et ile cümle

et kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Bir demiryolu inşa etmek için sözleşme yaptık.We contracted to build a railway.
Dua etmek için hepimiz diz çöktük.We all knelt down to pray.
Doğruyu yanlıştan ayırt etmek zorundayız.We have to distinguish right from wrong.
Yaşadığımız sürece çalışmaya devam etmeliyiz.We must continue to study as long as we live.
Hız limitine dikkat etmeliyiz.We should observe the speed limit.
Biz çok dikkatli hareket etmeliyiz.We've got to move very carefully.
Trafik işaretlerine dikkat etmeliyiz.We must pay attention to traffic signals.
Her zaman başkalarına hizmet etmeye çalışmalıyız.We must always try to serve others.
Etrafımıza baktık.We looked about us.
İşteyken sigara içmekten kaçınmayı kabul ettik.We agreed to refrain from smoking while we are at work.
Biz fon yokluğundan dolayı projeyi terk ettik.We abandoned the project because of a lack of funds.
Biz birbirimizi terk etmeyeceğimiz konusunda bir pazarlık yaptık.We made a bargain that we wouldn't forsake each other.
Kararlarımızda önyargılarımızdan etkilenmemeliyiz.We should not be influenced in our decisions by our prejudices.
Tutkularımızı kontrol etmeliyiz.We must control our passions.
Asla kabul etmeyeceğiz.We will never agree.
Acele etmemize gerek yok.There is no need for us to hurry.
Biz çevremizin etkisi altındayız.We are influenced by our environment.
Biz çevremiz tarafından etkileniyoruz.We are influenced by our environment.
Hem çevreden hem de kalıtımdan etkilendik.We are influenced both by environment and by heredity.
Hepimiz onun böyle iyi bir adamı niye terk ettiğini merak ettik.We all wondered why she had dumped such a nice man.
Biz bir şey yemeden saatlerce çalışmaya devam ettik.We kept on working for hours without eating anything.
Biz müzik eşliğinde dans ettik.We danced to the music.
Kara gün için tasarruf etmek zorundayız.We have to save for a rainy day.
Sonunda onu polise teslim etmeye karar verdik.We finally decided to give him over to the police.
Biz kurallara itaat ettik.We obeyed the rules.
Bunun hakkında onunla alay ettik.We made fun of him about this.
Avustralya'dayken tüm harcamalarımızı takip ettik.We kept track of all our expenses while we were in Australia.
Enerji kaynaklarımızı israf etmemeliyiz.We mustn't waste our energy resources.
Önceden bütün tehlikeleri etkisizleştirmeye çalıştık.We tried to eliminate all danger beforehand.
Önceden bütün tehlikeleri yok etmeye çalıştık.We tried to eliminate all danger beforehand.
Gezimizin amacı, yeni bir fabrikayı ziyaret etmektir.The purpose of our trip is to visit a new factory.
Arkadaşlığımız devam etmedi.Our friendship did not last.
Bizim başarımız onun bize yardım edip etmemesine bağlı.Our success depends on whether he helps us or not.
Karakterimiz çevreden etkilenir.Our character is affected by the environment.
Biz bu yeni koşullara planımızı adapte etmeliyiz.We must adapt our plan to these new circumstances.
Bütün bagajımızı tasnif etmek uzun bir süre aldı.It took quite a while to sort out all our luggage.
Bizim personelimiz yardım etmeye isteklidir.Our staff is eager to help you.
Personellerimiz size yardım etmekte istekli.Our staff is eager to help you.
Onu ikna etmemiz zor.It is difficult for us to persuade him.
Noel ağacını ışıklarla dekore ettik.We decorated the Christmas tree with lights.
Bir sivrisinek sürüsü onu takip etti.A swarm of mosquitoes followed him.
Onun çalışmaktan nefret ettiğini söylüyorlar.They say that he hates to study.
Doktor aşırı egzersiz olduğu için koşuyu terk etmemi tavsiye etti.The doctor advised me to leave off jogging because it was excessive exercise.
Zamanda geçmişe seyahat etmenin imkansız olduğu düşünülüyor.It is considered impossible to travel back to the past.
Telafi etmek için asla çok geç değil.It's never too late to make amends.
Son pişmanlık fayda etmez.It is no use crying over spilt milk.
Bu etiketi paketinize bağlayın.Attach this label to your package.
Hanako, dört yıl boyunca bir Amerikan kolejine devam etti.Hanako has attended an American college for four years.
Yangın kontrol altına alınmadan önce önce bir süre devam etti.The fire went on for some time before it was brought under control.
Yangın tüm binayı yakıp kül etti.The fire consumed the whole building.
Volkanik patlama köyü tehdit etti.The volcanic eruption threatened the village.
Ateş etrafında oynamak tehlikelidir.It's dangerous to play around the fire.
Bilimci araştırmaya devam etmekte ısrar etti.The scientist insisted on proceeding with the research.
Teknoloji insanlığa hizmet etmedikçe kendi içinde anlamsızdır.Technology is in itself meaningless unless it serves mankind.
Bazı insanlara göre teknolojinin olumsuz etkileri var.Some people argue that technology has negative effects.
Aile üyeleri birbirlerine karşı rekabet etmemelidir.Family members should not compete against each other.
Ailemi ziyaret etmek için birkaç gün izin alabilir miyim?May I take a few days off to visit my family?
Mobilyayı taşırken onu bana yardım ettirdim.I got him to help me when I moved the furniture.
Evimi ipotek ettirdim.I mortgaged my house.
Tom bana telefon ettiğinde evden ayrılıyordum.I was leaving home when Tom telephoned me.

İlgili Sayfalar