Bu hormonal etkilerin aurasız migrende daha çok rol oynadığı görülmektedir.Zdá se, že tyto hormonální faktory hrají větší roli u migrény bez aury.
Bu durumun kısmen insulin direncini azaltıcı etkilerine bağlı olduğu düşünülmektedir.To je podle všeho částečně způsobeno jejich vlivem na snižování inzulinové rezistence.
Bazı akım alanlarında, viskoz etkileri çok küçük ve çözümleri viskoz etkilerinin hesapta ihmal edebilir.V některým proudových polích jsou vlivy viskozity velmi malé a řešení výpočtů je mohou zanedbávat.
Avrupa'da din olgusunun sanat, kültür, felsefe ve hukukun gelişimi üzerine önemli etkileri olmuştur.Náboženství v Evropě mělo významný vliv na evropské umění, kulturu, filosofii a právo.
İtalyan müziğinin etkileri görülür.37), jsou zjevně ovlivněny italskou lidovou hudbou.
Sitokinlerin etkileri sistemik veya lokaldir.Jejich účinek se projevuje místně nebo systémově.
Albümde disko etkileri taşıyan dans şarkılarına yer verildi.Album bylo sbírkou dance písní ovlivněných diskem.
Bu koşullar ayrıca, Doğu Avrupa'nın eski komünist hükûmetlerinin etkilerinin kaldırılmasında önemli rol oynar.Takový stav dokonce soudci přirovnávají k bývalému komunistickému režimu.
Bu krizin etkileri günümüzde de devam etmektedir.Politický dopad těchto konfliktů se nese do dnešních dob.
Köy halkının tekkeye, tekkenin de köy halkı üzerine çok olumlu etkileri olmuştur.Slavné dědictví Božího lidu a jak z něj čerpat.
Yıllarca yaydığı radyasyonun etkileri tartışıldı.Rozsáhlé oblasti byly zamořeny radiací na desítky let.
Ambargonun kısa vadede çok çarpıcı etkileri olmuştur.Jeho firma se dočkala velkého rozmachu během krátké doby.
Günümüzde bile etkilerinin hissedildiği düşünülmektedir.Jeho následky jsou místy patrné i dodnes.
Ancak bunların etkileriyle ilgili sonuçlar çelişkilidir.Následky takové chyby jsou nepředvídatelné.
Kendisi Arap sûfilerinin etkilerinden az çok kurtulanlardan biri olarak sayılır.V očích druhých si přála zůstat malou Arabkou.
Sürrealizm, ekspresyonizm üzerinde önemli etkileri bulunmuştur.Zásadní vliv na tvorbu získal expresionismus.
Bu şekilde sistemik yan etkilerin önüne geçilmeye çalışılır.Systémový tlak není touto cestou ovlivněn.
Güneş ışığı, insan psikolojisi üzerindeki olumlu etkileri vardır.Technostres má negativní vliv na psychiku člověka.
Hastalarda gördüğü olumlu-olumsuz etkileri belirtmiştir.Brzy byly objeveny jeho sedativní účinky na pacienty.
Aynı zamanda bu maddeleri bırakınca oluşan etkileri küçültür.Samotné nároky na výkon systému jsou také nízké.
Etkileri birkaç saat sonra hissedilir.Sraženina po několika hodinách tuhne.
Ayrıca kimyasal ve biyolojik silah etkileri ile de donatılabilir.Lodě jsou rovněž chráněny proti účinku biologických a chemických zbraní.
Paroksimal olmayan belirtiler hastalığın yan etkileridir ve sadece ataklar sırasında değil, her zaman yaşanır.Jsou popisovány případy, kdy se symptomy objeví pouze v tzv. šokovém stadiu a ne u všech infikovaných stromů.
Tedavinin muhtemel yan etkilerinden biri Jarisch-Herxheimer reaksiyonudur.Una dintre reacțiile adverse potențiale ale tratamentului este reacția Jarisch-Herxheimer.
Einstein'in teorisinin astrofiziğe kayda değer etkileri vardır.Teoria lui Einstein are implicații astrofizice importante.
I. Petro'nun reformları, Rusya'ya Batı Avrupa'nın önemli kültürel etkilerini getirdi.Reformele lui Petru cel Mare(d) au adus considerabile influențe culturale vest-europene în Rusia.
Demiryolunun etkileri çok çabuk görüldü.Efectele căii ferate au fost imediate.
Bu hormonal etkilerin aurasız migrende daha çok rol oynadığı görülmektedir.Se pare că aceste influențe hormonale joacă un rol mai important în cazul migrenelor fără aură.
Steroid hormonlar, steroid hormon reseptör proteinlere bağlanarak fizyolojik etkilerini gösterirler.Hormonii steroizi produc efectele fiziologice prin legarea de o proteină receptoare de hormoni steroizi.
1943 - Dr. Albert Hofmann, LSD'nin psychedelic (sanrı yaratan, hayal gördüren) etkilerini keşfetti.1943: Chimistul elvețian Albert Hofmann a descoperit efectele halucinogene ale LSD-ului.
Antibiyotiklerin olumlu etkileri olası yan etkilerle dengelenmelidir.Efectul benefic al antibioticelor trebuie evaluat în raport cu reacțiile adverse posibile.
Bitirme tezini "Ultrasonun Yol Açtığı Trombolitik Hareketlerin Artan Etkileri" üzerine vermiştir.Teza ei de senior a avut titlul "Efectele acțiunii trombolitice sunt datorită ultrasunetelor".
Fakat seçime etkileri belirtilmemiştir.Însă nu sunt posibile auto-nominalizările.
Yan etkileri genellikle hafiftir ve kısa sürer.Efectele secundare sunt de obicei ușoare și de scurtă durată.
Ekosistemler üzerinde fillerin olumsuz etkileri de bulunur.Elefanții pot avea însă și un impact negativ asupra ecosistemelor.
Durumun etkileri her 20.000 ila 50.000 canlı durumda 1 görülür.Moartea survine în mai puțin de 1 din 50.000 de cazuri.
Ancak bunların etkileriyle ilgili sonuçlar çelişkilidir.Efectul acestor sisteme este însă controversat.
Şiirlerinde Romantizm ve Naturalizm'in etkileri görülmektedir.În scrierile sale, a combătut naturalismul și pozitivismul.
Bu durumun kısmen insulin direncini azaltıcı etkilerine bağlı olduğu düşünülmektedir.Se crede că au acest efect deoarece reduc rezistența la insulină.
Slant Magazine'den Sal Cinquemani'ye göre ise şarkı boyunca 1980'lerin etkileri fark edilebilmektedir.Sal Cinquemani de la Slant Magazine a observat influențe din anii '80 ce răsună pe parcursul piesei.
Çağdaş dilbilimcilerine göre Macarca, güçlü Türkçe etkilerine sahip köken itibarıyla Ugor bir dildir.Dialectul lor s-a diferențiat puternic de restul slovenilor datorită unei puternice influențe maghiare.
Antibiyotik reçetelerinin kullanımının, antibiyotik direnci konusunda etkileri mevcuttur.Plasmidele activează funcții suplimentare, cum ar fi rezistența la antibiotice.
Fakat daha sonra gerçek hayatın etkileri üzerinde çalışmaya başladı.Mai târziu, dependența ei a început să îi afecteze munca.
Goethe’nin bakanlar kurulundaki etkileri, edebiyat çevresince oldukça farklı değerlendirilmiştir.Eficacitatea lui Goethe în politică, în literatura de specialitate este apreciată cu diferențe.
Mali ve ekonomik krizin etkileri ciddi boyutlarda idi.Daune materialele și financiare au fost și ele foarte grele.
Ayrıca Hera kültünün günümüzde de görülebilinecek etkileri vardır.Șanțurile de glisare ale hersei se mai observă și astăzi pe contraforți.
Ancak gelişen hava teknolojisi ile daha yüksekten ve hızlı uçan uçaklara karşı etkilerini yitirdiler.Dezvoltarea tehnologică a produs avioane mai mari, mai rapide și mai durabile.
Romantizmden etkilenmiş ve etkileri görülmüştür.Aspectele pline de romantism și emoție au fost și ele apreciate.
Genel görelilikte, kütleçekiminin etkileri, bir kuvvet yerine uzay-zaman eğriliğine atfedilir.În relativitatea generală, efectele gravitației sunt atribuite curburii spațiutimp în locul forței.
NSAİ ilaçların renal prostaglandinler üzerine etkileri siklosporinin nefrotoksisitesini artırabilir.Sumația factorilor de mai sus pot potența efectul nefrotoxic.
Gerçek Süper kapasitörler ömürleri yalnızca elektrolit buharlaşma etkileri ile sınırlıdır.Fertilitatea reală a acestor soluri este limitată de regimul de precipitații.
İlacın etkileri yavaş yavaş kaybolmaya başladı.Efectele medicamentului au început să dispară încetul cu încetul.
Kirlilik ve etkileri hakkında konuşacağım.Voi vorbi despre poluare și efectele acesteia.
Tedavinin muhtemel yan etkilerinden biri Jarisch-Herxheimer reaksiyonudur.A kezelés egyik lehetséges mellékhatása a Jarisch-Herxheimer reakció.
Einstein'in teorisinin astrofiziğe kayda değer etkileri vardır.Einstein elméletének fontos asztrofizikai következményei vannak.
George R. R. Martin en derin etkilerin çocukluk dönemindeki deneyimlerin olduğuna inanır.George R. R. Martin nagy hatást gyakoroltak a gyerekkorában olvasott könyvek.
Jonze ayrıca şarkıda "çökmüş" olarak tanımladığı Berlin tekno etkileri fark etti.Szintén észrevételezte a Berlin techno hatásokat a dalban, amit „hanyatlóként” jellemzett.
Ekin Yayınları, 2010 Küreselleşme Sürecinde Finansal Krizler ve Etkileri.(2010) Válság és potenciális növekedés az Európai Unióban.
Herbert Spencer’ın felsefe tarzının etkileri.Spencer Herbert synthetikus philosophiájának kivonata.
Hayvan çalışmaları da nörotoksik etkileri kanıtlar ayrıca spermde mutasyonlar olduğunu da gösterir.Állatkísérletek neurotoxikus hatást és a sperma mutációját is kimutatták.