Ana içeriğe geç
Sözlük

etki ile cümle

etki kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Öğretmen ve öğrenci arasındaki yoğun iletişim etkili öğretim için anahtardır.Intensive communication between teacher and student is the key to effective teaching.
Bu seni nasıl etkiledi?How did this effect you?
Tom oğlunun ölümünden çok etkilendi.Tom was greatly affected by the death of his son.
Tom tek kızının ölümünden çok etkilendi.Tom was greatly affected by the death of his only daughter.
Dua ve dileklerim bu korkunç faciadan tüm etkilenmişler için.My thoughts and prayers are with all those who were affected by this terrible tragedy.
Savaş hepimizi etkiler.War affects us all.
Adın karakterini etkiliyor.Your name affects your personality.
Senin propagandan bilimsel değil ve etkili görünmüyor.Your propaganda isn't scientific, and it doesn't seem effective.
Böcekleri yakalamak çocuklar için eğlenceli bir etkinlik olabilir.Catching bugs can be a fun activity for children.
Sanırım Tom beni etkilemeye çalışıyor.I think Tom has been trying to impress me.
O beni gerçekten etkileyen şey.That's what really impressed me.
Onun tarafından çok etkilenmedim.I wasn't very impressed by that.
Ben ondan çok etkilendim.I was very impressed by that.
Gerçekten Tom'dan etkilendim.I'm real impressed with Tom.
Ben Tom ile ilgili hiç etkilenmedim.I'm not impressed with Tom.
Eserini çok etkileyici buluyorum.I find your work very impressive.
Bu ilacın yan etkileri nelerdir?What are the side effects of this medicine?
Bu kitap beni derinden etkiledi.This book profoundly impressed me.
Bu metnin sosyal ağlar üzerinde büyük bir etkisi vardı.This text had a great impact on the social networks.
Yani etkileri nelerdir?So what are the implications?
Ölümden etkilendim.I've been touched by death.
Ben hikaye tarafından etkilenmiştim.I was moved by the story.
Portakal çiçekleri rahatlatıcı bir etki ve hoş bir kokuya sahiptir.Orange blossoms have a relaxing effect and a delightful scent.
Tom Mary tarafından etkilendi.Tom was impressed by Mary.
Dramatik müziğin bu sahnede iyi bir etkisi olabilir.Dramatic music might be a good effect in this scene.
Bu oldukça etkileyici bir liste.That's quite an impressive list.
Herkes o kadar etkilenmiş değildi.Not everyone was that impressed.
Dün yaptığım konuşma hakkında neyi çok etkileyici buldun?What did you find so fascinating about the speech that I gave yesterday?
Tom'un stresli işi sağlığı üzerinde zararlı bir etkiye sahiptir.Tom's stressful job is having a detrimental effect on his health.
Onun nezaketi beni etkiledi.His kindness touched me.
Ben hiç etkilenmedim.I'm far from impressed.
Adayın bağnaz fikirlerinin seçim sonucunu nasıl etkileyeceğini görelim.Let's see how the candidate's bigoted opinions will affect the outcome of the election.
Konunun etkileyici olduğu ortaya çıktı.The subject turned out to be fascinating.
Onun yan tarafta oturan kızı etkilemeye çalıştığını düşünüyorum.I think that he's trying to impress the girl who lives next door.
Tom sadece kızları etkilemek için bütün parasını bir araç üzerinde harcadı.Tom spent all his money on a car just to impress girls.
Tom teli kesti ve bombayı etkisiz hale getirdi.Tom cut the wire and defused the bomb.
Etkinliğin tarihi belirlenecektir.The date of the event is to be determined.
O, etkilemek için giyinmişti.She was dressed to impress.
Ormansızlaşmanın azaltılması, iklim değişikliğinin etkilerini azaltmak için tek yoldur.Reducing deforestation is one way to mitigate the impacts of climate change.
Etkinlik 300'den fazla kişiyi çekti.The event attracted more than 300 people.
Televizyonun toplum üzerine birçok etkisi vardır.Television has a great deal of influence on society.
Tom çok etkiliydi.Tom was very influential.
Çocuklar reklamlardan kolayca etkilenirler.Children are easily influenced by advertising.
Etkinlik ertelendi.The event has been postponed.
O iyi bir etki yaptı.He made a good impression.
Mary etkilenmemişti.Mary was unimpressed.
Tom bir bağış toplama etkinliği düzenliyor.Tom is organizing a fundraising event.
Onun pilotluk becerilerinden etkilendim.I was impressed with his piloting skills.
Arap dilinin etkisi, İspanyolca dilinde oldukça belirgindir.The influence of the Arabic language is quite evident in the Spanish language.
Arapçanın etkisi İspanyolcada oldukça belirgindir.The influence of the Arabic language is quite evident in the Spanish language.
Ben o anekdottan çok etkilendim.I was very influenced by that anecdote.
Bu etkili değil.It's not effective.
Alzheimer hastalığı tüm dünyada yaklaşık 50 milyon insanı etkilemektedir.Alzheimer's disease affects nearly 50 million people around the world.
Bomba, bomba ekibi tarafından etkisiz hale getirildi.The bomb was defused by the bomb squad.
Bu tür düşüncelerin sonuçta onların nihai kararı üzerinde herhangi bir etkisi olmamıştır.Such considerations ultimately had no effect on their final decision.
Biz etkin bir grubuz.We're an active group.
Bu beni çok etkiledi.It impressed me much.
O beni etkiliyor.That's affecting me.
Mary, arkadaşlarını etkilemek istedi.Mary wanted to impress her friends.
Tom'u etkilemek kolay değildir.Tom is not easy to impress.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod