Ana içeriğe geç
Sözlük

etkilemek ile cümle

etkilemek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
9
HARF
4
HECE
6
ORT. KELİME
Hayal hayatlarımızın her yönünü etkilemektedir.Imagination affects every aspect of our lives.
Neden onu etkilemek için çalışmalılar?Why should they try to influence him?
Tom sadece Mary'yi etkilemek için yaptı.Tom did it just to impress Mary.
Gerçekten Tom'u etkilemek istiyorum.I really want to impress Tom.
Seni etkilemek istiyordum.I wanted to impress you.
Sizi etkilemek istedim.I wanted to impress you.
O neden beni etkilemek ister ki?Why would he want to impress me?
Neden onu etkilemek ister ki?Why would he want to impress her?
Tom'u etkilemek kolay.Tom is easy to impress.
Suriye'deki istikrarsız güvenlik durumu Türkiye'yi de etkilemektedir.The unstable security situation in Syria also affects Turkey.
Beni etkilemekten asla vazgeçmiyorsun.You never cease to impress me.
Bahse girerim onu seni etkilemek için yazdığımı düşünüyorsun.I bet you think I'm just writing that to impress you.
Neden Tom beni etkilemek istiyor?Why would Tom want to impress me?
Tom etkilemek için oldukça zor bir adam.Tom is a pretty hard guy to impress.
Tom etkilemek için oldukça sert bir adam.Tom is a pretty tough guy to impress.
Beni etkilemek zorunda değilsin.You don't have to impress me.
Tom babasını etkilemek için çok çalışıyor.Tom has been trying hard to impress his father.
Beni etkilemek ister misin?Do you want to impress me?
Tom Mary'yi etkilemek için yeterince iyi dans edemeyeceğini biliyordu.Tom knew that he wouldn't be able to dance well enough to impress Mary.
Herkesi etkilemek istiyorum.I want to impress everyone.
Biz gerçekten onları etkilemek istiyoruz.We really want to impress them.
Gerçekten onu etkilemek istiyorum.I really want to impress her.
Onu etkilemek için çalışmıyorum.I'm not trying to impress him.
Tom'u gerçekten etkilemek istiyoruz.We really want to impress Tom.
Ben Tom'u etkilemek zorundayım.I have to impress Tom.
Tom arkadaşlarını etkilemek istiyordu.Tom wanted to impress his friends.
Onu etkilemek istedim.I wanted to impress her.
Tom'u etkilemek istedim.I wanted to impress Tom.
Tom genç bayanı etkilemekte başarısız oldu.Tom failed to impress the young lady.
Tom beni etkilemek zorunda değil. Onun patronu etkilemesi gerekiyor.Tom doesn't have to impress me. He needs to impress the boss.
Tom sadece kızları etkilemek için bütün parasını bir araç üzerinde harcadı.Tom spent all his money on a car just to impress girls.
O, etkilemek için giyinmişti.She was dressed to impress.
Alzheimer hastalığı tüm dünyada yaklaşık 50 milyon insanı etkilemektedir.Alzheimer's disease affects nearly 50 million people around the world.
Mary, arkadaşlarını etkilemek istedi.Mary wanted to impress her friends.
Tom'u etkilemek kolay değildir.Tom is not easy to impress.
Onu etkilemek kolay değildir.She's not easy to impress.
Onu etkilemek kolay.He's easy to impress.
Tom Mary'yi etkilemek istedi.Tom wanted to impress Mary.
Tom'u etkilemek kolay değil.Tom isn't easy to impress.
Leyla hep etkilemek için giyiniyordu.Layla always dressed to impress.
Tom'u etkilemek zor.It's hard to impress Tom.
Tom'u etkilemek kolaydır.It's easy to impress Tom.
Tom arkadaşlarını etkilemek istedi, ancak kendisi aptal haline geldi.Tom wanted to impress his friends, but he just made a fool of himself.
Tom onu sadece Mary'yi etkilemek için yaptı.Tom did that just to impress Mary.
Onu etkilemek kolaydır.She's easy to impress.
Tom'u etkilemek kolay değildi.Tom wasn't easy to impress.
Beni etkilemek için bu kadar çok uğraşmak zorunda değilsin.You don't have to try so hard to impress me.
Tom'u etkilemek çok zor olacak.It'll be very hard to impress Tom.
Tom etkilemek kolay, değil mi?Tom is easy to impress, isn't he?
Tom'u etkilemek zor, değil mi?Tom is hard to impress, isn't he?
Sosyal roller bizim kişisel kimliklerimizi etkilemektedir.Social roles influence our personal identities.
Bu hastalık dünyanın çoğu bölgesinde görülür ve şu an tahminen bir milyon kişiyi etkilemektedir.The disease occurs in most areas of the world and currently affects about one million people.
Bu bakteri enfeksiyonu hayvanın birçok organını etkilemektedir.This bacterial infection affects many organs in the body of the animal.
Kronik periodontitis 2010'da yaklaşık 750 milyon insanı ya da popülasyonun %10.8'ini etkilemektedir.Chronic periodontitis affects about 750 million people or about 10.8% of the population as of 2010.
Birbirlerinin büyülerini de etkilemekte, birbirlerine yardımcı olmaktadırlar.To help others, to help one another.
Avlanma riski beslenme stratejilerini etkilemektedir.The risk of predation affects feeding strategies.
Dünya çapında 2010 itibarıyla KOAH 329 milyon insanı (nüfusun %4,8'i) etkilemektedir.Globally, as of 2010, COPD affected approximately 329 million people (4.8% of the population).
Preeklampsi dünya çapındaki gebeliklerin %2-8’ini etkilemektedir.Pre-eclampsia affects 2–8% of pregnancies worldwide.
Resmin, sessiz atmosferi modern izleyicileri etkilemektedir.The painting has a 'silent' atmosphere which continues to fascinate modern viewers.
Vikinglerle karşılaştıktan sonra Doktor onları etkilemek için yoyo ile "sihirbazlık" yapmıştır.After meeting the Vikings, the Doctor produces a yo-yo in an attempt to impress them with "magic".
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod