Ana içeriğe geç
Sözlük

eskidi ile cümle

eskidi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Tarihi çok eskidir.Эта ночь будет исторической.
Tarihi ise insanlık tarihi kadar eskidir.При этом наша история стара как мир.
Ayakkabının tarihi kıyafetlerin tarihi kadar eskidir.История моды почти так же стара, как и история костюма.
Güneydeki tapınak daha büyük ve eskidir, yaklaşık MÖ 3600 yıllarına tarihlenmiştir.O que esta situado a sul é maior e mais velho, datado de, aproximadamente, 3600 aC.
Bu ödül matematikteki Fields Madalyası ve Abel Ödülü'nden daha eskidir.Como certa compensação o prêmio equivalente é a Medalha Fields e mais recentemente o Prêmio Abel.
Tarihi ise insanlık tarihi kadar eskidir.A prática é tão antiga quanto a história humana.
İnce-dar eteklerin Batı modasındaki tarihi oldukça eskidir.O restante da mesquita é moderna.
Kentin denizyolu ulaşım tarihi kendisi kadar eskidir.De zeeoorlog is bijna zo oud als de scheepvaart zelf.
Görünümü çok eskidir.Hij zag er erg oud uit.
Ne giysileri eskidi, ne de ayakları şişti.Zijn kleren waren vodden en zijn voeten staken uit zijn schoenen.
Tarihi çok eskidir.De traditie is zeer oud.
O da oldukça eskidir.Ze zou te oud zijn.
Görünümü çok eskidir.Wygląd bardzo charakterystyczny.
Tarihi ise insanlık tarihi kadar eskidir.Historia matematyki jest prawdopodobnie równie stara jak ludzkość.
Kentin denizyolu ulaşım tarihi kendisi kadar eskidir.Opisy podróży morskich są bardzo stare.
İnce-dar eteklerin Batı modasındaki tarihi oldukça eskidir.Kształt okolicy ucha u Pakicetidae wydaje się niezwykły.
Köyün tarihi oldukça eskidir.Byns historia är ganska gammal.
Van Erciş-Ağrı yol güzargahında bulunan mahallenin kuruluşu çok eskidir.Terrängen runt Pereval Chodzjaatjkan är mycket bergig.
İnce-dar eteklerin Batı modasındaki tarihi oldukça eskidir.Södra flygeln är betydligt modernare.
Güneydeki tapınak daha büyük ve eskidir, yaklaşık MÖ 3600 yıllarına tarihlenmiştir.Південний храм — давніший та більший, датується близько 3600 р. до н. е.
Ne giysileri eskidi, ne de ayakları şişti.Вона не могла зігнути ні руки, ні ноги, і її одяг примерз до тіла.
Gayet eskidir, majüskül harflerle yazılmıştır.Ескіз є лаконічним, його написано широкими мазками.
Mahallenin tarihi oldukça eskidir.Професія бухгалтера доволі старовинна.
Böyle adlandırılmış olsa da tarihi komünizmden çok daha eskidir.Якщо не вважати, звичайно, мого комуністичного минулого.
O da oldukça eskidir.Je příliš starý?
Bütün bu bilgiler eskidir.Jedná se o zastaralou informaci.
Oyun ve oyuncağın tarihi insanlık kadar eskidir.Principiile și puterea mentalismului sunt la fel de vechi ca și omenirea.
Bu durumda akarsu dağdan daha eskidir.Prin urmare, nava trebuie să fie mai veche decât turnul.
Beldenin tarihi çok eskidir.Istoria Orșovei este foarte veche.
Tarihi ise insanlık tarihi kadar eskidir.Este evident că istoria jucăriilor este la fel de veche ca istoria umanității.
Arıcılığın tarihi insanlık tarihi kadar eskidir.Competiția informațională este la fel de veche ca și conflictul uman.
Tom'un arabası benimkinden çok daha eskidir.Mașina lui Tom este mult mai veche decât a mea.
Eskidiği için yıkılmış yerine yenisi yapılmıştır.Ám a régi emlékére, helyébe másikat építettek.
Evlerin çoğu tarihi ve eskidir.Az intézet különböző épületeinek többsége történelmi és építészeti különcség.
Görünümü çok eskidir.Kasvot näyttivät paljon ikäistä vanhemmalta.
O da oldukça eskidir.Hän on myös hieman yksinkertainen.
Bu ödül matematikteki Fields Madalyası ve Abel Ödülü'nden daha eskidir.Μερικά από τα υψηλότερα βραβεία στα μαθηματικά είναι το μετάλλιο Fields, το βραβείο Abel και το βραβείο Wolf.
Kentin denizyolu ulaşım tarihi kendisi kadar eskidir.Sørøveri er omtrent så gammel som selve skibsfarten.
Görünümü çok eskidir.Han virkede meget gammelklog.
Ne giysileri eskidi, ne de ayakları şişti.De blev ikke vasket og deres tøj var gammelt og slidt.
Arıcılığın tarihi insanlık tarihi kadar eskidir.Naturvidenskabelig tankevirksomhed er antagelig lige så gammel som menneskeheden.
Evlerin çoğu tarihi ve eskidir.De fleste skibe var gamle og forældede.
Köyün kurulumu çok eskidir.Borgen har været meget gammel.
Katliamların geçmişi insanlığın geçmişi kadar eskidir.Krigens historie kan følges lige så langt tilbage i tiden som menneskets historie.
Gayet eskidir, majüskül harflerle yazılmıştır.Det er en gammel samling, full av forfalskninger.
Mahallenin kuruluşu çok eskidir.Frihavnsinstitusjonen er gammel.
Siyasî partilerin geçmişi kesinlikle demokrasiden daha eskidir."Chế độ làm chủ tập thể hơn hẳn mọi nền dân chủ trong lịch sử.
İnce-dar eteklerin Batı modasındaki tarihi oldukça eskidir.Việc so sánh con số hiện tại với lịch sử Tây Tạng là một yêu cầu khó khăn.
Güneydeki tapınak daha büyük ve eskidir, yaklaşık MÖ 3600 yıllarına tarihlenmiştir.南側の大きな神殿の方が古く、紀元前3600年ごろまで遡る。
Ne giysileri eskidi, ne de ayakları şişti.衣服は脱がされ、靴もなかった。
Görünümü çok eskidir.彼はかなり老けて見える。
Dağın beyleri anlamında olup tarihi oldukça eskidir.山中らの指摘では時代が少し早いという。
Tarihi çok eskidir.その歴史は古い。
Oyun ve oyuncağın tarihi insanlık kadar eskidir.本種と人間の関わりは非常に歴史が古い。
Kitap çok eskidir ve birçok sayfası yok olmuştur.確かに新しい書物は追加されていったが、他方では数多くの古い書物が失われていった。
Aşağıda bunun bir örneği yer almaktadır: Võro dilindeki bazı morfolojik özellikler çok eskidir.分類群の上では、古い用語での鞭毛菌に類するものにこの語を当てるものが多い。
O da oldukça eskidir.有點太老了。
Tarihi oldukca eskidir.我相信歷史。
Beldenin tarihi çok eskidir.越裔美国人的历史相当晚。
O da oldukça eskidir.이거 너무 낡았습니다.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod