etkileri görülmektedir.Maalauksissa on vaikutteita myös jälki-impressionismista.
Yanlı mutasyon efekt ve etkileri diğer süreçlerin üstünü kapamıştır.Mutaatiotaipumuksen vaikutukset ovat päällekkäisiä muiden prosessien kanssa.
Fakat çok daha önemlisi kuşatmanın uzun sürmesinin Yunanistan'daki etkileridir.Rotujen merkittävämpänä erona oli pitkään lähinnä turkin pituus.
Muhayyelat'ın etkileri geniş olmuştur.Olmeekkien vaikutus levisi laajalle.
Konfüçyüsçülük ve diğer Çin etkileri doruk noktasındayken Japon tarihinde yerini almış bir dönemdir.Heian-kaudella kungfutselaisuus ja muut kiinalaiset vaikutukset saavuttivat Japanissa huippunsa.
Politik olarak bu savaşın Roma'ya etkileri büyük oldu.Tämä politiikka oli eräs syy Rooman menestykseen.
Hipokrat zamanından beri insanlar tıbbın potansiyel kötü etkileri olabileceğini düşünmektedirler.Hippokrateen päivistä alkaen on tiedostettu lääkärin potentiaaliset kyvyt aiheuttaa myös pahaa.
I. Petro'nun reformları, Rusya'ya Batı Avrupa'nın önemli kültürel etkilerini getirdi.Hänen muut uudistuksensa toivat Venäjälle runsaasti kulttuurisia vaikutteita Länsi-Euroopasta.
Biyokimyasal farmakoloji: İlaçların canlıların biyokimyasal özellikleri üzerindeki etkilerini inceler.Eläinlääketieteellinen mikrobiologia: Tutkii mikrobien vaikutusta eläinten terveyteen.
Güneş ışığı, insan psikolojisi üzerindeki olumlu etkileri vardır.Rintaruokinnalla on monipuolisia positiivisia vaikutuksia lapsen psykologiseen hyvinvointiin.
Norepinefrin, adrenerjik reseptörlere bağlanarak etkilerini gösterir.Adrenaliini vaikuttaa sitoutumalla adrenergisiin reseptoreihin.
Böylelikle, hesaplamaların kolaylaştırılmış ve radyasyon etkilerinin azaltılmasına olanak sağlanmıştır.Tarkoituksena on säteilyn vahingollisten vaikutusten estäminen ja rajoittaminen.
Elektromanyetizmanın etkileri en açık şekilde elektrik motorlarında gözlemlenebilir.Pienpainenatriumlamppuja voi nähdä lähinnä moottoriteillä.
Antibiyotik reçetelerinin kullanımının, antibiyotik direnci konusunda etkileri mevcuttur.On epäselvää, vaikuttaako probioottien tai antibioottien käyttö raskauden kulkuun.
Yorgunluk, halsizlik ilkbaharın insanlar üzerindeki olumsuz etkilerindendir.Kevätväsymys on ihmisillä keväisin esiintyvää uupumusta ja haluttomuutta.
Bunun etkileri Türkiye'ye de yansıdı.Nämä vaikutteet kantautuivat myös Suomeen.
Son yıllarda küresel ısınma ve iklim değişikliğinin etkileri hissedilmektedir.Viime vuosikymmeninä ilmasto on maailmanlaajuisesti lämmennyt selkeästi.
Ancak bunların etkileri çoğunlukla sembolikti.Muutoin ne ovat enimmäkseen hiljaa.
Yayınlanan albümde reggae ve funk etkileri bulunmaktadır.Albumi oli funk- ja reggae-vaikutteinen.
Aromatik maddeler, çok eski zamanlardan beri psikolojik etkileri için kullanılmıştır.Verijuotikasta on käytetty lääkinnällisiin tarkoituksiin jo antiikin ajoista lähtien.
Tedavinin muhtemel yan etkilerinden biri Jarisch-Herxheimer reaksiyonudur.Μία από τις πιθανές παρενέργειες της θεραπείας είναι η Αντίδραση Jarisch-Herxheimer.
İlk olarak 1971'de tanımlanan bu olay, 1998 yılında feromonların etkileri ile açıklanmıştır.To γεγονός αυτό περιγράφηκε για πρώτη φορά το 1971, και πιθανώς εξηγήθηκε από την δράση των φερομονών το 1998.
Antibiyotiklerin olumlu etkileri olası yan etkilerle dengelenmelidir.Τα οφέλη των αντιβιοτικών θα πρέπει να αντισταθμίζουν τις πιθανές παρενέργειες.
Ancak etkileri ve kazanımları uzun yıllar devam etmiştir.Οι επιδράσεις και τα επακόλουθα τους, διήρκεσαν επί αρκετές ημέρες.
Dolaylı olarak yerçekimi dalgalarının etkileri spesifik ikili yıldız gözlemleri ile tespit edildi.Έμμεσα, η επίδραση των βαρυτικών κυμάτων έχει ανιχνευθεί σε παρατηρήσεις συγκεκριμένων δυαδικών αστέρων.