Anladığınız üzere, eskisi gibi hissetmiyorum, fakat o öyle hissediyor ve onun hislerini anlayabiliyorum.لم أعد أشعر بذلك مجدداً، لكنها هي تشعر بذلك، وأعلم كيف يكون هذا الشعور
Anladığınız üzere, eskisi gibi hissetmiyorum, fakat o öyle hissediyor ve onun hislerini anlayabiliyorum.もう1つは 彼女はここに いるべきだ ということです
Biliyorum. Sen ve Yoon Joo... İlişkiniz eskisi gibi değil.Tudom, hogy a Yun Ju és a te közötted lévő kapcsolat már nem a régi.
Biliyorum. Sen ve Yoon Joo... İlişkiniz eskisi gibi değil.Ξέρω ότι η σχέση μεταξύ σας δεν είναι όπως ήταν.
Biliyorum. Sen ve Yoon Joo... İlişkiniz eskisi gibi değil.اعلم ان علاقتك مع يو جو لم تعد كالسابق
Bırakın, beni eskisi gibi sorumsuz amcası olarak bilsin.Je préfère lui laisser l'image de l'oncle insouciant.
Bırakın, beni eskisi gibi sorumsuz amcası olarak bilsin.Nie próbuj go zatrzymywaæ. Po prostu b¹dŸ wspania³ym cz³owiekiem.
Bırakın, beni eskisi gibi sorumsuz amcası olarak bilsin.Позволь мне уйти, как заботливому дядюшке, которым я был до сих пор.
Bu arada RAB, Yeşuya şöyle seslendi: ‹‹Kendine taştan bıçaklar yap ve İsraillileri eskisi gibi sünnet et.››Ez idõben monda az Úr Józsuénak: Csinálj magadnak kõkéseket, és másodszor is metéld körül az Izráel fiait.
Bu arada RAB, Yeşuya şöyle seslendi: ‹‹Kendine taştan bıçaklar yap ve İsraillileri eskisi gibi sünnet et.››In quel tempo il Signore disse a Giosuè: «Fatti coltelli di selce e circoncidi di nuovo gli Israeliti»
Bu arada RAB, Yeşuya şöyle seslendi: ‹‹Kendine taştan bıçaklar yap ve İsraillileri eskisi gibi sünnet et.››그 때에 여호와께서 여호수아에게 이르시되 너는 부싯돌로 칼을 만들어 이스라엘 자손들에게 다시 할례를 행하라 하시매
Bu arada RAB, Yeşuya şöyle seslendi: ‹‹Kendine taştan bıçaklar yap ve İsraillileri eskisi gibi sünnet et.››Naquele tempo disse o Senhor a Josué: Faze facas de pederneira, e circuncida segunda vez aos filhos de Israel.
Bu arada RAB, Yeşuya şöyle seslendi: ‹‹Kendine taştan bıçaklar yap ve İsraillileri eskisi gibi sünnet et.››Onegoż czasu rzekł Pan do Jozuego: Uczyń sobie noże ostre, a znowu obrzeż syny Izraelskie po wtóre.
Bu arada RAB, Yeşuya şöyle seslendi: ‹‹Kendine taştan bıçaklar yap ve İsraillileri eskisi gibi sünnet et.››På denne tid sa Herren til Josva: Gjør dig stenkniver og omskjær atter Israels barn, for annen gang!
Bu arada RAB, Yeşuya şöyle seslendi: ‹‹Kendine taştan bıçaklar yap ve İsraillileri eskisi gibi sünnet et.››På den Tid sagde HERREN til Josua: "Lav dig Stenknive og omskær på ny Israeliterne!"
Bu arada RAB, Yeşuya şöyle seslendi: ‹‹Kendine taştan bıçaklar yap ve İsraillileri eskisi gibi sünnet et.››Tisti čas veli GOSPOD Jozuetu: Naredi si kamenenih nožev, in obreži zopet sinove Izraelove vdrugič.
Bu arada RAB, Yeşuya şöyle seslendi: ‹‹Kendine taştan bıçaklar yap ve İsraillileri eskisi gibi sünnet et.››Toho času řekl Hospodin k Jozue: Udělej sobě nože ostré, a obřež opět syny Izraelské po druhé.
Bu arada RAB, Yeşuya şöyle seslendi: ‹‹Kendine taştan bıçaklar yap ve İsraillileri eskisi gibi sünnet et.››Vid den tiden sade HERREN till Josua: »Gör dig stenknivar och omskär åter Israels barn, för andra gången.»
Bu arada RAB, Yeşuya şöyle seslendi: ‹‹Kendine taştan bıçaklar yap ve İsraillileri eskisi gibi sünnet et.››V tom čase povedal Hospodin Jozuovi: Narob si ostrých nožov a obrež zase synov Izraelových po druhé.
Bu arada RAB, Yeşuya şöyle seslendi: ‹‹Kendine taştan bıçaklar yap ve İsraillileri eskisi gibi sünnet et.››В това време Господ рече на Исуса: Направи си кремъчни ножове и обрежи пак израилтяните, втори път.
Bu arada RAB, Yeşuya şöyle seslendi: ‹‹Kendine taştan bıçaklar yap ve İsraillileri eskisi gibi sünnet et.››В то время сказал Господь Иисусу: сделай себе острые ножи и обрежь сынов Израилевых во второй раз.
Bu arada RAB, Yeşuya şöyle seslendi: ‹‹Kendine taştan bıçaklar yap ve İsraillileri eskisi gibi sünnet et.››בעת ההיא אמר יהוה אל יהושע עשה לך חרבות צרים ושוב מל את בני ישראל שנית׃
Bu arada RAB, Yeşuya şöyle seslendi: ‹‹Kendine taştan bıçaklar yap ve İsraillileri eskisi gibi sünnet et.››في ذلك الوقت قال الرب ليشوع اصنع لنفسك سكاكين من صوّان وعد فاختن بني اسرائيل ثانية.
Bu arada RAB, Yeşuya şöyle seslendi: ‹‹Kendine taştan bıçaklar yap ve İsraillileri eskisi gibi sünnet et.››那 時 耶 和 華 吩 咐 約 書 亞 說 、 你 製 造 火 石 刀 、 第 二 次 給 以 色 列 人 行 割 禮
Bu arada RAB, Yeşuya şöyle seslendi: ‹‹Kendine taştan bıçaklar yap ve İsraillileri eskisi gibi sünnet et.››那 時 耶和華 吩咐 約書亞說 、 你 製造 火 石刀 、 第二 次 給 以色列 人行 割禮
Bulutlar uzakta haddelenmiş ve eskisi gibi oldu gibi hissettim.Aku merasa seolah-olah awan telah berguling dan semuanya seperti dulu.
Bulutlar uzakta haddelenmiş ve eskisi gibi oldu gibi hissettim.Cítil jsem, jako kdyby se mraky se odkutálela pryč a všechno bylo jako dřív.
Bulutlar uzakta haddelenmiş ve eskisi gibi oldu gibi hissettim.Cítil som, ako keby sa mraky sa odkotúľala preč a všetko bolo ako predtým.
Bulutlar uzakta haddelenmiş ve eskisi gibi oldu gibi hissettim.Czułem, że chmury się odsunięty i wszystko było jak dawniej.
Bulutlar uzakta haddelenmiş ve eskisi gibi oldu gibi hissettim.Det kändes som om molnen hade rullat bort och allt var som det brukade vara.
Bulutlar uzakta haddelenmiş ve eskisi gibi oldu gibi hissettim.Ich fühlte mich, als ob die Wolken hatten sich weg und rollte alles war, wie es einmal war.
Bulutlar uzakta haddelenmiş ve eskisi gibi oldu gibi hissettim.Ik had het gevoel alsof de wolken waren weggerold en alles was zoals het vroeger was.
Bulutlar uzakta haddelenmiş ve eskisi gibi oldu gibi hissettim.Jeg følte mig som om skyerne havde rullet væk og alt var som det plejede at være.
Bulutlar uzakta haddelenmiş ve eskisi gibi oldu gibi hissettim.Je me sentais comme si les nuages avaient roulée et tout était comme il était.
Bulutlar uzakta haddelenmiş ve eskisi gibi oldu gibi hissettim.구름 멀리 굴려하고 예전처럼 모두 있었다 것처럼 느꼈습니다.
Bulutlar uzakta haddelenmiş ve eskisi gibi oldu gibi hissettim.M-am simţit ca şi cum norii au avut laminate la distanţă, iar toate a fost ca ea obisnuia sa fie.
Bulutlar uzakta haddelenmiş ve eskisi gibi oldu gibi hissettim.Minusta tuntui kuin pilvet oli vieritetty pois ja kaikki oli niin kuin ennen.
Bulutlar uzakta haddelenmiş ve eskisi gibi oldu gibi hissettim.Mi sentivo come se le nuvole era rotolato via e tutto era come una volta.
Bulutlar uzakta haddelenmiş ve eskisi gibi oldu gibi hissettim.Počutil sem se kot da bi se oblaki valjani proč in vse je, kot je nekoč bil.
Bulutlar uzakta haddelenmiş ve eskisi gibi oldu gibi hissettim.Tôi cảm thấy như những đám mây cuộn và tất cả là vì nó được sử dụng để được.
Bulutlar uzakta haddelenmiş ve eskisi gibi oldu gibi hissettim.Úgy éreztem, mintha a felhők is hengerelt el, és minden rendben volt, mint szokott lenni.
Bulutlar uzakta haddelenmiş ve eskisi gibi oldu gibi hissettim.Ένιωσα σαν τα σύννεφα είχαν έλασης μακριά και όλα ήταν όπως παλιά.
Bulutlar uzakta haddelenmiş ve eskisi gibi oldu gibi hissettim.Чувствах се като че ли облаците е отвален и всички, тъй като той да бъде използван.
Bulutlar uzakta haddelenmiş ve eskisi gibi oldu gibi hissettim.Я відчував, як якби хмари були відвалений, і все було як раніше.
Bulutlar uzakta haddelenmiş ve eskisi gibi oldu gibi hissettim.Я чувствовал, как если бы облака были отвален, и все было как раньше.
Bulutlar uzakta haddelenmiş ve eskisi gibi oldu gibi hissettim.شعرت كما لو أن الغيوم قد تدحرجت بعيدا ، وكان كل شيء كما كان عليه.
Bulutlar uzakta haddelenmiş ve eskisi gibi oldu gibi hissettim.私は彼との戦いをオフ呼び出す小説でそれらのchappiesのいずれかのように感じた
Bütün parçları toparla, ama birbirlerine eskisi gibi uymazlar조각들을 모았지만, 똑같이 함께 맞지않아
Bütün parçları toparla, ama birbirlerine eskisi gibi uymazlarRaccogli i pezzi, ma non combaciano più come prima
Bütün parçları toparla, ama birbirlerine eskisi gibi uymazlarRassemble tous les pièces, mais elles ne s'emboîtent plus pareilles
Bütün parçları toparla, ama birbirlerine eskisi gibi uymazlarReúne as peças todas mas elas simplesmente já não encaixam como dantes
Bütün parçları toparla, ama birbirlerine eskisi gibi uymazlarSamla alla bitar, dom passar ej ändå
Bütün parçları toparla, ama birbirlerine eskisi gibi uymazlarVerzamel alle stukjes, maar ze passen niet hetzelfde
Bütün parçları toparla, ama birbirlerine eskisi gibi uymazlarZbierz wszystko do kupy, a i tak nic już nie będzie takie same
Bütün parçları toparla, ama birbirlerine eskisi gibi uymazlarאוסף את החלקים מחדש, אבל הם כבר לא מתאימים יותר
Bütün parçları toparla, ama birbirlerine eskisi gibi uymazlar握り締めた拳(すごく緊張する時)
Çok güzel oldu ve oyunlar oynarken neşe dolu oluyoruz, eskisi gibi değil.Ahora es muy bonito y cuando jugamos en él, sentimos alegría, no como antes.
Çok güzel oldu ve oyunlar oynarken neşe dolu oluyoruz, eskisi gibi değil.Het is heel mooi geworden en we spelen er, we zijn blij, niet zoals daarvoor.
Çok güzel oldu ve oyunlar oynarken neşe dolu oluyoruz, eskisi gibi değil.Il est devenu très joli et quand on y joue, on a du plaisir, pas comme avant.
Çok güzel oldu ve oyunlar oynarken neşe dolu oluyoruz, eskisi gibi değil.Sie ist dadurch sehr schön geworden und wenn wir dort spielen, fühlen wir uns glücklich und nicht wie vorher.