Ana içeriğe geç
Sözlük

eski ile cümle

eski kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Tom eski radyo programlarını dinlemekten hoşlanıyor.Tom likes to listen to old radio programs.
Tom eski siyah-beyaz filmleri izlemekten hoşlanıyor.Tom likes to watch old black and white movies.
Eski evi yıkmak üç hafta sürdü.It took three weeks to demolish the old house.
Tom'un eskiden bir Fransızca öğretmeni olduğunu bilmiyordum.I didn't know that Tom used to be a French teacher.
Tom'un eskisi kadar sık şarkı söylemediğini duydum.I heard that Tom doesn't sing as often as he used to.
O, Eskimolara buz satabilirdi.He could sell ice to Eskimos.
Tom'u eskisi kadar sık görmüyoruz.We don't see Tom as often as we used to.
Tom ve Mary'nin eskiden birbirleriyle evli olduklarını bilmiyordum.I didn't know that Tom and Mary used to be married to each other.
O bize eski iş kaydını vermedi.He didn't give us his previous employment record.
Eski İngilizceyi öğreniyorum.I'm learning Old English.
Eski İngilizce öğreniyorum.I am learning Old English.
Eski moda Waterloo sobasında parlak bir ateş parlıyordu.A bright fire was glowing in the old-fashioned Waterloo stove.
Tom eski hâlinden çok daha iyi.Tom is much better than he was.
Tom eskisinden çok daha iyi.Tom is much better than he was.
Fadıl ruhsuz bir eski mahkumdu.Fadil was a soulless ex-con.
Eskiden aynı şekilde hissederdim.I used to feel the same way.
Eski arabanı satmaman gerekirdi.You shouldn't have sold your old car.
Tom, Mary'nin eski işini istemiyor.Tom doesn't want Mary's old job.
Tom eski bir krupiyedir.Tom is a former casino dealer.
Tom eskiden Avustralya'da yaşıyordu.Tom used to live in Australia.
Tom'un eskiden Boston'da yaşadığını bilmiyordum.I didn't know that Tom used to live in Boston.
Eskiden Boston'da yaşadığımı nereden bildin?How did you know I used to live in Boston?
Tom eskiden basketbol antrenörü idi.Tom used to be a basketball coach.
Eskiden müdürdüm.I used to be the manager.
Artık eskisinden daha mutluyum.I'm happier now than I used to be.
Eskiden sık sık tenis oynardık.We used to often play tennis.
Onu eskisi kadar sık ​​yapmıyorum.I don't do that as often as I used to.
Tom bu kulübün eski sahibidir.Tom is the former owner of this club.
Tom ve Mary, John'un eski evini kiraladılar.Tom and Mary rented John's old house.
Ben eski bir mahkumum.I'm an ex-con.
Ben bir eski askerim.I'm a veteran.
Eskiden profesyonel olarak şarkı söylerdim ama artık söylemiyorum.I used to sing professionally, but I don't anymore.
Eski bisikletimi kime vereceğime zaten karar verdim.I've already decided who to give my old bicycle to.
Ben eskiden tembeldim.I used to be lazy.
Eskiden zayıftım.I used to be thin.
Eskiden çirkindim.I used to be ugly.
Eskiden et yerdim.I used to eat meat.
Eskiden bunu yapabilirdim.I used to be able to do that.
Eskiden bir madenciydim.I used to be a coal miner.
Eski eser topluyorum.I collect antiques.
Fadıl eski arkadaşıyla romantik bir ilişki içinde olmadığını söyledi.Fadil said that he wasn't in a romantic relationship with his ex.
Eskisi kadar becerikli olmadığını görüyorum.I see you haven't lost your touch.
Fadıl eski karısının evinde idi.Fadil was at his ex-wife's house.
Cinayet intikamı zaman kadar eski bir hikayedir.Murderous revenge is a story as old as time.
Şehrimiz eskiden bir köydü.Our city used to be a village.
Kitaptaki en eski hilelerden biridir.It's one of the oldest tricks in the book.
Birçok Amerikalı eski hükümlü Meksika'da yeni bir hayat kuruyor.Many American ex-convicts make a new life in Mexico.
Tom eşinin öldürüldüğü anda eski eşinin evinde idi.Tom was at his ex-wife's house at the time his wife was murdered.
Tom Mary'ye bazı eski resimlerini ona göstereceğini söyledi.Tom told Mary that he was going to show her some old pictures.
Ben eskisi kadar sık Çin yemeği yemiyorum.I don't eat Chinese food as often as I used to.
Tom'la eskisi kadar sık masa tenisi oynamıyorum.I don't play table tennis with Tom as often as I used to.
Tom'la iyi geçinmek eskisi kadar kolay değil.Tom isn't as easy to get along with as he used to be.
Burası eskiden fırın olarak kullanılırdı.This used to be a bakery.
Burası eskiden kasap dükkanı olarak kullanılıyordu.This used to be a butcher shop.
Burası eskiden kasap dükkanıydı.This used to be a butcher's shop.
Ben eskisi kadar sık evde yemek yemiyorum.I don't eat at home as often as I used to.
Eskiden olduğu kadar sık ​​yemiyorum.I don't eat out as often as I used to.
Onu eskisi kadar çok yapmıyorum.I don't do that as much as I used to.
Tom eskiden takıldığım adamlardan biri.Tom is one of the guys I used to hang out with.
Tom eskisinden daha fazla sigara içiyor gibi görünüyor.Tom seems to be smoking more than he used to.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod