Ama biri kirli sayıldığı sürece RABbe sunulan esenlik kurbanının etini yerse, halkın arasından atılacak.men enhver, som i uren Tilstand spiser Kød af HERRENs Takoffer, skal udryddes af sin Slægt;
Ama biri kirli sayıldığı sürece RABbe sunulan esenlik kurbanının etini yerse, halkın arasından atılacak.והנפש אשר תאכל בשר מזבח השלמים אשר ליהוה וטמאתו עליו ונכרתה הנפש ההוא מעמיה׃
Ama biri kirli sayıldığı sürece RABbe sunulan esenlik kurbanının etini yerse, halkın arasından atılacak.واما النفس التي تأكل لحما من ذبيحة السلامة التي للرب ونجاستها عليها فتقطع تلك النفس من شعبها.
Ama biri kirli sayıldığı sürece RABbe sunulan esenlik kurbanının etini yerse, halkın arasından atılacak.只 是 獻 與 耶 和 華 平 安 祭 的 肉 、 人 若 不 潔 淨 而 喫 了 、 這 人 必 從 民 中 剪 除
Ama biri kirli sayıldığı sürece RABbe sunulan esenlik kurbanının etini yerse, halkın arasından atılacak.只是 獻與 耶和華 平安 祭 的 肉 、 人 若 不 潔淨 而 喫了 、 這人 必 從民 中 剪除
Ama dört ayaklı ve kanatlı olup ayaklarını sıçramak için kullanan bazılarının etini yiyebilirsiniz.kecuali yang dapat melompat
Ama dört ayaklı ve kanatlı olup ayaklarını sıçramak için kullanan bazılarının etini yiyebilirsiniz.오직 날개가 있고 네 발로 기어다니는 모든 곤충 중에 그 발에 뛰는 다리가 있어서 땅에서 뛰는 것은 너희가 먹을지니
Ama dört ayaklı ve kanatlı olup ayaklarını sıçramak için kullanan bazılarının etini yiyebilirsiniz.Nhưng trong loại côn trùng nào hay bay và đi bốn cẳng, các ngươi được ăn con nào có cẳng đặng nhảy trên đất;
Ama dört ayaklı ve kanatlı olup ayaklarını sıçramak için kullanan bazılarının etini yiyebilirsiniz.Nhưng trong loại côn_trùng nào_hay bay và đi bốn cẳng , các ngươi được ăn con nào có cẳng đặng nhảy trên đất ;
Ama dört ayaklı ve kanatlı olup ayaklarını sıçramak için kullanan bazılarının etini yiyebilirsiniz.אך את זה תאכלו מכל שרץ העוף ההלך על ארבע אשר לא כרעים ממעל לרגליו לנתר בהן על הארץ׃
Ama dört ayaklı ve kanatlı olup ayaklarını sıçramak için kullanan bazılarının etini yiyebilirsiniz.الا هذا تأكلونه من جميع دبيب الطير الماشي على اربع. ما له كراعان فوق رجليه يثب بهما على الارض.
Ama dört ayaklı ve kanatlı olup ayaklarını sıçramak için kullanan bazılarının etini yiyebilirsiniz.只 是 有 翅 膀 用 四 足 爬 行 的 物 中 、 有 足 有 腿 、 在 地 上 採 跳 的 、 你 們 還 可 以 喫
Ama dört ayaklı ve kanatlı olup ayaklarını sıçramak için kullanan bazılarının etini yiyebilirsiniz.只是 有 翅膀 用 四 足 爬行 的 物中 、 有 足 有 腿 、 在 地上 採跳 的 、 你 們還 可以 喫
Ama hiçbir hayvan insan etine benzemez.Ma nessun animale č come la carne umana.
Ama hiçbir hayvan insan etine benzemez.Pero ningún animal puede compararse con la carne humana.
Ama hiçbir hayvan insan etine benzemez.Pourtant, tout cela n'est rien comparé au corps humain.
Ama hiçbir hayvan insan etine benzemez.Κανένα ζώο όμωs, δε συγκρίνεται με την ανθρώπινη σάρκα.
Ama hiçbir hayvan insan etine benzemez.Но никакое животное не может соперничать с человеческой плотью.
Babamın başını etini yedim ve sonundaJeg plagede min far indtil han endelig fandt scuba undervisning i Buffalo, New York,
Babamın başını etini yedim ve sonunda저는 아버지를 계속 졸라댔죠.
Babamın başını etini yedim ve sonundaVaivasin sillä isääni, kunnes hän lopulta löysi
Babamın başını etini yedim ve sonundaהצקתי לאבי עד שלבסוף הוא מצא
Babamın başını etini yedim ve sonundaفقد بقيت أُصر على والدي حتى وجد أخيراً
Babamın başını etini yedim ve sonundaニューヨーク州バッファローにある
Bakımı yapmam için ba,sımın etini yer ,simdi.-Deixe estar, deixe estar. Só me iria chatear para fazer a manutenção,
Bakımı yapmam için ba,sımın etini yer ,simdi.-Det behövs inte. Hon skulle bara tjata om mitt underhåll...
Bakımı yapmam için ba,sımın etini yer ,simdi.-Ei tarvitse. Hän vain nalkuttaisi huolloista.
Bakımı yapmam için ba,sımın etini yer ,simdi. -Ho,sça kal.Απλά θα με πρήξει να κάνω συντήρηση.
Bakımı yapmam için ba,sımın etini yer ,simdi.- Nej. Hun ville bare ævle om mit underhold ...
Bakımı yapmam için ba,sımın etini yer ,simdi.- Nie. Zawracałaby głowę, żebym pamiętał o przeglądach.
Bakımı yapmam için ba,sımın etini yer ,simdi.- No hace falta. Me daría la lata con sus rollos sobre el mantenimiento
Bakımı yapmam için ba,sımın etini yer ,simdi.- Oh, non importa. Mi tormenterebbe con i consigli sulla manutenzione
Bakımı yapmam için ba,sımın etini yer ,simdi.- Нет, не стоит. Она начнёт твердить, чтобы я следил за механизмом,
Balina etine etiket yapıştırılmasına rağmen, onlar yunus etiydi.Anche se erano etichettati come carne di balena, erano di delfino.
Balina etine etiket yapıştırılmasına rağmen, onlar yunus etiydi.Były tak podpisane, mimo iż zawierały mięso delfinów.
Balina etine etiket yapıştırılmasına rağmen, onlar yunus etiydi.Chiar dacă erau etichetate ca fiind carne de balenă, erau carne de delfin.
Balina etine etiket yapıştırılmasına rağmen, onlar yunus etiydi.Dù được dán nhãn thịt cá voi chúng là thịt cá heo.
Balina etine etiket yapıştırılmasına rağmen, onlar yunus etiydi.고래 고기로 표기는 되었지만, 그것은 돌고래 고기였습니다.
Balina etine etiket yapıştırılmasına rağmen, onlar yunus etiydi.Même si ils avaient été étiquetés viande de baleine, c'était de la viande de dauphin.
Balina etine etiket yapıştırılmasına rağmen, onlar yunus etiydi.Obwohl sie als Walfleisch bezeichnet waren, bestanden sie aus Delphinfleisch.
Balina etine etiket yapıştırılmasına rağmen, onlar yunus etiydi.Ook al waren ze gelabeld als walvisvlees, het was dolfijnenvlees.
Balina etine etiket yapıştırılmasına rağmen, onlar yunus etiydi.Walaupun namanya daging ikan paus, namun itu daging lumba-lumba.
Balina etine etiket yapıştırılmasına rağmen, onlar yunus etiydi.Даже несмотря на то, что на этикетке было написано, что это мясо кита, это было мясо дельфина.
Balina etine etiket yapıştırılmasına rağmen, onlar yunus etiydi.Макар и по етикет да бяха китово месо, бяха делфиново месо.
Balina etine etiket yapıştırılmasına rağmen, onlar yunus etiydi.למרות שזה תוייג כבשר לוויתן, זה היה בשר דולפין.
Balina etine etiket yapıştırılmasına rağmen, onlar yunus etiydi.مع أنه كان مصنفا كلحم حوت، فقد كان لحم دلفين.
Balina etine etiket yapıştırılmasına rağmen, onlar yunus etiydi.イルカの肝臓や脂肪だったのです
Bana, ‹‹Bunlar tapınakta hizmet edenlerin halkın sunduğu kurban etini pişirecekleri mutfaklar›› dedi.A povedal mi: Tieto dvorce sú domom variacich, kde varia svätoslužobníci domu bitnú obeť ľudu.
Bana, ‹‹Bunlar tapınakta hizmet edenlerin halkın sunduğu kurban etini pişirecekleri mutfaklar›› dedi.Egli mi disse: «Queste sono le cucine dove i servi del tempio cuoceranno i sacrifici del popolo»
Bana, ‹‹Bunlar tapınakta hizmet edenlerin halkın sunduğu kurban etini pişirecekleri mutfaklar›› dedi.Então me disse: Estas são as cozinhas, onde os ministros da casa cozerão o sacrifício do povo.
Bana, ‹‹Bunlar tapınakta hizmet edenlerin halkın sunduğu kurban etini pişirecekleri mutfaklar›› dedi.És monda nékem: Ez a fõzõház, a hol fõzzék a háznak szolgái a nép véres áldozatát.
Bana, ‹‹Bunlar tapınakta hizmet edenlerin halkın sunduğu kurban etini pişirecekleri mutfaklar›› dedi.In mi reče: To so kuhinje, kjer naj hišni strežaji kuhajo klalno daritev ljudstva.
Bana, ‹‹Bunlar tapınakta hizmet edenlerin halkın sunduğu kurban etini pişirecekleri mutfaklar›› dedi.I řekl mi: Ta jsou místa těch, kteříž vaří, kdežto vaří služebníci domu oběti lidu.
Bana, ‹‹Bunlar tapınakta hizmet edenlerin halkın sunduğu kurban etini pişirecekleri mutfaklar›› dedi.I rzekł mi: Te miejsca są tych, którzy warzą, gdzie słudzy domu warzą ofiary ludu.
Bana, ‹‹Bunlar tapınakta hizmet edenlerin halkın sunduğu kurban etini pişirecekleri mutfaklar›› dedi.Ja hän sanoi minulle: "Nämä ovat keittäjäin suojat, joissa temppelipalvelijat keittävät kansan teurasuhrit".
Bana, ‹‹Bunlar tapınakta hizmet edenlerin halkın sunduğu kurban etini pişirecekleri mutfaklar›› dedi.그가 내게 이르시되 이는 삶는 부엌이니 전에 수종드는 자가 백성의 제물을 여기서 삶을 것이니라 하시더라
Bana, ‹‹Bunlar tapınakta hizmet edenlerin halkın sunduğu kurban etini pişirecekleri mutfaklar›› dedi.Người bảo ta rằng : Ðây là những nhà_bếp , là nơi những kẻ làm_việc trong nhà nấu thịt tế của dân_sự .
Bana, ‹‹Bunlar tapınakta hizmet edenlerin halkın sunduğu kurban etini pişirecekleri mutfaklar›› dedi.Người bảo ta rằng: Ðây là những nhà bếp, là nơi những kẻ làm việc trong nhà nấu thịt tế của dân sự.
Bana, ‹‹Bunlar tapınakta hizmet edenlerin halkın sunduğu kurban etini pişirecekleri mutfaklar›› dedi.Och han sade till mig: »Detta är de kök i vilka husets tjänare skola koka folkets slaktoffer.»
Bana, ‹‹Bunlar tapınakta hizmet edenlerin halkın sunduğu kurban etini pişirecekleri mutfaklar›› dedi.Og han sagde til mig: "Her er Køkkenerne, hvor de, der gør Tjemmesle i Templet, skal koge Folkets Slagtofre."