et ile cümle

et kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
2
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Hakkımızda endişe etmeyin.Don't worry about us.
Ev işini paylaşmayı kabul ettik.We agreed to share the housework.
Onun yeni kitabından oldukça etkilenmiştik.We were very impressed by his new book.
Onun yeni kitabı tarafından çok etkilendik.We were very impressed by his new book.
1000 dolar zarar tahmin ettik.We estimated the damage at 1000 dollars.
Odanın soğuk olduğundan şikâyet ettik.We complained that the room was cold.
Çevre sorunlarına dikkat etmeliyiz.We must pay attention to environmental problems.
Acele ettik, böylece son otobüsü kaçırmadık.We hurried, so we didn't miss the last bus.
Biz kilisenin etrafındaki bütün çimenleri ve yabani otları kestik.We cut away all the grass and weeds around the church.
Biz komşu ülkelerle dostane ilişkileri devam ettirmeliyiz.We should keep up friendly relations with neighboring countries.
Konferansçının belâgatlı konuşmasından derinden etkilendik.We were deeply impressed by the lecturer's eloquent speech.
Öğretmenin etrafında toplandık.We gathered around the teacher.
Kayıpları mümkün olduğu kadar tam olarak tahmin ettik.We estimated the losses as exactly as possible.
Güney Amerika'da seyahat ettik.We traveled in South America.
Suçlunun izlerini takip ettik.We followed the tracks of the criminal.
Fikrini değiştirmesi için onu ikna ettik.We persuaded him to change his mind.
Onun tekrar gelmesini rica ettik.We asked him to come again.
Biz ona bir saat hediye ettik.We presented a watch to him.
Biz onlara erken başlamalarını tavsiye ettik.We advised them to start early.
Onlara yardım etmek için elimizden geleni yaptık.We did our best to help them.
Onu gitmemesi için ikna ettik.We persuaded him not to go.
Gitmemesi için onu ikna ettik.We persuaded him not to go.
Hepimiz tükenene kadar saatlerce müzik eşliğinde dans ettik.We danced to the music for hours until we were all exhausted.
Biz yasaya itaat etmeliyiz.We ought to obey the law.
Biz akşam yemeğinden sonra şarkı söyledik, dansettik ve sohbet ettik.We sang, danced and chatted after dinner.
Ben kendi paramla seyahat ettim.I traveled at my own expense.
Lütfen vizyonumu kontrol et.Please check my vision.
Sınavlarda başarı onun için bir şey ifade etmiyor.Success in exams doesn't mean a thing to her.
Test sonuçların hakkında endişe etme.Don't worry about the results of your test.
Bir diş ağrısı beni uykumdan mahrum etti.A toothache deprived me of sleep.
Diş etlerin kanar mı?Do your gums bleed?
Diş eti enfeksiyonun var.You have a gum infection.
Sanırım diş eti enfeksiyonum var.I think I have a gum infection.
Diş etleriniz kötü durumda.Your gums are in bad shape.
Erkek çocuğu dişlerini fırçalamayı ihmal ettiği için kötü dişleri vardı.The boy had bad teeth because he neglected to brush them.
Hangi yargıç davayı muhakeme etti.Which judge heard the case?
Kaza olursa hemen bana rapor et.In case there is an accident, report it to me at once.
Şartlar yüzünden randevumuzu iptal etmek zorunda kaldık.Circumstances forced us to cancel our appointment.
Ofis çalışanları problemi çözmek için hızlı ve etkili çalıştılar.The office staff worked quickly and efficiently to resolve the problem.
Avukattan vasiyetimi yazmasını rica ettim.I asked the solicitor to make out my will.
Lütfen sekreterden ofis malzemelerini, depo odasına stok etmesini isteyin.Please ask the secretary to stock the office supplies in the storage room.
Bazen gerçek ve hayali ayırt etmek zordur.Sometimes reality and fantasy are hard to distinguish.
Zaman kısa, ŞİMDİ hareket etmeliyiz.Time is short, we must act NOW.
Zaman doldu. Kağıtlarını teslim et.Time is up. Hand in your papers.
Zamanını ve paranı ziyan etme.Don't waste your time and money.
Geç kalma ihtimaline karşın acele et.Make haste in case you are late.
Yeteri kadar zamanım vardı, bu yüzden acele etmeme gerek yoktu.I had enough time, so I didn't need to hurry.
Acele etmeyin, yoksa hata yapabilirsiniz.Take your time, or you may make some mistake.
Beni davet ettiğiniz için çok teşekkür ederim.Thank you very much for inviting me.
Zamandan tasarruf etmek için bir bilgisayar kullandım.I used a computer in order to save time.
Zaman israf etmeyelim.Let's not waste time.
Zamanı israf etmeyin.Don't waste time.
Zamanını israf etmemelisin.You should not waste your time.
Saatimi tamir ettirmem 50 dolara mal oldu.It cost me 50 dollars to have my watch fixed.
Bir saati parçalara ayırmak onu monte etmekten daha kolaydır.Taking a watch apart is easier than putting it together.
Arasıra bana yaz ve nasıl olduğundan beni haberdar et.Write to me sometimes and let me know how you are doing.
Gelecek sefer Nara'yı ziyaret etmeyi umuyorum.I hope to visit Nara next time.
Kendi istediğini yap ve başkalarını taklit etme.Be your own person and don't imitate others.
Kendinizi kontrol etmeye çalışın.Try to control yourself.
Bisikletimi tamir etmek 5,000 yen'e mal oldu.It cost me 5,000 yen to repair my bicycle.

İlgili Sayfalar