Ey Tanrı, iki şey diledim senden: Ben ölmeden bunları esirgeme benden.我 求 你 兩 件 事 、 在 我 未 死 之 先 、 不 要 不 賜給我
Her Şeye Egemen RABbin öfkesi Ülkeyi ateş gibi sardı. Halk ateşe yem olacak, Kardeş kardeşini esirgemeyecek.A seregek Urának haragja miatt kiégett a föld, és a nép a tûznek eledele lõn: Senki atyjafián nem könyörül,
Her Şeye Egemen RABbin öfkesi Ülkeyi ateş gibi sardı. Halk ateşe yem olacak, Kardeş kardeşini esirgemeyecek.만군의 여호와의 진노로 인하여 이 땅이 소화되리니 백성은 불에타는 섶나무와 같을 것이라 사람이 그 형제를 아끼지 아니하며
Her Şeye Egemen RABbin öfkesi Ülkeyi ateş gibi sardı. Halk ateşe yem olacak, Kardeş kardeşini esirgemeyecek.От гнева на Господа на Силите земята изгоря И людете ще бъдат като гориво за огън; Никой не жали брата си.
Her Şeye Egemen RABbin öfkesi Ülkeyi ateş gibi sardı. Halk ateşe yem olacak, Kardeş kardeşini esirgemeyecek.Ярость Господа Саваофа опалит землю, и народ сделается как бы пищею огня; не пощадит человек брата своего.
Her Şeye Egemen RABbin öfkesi Ülkeyi ateş gibi sardı. Halk ateşe yem olacak, Kardeş kardeşini esirgemeyecek.בעברת יהוה צבאות נעתם ארץ ויהי העם כמאכלת אש איש אל אחיו לא יחמלו׃
Her Şeye Egemen RABbin öfkesi Ülkeyi ateş gibi sardı. Halk ateşe yem olacak, Kardeş kardeşini esirgemeyecek.بسخط رب الجنود تحرق الارض ويكون الشعب كمأكل للنار لا يشفق الانسان على اخيه.
Her Şeye Egemen RABbin öfkesi Ülkeyi ateş gibi sardı. Halk ateşe yem olacak, Kardeş kardeşini esirgemeyecek.因 萬 軍 之 耶 和 華 的 烈 怒 、 地 都 燒 遍 . 百 姓 成 為 火 柴 、 無 人 憐 愛 弟 兄
Her Şeye Egemen RABbin öfkesi Ülkeyi ateş gibi sardı. Halk ateşe yem olacak, Kardeş kardeşini esirgemeyecek.因 萬軍 之 耶和華 的 烈怒 、 地都 燒遍 . 百姓 成 為 火柴 、 無人 憐愛 弟兄
Koreli bir arkadaşı Smith'ten yardımlarını esirgemedi.Deborah también contó con ayuda de un amigo coreano.
Koreli bir arkadaşı Smith'ten yardımlarını esirgemedi.Smith erzählt, sie habe diesen Freund mit unzähligen Fragen genervt.
Koreli bir arkadaşı Smith'ten yardımlarını esirgemedi.Uma amiga coreana veio igualmente em seu auxílio.
Koreli bir arkadaşı Smith'ten yardımlarını esirgemedi.Une amie coréenne lui est également venue en aide.
Kötüyü kayırmak da, Suçsuzdan adaleti esirgemek de iyi değildir.A gonosz személyének kedvezni nem jó, elfordítani az igazat az ítéletben.
Kötüyü kayırmak da, Suçsuzdan adaleti esirgemek de iyi değildir.Att vara partisk för den skyldige är icke tillbörligt ej heller att vränga rätten för den oskyldige.
Kötüyü kayırmak da, Suçsuzdan adaleti esirgemek de iyi değildir.Det er ilde at give en skyldig Medhold, så man afviser skyldfris Sag i Retten.
Kötüyü kayırmak da, Suçsuzdan adaleti esirgemek de iyi değildir.Det er ille å gi den skyldige medhold, å bøie retten for den rettferdige.
Kötüyü kayırmak da, Suçsuzdan adaleti esirgemek de iyi değildir.Ei ole hyvä pitää syyllisen puolta ja vääräksi vääntää syyttömän asiaa oikeudessa.
Kötüyü kayırmak da, Suçsuzdan adaleti esirgemek de iyi değildir.Es ist nicht gut, die Person des Gottlosen achten, zu beugen den Gerechten im Gericht.
Kötüyü kayırmak da, Suçsuzdan adaleti esirgemek de iyi değildir.Il n`est pas bon d`avoir égard à la personne du méchant, Pour faire tort au juste dans le jugement.
Kötüyü kayırmak da, Suçsuzdan adaleti esirgemek de iyi değildir.악인을 두호하는 것과 재판할 때에 의인을 억울하게 하는 것이 선하지 아니하니라
Kötüyü kayırmak da, Suçsuzdan adaleti esirgemek de iyi değildir.Lấy làm chẳng tốt mà nể vì kẻ ác, Ðặng lường gạt người công bình trong việc xét đoán.
Kötüyü kayırmak da, Suçsuzdan adaleti esirgemek de iyi değildir.Lấy_làm chẳng tốt mà nể_vì kẻ ác , Ðặng lường_gạt người công_bình trong việc xét_đoán .
Kötüyü kayırmak da, Suçsuzdan adaleti esirgemek de iyi değildir.Não é bom ter respeito � pessoa do impio, nem privar o justo do seu direito.
Kötüyü kayırmak da, Suçsuzdan adaleti esirgemek de iyi değildir.Ni dobro potegniti se za brezbožnega, da se pravičnemu zvije pravica.
Kötüyü kayırmak da, Suçsuzdan adaleti esirgemek de iyi değildir.Nie dobra to, mieć wzgląd na osobę niezbożnego, aby był podwrócony sprawiedliwy w sądzie.
Kötüyü kayırmak da, Suçsuzdan adaleti esirgemek de iyi değildir.Nie je dobré hľadieť na osobu bezbožného, tak aby niekto zohnul spravedlivého v súde.
Kötüyü kayırmak da, Suçsuzdan adaleti esirgemek de iyi değildir.No es bueno mostrar preferencia por el impío, desviando al justo en el juicio
Kötüyü kayırmak da, Suçsuzdan adaleti esirgemek de iyi değildir.Non è bene usar riguardi all'empio per far torto al giusto in un giudizio
Kötüyü kayırmak da, Suçsuzdan adaleti esirgemek de iyi değildir.Nu este bine să ai în vedere faţa celui rău, ca să nedreptăţeşti pe cel neprihănit la judecată. -
Kötüyü kayırmak da, Suçsuzdan adaleti esirgemek de iyi değildir.Přijímati osobu bezbožného není dobré, abys převrátil spravedlivého v soudu.
Kötüyü kayırmak da, Suçsuzdan adaleti esirgemek de iyi değildir.Tidak baik berpihak kepada orang durhaka dan menindas orang yang tak bersalah
Kötüyü kayırmak da, Suçsuzdan adaleti esirgemek de iyi değildir.Δεν ειναι καλον να προσωποληπτη τις τον ασεβη, δια να ανατρεπη το δικαιον εν τη κρισει.
Kötüyü kayırmak da, Suçsuzdan adaleti esirgemek de iyi değildir.Не е добре да се приема нечестивия, Или да се изкривява съда на праведния.
Kötüyü kayırmak da, Suçsuzdan adaleti esirgemek de iyi değildir.Нехорошо быть лицеприятным к нечестивому, чтобы ниспровергнуть праведного на суде.
Kötüyü kayırmak da, Suçsuzdan adaleti esirgemek de iyi değildir.שאת פני רשע לא טוב להטות צדיק במשפט׃
Kötüyü kayırmak da, Suçsuzdan adaleti esirgemek de iyi değildir.رفع وجه الشرير ليس حسنا لاخطاء الصدّيق في القضاء.
Kötüyü kayırmak da, Suçsuzdan adaleti esirgemek de iyi değildir.瞻 徇 惡 人 的 情 面 、 偏 斷 義 人 的 案 件 、 都 為 不 善
Kötüyü kayırmak da, Suçsuzdan adaleti esirgemek de iyi değildir.瞻徇惡人 的 情面 、 偏斷義 人 的 案件 、 都 為 不善
Öbürlerine, ‹‹Kent boyunca onu izleyin ve kimseye acımadan, kimseyi esirgemeden öldürün›› dediğini duydum.Drugim pa reče, da sem slišal: Idite po mestu za njim in pobijajte; oko vaše ne prizanesi in ne usmilite se!
Öbürlerine, ‹‹Kent boyunca onu izleyin ve kimseye acımadan, kimseyi esirgemeden öldürün›› dediğini duydum.나의 듣는데 또 그 남은 자에게 이르시되 너희는 그 뒤를 좇아 성읍 중에 순행하며 아껴보지도 말며 긍휼을 베풀지도 말고 쳐서
Öbürlerine, ‹‹Kent boyunca onu izleyin ve kimseye acımadan, kimseyi esirgemeden öldürün›› dediğini duydum.Og til de andre hørte jeg ham si: Gå gjennem staden efter ham og slå ned! Vis ikke skånsel og spar ingen!
Öbürlerine, ‹‹Kent boyunca onu izleyin ve kimseye acımadan, kimseyi esirgemeden öldürün›› dediğini duydum.Og til de andre hørte jeg ham sige: "Gå efter ham ud gennem Byen og hug ned! Vis ingen Medynk eller Skånsel!
Öbürlerine, ‹‹Kent boyunca onu izleyin ve kimseye acımadan, kimseyi esirgemeden öldürün›› dediğini duydum.А тем сказал в слух мой: идите за ним по городу и поражайте; пусть не жалеет око ваше, и не щадите;
Öbürlerine, ‹‹Kent boyunca onu izleyin ve kimseye acımadan, kimseyi esirgemeden öldürün›› dediğini duydum.ולאלה אמר באזני עברו בעיר אחריו והכו על תחס עיניכם ואל תחמלו׃
Öbürlerine, ‹‹Kent boyunca onu izleyin ve kimseye acımadan, kimseyi esirgemeden öldürün›› dediğini duydum.وقال لاولئك في سمعي اعبروا في المدينة وراءه واضربوا. لا تشفق اعينكم ولا تعفوا.
Öbürlerine, ‹‹Kent boyunca onu izleyin ve kimseye acımadan, kimseyi esirgemeden öldürün›› dediğini duydum.我 耳 中 聽 見 他 對 其 餘 的 人 說 、 要 跟 隨 他 走 遍 全 城 、 以 行 擊 殺 . 你 們 的 眼 不 要 顧 惜 、 也 不 要 可 憐 他 們
Öbürlerine, ‹‹Kent boyunca onu izleyin ve kimseye acımadan, kimseyi esirgemeden öldürün›› dediğini duydum.我 耳 中聽見 他 對其餘 的 人說 、 要跟隨 他 走遍 全城 、 以 行 擊殺 . 你 們 的 眼 不 要 顧惜 、 也不 要 可 憐他們
Okçu yayını germesin, Zırhını kuşanmasın. Onun gençlerini esirgemeyin! Ordusunu tümüyle yok edin.Ingen skal spænde sin Bue eller rejse sig i Brynje. Spar ikke dets Ynglinge, læg Band på hele dets Hær!
Okçu yayını germesin, Zırhını kuşanmasın. Onun gençlerini esirgemeyin! Ordusunu tümüyle yok edin.활을 당기는 자를 향하며 갑주를 갖추고 선 자를 향하여 쏘는 자는 그 활을 당길 것이라 그 청년들을 아끼지 말며 그 군대를 진멸하라
Okçu yayını germesin, Zırhını kuşanmasın. Onun gençlerini esirgemeyin! Ordusunu tümüyle yok edin.אל ידרך ידרך הדרך קשתו ואל יתעל בסרינו ואל תחמלו אל בחריה החרימו כל צבאה׃
Okçu yayını germesin, Zırhını kuşanmasın. Onun gençlerini esirgemeyin! Ordusunu tümüyle yok edin.على النازع في قوسه فلينزع النازع وعلى المفتخر بدرعه فلا تشفقوا على منتخبيها بل حرموا كل جندها.
Okçu yayını germesin, Zırhını kuşanmasın. Onun gençlerini esirgemeyin! Ordusunu tümüyle yok edin.拉 弓 的 、 要 向 拉 弓 的 和 貫 甲 挺 身 的 射 箭 . 不 要 憐 惜 他 的 少 年 人 . 要 滅 盡 他 的 全 軍
Okçu yayını germesin, Zırhını kuşanmasın. Onun gençlerini esirgemeyin! Ordusunu tümüyle yok edin.拉弓 的 、 要向 拉弓 的 和 貫甲 挺身 的 射箭 . 不 要 憐惜 他 的 少年人 . 要 滅盡 他 的 全軍
Oklarıyla gençleri parçalayacak, Bebeklere acımayacak, Çocukları esirgemeyecekler.Ale z łuków dziatki postrzelają, a nad płodem żywota nie zmiłują się, oko ich synom nie przepuści.
Oklarıyla gençleri parçalayacak, Bebeklere acımayacak, Çocukları esirgemeyecekler.Ale z luků dítky rozrážeti, aniž se nad plodem života slitují, aniž synům odpustí oko jejich.
Oklarıyla gençleri parçalayacak, Bebeklere acımayacak, Çocukları esirgemeyecekler.De aanvallende legers zullen geen medelijden hebben met de jonge mensen van Babel, met babies of met kinderen.
Oklarıyla gençleri parçalayacak, Bebeklere acımayacak, Çocukları esirgemeyecekler.Deres Buer fælder de unge, Livsfrugt skåner de ej, med Børn har deres Øjne ej Medynk.
Oklarıyla gençleri parçalayacak, Bebeklere acımayacak, Çocukları esirgemeyecekler.dùng cung đập giập kẻ trai trẻ, chẳng thương xót đến thai trong lòng mẹ, mắt chẳng tiếc trẻ con.
Oklarıyla gençleri parçalayacak, Bebeklere acımayacak, Çocukları esirgemeyecekler.dùng cung đập giập kẻ trai_trẻ , chẳng thương_xót đến thai trong lòng mẹ , mắt chẳng tiếc trẻ_con .