Ayrıca kimyasal ve biyolojik silah etkileri ile de donatılabilir.Do użytku wchodzą broń chemiczna i biologiczna.
Ancak bunların etkileriyle ilgili sonuçlar çelişkilidir.Prawdziwość tak jednomyślnych wyników jest wątpliwa.
Migrenin etkileri, ana baş ağrısı geçtikten sonraki birkaç gün devam edebilir.Effekterna av migrän kan kvarstå några dagar efter att den främsta huvudvärken har upphört.
Einstein'in teorisinin astrofiziğe kayda değer etkileri vardır.Einsteins teori har viktiga astrofysikaliska konsekvenser.
Etkileri birkaç saat sonra hissedilir.Symtomen avtar efter ett par timmar.
Tedavinin muhtemel yan etkilerinden biri Jarisch-Herxheimer reaksiyonudur.En av de biverkningar som behandlingen kan ge upphov till är Herxheimers reaktion.
Erowid yasal ve yasa dışı maddeleri, hedeflenen ve yan etkilerini de dahil ederek belgeler.Erowid dokumenterar legala och illegala substanser, med avsedda och möjliga bieffekter.
Flavonoidlerin potansiyel yan etkileri düşünülürse faydalı olup olmadığı tartışmalıdır.Det är tveksamt om flavonoider ger någon positiv effekt och de kan dessutom ge biverkningar.
İlk olarak 1971'de tanımlanan bu olay, 1998 yılında feromonların etkileri ile açıklanmıştır.McClintockeffekten beskrevs först 1971, och förklarades 1998 som troligen styrt av feromoner.
Bu genlerin etkisi, organizmanın deneyimlerde bulunduğu çevrenin etkileriyle çeşitli derecelerde dengelenir.Dessa geners inflytande förmedlas i varierande grad av den miljö som organismen upplever.
Bu hormonal etkilerin aurasız migrende daha çok rol oynadığı görülmektedir.Denna hormonella påverkan verkar spela en större roll vid migrän utan aura.
Bu resimlerinde de izlenimciliğin etkileri görülmektedir.Hans tavlor kan räknas till impressionism.
Ayrıca sürgün zamanından dolayı Özbekçeden alınmış etkileri de görülmüştür.Hon uppmärksammades också av samtiden på grund av denna ovanliga ställning.
Biyolojik bozunma, kimyasal bileşiklerin, canlı organizmaların biyolojik etkileriyle tahribi demektir.Är virus levande biologiska varelser, eller endast döda kemiska ting?
Parker'ın anne babası boşanmalarına rağmen üzerindeki etkileri sürmekte.Samtidigt håller Gabes föräldrar på att gå igenom en skilsmässa.
Fakat daha sonra gerçek hayatın etkileri üzerinde çalışmaya başladı.Men till slut börjar äkta känslor dyka upp...
Manyetik kuvvet, yerçekimi ivmesinin ve diğer ivmelerin etkilerine karşı koymak için kullanılır.Magnetiskt tryck utnyttjas för att motverka de gravitationella effekterna och andra accelerationer.
Ancak bu gücünün yan etkileri vardır ve gittikçe garip biri olmaya başlar.Man kan bli så besatt av någon att man börjar bete sig konstigt.
Uyuşturucu olarak popüler değildir çünkü yan etkileri vardır.Substansen är inte vanebildande men har biverkningar som beror på dess farmakologiska egenskaper.
Fakat, bu tarz olayların etkilerinin niceliğini belirlemek zor olabilir.Det är svårt att bedöma omfattningen av sådana eventuella aktiviteter.
Bazı durumlarda ise uzun vadede etkilerin yararlı mı zararlı mı olacağı tam olarak bilinememektedir.Det är okänt huruvida ketos har några negativa effekter på lång sikt.
Kimyasal pestisitlerin ve etken maddelerinin akut toksik etkileri vardır.Bekämpningsmedlen och kemiska gödningsmedel påverkar miljön negativt.
Kültür 1970'lerin ABD'siyle aynı olsa da fakirliğin etkileri görülmektedir.Dessutom hade man i USA i mitten av 1970-talet inte längre samma fokus på att bekämpa fattigdomen.
İbrahim'in kişisel gelişiminde büyük etkileri olmuş, onu oğlu gibi saymıştır.Abraham och sönerna höll till i Hållingstorp, där de hade sitt högkvarter.
İşlevleri tendonları korumak ve mekanik etkilerini artırmaktır.De förstärker cellen och gör den tåligare mot mekaniska påfrestningar.
Dilsel antropoloji, dilin toplumsal yaşama etkilerini inceleyen disiplinler arası bir bilim dalı.Lingvistisk antropologi behandlar hur språk formar människors sociala liv.
Bu yan etkileri bertaraf etmek için ilaçlar verilmektedir.Syftet med dessa produkter är att lindra symptomen.
Bunun esaslarından biri de bütün deney sonuçlarının ve cihazın etkilerinin de sisteme dahil edilmesidir.Detta har bland annat berört testets struktur och resultatens reliabilitet.
Haoma: Anestetik etkileri olan bitki.Fysiologi: med relevant anatomi.
Özellikle Suç ve Ceza'nın üzerindeki kalıcı etkileri o yıllarda oluştu.Sedan gammalt var julfriden helig och brott begångna under dessa dagar bestraffades extra hårt.
Ancak Fransa Seferi sırasında çok az etkileri oldu.I Frankrike fick denna stämning dock kort varaktighet.
Temel olarak kan basıncı ve nabız atışındaki artış gibi adrenalinin yan etkilerini ölçerek çalışır.Skillnaden mellan systemartärtryck och ankeltryck accentueras vid ökat blodflöde, t.ex. efter ansträngning.
Petrol sızıntısının etkileri önemli ölçüde harap edici olabilmektedir.Beroende på bränsleförrådets storlek kan en bakbrand få förödande konsekvenser.
Aksi takdirde, şu an bilinmeyen etkileri, kara deliğin minimum boyutunu sınırlar.Якщо це не так, тоді інші, зараз невідомі, ефекти обмежать мінімальний розмір чорної діри.
Tedavinin muhtemel yan etkilerinden biri Jarisch-Herxheimer reaksiyonudur.Одним із побічних ефектів лікування є реакція Яриша-Герксхаймера.
Naloxane'nin etkileri yarım saatten bir saate kadar sürer.Налоксон діє приблизно від півгодини до години.
Migrenin etkileri, ana baş ağrısı geçtikten sonraki birkaç gün devam edebilir.Наслідки мігрені можуть тривати кілька днів після того, як минув головний біль.
Bu, VAR'daki ekonomik olarak ilişkisiz etkileri ayrıştırmaya yarar.Це допомагає виділити ефект економічно незначних впливів у ВАР.
Breit operatöründe bu iki terim birinci dereceden gecikme etkilerini açıklar.Два доданки в операторі Брейта відповідають запізнювальним ефектам до першого порядку.
Ancak etkileri ve kazanımları uzun yıllar devam etmiştir.Його місія та вплив розширилися протягом багатьох років.
El Niño ve La Niña'nın güney yarımküredeki etkileri çok büyüktür.На клімат островів Океанії суттєво впливають течії Ель-Ніньйо і Ла-Нінья.
Ancak bunların etkileri çoğunlukla sembolikti.Ці ефекти зазвичай оборотні.
Bu durum ilk etkilerini ticaret üzerinde göstermiştir.Перший з'явився в результаті торгових операцій.
İtalyan müziğinin etkileri görülür.На його творчість значно вплинула італійська музика.
Balkan kültürünün özellikleri folklörde etkilerini göstermeye devam etmektedir.У статті описуються демографічні характеристики народжуваності в Болгарії.
Ayrıca, açık anahtar değişikliklerinin beklenmedik etkileri olabiliyordu.Крім того, зміни у публічному ключі можуть мати абсурдний ефект.
Not: Kortikosteroidli damlaların ciddi yan etkileri bulunur.Для застосування глюкокортикостероїдів є серйозне підґрунтя.
Bu tanım şu gerçeği gösteriyor ki; kuantum mekaniği etkileri bu kuantum-alan ölçeğinde önemlidir.Вони продемонстрували, що передбачення квантової механіки в цьому аспекті справедливі.
Ancak ilacın yan etkileri de mevcuttur.Є й інші фактори, що впливають на ефективність препарату.
İnsan üzerine ivmelenmenin etkilerini incelemişti (usaf proje mx981).Працював над питаннями хімічного розщеплення (диференціації) магми (1890).
Grubun müzikleri Yahudi, Arap ve Batı Asya etkileri taşır.Повсюди у музеї присутня англійська мова, іврит і арабська мова.
Bunların etkileri ise savaşın ilerleyen safhalarında görülecekti.Ці передбачення збулися в ході війни.
Tedavinin muhtemel yan etkilerinden biri Jarisch-Herxheimer reaksiyonudur.Jedním z potenciálních vedlejších účinků léčby je Jarisch-Herxheimerova reakce.
1943 - Dr. Albert Hofmann, LSD'nin psychedelic (sanrı yaratan, hayal gördüren) etkilerini keşfetti.1943 – Doktor Albert Hofmann objevil psychedelické účinky LSD.
Simülasyon alternatif durumların ve hareket tarzlarının nihai gerçek etkilerini göstermek için kullanılabilir.Simulace může být použita pro zobrazení případných reálných dopadů alternativních podmínek a způsobů jednání.
Einstein'in teorisinin astrofiziğe kayda değer etkileri vardır.Einsteinova teorie má důležité astrofyzikální důsledky.
Antibiyotiklerin olumlu etkileri olası yan etkilerle dengelenmelidir.Kladné účinky antibiotik vyvažují jejich možné nežádoucí účinky.
Naloxane'nin etkileri yarım saatten bir saate kadar sürer.Účinky Naloxonu trvají asi půl hodiny až hodinu.
Bu değişikliklerin 2012 seçimleri üzerinde etkileri oldu.Změna nastala ve volbách roku 2012.
Eta Carinae'nın etkileri bulutsu üzerinde doğrudan görülebilir.Vliv Eta Carinae na okolní mlhovinu může být přímo pozorován.