et ile cümle
et kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Ona bir sabah trenine binmesini tavsiye ettim.I advised her to catch a morning train.
Onu aramaya niyet etmiştim fakat aramayı unuttum.I meant to call her, but I forgot to.
Kelimeyi onun için defalarca tekrar ettim.I repeated the word several times for her.
Kelimeyi onun için birkaç kez tekrar ettim.I repeated the word several times for her.
Ona işinde yardım ettim.I helped her with her work.
Onun ellerinin titrediğini fark ettim.I noticed her hands shaking.
Onun davetini kabul ettim.I accepted her invitation.
Onu mutlu etmek istiyorum.I want to make her happy.
Onu mutlu ettim.I made her happy.
Onu onunla evlenmeye ikna ettim.I talked her into marrying him.
Onu ikna etmek biraz zaman aldı.It took me some time to persuade her.
Uçakla seyahat etmek istiyorum.I want to travel by airplane.
Hava yolu ile seyahat etmeyi tercih ediyorum.I prefer to travel by air.
Ben hava yoluyla seyahat etmeyi sevmiyorum.I don't like traveling by air.
Eteklerimi diz boyu giymeyi severim.I like to wear my skirts knee length.
Hastalık nedeniyle ödevimde erkek kardeşime yardım ettirmek zorunda kaldım.I had to have my brother help me with my homework due to illness.
Şikayet etmekten başka çarem yok.I can't help but complain.
Babama işinde yardım ettim.I helped my father with the work.
Babamın mezarını ziyaret ettim.I visited my father's grave.
Kyoto İstasyonu'na babamı yolcu etmeye gittim.I have been to Kyoto station to see my father off.
Kyoto İstasyonu'na babamı yolcu etmek için gittim.I have been to Kyoto station to see my father off.
Babamı yolcu etmek için Kyoto İstasyonu'na gittim.I have been to Kyoto station to see my father off.
Babamı yolcu etmek için Kyoto Garı'na gittim.I have been to Kyoto station to see my father off.
Babamı yeni bir araba alması için ikna etmeye çalıştım.I tried to argue my father into buying a new car.
Annemin bulaşıkları yıkamasına yardım ettim.I helped my mother wash the dishes.
Annemin mutfağı temizlemesine yardım ettim.I helped my mother clean the kitchen.
Anneme yardım etmem gerekiyor.I have to help Mother.
Onu annemi memnun etmek için söyledim.I said that to please my mother.
Raporu daktilo etmeyi bitirdim.I've finished typing the report.
Meşguldüm, ama anneme yardım ettim.I was busy, but I helped Mother.
Londra'dan bazı kitaplar sipariş ettim.I ordered some books from London.
Gözlerimi muayene ettireceğim.I'm going to have my eyes examined.
Arabamı kapının yanına park ettim.I parked my car by the gate.
Şafaktan önce tepenin eteğine varacağım.I will get to the foot of the hill before dawn.
Onu tebrik etmek için arkadaşımı aradım.I telephoned my friend to congratulate him.
Arkadaşlarımı bana yardım ettirdim.I got my friends to help me.
Bütün arkadaşlarımı davet ettim.I invited all my friends.
Arkadaşlarımı akşam yemeğine davet ettim.I invited my friends to dinner.
İstasyona kadar arkadaşıma refakat ettim.I saw my friend to the station.
Jane'i akşam yemeğine davet ettim.I invited Jane to dinner.
Yoko'yu sigarayı bırakması için ikna ettim.I persuaded Yoko to give up smoking.
Önümüzdeki çarşambaya kadar raporumu teslim etmem gerekiyor.I have to hand in my report by next Wednesday.
Seyahat etmeyi severim.I like traveling.
Ev işinde ebeveynlerime yardım ettim.I helped my parents with the housework.
Yanımda oturan bir adam tarafından yakından izlendiğimi fark ettim.I became aware of being closely observed by a man sitting next to me.
Trenle seyahat etmeyi severim.I like to travel by train.
Yaşlı bir kadının caddeyi geçmesine yardım ettim.I helped an old woman across the street.
Konuyu değiştirmeye çalıştım, ancak siyasetten söz etmeye devam ettiler.I tried to change the subject, but they went on talking about politics.
Saatimi tamir ettirmeliyim.I must have my watch repaired.
Beni ikna etmeye çalışmanın faydası yok.It is no use trying to deceive me.
Beni partiye davet etmeniz büyük nezaket.It is very kind of you to invite me to the party.
Beni rahatsız etmeyi bırak.Stop bothering me!
Lütfen bana yardım etmek için odama gel.Please come to my room to help me.
Bana yardım ettiğiniz için çok naziksiniz.It is very kind of you to help me.
Bana yardım etmek için yaptığı teklifi reddetmek niyetindeyim.I intend to decline his offer to help me.
Beni gözardı etme.Don't pass me over.
Beni akşam yemeğine davet etmeniz büyük incelik.It is very kind of you to invite me to dinner.
Karaoke'ye gittiğimizde, Tom bütün gece şarkı söylemeye devam etti.When we went to karaoke, Tom went on singing all night.
Davet ettiğimiz henüz gelmeyen biri var mı?Is there anyone we invited who hasn't come yet?
Onun birden istifade etmiş olması, bizim için büyük sürpriz.To our great surprise, he suddenly resigned.