Bu herhangi bir script becerisi gerektirmez fakat script yaklaşımının tüm esnekliğine ve gücüne sahiptir.גישה זו לא דורשת מהבודק יכולת כתיבת תסריטים, אך עדיין יש לה את הכוח והגמישות של גישה מבוססת תסריטים.
Ancak, mükemmel esnek çarpışmaya yaklaştıkça bazı sorunlar meydana gelebilir.עם זאת, כאשר יש יותר ממשיב אחד עלולות להיווצר בעיות.
Yumurta tüketiminde esnektir.תוספות במסכת ביצה.
Açık toplumlarda devlet toleranslı ve bürokrasiden uzaktır, politik sistemler şeffaf ve esnektir.בחברה פתוחה, הממשלה צפויה להיות קשובה וסובלנית לאזרחי המדינה, והמנגנונים הפוליטיים שקופים וגמישים.
Fakat esnek olmayan bir çarpışmadan sonra sistemin toplam mekanik enerjisi değişir.לאחר ההתנגשות פלסטית, לעומת זאת, האנרגיה המכנית הכוללת של המערכת משתנה.
Esneklik açısından mükemmel değil, ama çok eğlenceli."באופן מצחיק למדי, אבל בצורה אופטימית."
Erkekler ise genellikle düğmeli, bağcıklı ya da yanları esnek çizmeler giyiyorlardı.Мъжете обикновено ходели голи или използвали набедрена превръзка.
TIFF esnek ve uyarlanabilir bir dosya biçimidir.TIFF e форматът който трябва да изберете за архивирането на важни изображения!
Erkeklerin çok az bir kısmı bu eylemi gerçekleştirecek esnekliğe sahiptir.Мнозина са повече от готови да приемат подобно предизвикателство.
Esnek imalat sistemi, daha kaliteli ürünlerin daha düşük fiyatlarda üretilmesini sağlar.Философията зад тях е, че такава интеграция ще осигури по-висока производителност на по-ниска цена.
Bir zincirde ne kadar çok cis konumlu çift bağ olursa zincirin esnekliği o derece azalır.Što je više dvostrukih veza u cis obliku, to je manja savitljivost lanca.
Şirketim Interscope, bu konuda çok esnek ve istediğim zaman bir kayıt yayımlayabiliyorum.Pravi horkruks je kod mene i namjeravam ga uništiti čim mi se pruži prilika.
Tarih esnektir ve değişime tabidir.Vrijeme je nemira i promjena.
Yalıtkanların esnek kaplaması genellikle elektrik kabloları ve tellerine uygulanır; buna yalıtkan tel denir.Tako na primjer čašice od porculana služe za vezivanje žica na električnim stupovima: to su izolatori.
Bu spirali yapmak önemli derecede esneklik ve denge gerektirir.Táto druhá úroveň spirituality je teda pre každého nevyhnutná a podstatná.
Gerçekte Sovyet sistemi esnek ve şaşırtıcı biçimde uyum sağlayabilir olduğunu kanıtladı.Sovietsky systém sa však vo vojne prejavil ako veľmi pružný a prekvapivo prispôsobivý.
Saf haliyle tamamen esnektir (özellikle oksijensiz ortamda).Je aj veľmi citlivá na znečistené ovzdušie (predovšetkým oxidmi síry).
Diğer tapir türlerinde olduğu gibi küçük güdük kuyrukları ve uzun, esnek hortumları vardır.Rovnako ako ostatné druhy tapírov majú malé, zavalité chvosty a dlhé, flexibilné sosáky.
Süt ve süt ürünlerini tüketiminde esnektir.Potrebna je izključitev mleka in mlečnih izdelkov iz prehrane.
Böylece, sağlam ve esnek para sistemini sürdürürek ticaret ihtiyaçlarına uyum sağladı.Denarni sistem je bil trden in elastičen ter se je prilagajal potrebam trgovine.
En önemli konu kuralların esnekliği ve değişkenliğidir.To bo privedlo do potrebe po spremembah na področju upravljanja in regulacije.
Saf haliyle tamamen esnektir (özellikle oksijensiz ortamda).Grynas Titanas yra gana kalus (ypač aplinkoje be deguonies).
Mesela bir ülkede mala olan talep esnekse fiyat düşürülür sürümden kazanılır.Pvz.: nuo didesnės automobilio vertės, negu nustatyta valstybės, nustatomas nuošimtis, kurį reikia sumokėti.
Fakat zamanla daha esnek ve taşınması daha kolay elbiseler yapıldı.Ji buvo lengvesnė nešioti ir lengviau pagaminama.
En önemli konu kuralların esnekliği ve değişkenliğidir.Tačiau įdomiausia sutartinėse – tai ritmas ir harmonija.
Bu kuponlar geniş esnek nano anten levhalarını biçimlendirmek için birleştirilmiştir.Need paigutati nii, et moodustus lai paindlik nanoantennide massiiv.
Tarih esnektir ve değişime tabidir.Tegelikkus on nagu tuli, ta on liikumises ja muudab kuju.
HDPE doğal olarak yarı saydam ve esnektir.Teder on poolpaiga- ja hulgulind.
Açık yüksekokullarda okumak esnektir.Avoimissa korkeakouluissa opiskelu on joustavaa.
Açık yüksekokullarda okumak esnektir.Dans une université ouverte, les études sont flexibles.
Açık yüksekokullarda okumak esnektir.En los centros de enseñanza superior abierta, el horario de estudio es flexible.
Açık yüksekokullarda okumak esnektir.Vid öppna högskolor är studierna flexibla.
Açık yüksekokullarda okumak esnektir.Процесс преподавания в открытых вузах весьма гибкий.
Açık yüksekokullarda okumak esnektir.في المؤسسات التعليمية العليا المفتوحة تكون الدراسة مرنة.
Açık yüksekokullarda okumak esnektir.领取失业补助金(työttömyyskorvaus)的人可参加公开大学教育。
• Ajans'ı daha yanıt verebilir ve daha esnek hale getirmek için yeniden yapılandırmak;A témaközpontok az EEA több tagállamába elosztva működnek.
• Ajans'ı daha yanıt verebilir ve daha esnek hale getirmek için yeniden yapılandırmak;Centra tematyczne znajdują się w krajach członkowskich EEA.
• Ajans'ı daha yanıt verebilir ve daha esnek hale getirmek için yeniden yapılandırmak;Deze thematische centra zijn verspreid over de EMA-lidstaten.
• Ajans'ı daha yanıt verebilir ve daha esnek hale getirmek için yeniden yapılandırmak;• Doppelarbeit mit anderen EU-Institutionen vermeiden;
• Ajans'ı daha yanıt verebilir ve daha esnek hale getirmek için yeniden yapılandırmak;• en nous réorganisant afin que l'Agence gagne en souplesse et en réactivité;
• Ajans'ı daha yanıt verebilir ve daha esnek hale getirmek için yeniden yapılandırmak;I Centri tematici sono distribuiti in tutti i paesi membri dell’AEA.
• Ajans'ı daha yanıt verebilir ve daha esnek hale getirmek için yeniden yapılandırmak;• omorganisera för att göra byrån mer tillgänglig och flexibel,
• Ajans'ı daha yanıt verebilir ve daha esnek hale getirmek için yeniden yapılandırmak;• provádíme reorganizaci, aby agentura lépe reagovala na výzvy a aby byla pružnější;
• Ajans'ı daha yanıt verebilir ve daha esnek hale getirmek için yeniden yapılandırmak;• reorganizácie agentúry tak, aby bola ústretovejšia a pružnejšia;
• Ajans'ı daha yanıt verebilir ve daha esnek hale getirmek için yeniden yapılandırmak;• reorganizacijo, katere cilj je večja odzivnost in prilagodljivost Agencije,
• Ajans'ı daha yanıt verebilir ve daha esnek hale getirmek için yeniden yapılandırmak;• reorganizando la Agencia para que sea más capaz y flexible;
• Ajans'ı daha yanıt verebilir ve daha esnek hale getirmek için yeniden yapılandırmak;• reorganizar a Agência dotando-a de maior capacidade de resposta e flexibilidade;
• Ajans'ı daha yanıt verebilir ve daha esnek hale getirmek için yeniden yapılandırmak;• reorganizarea pentru ca agenţia să devină mai receptivă şi flexibilă;
• Ajans'ı daha yanıt verebilir ve daha esnek hale getirmek için yeniden yapılandırmak;• uudistamalla ympäristökeskuksen rakennetta herkemmin ja joustavammin reagoivaksi;
• Ajans'ı daha yanıt verebilir ve daha esnek hale getirmek için yeniden yapılandırmak;• ved gennem reorganisering at gøre agenturet mere tilpasningsdygtigt og fleksibelt
• Ajans'ı daha yanıt verebilir ve daha esnek hale getirmek için yeniden yapılandırmak;Αναδιοργανώνοντας τον Οργανισμό έτσι ώστε να είναι πιο αποτελεσματικός και ευέλικτος
• Ajans'ı daha yanıt verebilir ve daha esnek hale getirmek için yeniden yapılandırmak;• като се реорганизираме, за да направим Агенцията по-отзивчива и гъвкава;
Ama aynı zamanda, hükümet yüzünden değil, fakat hükümete rağmen, çabalayan insanların inanılmaz esnekliği.Ale také s neuvěřitelnou nezlomností lidí, kteří prosperují navzdory vládě, spíš než díky ní.
Ama aynı zamanda, hükümet yüzünden değil, fakat hükümete rağmen, çabalayan insanların inanılmaz esnekliği.Ampak se soočim tudi z neverjetno odpornostjo ljudi, ki uspevajo kljub vladi in ne zaradi nje.
Ama aynı zamanda, hükümet yüzünden değil, fakat hükümete rağmen, çabalayan insanların inanılmaz esnekliği.De hihetetlenül rugalmasak vagyunk, és így elboldogulunk a kormányunk ellenére is, nem miatta.
Ama aynı zamanda, hükümet yüzünden değil, fakat hükümete rağmen, çabalayan insanların inanılmaz esnekliği.허나 동시에 사람들의 강인함을 보게 됩니다. 형편없는 정부 밑에서도 굳건히 살아가는 사람들이죠.
Ama aynı zamanda, hükümet yüzünden değil, fakat hükümete rağmen, çabalayan insanların inanılmaz esnekliği.Maar ook met de ongelofelijke veerkracht van de mensen die opbloeien ondanks de overheid, eerder dan dankzij.
Ama aynı zamanda, hükümet yüzünden değil, fakat hükümete rağmen, çabalayan insanların inanılmaz esnekliği.Mas também pela incrível resistência de pessoas que florescem, apesar do governo, em vez de devido a ele.
Ama aynı zamanda, hükümet yüzünden değil, fakat hükümete rağmen, çabalayan insanların inanılmaz esnekliği.Tetapi juga oleh ketahanan luar biasa dari orang yang berkembang tanpa pemerintah, bukannya karena pemerintah.
Ama aynı zamanda, hükümet yüzünden değil, fakat hükümete rağmen, çabalayan insanların inanılmaz esnekliği.אך נזכרת גם בחוסן יוצא הדופן של אנשים שמשגשגים על אף הממשלה, לא בזכותה.