Ana içeriğe geç
Sözlük

eski ile cümle

eski kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Tom eski utangaç çocuk değil.Tom isn't the shy boy he used to be.
Tom eskiden olduğu kadar utangaç değil.Tom isn't as heavy as he used to be.
Tom eskiden olduğu kadar sıska değil.Tom isn't as skinny as he used to be.
Tom eskisi kadar varlıklı değil.Tom isn't as well off as he used to be.
Tom eskisi kadar samimi değil.Tom isn't as friendly as he used to be.
Tom eskisi kadar enerjik değil.Tom isn't as energetic as he used to be.
Tom'un eskiden nerede yaşadığını bilmiyorum.I don't know where Tom used to live.
Tom hala eski kız arkadaşına aşık.Tom is still in love with his ex-girlfriend.
Bu eski bir isim.It's an old name.
Bu eski bir ağrı.It's an old pain.
Tom eskisinden daha varlıklı.Tom is better off than he was.
Tom hâlâ eski eşine aşık.Tom is still in love with his ex-wife.
Yeni seçilen belediye başkanı eskiden profesyonel güreşçiydi.The newly-elected mayor used to be a pro wrestler.
Bu, gizli dinsel törenleri kullanan eski bir örgüt.It's an old organization that uses secret rituals.
Ben değiştim. Eskiden olduğum gibi aynı insan değilim.I've changed. I'm not the same man I used to be.
Bir kadın asla eskisi kadar güzel değildir.A woman is never as beautiful as she used to be.
Matematik insan kadar eskidir.Mathematics is as old as Man.
Tom sizin eski dost olduğunuzu söyledi.Tom said you're old friends.
Tom eskisi gibi aynı hatayı yaptı.Tom made the same mistake as before.
Tom senin eski bir arkadaşın olduğunu söylüyor.Tom says he's an old friend of yours.
Ben Tom'un eski pijamasını giyiyorum.I'm wearing Tom's old pajamas.
Bu eski bir klişe.It's an old stereotype.
Eskisi gibi eğlenceli değil.It's not funny anymore.
Uzaktan bakıldığında, kaya eski bir kale gibi görünüyordu.Seen from a distance, the rock looked like an old castle.
Eskiden bu gömlek sana çok yakışırdı ama sanırım kurutma makinesinde çekmiş.That shirt used to look really nice on you, but I think it shrank in the dryer.
Bu eski bavulu Tom'a verebilir miyim?Would it be OK if I gave Tom this old suitcase?
Tom delikleri olan eski bir tişört giyiyordu.Tom was wearing an old t-shirt with holes in it.
Ben dolabı temizlerken bazı eski aile fotoğraflarına rastladım.I came across some old family photos when I was cleaning out the closet.
Eski mobilyanı atma yerine neden onu hayır kurumuna vermiyorsun?Instead of throwing away your old furniture, why don't you give it to charity?
Eski evi yıktılar.They destroyed the old house.
Sen eski evi yıktın.You destroyed the old house.
Benim babam biraz eski kafalıdır.My father is a bit old fashioned.
Tom artık eski giysilerine sığamıyor.Tom can't fit into his old clothes anymore.
Beni eskisi kadar çok sevmediğini düşünmeye başlıyorum.I'm beginning to think you don't like me as much as you used to.
Atacağım bazı eski kıyafetlerim var.I have some old clothes I'm going to throw out.
Dün eski kız arkadaşlarından biriyle tanıştım.I met one of your old girlfriends yesterday.
Eski karımı hâlâ özlüyorum ama benim amacım iyileşmek.I still miss my ex-wife, but my aim is getting better.
Eski işimi özlüyorum.I miss my old job.
Tom senin eski arabanı alma hakkında tereddüte düşüyor.Tom is having second thoughts about buying your old car.
Bu ondan daha eski.It's older than that.
Eski müdürün başı dertte.The former director is in a doghouse.
Yeni bir dost eski bir düşmandan daha iyidir.Better a new friend than an old foe.
Yeni işçiler istihdam etmemiz gerekiyor, eskiler kovuldu.We need to hire new workers, the old ones have been fired.
Eski paralar gizemli mezar içinde bulundu.Ancient coins were found inside the mysterious tomb.
Eskiden burada çalıştığını bilmiyordum.I didn't know that you used to work here.
Eski bir arabadan ziyade, yeni bir araba almaya karar verdim.I decided to buy a new car rather than an old one.
Mary ve annesi çok eski bir dairede yaşıyorlar.Mary and her mom live in a very old apartment.
Eski arkadaşının fişini çekerken, "herkes ölür" dedi genellikle nükteci doktor."Everybody dies", said the usually witty doctor as he pulled the plug on his old friend.
Bu eski bir mektup.This is an old letter.
Bu öğleden sonra senin eski bir arkadaşını gördüm.I saw an old friend of yours this afternoon.
Tom Mary'nin eski çoraplarıyla domateslerini kazığa bağladı.Tom staked his tomatoes with Mary's old stockings.
Eski bir arkadaşla akşam yemeğine gidiyorum.I'm going out to dinner with an old friend.
Tom'un eski kız arkadaşıyla sohbet ettim.I talked to Tom's old girlfriend.
Tom parayı eski karısından gizlemek istedi.Tom wanted to hide the money from his ex-wife.
Eskiden sana çok benzeyen bir kadınla evliydim.I used to be married to a woman who looked a lot like you.
Tom, ailenin eski bir tanıdığıdır.Tom is an old acquaintance of the family.
Onlar eski eşlerin masalları.Those are old wives' tales.
Tom'a eski bisikletimi verdim.I gave Tom my old bicycle.
Tom'un eski motosikletiyle ne yapacağını merak ediyorum.I wonder what Tom is going to do with his old motorcycle.
Bu eski bir kural.This is an old rule.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod