Ana içeriğe geç
Sözlük

etken ile cümle

etken kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
55
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Yani temelde, biz bu iki etkeni kullanıyoruz.Im Wesentlichen haben wir uns diese zwei Faktoren zunutze gemacht.
Yani temelde, biz bu iki etkeni kullanıyoruz.In sostanza, abbiamo usato questi due fattori.
Yani temelde, biz bu iki etkeni kullanıyoruz.그래서 기본적으로, 우리는 이 두가지 사실들을 이용했습니다.
Yani temelde, biz bu iki etkeni kullanıyoruz.My jsme tedy obě ty vlastnosti využili.
Yani temelde, biz bu iki etkeni kullanıyoruz.Så dybest set, har vi brugt de to faktorer.
Yani temelde, biz bu iki etkeni kullanıyoruz.Van deze twee factoren maken we gebruik.
Yani temelde, biz bu iki etkeni kullanıyoruz.Wykorzystaliśmy więc te dwa czynniki.
Yani temelde, biz bu iki etkeni kullanıyoruz.Саме ці два фактори ми й використовували.
Yani temelde, biz bu iki etkeni kullanıyoruz.Така че в общи линии, ние използвахме тези два фактора.
Yani temelde, biz bu iki etkeni kullanıyoruz.Таким образом, мы использовали сочетание этих двух факторов.
Yani temelde, biz bu iki etkeni kullanıyoruz.אז בעצם ניצלנו את שני הגורמים האלה.
Yani temelde, biz bu iki etkeni kullanıyoruz.إذن مبدئيًا، نحن استخدمنا هذين العاملين.
Yani temelde, biz bu iki etkeni kullanıyoruz.これは典型的なシチュエーションで
Yaşları ve tecrübeleri senatoya girmelerinde önemli bir etken.Byli váženi právě pro svůj věk a z něj plynoucí zkušenosti.
Yaşları ve tecrübeleri senatoya girmelerinde önemli bir etken.І саме їхній вік і досвід шанувались найбільше.
Ýddianamedeki tek etken olmasa da, Swartz'a yönelik 13 suçlamadan 11'inin dayanađý bu yasaydý.Bạn biết đấy, anh ấy là người rất nhạy cảm.
Ýddianamedeki tek etken olmasa da, Swartz'a yönelik 13 suçlamadan 11'inin dayanađý bu yasaydý.Ce n'est pas l'unique facteur du dossier mais 11 des 13 chefs d'accusation invoquaient le CFAA contre Swartz.
Ýddianamedeki tek etken olmasa da, Swartz'a yönelik 13 suçlamadan 11'inin dayanađý bu yasaydý.من 13 تهمة ضد سوارتز، تضمنت 11 منها قانون الاحتيال والاعتداء الحاسوبيين
Ýddianamedeki tek etken olmasa da, Swartz'a yönelik 13 suçlamadan 11'inin dayanađý bu yasaydý.スワーツに対する13のうち11の容疑で コンピュータ犯罪取締法が関係していた。
Yorgunluk, golf oyununda önemli bir etkendir.A fáradtsági tényező fontos része a golfnak.
Yorgunluk, golf oyununda önemli bir etkendir.Der Faktor der Müdigkeit ist ein wichtiger Teil des Golfspiels.
Yorgunluk, golf oyununda önemli bir etkendir.El factor fatiga es una parte importante del golf.
Yorgunluk, golf oyununda önemli bir etkendir.Factorul de oboseala este o parte importanta din golf.
Yorgunluk, golf oyununda önemli bir etkendir.Faktor kelelahan adalah bagian penting dari golf.
Yorgunluk, golf oyununda önemli bir etkendir.Faktor vyčerpání je velmi důležitou součástí golfu.
Yorgunluk, golf oyununda önemli bir etkendir.Il fattore affaticamento è una parte importante del golf.
Yorgunluk, golf oyununda önemli bir etkendir.그 피로의 요소는 골프에서 중요한 부분입니다.
Yorgunluk, golf oyununda önemli bir etkendir.Le facteur fatigue est une part importante du golf.
Yorgunluk, golf oyununda önemli bir etkendir."O fator fadiga é uma parte importante do golfe.
Yorgunluk, golf oyununda önemli bir etkendir.Udmattelsesfaktoren er en vigtig del af golf.
Yorgunluk, golf oyununda önemli bir etkendir.Vermoeidheid is een belangrijk onderdeel van golf.
Yorgunluk, golf oyununda önemli bir etkendir.Yếu tố về sự mệt mỏi là một phần quan trọng trong golf.
Yorgunluk, golf oyununda önemli bir etkendir.Zmęczenie odgrywa dużą rolę w grze.
Yorgunluk, golf oyununda önemli bir etkendir.Η κούραση είναι ένας σημαντικός παράγοντας του γκολφ.
Yorgunluk, golf oyununda önemli bir etkendir.Фактор усталости - важная часть игры.
Yorgunluk, golf oyununda önemli bir etkendir.Факторът умора е важна част от голфа.
Yorgunluk, golf oyununda önemli bir etkendir.גורם העייפות הוא חלק חשוב ממשחק הגולף.
Yorgunluk, golf oyununda önemli bir etkendir.عنصر التعب هو جزء مهم من لعبة الغولف.
Yorgunluk, golf oyununda önemli bir etkendir.だから カートの使用は
Zihin eğitimi, iki karşıt zihinsel etkenin aynı anda gerçekleşemeyeceği düşüncesi üzerine kuruludur.Antrenamentul minții se bazează pe ideea că doi factori mentali opuși nu pot avea loc în același timp.
Zihin eğitimi, iki karşıt zihinsel etkenin aynı anda gerçekleşemeyeceği düşüncesi üzerine kuruludur.Az elmetréning azon az alapötleten nyugszik, hogy két ellentétes mentális tényező nem lehet egyszerre jelen.
Zihin eğitimi, iki karşıt zihinsel etkenin aynı anda gerçekleşemeyeceği düşüncesi üzerine kuruludur.마음수련은 두 가지 상반되는 정신적 요소가 동시에 생길 수 없다는 생각에 기초하고 있습니다.
Zihin eğitimi, iki karşıt zihinsel etkenin aynı anda gerçekleşemeyeceği düşüncesi üzerine kuruludur.Latihan pikiran berdasar pada ide bahwa dua faktor mental yang berlawanan tidak bisa terjadi secara bersamaan.
Zihin eğitimi, iki karşıt zihinsel etkenin aynı anda gerçekleşemeyeceği düşüncesi üzerine kuruludur.Medvetande träning är baserad på idén att två motsatta psykiska förhållanden inte kan ske samtidigt.
Zihin eğitimi, iki karşıt zihinsel etkenin aynı anda gerçekleşemeyeceği düşüncesi üzerine kuruludur.Mielenharjoitus perustuu ajatukselle, ettei kaksi vastakkaista henkistä tekijää voi tapahtua samaan aikaan.
Zihin eğitimi, iki karşıt zihinsel etkenin aynı anda gerçekleşemeyeceği düşüncesi üzerine kuruludur.O treino da mente é baseado na ideia de que dois fatores mentais opostos não podem ocorrer em simultâneo.
Zihin eğitimi, iki karşıt zihinsel etkenin aynı anda gerçekleşemeyeceği düşüncesi üzerine kuruludur.Sự rèn luyện tâm thức dựa trên ý tưởng rằng hai nhân tố tinh thần đối nghịch không thể cùng xảy ra một lúc.
Zihin eğitimi, iki karşıt zihinsel etkenin aynı anda gerçekleşemeyeceği düşüncesi üzerine kuruludur.Tréning mysle sa zakladá na idei, že dva opačné mentálne faktory nemôžu nastať naraz.
Zihin eğitimi, iki karşıt zihinsel etkenin aynı anda gerçekleşemeyeceği düşüncesi üzerine kuruludur.Trénink mysli je založen na myšlence, že dva protikladné mentální faktory se nemohou odehrávat současně.
Zihin eğitimi, iki karşıt zihinsel etkenin aynı anda gerçekleşemeyeceği düşüncesi üzerine kuruludur.Zakładamy, że dwa przeciwne stany umysłowe nie mogą współistnieć.
Zihin eğitimi, iki karşıt zihinsel etkenin aynı anda gerçekleşemeyeceği düşüncesi üzerine kuruludur.Обучение разума основано на идее, что два противоположных состояния его не могут иметь место одновременно.
Zihin eğitimi, iki karşıt zihinsel etkenin aynı anda gerçekleşemeyeceği düşüncesi üzerine kuruludur.Тренування розуму базується на ідеї, що два притилежних ментальнхих фактори не можуть відбуватися одночасно.
Zihin eğitimi, iki karşıt zihinsel etkenin aynı anda gerçekleşemeyeceği düşüncesi üzerine kuruludur.תרגול דעת מבוסס על הרעיון ששני גורמים שכליים מנוגדים אינם יכולים להתרחש בו-זמנית.
Zihin eğitimi, iki karşıt zihinsel etkenin aynı anda gerçekleşemeyeceği düşüncesi üzerine kuruludur.تدريب العقل dعتمد أساساً على فكرة أن إثنين من العوامل العقلية المتعارضة لا يمكن أن تحدث فى نفس الوقت .
Zihin eğitimi, iki karşıt zihinsel etkenin aynı anda gerçekleşemeyeceği düşüncesi üzerine kuruludur.同時に起こり得ないという考えに基づきます 愛から憎しみへ行くことはできます
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod