et ile cümle
et kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Acele etmezsen okula geç kalacaksın.Unless you hurry, you will be late for school.
Acele et, aksi halde öğle yemeğine geç kalacaksın.Hurry up, otherwise you'll be late for lunch.
Acele etmezsen, treni kaçırırsın.You'll miss the train if you don't hurry.
Acele etmezsen treni kaçırırsın.If you don't hurry, you'll miss the train.
Acele etmezsen, treni kaçıracaksın.If you don't hurry, you'll miss the train.
Acele et ve akşam yemeği için sofrayı hazırla.Hurry up and set the table for dinner.
Acele edip hatalar yapmaktansa acele etmemen daha iyidir.It is better to take your time than to hurry and make mistakes.
Acele ettim ve otobüsü yakaladım.I hurried and managed to catch the bus.
Daha dikkatli ol.Her şeye acele etmek işlerini berbat edecektir.Be more careful. Rushing through things is going to ruin your work.
Acele et, Tom.Hurry up, Tom.
Lütfen acele et.Please hurry.
Gerçekten acele etmeliyiz.We've really got to step on it.
Acele ettiğinde, hata yapmak kolaydır.When you're in a hurry, it's easy to make a mistake.
Acele et. Tren on dakikaya kalkıyor. Kaçırmayalım.Hurry up. The train leaves in ten minutes. We don't want to miss it.
Acele et. Harcayacak vakit yok.Hurry up. We've little time to waste.
Acele et! İşte otobüs geliyor.Hurry up! Here comes the bus.
Acele etsen iyi olur. Tren saat üçte kalkar.You had better hurry. The train leaves at three.
Sadece sana yardım etmekten memnun olacağım.I'll be only too pleased to help you.
Eski arkadaşlarımdan biri uzun süredir ilk defa beni ziyaret etti.An old friend of mine dropped in on me for the first time in ages.
Tepenin eteğinde beyaz bir bina görürsün.You see a white building at the foot of the hill.
Sigara içmek sağlığını etkiler.Smoking affects your health.
Sigara içmek sağlığımızı etkiler.Smoking affects our health.
Bazı insanlar sigaranın kısa vadeli etkilerini anlamayı daha kolay buluyor.Some people find it easier to grasp the short-term effects of smoking.
Sigara içmenin zararlı olduğu gerçeğini inkar etmek yok.There is no denying the fact that smoking is harmful.
Yoshio kutuyu kaldırmama yardım etti.Yoshio helped me lift the box up.
Tartışmayı devam ettirelim.Let's carry on the discussion.
Benim görüşümün temel noktasını önceki sayfalarda ifade ettim.The essential points of my argument have been expressed in the preceding pages.
Başkan durup dururken istifa etti.The chairman resigned out of the blue.
Başkan durduk yerde istifa etti.The chairman resigned out of the blue.
Lütfen başkana hitap et!Please address the chair!
Görevini ihmal etmemelisin.You are not to neglect your duty.
İkiyüzlülük benim nefret ettiğim şeydir.Hypocrisy is my abhorrence.
Bazı değerli eşyalarımı kontrol etmek istiyorum.I'd like to check some of my valuables.
Değerli şeylerini güvenli bir yerde muhafaza etmelisin.You should keep your valuables in a safe place.
Senin kalite kontrolünden çok etkilendim.I'm very impressed with your quality control.
Şirketinizle olan mali sorunlarımızı halletmede yardımınızı istirham etmek istiyoruz.We would like to ask your help in clearing up our financial problems with your company.
Tren hareket etmeye hazırdır.The train is ready to start.
Dikkat et de treni kaçırmayasın.Beware lest you should miss the train.
Annem bir değişiklik için yürümemi tavsiye etti.Mother advised me to take a walk for a change.
İklim, bitkilerin ve ağaçların büyümesini etkiledi.The climate affected the growth of trees and plants.
Sence iklimimizin karakterlerimiz üzerinde bir etkisi var mı?Do you think our climate has an influence on our character?
Endişe onun sağlığını etkiledi.Worry affected his health.
Dikkat et, adamın silahı var.Watch out, the man has a gun.
Dikkat et! Orada büyük bir çukur var.Watch out! There's a big hole there.
Çok dikkat et! Gelen bir araba var!Beware! There's a car coming!
Merak etmeyin!Don't worry about it!
Tatmin oluncaya kadar devam etmelisin.You should continue until you're satisfied.
O geldikten sonra nerede olduğunu fark etmek biraz zamanını aldı.It took him a moment to realize where he was after he came to.
O dönünceye kadar orada beklememi rica etti.He asked me to wait there until he came back.
Fırsatımız varken Tom'u ziyaret etmememiz ne kötü.It's a pity we didn't visit Tom when we had the chance.
O, masanın üstündeki bir mektubu fark etti.He noticed a letter on the desk.
Ona yardım etmekten memnun olurum.I'll be glad to help him.
Ona yardım etmeye istekliyim.I'm willing to help him.
Davetini kabul etmekten çok mutlu olacağım.I will be very happy to accept your invitation.
Sana yardım etmekten mutlu olacağım.I will be pleased to help you.
Dikkat et!Look out!
Şirket iflasları geçen ay yüksek bir düzeyde devam etti.Corporate bankruptcies continued at a high level last month.
Yakında, arzu ettiğimiz şeye inanırız.We soon believe what we desire.
Biz hâlâ kanser için etkili bir tedavi keşfetmek zorundayız.We have yet to discover an effective remedy for cancer.
Hatalarını fark etmek onun sadece birkaç dakikasını aldı.It took him only a few minutes to realize his mistakes.