Ana içeriğe geç
Sözlük

eski ile cümle

eski kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Ailenin eski bir dostuyum.I'm an old friend of the family.
Tom'a benim eski arabamı satmak istedim.I wanted to sell Tom my old car.
Eskiden bir süpermarkette çalışırdım.I used to work in a supermarket.
Tom kolejdeki eski oda arkadaşım.Tom is my old college roommate.
Eski kitaplarımı bağışlıyorum.I'm giving my old books away.
Eskiden bende de öyle bir tane vardı.I used to have one of those.
Ben eskiden bir bahçıvandım.I used to be a gardener.
Tom eski bir hükümlü.Tom is an ex-convict.
Tom'un eski bir arabası var.Tom has an old car.
Ben eski bir dostum.I'm an old friend.
Ben eski bir arkadaşım.I'm an old friend.
O eski bir çocuk oyuncu.She's a former child actor.
Tom John'un eski eşine aşık.Tom's in love with John's ex-wife.
Royal House eski bir kurumdur.The Royal House is an ancient institution.
O kelime eski moda.That word is old fashioned.
O sözcük eski moda.That word is old fashioned.
Eski arkadaşını kaybetmenin nasıl hissettirdiğini biliyor musun?Do you know how it feels to lose an old friend?
Chunkey, Amerikan yerlisi kökenli eski bir oyundur.Chunkey is an ancient game of Native American origin.
Eskisi gibi değilim.I'm not like I used to be.
Yaşadığım ev eski.The house that I live in is old.
Bu eski bir kullanımdır.This is an obsolete usage.
Tom dolabından eski bir ayakkabı kutusu çıkardı ve onu açtı.Tom pulled out an old shoebox from his closet and opened it.
Eski arabamızı gerçekten satıp satamayacağımız şüpheli.It's doubtful whether we can really sell our old car.
Tom oturma odasında eski bir film izliyor.Tom is in the living room watching an old movie.
Tom Mary'e, eski bir gazete makalesi gösterdi.Tom showed Mary an old newspaper article.
Tom, eski ekmek kızartma makinesini atmayı planlıyor.Tom plans to throw away his old toaster.
Tom, Mary'nin eski erkek arkadaşının erkek kardeşidir.Tom is Mary's ex-boyfriend's brother.
Bu eski kız arkadaşım Mary.This is Mary, my ex-girlfriend.
Bu, benim eski erkek arkadaşım Tom.This is Tom, my ex-boyfriend.
Mary eski bir kız arkadaş.Mary is an old girlfriend.
Onlar çok eski dostlar.They're very old friends.
Mary benim eski kız arkadaşım.Mary is my ex-girlfriend.
Onlar eski dostlar.They're old friends.
Tom benim eski patronum.Tom is my old boss.
Eski kale, tepenin üstündedir.The old fort is at the top of the hill.
Tom benim eski öğrencimdir.Tom is a former student of mine.
Eski araba hurda için alındı.The old car was taken for scrap.
Eski araba hurda için alınıyor.The old car is being taken for scrap.
Müzede eski silahların bir sergisi var.There's an exhibition of ancient weapons at the museum.
Benim eski erkek arkadaşım benimle takıntılı.My ex-boyfriend is obsessed with me.
Bu aynı eski sorun.It's the same old problem.
Bu eski vazonun benim için kıymeti büyük.This old vase is valuable to me.
Bu kasabada bir yerde eski bir fırın yok mu?Isn't there an old bakery somewhere in this town?
Şu bisiklet gerçekten oldukça eski.That bike really is quite old.
Eski alışkanlıkları kırmak zordur.Old habits are hard to break.
O eski arabasını bana sattı.Tom sold me his old car.
Eskisi kadar politika ile ilgilenmiyorum.I'm not as interested in politics as I used to be.
Tom liseden eski bir arkadaşı ile birlikteydi.Tom was with an old friend from high school.
Tom, eski kız arkadaşı Mary'nin karşısına oturdu.Tom sat across from Mary, his ex-girlfriend.
Eskiden olduğumuzdan daha iyi durumdayız.We're better off than we used to be.
Eskisi kadar ağır değilim.I'm not as heavy as I used to be.
Siz ikiniz eski arkadaşlar gibi görünüyorsunuz.You two seem to be old friends.
Bu yeni makine sahip olduğumuz o eski şeyden çok daha iyi.This new machine is much better than that old thing we had.
Venedik Film Festivali dünyadaki en eski film festivalidir.The Venice Film Festival is the oldest film festival in the world.
Bir konferansta onun eski işverenini gördüm.I saw his former employer at a conference.
Bir konferansta senin eski işverenini gördün, değil mi?You saw your former employer at a conference, didn't you?
Bir konferansta eski işverenini gördü.He saw his former employer at a conference.
O bir konferansta eski işverenini gördü.She saw her former employer at a conference.
Mary bir konferansta eski işverenini gördü.Mary saw her former employer at a conference.
Biz bir konferansta eski patronumuzu gördük.We saw our former employer at a conference.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod