Ancak armadaki yıldız eskisi kadar süslü değildi.Kumpikaan niistä ei kuitenkaan ollut yhtä tarkasti pohjoisessa kuin Pohjantähti nykyisin.
Eskisi kadar çok kar yağışı olmamaktadır.Sne forekommer ligeledes sjældnere end tidligere.
Kasabadaki Türklerle olan ilişkileri de eskisi kadar iyi değildir.Det var ikke længere nødvendigt for byfolk at bo så tæt sammen som før.
Fakat günümüzde ceviz eskisi kadar bol değildir.I dag er ikke hermelin så ettertraktet som tidligere.
Ancak eskisi kadar büyük bütçeler yatırlamayacaktı.しかし、前作ほどの巨大なセールスをあげることはできなかった。
Uzun zamandır tanışan altı kişilik bir arkadaş grubu, artık eskisi kadar sık görüşememektedir.這就像重訪一名你很久沒見過的老朋友。
Kasabadaki Türklerle olan ilişkileri de eskisi kadar iyi değildir.현재에도 이라크와의 관계는 좋지 못한 상태다.
Fakat günümüzde ceviz eskisi kadar bol değildir.По това време броят на борзаите не бил толкова голям, колкото е днес.
Fakat günümüzde ceviz eskisi kadar bol değildir.Međutim, danas kompleks nije tako velikih razmjera kao tijekom razdoblja Silla.
Matt'in çığlıkları artık eskisi kadar uzun değildir.Jeho život v Anglicku už zďaleka nebol taký plodný ako predtým.
Matt'in çığlıkları artık eskisi kadar uzun değildir.Ko Tobi odraste, ni več tako poslušen kot včasih.
Kshatriyalar eskiden çok önemliydiler; ancak günümüzde artık eskisi kadar önemli değiller.Naftos pramonė valstijoje anksčiau buvo labai svarbi, bet dabar ji nebėra tokia pastebima kaip anksčiau.
Jolie bu dönemde babasıyla eskisi kadar kavga etmedi.Paskutiniais savo gyvenimo metais Džuči konfilktavo su tėvu.
Köy'ün Nüfusu Eskisi kadar fazla değildir.Seega, talusid külastas rohkem rahvast kui varem.
Bazıları, 'Hafızam eskisi kadar iyi değil' der.Algunas personas dicen, 'Mi memoria no es tan buena como solía ser.
Bazıları, 'Hafızam eskisi kadar iyi değil' der.Niektorí ľudia povedia, 'Moja pamäť nie je ako kedysi.'
Bazıları, 'Hafızam eskisi kadar iyi değil' der.Некоторые люди говорят "моя память не такая хорошая как была раньше"
Bedenim eskisi kadar dayanıklı değil.Il mio corpo non è più resistente come una volta.
Bedenim eskisi kadar dayanıklı değil.Mi cuerpo no es tan resistente como antes.
Bedenim eskisi kadar dayanıklı değil.Min krop er ikke, som den var engang.
Bedenim eskisi kadar dayanıklı değil.Min kropp är inte vad den en gång var.
Bedenim eskisi kadar dayanıklı değil.Moje ciało już nie jest tak sprawne jak kiedyś.
Bedenim eskisi kadar dayanıklı değil.O meu corpo não responde como respondia.
Bedenim eskisi kadar dayanıklı değil.Ruumiini ei jaksa samoin kuin ennen.
Bedenim eskisi kadar dayanıklı değil.Το σώμα μου δεν έχει τις παλιές του αντοχές.
Bedenim eskisi kadar dayanıklı değil.Моё тело уже не то, что было.
Bildiğimiz faktörler var, mesela insanlar eskisi kadar sigara içmiyor.喫煙者の減少もその一つでしょう 胎児に関しても
Bu tür faaliyetlerin bir önceki varlıklı fanatikleri artık sponsor olmak için eskisi kadar cömert değiller.Bohatí fanatici, kteří dříve sponzorovali tuto činnost, jsou nyní méně štědří.
Bu tür faaliyetlerin bir önceki varlıklı fanatikleri artık sponsor olmak için eskisi kadar cömert değiller.De rijke fanatici die vroeger dit soort activiteiten sponsorden, zijn nu minder vrijgevig.
Bu tür faaliyetlerin bir önceki varlıklı fanatikleri artık sponsor olmak için eskisi kadar cömert değiller.De rika fanatikerna som tidigare främjade sådana aktiviteter är nu mindre generösa.
Bu tür faaliyetlerin bir önceki varlıklı fanatikleri artık sponsor olmak için eskisi kadar cömert değiller.Die reichen Fanatiker, die vorher diese Art von Aktivitäten unterstützten, sind jetzt weniger großzügig.
Bu tür faaliyetlerin bir önceki varlıklı fanatikleri artık sponsor olmak için eskisi kadar cömert değiller.Fanaticii bogați, foștii sponsori ai acestor activități sunt mai puțin generoși.
Bu tür faaliyetlerin bir önceki varlıklı fanatikleri artık sponsor olmak için eskisi kadar cömert değiller.I fanatici molto ricchi che prima finanziavano questo genere di attività ora sono meno generosi.
Bu tür faaliyetlerin bir önceki varlıklı fanatikleri artık sponsor olmak için eskisi kadar cömert değiller.예전에 이런 전쟁에 자금을 대던 갑부 광신자들이 이젠 그리 관대하지 않습니다.
Bu tür faaliyetlerin bir önceki varlıklı fanatikleri artık sponsor olmak için eskisi kadar cömert değiller.Sự thịnh vượng của những người cuồng tín chỉ đã từng đỡ đầu cho những hoạt động trên nay đang dần hiếm hoi.
Bu tür faaliyetlerin bir önceki varlıklı fanatikleri artık sponsor olmak için eskisi kadar cömert değiller.Zamożni fanatycy, sponsorujący wcześniej tego typu działania obecnie są mniej hojni.
Bu tür faaliyetlerin bir önceki varlıklı fanatikleri artık sponsor olmak için eskisi kadar cömert değiller.Οι εύποροι φανατικοί που πρωτύτερα υποστήριζαν τέτοιου είδους δράσεις είναι τώρα λιγότερο γενναιόδωροι.
Bu tür faaliyetlerin bir önceki varlıklı fanatikleri artık sponsor olmak için eskisi kadar cömert değiller.Богатите фанатици, които преди това спонсорираха тази дейност, сега са по-малко щедри.
Bu tür faaliyetlerin bir önceki varlıklı fanatikleri artık sponsor olmak için eskisi kadar cömert değiller.Богатые фанатики, которые раньше спонсировали такого рода деятельность, теперь не так щедры.
Bu tür faaliyetlerin bir önceki varlıklı fanatikleri artık sponsor olmak için eskisi kadar cömert değiller.הקנאים העשירים שהעניקו בעבר חסות לסוג זה של פעילות, כבר אינם כה נדיבים.
Bu tür faaliyetlerin bir önceki varlıklı fanatikleri artık sponsor olmak için eskisi kadar cömert değiller.المتعصبين الأثرياء الذين كانوا سابقاً يرعون هذا النوع من النشاط الآن أصبحوا أقل كرماً
Bu tür faaliyetlerin bir önceki varlıklı fanatikleri artık sponsor olmak için eskisi kadar cömert değiller.今ではそのような活動への 出資を渋り始めています これをどう考えるべきでしょう?
İnovasyon eskisi kadar güçlü olmazsa daha az, muhteşem şeyler icat ederse만약 혁신이 덜해지고 훌륭한 것들을 덜 발명하게 된다면,
İnovasyon eskisi kadar güçlü olmazsa daha az, muhteşem şeyler icat ederseאם החדשנות היא פחות עוצמתית, ממציאה דברים פחות חשובים ונפלאים,
İnovasyon eskisi kadar güçlü olmazsa daha az, muhteşem şeyler icat ederseإذا كان الابتكار أقل قوة, اخترع أشياء أقل عظمة, أشياء رائعة,
İnovasyon eskisi kadar güçlü olmazsa daha az, muhteşem şeyler icat ederse偉大で素晴らしいものを 発明できない場合 成長率は これまでの半分より さらに低くなります
İşte o anda tüm etiketler yapıştırma edildi tokaları dışarı. o dışarı vurdu eskisi kadar çekti yoktu하네스의 모든 태그가 튀어나와 있었다 버클 밖으로. 그녀가 밖으로 쏘기 전에 그것은 체포 못했다
İşte o anda tüm etiketler yapıştırma edildi tokaları dışarı. o dışarı vurdu eskisi kadar çekti yoktuNon aveva tirato su prima che lei, colpo di
İşte o anda tüm etiketler yapıştırma edildi tokaları dışarı. o dışarı vurdu eskisi kadar çekti yoktuכל התגים של הרתמה שלו היו דבקים מתוך האבזמים. זה לא עצר לפני שהיא ירה מתוך
İşte o anda tüm etiketler yapıştırma edildi tokaları dışarı. o dışarı vurdu eskisi kadar çekti yoktuوجميع العلامات من تسخير له الشائكة للخروج من الأبازيم. لم سحب ما يصل قبل أن اطلاق النار من أصل
İşte o anda tüm etiketler yapıştırma edildi tokaları dışarı. o dışarı vurdu eskisi kadar çekti yoktuバックルのうち。 彼女は外の撮影前にはプルアップしていなかった 玄関のドア、そこに。
Kırsal alanlar eskisi kadar yiyecek üretemiyor.De landelijke gebieden produceren niet langer zoveel voedsel als vroeger.
Kırsal alanlar eskisi kadar yiyecek üretemiyor.Die ländlichen Gegenden produzieren nicht mehr so viel Nahrung wie früher.
Kırsal alanlar eskisi kadar yiyecek üretemiyor.농촌지역의 식량생산량은 과거에 비해 줄었습니다.
Kırsal alanlar eskisi kadar yiyecek üretemiyor.Las areas rurales ya no producen tanta comida como antes.
Kırsal alanlar eskisi kadar yiyecek üretemiyor.Les espaces ruraux ne produisent plus autant de nourriture qu'avant.
Kırsal alanlar eskisi kadar yiyecek üretemiyor.Venkov už neprodukuje tolik jídla, jak tomu bývalo.
Kırsal alanlar eskisi kadar yiyecek üretemiyor.Zonele rurale nu mai produc hrană suficientă aşa cum o făceau.
Kırsal alanlar eskisi kadar yiyecek üretemiyor.В сельской местности уже больше не производят такое количество еды, как раньше.
Kırsal alanlar eskisi kadar yiyecek üretemiyor.Селските райони вече не произвеждат толкова храна както преди.