O, yakışıklı, esmer ve atılgan olduğunu hiç defadan az bir gün, aramaları ve genelde iki kez.Je temno, lep in sijajen, nikoli poziva, manj kot enkrat na dan, in pogosto dvakrat.
O, yakışıklı, esmer ve atılgan olduğunu hiç defadan az bir gün, aramaları ve genelde iki kez.그는, 잘생기고, 어둡고 도망가는 절대 적은 두 번 이상 하루, 통화 및 자주 두번.
O, yakışıklı, esmer ve atılgan olduğunu hiç defadan az bir gün, aramaları ve genelde iki kez.Lui è scuro, bello e focoso, mai chiede meno di una volta al giorno, e spesso due volte.
O, yakışıklı, esmer ve atılgan olduğunu hiç defadan az bir gün, aramaları ve genelde iki kez.Ông là đen, đẹp trai, và rạng ngời, không bao giờ các cuộc gọi ít nhất một lần một ngày, và thường hai lần.
O, yakışıklı, esmer ve atılgan olduğunu hiç defadan az bir gün, aramaları ve genelde iki kez.On jest ciemny, przystojny, i przebojowe, nigdy wzywa rzadziej niż raz dziennie, a często dwa razy.
O, yakışıklı, esmer ve atılgan olduğunu hiç defadan az bir gün, aramaları ve genelde iki kez.On je tmavý, pohľadný a temperamentný, nikdy volanie menej ako raz denne, a často dvakrát.
O, yakışıklı, esmer ve atılgan olduğunu hiç defadan az bir gün, aramaları ve genelde iki kez.On je tmavý, pohledný a temperamentní, nikdy volání méně než jednou denně, a často dvakrát.
O, yakışıklı, esmer ve atılgan olduğunu hiç defadan az bir gün, aramaları ve genelde iki kez.Ő sötét, jóképű és lendületes, soha nem hívások legalább egyszer egy nap, és gyakran kétszer.
O, yakışıklı, esmer ve atılgan olduğunu hiç defadan az bir gün, aramaları ve genelde iki kez.Він темний, красивий, і лихий, ніколи не дзвінків менше, ніж один раз на день, і часто в два рази.
O, yakışıklı, esmer ve atılgan olduğunu hiç defadan az bir gün, aramaları ve genelde iki kez.Он темный, красивый, и лихой, никогда не звонков меньше, чем один раз в день, и часто в два раза.
O, yakışıklı, esmer ve atılgan olduğunu hiç defadan az bir gün, aramaları ve genelde iki kez.Той е тъмен, красив и елегантен, никога не призовава по-малко от веднъж на ден, и често два пъти.
O, yakışıklı, esmer ve atılgan olduğunu hiç defadan az bir gün, aramaları ve genelde iki kez.הוא כהה, יפה, ומרשים, לא שיחות פחות פעם אחת ביום, ולעתים קרובות פעמיים.
O, yakışıklı, esmer ve atılgan olduğunu hiç defadan az bir gün, aramaları ve genelde iki kez.انه هو الظلام ، وسيم ، ومحطما ، أبدا يدعو أقل من مرة في اليوم ، وغالبا ما مرتين.
O, yakışıklı, esmer ve atılgan olduğunu hiç defadan az bir gün, aramaları ve genelde iki kez.以下の1日1回以上を呼び出して、頻繁に 2回クリックします。 彼は内部の氏ゴドフリーノートンです
Reagan'ın başkan, Madonna'nın esmer olduğu zamanlar.Il presidente era Reagan. Madonna era ancora mora.
Reagan'ın başkan, Madonna'nın esmer olduğu zamanlar.레이건이 대통령이었고, 마돈나는 아직 촌스러웠죠.
Reagan'ın başkan, Madonna'nın esmer olduğu zamanlar.Madonna had nog bruin haar.
Reagan'ın başkan, Madonna'nın esmer olduğu zamanlar.O Reagan era Presidente. A Madonna ainda era morena.
Reagan'ın başkan, Madonna'nın esmer olduğu zamanlar.Reagan był prezydentem. Madonna wciąż była brunetką.
Reagan'ın başkan, Madonna'nın esmer olduğu zamanlar.Reagan era Președinte. Madonna era încă brunetă.
Reagan'ın başkan, Madonna'nın esmer olduğu zamanlar.Reagan era Presidente. Madonna todavía era morena.
Reagan'ın başkan, Madonna'nın esmer olduğu zamanlar.Reagan était président. Madonna était encore brune.
Reagan'ın başkan, Madonna'nın esmer olduğu zamanlar.Reagan volt az elnök. Madonna még barna volt.
Reagan'ın başkan, Madonna'nın esmer olduğu zamanlar.Reagan war Präsident. Madonna war noch brünett.
Reagan'ın başkan, Madonna'nın esmer olduğu zamanlar.Thời Reagan là tổng thống. Madonna vẫn là một cô nàng tóc vàng.
Reagan'ın başkan, Madonna'nın esmer olduğu zamanlar.Ο Ρίγκαν ήταν πρόεδρος. Η Μαντόνα ήταν ακόμα μελαχρινή.
Reagan'ın başkan, Madonna'nın esmer olduğu zamanlar.Рейган тогда занимал президентский пост. Мадонна ещё была брюнеткой.
Reagan'ın başkan, Madonna'nın esmer olduğu zamanlar.Рейгън беше президент. Мадона все още беше брюнетка.
Reagan'ın başkan, Madonna'nın esmer olduğu zamanlar.רייגן היה נשיא ארצות הברית. מדונה עדיין הייתה ברונטית.
Reagan'ın başkan, Madonna'nın esmer olduğu zamanlar.كان ريغن هو رئيس أمريكا. و كان شعر مادونا بني.
Reagan'ın başkan, Madonna'nın esmer olduğu zamanlar.オペレーティングシステム全体が
Ve ben, onu uzun boylu, esmer tenli biri olarak hayal ettim.Dan saya membayangkannya sebagai individu yang tinggi, berkulit gelap.
Ve ben, onu uzun boylu, esmer tenli biri olarak hayal ettim.E lo immaginavo alto, con la pelle scura.
Ve ben, onu uzun boylu, esmer tenli biri olarak hayal ettim.En ik stelde me hem voor als rijzig, met donkere huid.
Ve ben, onu uzun boylu, esmer tenli biri olarak hayal ettim.Je l'imaginais grand, avec la peau mate.
Ve ben, onu uzun boylu, esmer tenli biri olarak hayal ettim.제가 상상했던 그의 모습은 키가 크고 거뭇한 살결을 가진 사람이었습니다.
Ve ben, onu uzun boylu, esmer tenli biri olarak hayal ettim.Me lo imagine alto y de piel oscura.
Ve ben, onu uzun boylu, esmer tenli biri olarak hayal ettim.Și mi l-am imaginat că era înalt, cu pielea închisă la culoare.
Ve ben, onu uzun boylu, esmer tenli biri olarak hayal ettim.Und ich stellte ihn mir groß und dunkelhäutig vor.
Ve ben, onu uzun boylu, esmer tenli biri olarak hayal ettim.Wyobrażałam sobie, że był wysoki, ciemnoskóry.
Ve ben, onu uzun boylu, esmer tenli biri olarak hayal ettim.Και τον φαντάστηκα να είναι ψηλός, σκουρόχρωμος.
Ve ben, onu uzun boylu, esmer tenli biri olarak hayal ettim.И аз си го представях висок, с тъмна кожа.
Ve ben, onu uzun boylu, esmer tenli biri olarak hayal ettim.Я представляла его себе высоким и темнокожим.
Ve ben, onu uzun boylu, esmer tenli biri olarak hayal ettim.ואני דמיינתי אותו, גבוה, עם עור כהה.
Ve ben, onu uzun boylu, esmer tenli biri olarak hayal ettim.وأتخيله أن يكون طويل القامة، داكن البشرة.
Ve ben, onu uzun boylu, esmer tenli biri olarak hayal ettim.兄弟たちはきっと長い距離を走っては