Genel olarak, tüm triptanların eşit derecede etkili olduğu ve benzer yan etkilere sahip olduğu görülmektedir.În general, toți triptanii par a fi la fel de eficienți, cu efecte secundare similare.
Demiryolunun etkileri çok çabuk görüldü.Efectele căii ferate au fost imediate.
Eşcinsel evliliğe ilişkin yasalar sadece metropol Danimarka'yı ve ne Grönland ne de Faroe Adaları'nı etkiler.Legislația acoperă doar Danemarca propriu-zisă, nu și Groenlanda sau Insulele Feroe.
Buruli ülserleri çoğunlukla kol veya bacakları etkiler; ateş yaygın değildir.Ulcerul buruli afectează în general mâinile sau picioarele; febra nu este caracteristică.
Bu hormonal etkilerin aurasız migrende daha çok rol oynadığı görülmektedir.Se pare că aceste influențe hormonale joacă un rol mai important în cazul migrenelor fără aură.
Steroid hormonlar, steroid hormon reseptör proteinlere bağlanarak fizyolojik etkilerini gösterirler.Hormonii steroizi produc efectele fiziologice prin legarea de o proteină receptoare de hormoni steroizi.
1943 - Dr. Albert Hofmann, LSD'nin psychedelic (sanrı yaratan, hayal gördüren) etkilerini keşfetti.1943: Chimistul elvețian Albert Hofmann a descoperit efectele halucinogene ale LSD-ului.
Antibiyotiklerin olumlu etkileri olası yan etkilerle dengelenmelidir.Efectul benefic al antibioticelor trebuie evaluat în raport cu reacțiile adverse posibile.
Bunlar genel olarak güvenli olup, nadiren perianal sepsis gibi ciddi yan etkiler oluşabilir.Deși în general sunt sigure, pot apărea efecte secundare rare și grave, cum ar fi septicemia perianală.
Bitirme tezini "Ultrasonun Yol Açtığı Trombolitik Hareketlerin Artan Etkileri" üzerine vermiştir.Teza ei de senior a avut titlul "Efectele acțiunii trombolitice sunt datorită ultrasunetelor".
Fakat seçime etkileri belirtilmemiştir.Însă nu sunt posibile auto-nominalizările.
Yan etkileri genellikle hafiftir ve kısa sürer.Efectele secundare sunt de obicei ușoare și de scurtă durată.
Ekosistemler üzerinde fillerin olumsuz etkileri de bulunur.Elefanții pot avea însă și un impact negativ asupra ecosistemelor.
Streptokok farenjiti boğazı ve bademcikleri etkiler.Faringita streptococică afectează gâtul și amigdalele.
Durumun etkileri her 20.000 ila 50.000 canlı durumda 1 görülür.Moartea survine în mai puțin de 1 din 50.000 de cazuri.
Ancak bunların etkileriyle ilgili sonuçlar çelişkilidir.Efectul acestor sisteme este însă controversat.
Bu da kültürün çeşitliliğini etkiler.De asemenea, sportul face parte din diversitatea culturală a acestei țări.
Şiirlerinde Romantizm ve Naturalizm'in etkileri görülmektedir.În scrierile sale, a combătut naturalismul și pozitivismul.
Bu sözde ''gravitomanyetik'' etkilere neden olur.Aceste efecte se numesc „lentile gravitaționale”.
Bu durumun kısmen insulin direncini azaltıcı etkilerine bağlı olduğu düşünülmektedir.Se crede că au acest efect deoarece reduc rezistența la insulină.
Slant Magazine'den Sal Cinquemani'ye göre ise şarkı boyunca 1980'lerin etkileri fark edilebilmektedir.Sal Cinquemani de la Slant Magazine a observat influențe din anii '80 ce răsună pe parcursul piesei.
Soğuk algınlığı, en sık görülen insan hastalığıdır ve insanları global olarak etkiler.Viroza respiratorie este cea mai obișnuită boală umană și toți oamenii de pe glob sunt afectați de ea.
Çağdaş dilbilimcilerine göre Macarca, güçlü Türkçe etkilerine sahip köken itibarıyla Ugor bir dildir.Dialectul lor s-a diferențiat puternic de restul slovenilor datorită unei puternice influențe maghiare.
Birçok göreli etkiler yönün göreliliği ile direk bağlantılıdır.Unele efecte relativiste sunt legate direct de relativitatea direcției.
Antibiyotik reçetelerinin kullanımının, antibiyotik direnci konusunda etkileri mevcuttur.Plasmidele activează funcții suplimentare, cum ar fi rezistența la antibiotice.
Fakat daha sonra gerçek hayatın etkileri üzerinde çalışmaya başladı.Mai târziu, dependența ei a început să îi afecteze munca.
Kanser tadavisinde çeşitli yan etkiler görülebilmektedir.În cercetarea cancerului există așadar două păreri diferite.
Dördüncü derece yanıkta ise yara ilaveten kas veya kemik gibi daha derin dokuları da etkiler.O arsură de gradul al patrulea cuprinde rănirea țesuturilor mai adânci, cum ar fi mușchii sau oasele.
Goethe’nin bakanlar kurulundaki etkileri, edebiyat çevresince oldukça farklı değerlendirilmiştir.Eficacitatea lui Goethe în politică, în literatura de specialitate este apreciată cu diferențe.
Mali ve ekonomik krizin etkileri ciddi boyutlarda idi.Daune materialele și financiare au fost și ele foarte grele.
Mekan hem insanların davranışlarını etkiler, hem de insanlar mekanı dönüştürürler.Serialul prezintă crearea omului și, de asemenea, cum a schimbat omul lumea.
Ayrıca Hera kültünün günümüzde de görülebilinecek etkileri vardır.Șanțurile de glisare ale hersei se mai observă și astăzi pe contraforți.
Bazı ilaçlar böbrek fonksiyonlarını birden çok şekilde etkiler.Medicația îi provoca însă tremurături ale mâinilor.
Ancak gelişen hava teknolojisi ile daha yüksekten ve hızlı uçan uçaklara karşı etkilerini yitirdiler.Dezvoltarea tehnologică a produs avioane mai mari, mai rapide și mai durabile.
Romantizmden etkilenmiş ve etkileri görülmüştür.Aspectele pline de romantism și emoție au fost și ele apreciate.
Genel görelilikte, kütleçekiminin etkileri, bir kuvvet yerine uzay-zaman eğriliğine atfedilir.În relativitatea generală, efectele gravitației sunt atribuite curburii spațiutimp în locul forței.
Bu şehri savunanları çokça etkiler.Viața în acest mare oraș va fi foarte grea pentru Pici.
Bu savaş katılan Afrikalılar üzerinde önemli etkiler oluşturmuştu.Colonizarea Africii a avut multe efecte asupra africanilor.
NSAİ ilaçların renal prostaglandinler üzerine etkileri siklosporinin nefrotoksisitesini artırabilir.Sumația factorilor de mai sus pot potența efectul nefrotoxic.
Gerçek Süper kapasitörler ömürleri yalnızca elektrolit buharlaşma etkileri ile sınırlıdır.Fertilitatea reală a acestor soluri este limitată de regimul de precipitații.
Ortam iletişimi etkiler.Mediul influențează comunicarea.
İlacın etkileri yavaş yavaş kaybolmaya başladı.Efectele medicamentului au început să dispară încetul cu încetul.
Kirlilik ve etkileri hakkında konuşacağım.Voi vorbi despre poluare și efectele acesteia.
Tedavinin muhtemel yan etkilerinden biri Jarisch-Herxheimer reaksiyonudur.A kezelés egyik lehetséges mellékhatása a Jarisch-Herxheimer reakció.
Soğuk algınlığı, en sık görülen insan hastalığıdır ve insanları global olarak etkiler.A meghűlés a leggyakoribb emberi betegség és az egész világon mindenkit érinthet.
Bu, HTTP protokolünü etkiler.Ez a módszer a HTTP protokollt érinti.
Einstein'in teorisinin astrofiziğe kayda değer etkileri vardır.Einstein elméletének fontos asztrofizikai következményei vannak.
George R. R. Martin en derin etkilerin çocukluk dönemindeki deneyimlerin olduğuna inanır.George R. R. Martin nagy hatást gyakoroltak a gyerekkorában olvasott könyvek.
Hip hop sesleri aynı zamanda Arap etkilerle de karışmıştır.Ezen kívűl, a hiphop elemek keverednek az arab hangzással.
Dördüncü derece yanıkta ise yara ilaveten kas veya kemik gibi daha derin dokuları da etkiler.A negyedfokú égés a mélyebb szöveteket, például az izom- vagy csontszövetet is károsítja.
Jonze ayrıca şarkıda "çökmüş" olarak tanımladığı Berlin tekno etkileri fark etti.Szintén észrevételezte a Berlin techno hatásokat a dalban, amit „hanyatlóként” jellemzett.
Bu etkiler kuantum mekaniği ile açıklanır.A jelenség a kvantummechanikával magyarázható.
Ekin Yayınları, 2010 Küreselleşme Sürecinde Finansal Krizler ve Etkileri.(2010) Válság és potenciális növekedés az Európai Unióban.
Herbert Spencer’ın felsefe tarzının etkileri.Spencer Herbert synthetikus philosophiájának kivonata.
Manyetik alan her maddeyi belli bir ölçüde etkiler.Minden műszernek vannak olyan hibái, melyek a mérést befolyásolják.
Hayvan çalışmaları da nörotoksik etkileri kanıtlar ayrıca spermde mutasyonlar olduğunu da gösterir.Állatkísérletek neurotoxikus hatást és a sperma mutációját is kimutatták.
Birçok göreli etkiler yönün göreliliği ile direk bağlantılıdır.Számos relativisztikus hatás az irány relativitásával van közvetlen kapcsolatban.
Kısa ömürlü olmasına karşın Belçika Birleşik Devletleri'nin uzun süre devam edecek etkileri oldu.Bár csak rövid ideig létezett, az Belga Egyesült Államoknak mégis jelentős hatása és öröksége volt.
"Scheiße" tekno, electroclash ve euro disco etkileri barındıran bir dans-pop şarkısıdır.A Scheiße egy techno, electroclash és Eurodisco hatásokkal rendelkező dance-pop műfajú dal.
Bu savaş 1598'de sona erdi fakat Joseon Krallığında oldukça büyük etkiler bıraktı.Az Imdzsin-háború egészen 1598-ig tartott, hatalmas károkat hagyva maga után a Csoszon Királyságban.