etkileşim ile cümle

etkileşim kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Yukawa etkileşiminin dinamikleri bu grubun renormalizasyonun da belli olmakta.The dynamics of Yukawa couplings are determined by the renormalization group equation.
Böylece, her kuarkın rengi sürekli değişirken güçlü etkileşim korunmuş olur.Therefore, while each quark's color constantly changes, their strong interaction is preserved.
Bu iki hadronun etkileşiminin sonucudur.This harmed the equilibrium of the two visionaries.
Avrupalıların geliminden sonra ise Rusça, Chinook Jargon ve İngilizce ile etkileşim kurulmuştur.Historically, Tlingit has borrowed from Russian, Chinook Jargon, and English.
Net bir elektrik yüküne sahip mezonlar ayrıca elektromanyetik etkileşime de katılır.Mesons with net electric charge also participate in the electromagnetic interaction.
Oyundaki etkileşimlilik yüksek düzeydedir.The game is at its height.
Etkileşimli e-kitap: Dünü, bugünü ve yarını.Printed Electronics, Now and Future.
Ancak bu etkileşimler çok nadir ve diğer deney verileriyle çok benzerlik taşımakta.This value and uncertainty are about the same as the latest experimental results.
Çoğu durumda, her iki tarafa yarar getiren etkileşimler de ortaya çıkar.As a result, many lines are in practice draws or wins for either side.
Mach, ayrıca bilim ile yakın etkileşim içinde gelişen felsefesiyle tanındı.Mach also became well known for his philosophy developed in close interplay with his science.
Reçeteli ilaçların etkileşimleri.The Risks of Prescription Drugs.
Sayfalar etkileşimde PostBack değil, URL Routing mekanizmasını kullanıyor.It uses UTID rather than URL to indicate the destination address.
Elektron-fonon etkileşimleri önemli bir rol oynayabilir.Electrode effects can be of importance.
Filler ile gergedanlar arasında bazı saldırgan etkileşimler kaydedilmiştir.Some aggressive interactions between elephants and rhinoceros have been recorded.
Alışveriş karşılıklı etkileşime, cömertlik ise nakde dönüştü.It turned transactions into interactions, and generosity into a currency.
Bu kuvvet blok ve zemin arasındaki etkileşimdir.It's the interaction between the block and the ground.
Yani bağlantılandırmak ve etkileşimli resim seçkisi yaratmak anlamı zenginleştiriyor.So the act of engaging and creating interactive imagery enriches meaning.
İkincisi bu resimleri etkileşimli hale getirin böylelikle bütünüyle bağlantılandırırız.Secondly make those images interactive so that we engage much more fully.
İkincisi, etkileşimli hale getirmek.Secondly, making them interactive.
Bu da etkileşimli çizgi film uygulaması.Now, this is an interactive cartoon application.
Etkileşimin illa ki sanal olmasına gerek yok.Interaction doesn't have to be virtual.
Şimdi daha yakın bir şekilde bir makineyle etkileşim kuruyoruz.We now have an intimate way of interacting with a machine.
Yani bu kuadlarla fiziksel olarak etkileşim kurup fizik yasalarını değiştirebiliyoruz.So we can physically interact with these quads and we can change the laws of physics.
Galaksiler etkileşim içindedir.There is interaction of galaxies.
Mikrososyoljinin odak noktası etkileşimdir.In microsociology, the focus is on interaction.
Mikro etkileşim hayatımızda daha az belirgin olarak yer alan durumlardan oluşur.Microinteractions are things that are part of our everyday life in a more implicit way.
Bir durum ya da etkileşim içinde bulunan her kişi, bu durumu farklı algılar.Every person who is in a situation or interaction to find it in a very particular way.
Fakat biz, insanların bir çok seviyedeki etkileşimlerini merak ediyoruz.But we're always interested in multitiered levels of human interaction.
Verilerinizi görmek istediğiniz herhangi bir şekilde görselleştirerek etkileşimli olarak sunar.You can visualize and interact with data any way you want.
Tabii ki, artık, eski zamanlarda, animasyonlu sosyal etkileşimOf course, it was no longer the animated social interaction of former times, which
Eminim o zamanlar heykelin etrafındaki mimari öğelerle etkileşimi şu ankinden daha farklıydı. . .Mary looks very young and beautiful
Higgs alanı ile bağlantı halindedir etkileşim içerisindedir.less that the speed of light.
Bu etkileşim sadece molekülün içindeki atomların birbirleriyle etkileşimi değil.Not just how the atoms are interacting with each other within a molecule.
Mürekkebi kullandığınız her yer de onunla olan etkileşiminizi değiştirebilirsiniz.Any place you use ink, you could change the way you interact with it.
Bu etkileşimler müttefikler yaratırlar, düşmanlar değil.These transactions create allies, not enemies.
Sıraları değil ama bu iki grup arasındaki etkileşim önemlidir.There is no right place, but it’s the interaction between these two.
Büyük ihtimalle, hiçbiri bizimle etkileşime geçebilecek kadar yakın değil.Very likely, none is close enough to interact with us.
Elektronlar başka elektronlarla etkileşime girebilirler.But once again, electrons can interact with other electrons.
Eğer bulabilirseniz bu elementleri, muhtemelen birşeylerle etkileşim halinde olacaktırlar. -They're very likely, if you find this, it's probably already reacted with something.
- Alüminyum hiçbir şeyle etkileşime girmez, aynı oksijen gibi.Aluminum hasn't reacted with anything like oxygen.
Birbirleriyle etkileşim halindedirler.And they're attracted to each other.
Ve sonra akıllıca tasarlanmış etkileşime ihtiyacın var.And then you need smartly designed interactions.
Yani hiçbir insan etkileşimi yok.So no human interaction.
Ben etkileşim tasarımlarından bahsediyordum.I was talking about interaction design.
Ve işte etkileşim tam da bu noktada yatıyor, etkileşimi önemli kılan şey bu.And that's really where interaction lies, and that's the importance of interaction.
Etkileşim tasarımının en derin kökünde davranış vardır.The real core issue of interaction design is behavior.
Etkileşim tasarımı davranışıyla uğraşan tasarımcılar, hayatlarımızın geri kalanını etkilerler.Designers that deal with interaction design behaviors that go to influence the rest of our lives.
Yalnızca ekranla olan etkileşimimizle sınırlı değillerdir.They're not just limited to our interaction with the screen.
Entegre edilen sosyal yorum özelliğiyle kolayca düzenleme yapın ve etkileşim kurun.Edit and interact easily with integrated social commenting.
O 15 aylık bebekle etkileşimimi hatırlıyorum, aklıma gelen şey şu oldu:I remember when I interacted with that 15-month-old, the thing that came to my mind was,
Çok basit kutular: tek bir düğmeye basıyorsunuz ve bir takım LED etkileşimi oluyor.Very simple boxes: you just press one button and some LED interaction occurs.
Kız arkadaşının Facebook sayfasında etkileşim içindeymiş.He was interacting on his girlfriend's Facebook page.
Öyleyse şehrin etrafında hareket edip farklı yerlerini görebileceğiniz etkileşimli bir araçtır bu.So this is an interactive tool that you can move around and see different parts of the city.
Biz, daha da kısaltmaya ve daha etkileşimli hale getirmeye karar verdik.We decided to go even shorter and more interactive.
Size sağlık hizmeti sağlayanlarla etkileşime geçiş şekliniz artık daha farklı.The ability to interact with your health care provider is different.
Bu projeler, ortak etkileşimli haberleşme kullanılarak, bu sezonların ötesinde devam edecek.And these projects will continue past these sessions, using collaborative interactive communication.
Daha açık olmak gerekirse London dispersion kuvvetleri tüm moleküler etkileşimlerde bulunur.And just to be clear, London dispersion forces occur in all molecular interactions.
Dipol bir etkileşim olan ortaya çıkar.So you're going to have this, which is really a dipole interaction.
Dipole-dipole etkileşim oluyor.It gets a dipole-dipole interaction.
Ve bizlerin etkileşimleri ve bu etkileşimlerin kümeleşmeleri.And it is our interactions and the clustering of those interactions.
İlgili Sayfalar