Ana içeriğe geç
Sözlük

esnek ile cümle

esnek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
5
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Daha esnek olun.Be more flexible.
Eğitim sisteminin daha fazla esnek olması gerekir.The education system needs to be more flexible.
Sen düşündüklerinde esnek olmalısın.You must be flexible in your thinking.
Düşünürken esnek olmalısın.You must be flexible in your thinking.
Bizim düşüncemiz esnektir.Our thinking is flexible.
Esneklik yokluğu birinin gelişmesinde bir engeldir.Lack of flexibility is an obstacle to one's progress.
O görüşlerinde esnektir.She is flexible in her opinions.
Gerçekler inatçı şeylerdir, ancak istatistikler esnektir.Facts are stubborn things, but statistics are pliable.
Evde çalışmanın birçok yararından biri esnekliktir.Flexibility is one of the many advantages of working from home.
Vücudum eskiden olduğu kadar esnek değil.My body isn't as flexible as it used to be.
Esnek bir programım var.I have a flexible schedule.
O çok esnektir.She's very flexible.
O çok esnek.He's very flexible.
Tom esnek.Tom is flexible.
Biz esnek değiliz.We're inflexible.
Sen esnek değilsin.You're inflexible.
Tom esnek değil.Tom is inflexible.
Ben esnek değilim.I'm inflexible.
Sen esneksin.You're resilient.
Çok esneksin.You're very flexible.
Çok esnek olabilirim.I can be very flexible.
Esnek olmak zorundasın.You have to be flexible.
Genel anlamda, mesafe koşucuları kısa mesafe koşucularından daha az esnektir.Generally speaking, distance runners are less flexible than sprinters.
Sen esnek misin?Are you flexible?
Tom'un esnek olduğunu düşünüyorum.I think Tom is flexible.
Tom'un esnek bir çalışma programı var.Tom has a flexible schedule.
Tom esnek, değil mi?Tom is resilient, isn't he?
Bu dilin olağanüstü esnekliğinden büyülendim.I'm fascinated by the extraordinary flexibility of this language.
Gençken daha esnektim.I was more flexible when I was younger.
Onun ahlakı esnektir.Her morals are flexible.
Onun ahlak kuralları esnektir.Her ethics are flexible.
Peynir çok esnek.The cheese is very stretchy.
Ne kadar esneksin?How flexible are you?
İnsan bünyesi, Dünya dışındaki ortamlara uyum sağlayabilecek kadar esnek mi?Is the human condition flexible enough to adapt to environments beyond Earth?
Daha esnek ol!Become more flexible!
Esnek çalışma saatleri, çalışanları üretkenleştirir.Flexible work hours make employees more productive.
O esnektir.He's flexible.
Bu malzeme yeterince esnek değil.This material isn't elastic enough.
Tom esneklikten yoksundur.Tom lacks flexibility.
Bu piyanistin çok esnek parmakları var.This pianist has very flexible fingers.
Esperanto öğrenmesi ve ezberlemesi kolay esnek ve pratik bir dildir.Esperanto is a flexible and practical language, easy to learn and memorize.
Bizim çok esnekliğimiz yok.We don't have much flexibility.
Programınız ne kadar esnek?How flexible is your schedule?
Esnek bir çalışma programı, çalışanların verimliliğini artırır.A flexible work schedule increases the productivity of employees.
Menisküs bir kemik değildir. Bu bir kıkırdak, esnek, elastik bir dokudur.The meniscus is not a bone. It is a cartilage, a flexible, elastic tissue.
Tom hâlâ oldukça esnek.Tom is still quite limber.
Tom oldukça esnek.Tom is quite limber.
Tom'un esnek olduğunu biliyorum.I know Tom is flexible.
18 Eylül 2009'da açılan Galeri 2, Galeri 1'den daha küçük, daha esnek bir galeridir.Open from 18 September 2009, Gallery 2 is a smaller, more flexible gallery than Gallery 1.
Esnek olmayan kolodyon çeşitli efektler için tiyatro makyajında kullanılır.Non-flexible collodion is used in theatrical makeup for various effects.
Aşırı uzunluktaki esnek kulaklara sahiptir (İsmi burdan gelmektedir.).And he has a tremendous ear.
Fakat esnek olmayan bir çarpışmadan sonra sistemin toplam mekanik enerjisi değişir.After an inelastic collision, however, the mechanical energy of the system will have changed.
Ancak bu esnekliklerine rağmen tanrıların yetenekleri ve nüfuz alanları sınırlıydı.Despite this flexibility, the gods had limited abilities and spheres of influence.
Karşılaştırıldığında, holomorfi veya karmaşık türevlenebilirlik, daha esnek olmayan bir fikirdir.In comparison, holomorphy, or complex-differentiability, is a much more rigid notion.
MÖ 4. yüzyılda, Romalılar falanksı bırakarak daha esnek manipüle düzene geçtiler.In the 4th century, the Romans replaced it with the more flexible manipular formation.
Esnek olmayan kolodyon genellikle tiyatro makyajında kullanılır.Non-flexible collodion is often used in theatrical make-up.
Antlaşma, yeni üyeleri kabul etmek için esneklik sağladı.The treaty provided flexibility to admit new members.
Halk mahkemelerinin yargılama usulü esnektir.Concerned Citizens Tribunal.
Erkeklerin çok az bir kısmı bu eylemi gerçekleştirecek esnekliğe sahiptir.Very few people are willing and able to perform that kind of task.
Bu şeritler çok esnektir ve 90°'den büyük açılarla eğrilebilirler.These ribbons are very flexible and can bend with angles larger than 90°.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod