et ile cümle
et kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Onu ikna etmeye çalıştım ama o dinlemeyecek.I've tried reasoning with him but he just won't listen.
Ben ona ayakkabılarımı tamir ettirdim.I got him to mend my shoes.
Masumiyetimle ilgili onu ikna etmeye çalıştım.I tried to convince him of my innocence.
Ona bisikletimi tamir ettirdim.I got him to fix my bicycle.
Onun beni eve götürmesini rica ettim.I asked him to drive me home.
Ona arabamı tamir ettirdim.I got him to repair my car.
Sanırım ona yardım etmemek daha iyi.I think it's better not to lend him a hand.
Bana yardım edip etmeyeceğini ona sordum.I asked him if he would help me.
Ona bana yardım etmesini rica ettim.I asked him to help me.
Bana yardım ettiği için ona teşekkür ettim.I thanked him for helping me.
Giriş sınavını geçtiği için onu tebrik ettim.I congratulated him on passing the entrance exam.
Bana bir kitap verdiği için ona teşekkür ettim.I thanked him for lending me a book.
Yarın oraya gitmesini rica ettim.I asked him to go there tomorrow.
Onun konuşması tarafından derinden etkilendim.I was deeply impressed by his speech.
Onun evini sık sık ziyaret ettim.I often visited his house.
Onun müziğinden etkilendim.I was impressed by his music.
Onun söylediğini kabul etmiyorum.I dissent from what he said.
Onu takip ettim.I followed him.
Onu en sevdiği yemekle teselli ettim.I consoled him with his favorite food.
İşinde ona yardım etmeyi kabul ettim.I agreed to help him in his work.
Ben onun sorusunu önceden tahmin ettim.I anticipated his question.
Ev ödevinde ona yardım ettim.I helped him with his homework.
Davetini kabul ettim.I accepted his invitation.
Zarar görmüş itibarını tamir etmeye çalıştım.I tried to repair his damaged prestige.
Onun tavsiyesi üzerine hareket ettim.I acted on his advice.
Onun sessizliğini razı oluş kabul ettim.I interpreted his silence as consent.
Onun ifadesinin doğruluğundan şüphe etmeye başladım.I began to doubt the accuracy of his statement.
Onun telefon numarasını not ettim.I wrote down his phone number.
Onun sırrını ortaya çıkarmakla tehdit ettim.I threatened to reveal his secret.
Onun kız kardeşinden bir hediye kabul ettim.I accepted a present from his sister.
Kararsızlığı beni rahatsız etmişti.I was irritated by his indecision.
Onun konuşmasından derinden etkilendim.I was deeply moved by his speech.
Onun konuşmasından çok etkilendim.I was much impressed by his speech.
Ona olan bağlılığımı taahhüt ettim.I pledged my loyalty to him.
Onların kızının doğumunda onları tebrik ettim.I congratulated them on the birth of their daughter.
Onlara odayı terk etmelerini emrettim.I ordered them to leave the room.
Onu yolcu etmek için havalanına gittim.I went to the airport to see him off.
Onu ziyaret etmek için hastaneye gittim.I went to the hospital to visit him.
Onu evime davet ettim.I invited him to my house.
Öneriyi kabul etmesi için onu ikna ettim.I persuaded him into accepting the offer.
Onu partiye gitmeye ikna ettim.I persuaded him to go to the party.
Partiye gitmesi için onu ikna ettim.I persuaded him to go to the party.
Onu polise teslim olmaya ikna ettim.I persuaded him to give himself up to the police.
Yeni bir yatak alması için onu ikna ettim.I've managed to talk him into buying a new bed.
Onu ikna etmeye çalıştım ama boşuna.I tried to persuade him, but in vain.
Onu kızdıracak bir şey söylememek için dikkat ettim.I was careful not to say anything to make him angry.
Ona bulaşıkları yıkaması için yardım ettim.I helped her wash dishes.
Bana bir çocuk gibi davranmasına itiraz ettim.I objected to her treating me like a child.
Onun yeni gözlük taktığını fark ettim.I noticed that she was wearing new glasses.
Onun yeni bir şapka giydiğini fark ettim.I noticed she was wearing a new hat.
Onun onun babasına yardım ettiğini asla görmedim.I have never seen her help her father.
Onun, resmi duvara asmasına yardım ettim.I helped her hang the picture on the wall.
Bir yürüyüşte ona eşlik ettim.I accompanied her on a walk.
Onunla olan bir buluşmayı iptal ettim.I canceled an appointment with her.
Ben ona saat dört civarında beni almasını rica ettim.I asked her to pick me up around four.
Ona, dokuza kadar gelmesini tavsiye ettim.I advised her to come by 9:00.
Sigara içmekle ilgili tehlikeler hakkında onu ikna etmede güçlük çektim.I had difficulty convincing her of the dangers of smoking.
Ona evlenme teklif etmeye karar verdim.I have made up my mind to propose to her.
Ona minnettarlığımı ifade etmek isterim.I would like to express my gratitude to her.
Onu gidişimden haberdar ettim.I informed her of my departure.